Tema düzenleyici

Türkiye’nin Ve Diğer Ulusların Savaşma Sebepleri, OLASI Savaş Sebepleri

turgutkuzan

Teğmen
Katılım
9 Mar 2024
Mesajlar
545
Beğeni
376
Konu sahibi
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Bilgisayar arşivimi karıştırırken Gazeteci / Yazar Ergün Diler’in yıllar önce (kuvvetli ihtimal 2018 yılı) bir televizyon programında yaptığı açıklamaları içeren bir videoya ulaştım. Videoyu izledikten sonra yapay zekâya

“Günümüzdeki uluslararası anlaşmazlıkların sebeplerini kategoriler halinde düzenleyebilir misin?”

diye sordum. Sohbetin devamında önümüzdeki yıllarda hangi kategorilerde uluslararası anlaşmazlıkların artacağına dair öngörülerini paylaştı.

Önce Ergün Diler’in videosunun ses dökümünü paylaşacağım. Daha sonra yapay zekâ ile yaptığımız sohbeti paylaşacağım.

Forumdaşlarım düşüncelerini paylaşırsa memnun olurum.
Ergün Diler’in açıklamaları:

Amerika bir şey ister. Sürekli ister, pervasızca ister ve isterken 3 tane silah vardır. Bu hiç değişmedi. 1945'den bu yana.

Bir, 3 sopa vardı elinde. Dolar, ambargo, işgal.

1945'den beri niye 1945? Ne önemi var?

Savaş çok basit.

İkinci Dünya Savaşı bitti ve bir sistem kurdular.

Sistemin adında neydi? Dediler ki bu yenidünya.

Kimi buna yenidünya dedi.

Biri çağdaşlık dedi, biri kapitalizm dedi, biri çok sevdi.

Biri küreselcilik dedi, biri büyüyoruz dedi, biri nefret etti vs. vs.

Hepsi bir şeyi kastediyorlardı.

Bu dünyada artık sistem şöyle işleyecek.

Şu üç şeyi, bu önemli, herkesin aklında tutması gerekiyor.

Silah, petrol ve gaz yani enerji ve ilaç.

Bu üçü dolarla alınıp satılacak.

Bütün ülkelerde bu kurala uydular ve silahın, petrolün ve ilacın parası dolar oldu.


1945'den beri Amerika bu isnat duvarına yaslanıyor.

Bu isnat duvarı Amerika'yı tutuyor.

Herkes silahı, ilacı ve petrolü dolarla alıyor.

Bu isnat duvarı yoksa normalde ne yapıyor Amerika?

Şöyle bir özelliği var Amerika'nın:

Dünyada kendi bastığı parayla borçlanan tek ülke. Başka hiçbir ülke yok ki kendi bastığı parayla borçlansın. Mesele ne biliyor musun abi? Mesele konu ekonomiyle ilgili değil, üretimle falan. Tabi ki üretmeliyiz. Tabi ki katma değer meydana getirmeliyiz. Tabi ki bir şeyler yapmalıyız da sanır canını yediğim.

Çok basit bir soru soruyorum. Kural basit.

Venezuela, bağrından petrol fışkıran ülke ya.

Yani adamın bağrından, göğsünden petrol fışkırıyor. Ne anlatıyorsunuz?

Dünyanın kaçıncı petrol ülkesi? Rusya'ya bak.

Rusya'da gaz, Rusya'da petrol, Rusya'da çelik var.

Adamın bir dolar yetmiş ruble.

Gel İran'a bak. İran dünyanın dördüncü büyük petrol üreticisi.

O pek de inanılmaz payı var adamın. İran'ın. Bir dolar yüz yirmi tümen.

Bu konu ekonomiyle ilgili değil.
Şimdi burada o zaman mevzu ne?

Bütün bu çarkı döndürürken ne anlamalıyız? Bak adamın elinde dolar diye bir kırbaç var. Doları da hakim kurmuş.

Sana da diyor ki sakın ha şu üç kuralı bozmayacaksın diyor.

Ne üç kural? Petrol, ilaç ve silah dolarla satılır.

Türkiye ne yaptı biliyor musunuz? S-400 satın aldı.

Bu birinci hamle de çok büyük bir problemdi Amerika için.

Çünkü sen NATO ülkesisin ve NATO envanterine NATO uçaklarının düşman olarak tanımlamış bir hava savunma sistemini koyuyorsun. Bu psikolojik olarak büyük yıkıntıydı.

Asıl büyük yıkıntı neydi biliyor musun abi? Biz o S-400'leri rubleyle aldık. Bu o istinat duvarının sallanması demekti. Şimdi bugün gelinen noktada ne oluyor? Şimdi Türkiye nin eli armut mu topluyor?

Bak doların yükselmesinin adını bir doğru koyun.

Bunun adı kur atağı. Öyle söylenir buna. Şimdi kur atağının normal ekonomiden farklıdır.

Niye? Bir kur nasıl hesaplanır? Amerikan parasıyla Türk parasının arasındaki değeri nasıl hesaplarsın? İki tane yolun vardır. Üçüncüsü yok. Birinci yol şu.

Bu ülkeyle bu ülkenin enflasyonları karşılaştırılır ve çapraz kurulur.

İkinci yol. Gayri safi milli fasılayla bu ülkenin kamu borçları toplamı karşılaştırılır ve çapraz kur oluşturulur. Sen bu verilerle baktığın zaman doların fiyatı 3.70. 3.75 değil. Dünyanın bütün uzmanları... 3.70 bile değil belki 3.70 diyorlar. Maksimum en kötü, Türkiye'yi en kötü hale getirin. Doların değeri şu anda 3.70. Niye? İşte Amerika’nın bir sürü dünyada rezervleri var vs.

Mesele ekonomi değilse, savaş ekonomi değilse buna karşı verilecek cevap da ekonomiyle ilgili değildir. Şimdi ekonomiyi bırak bir kenara.

Ekonomiyi bırak bir kenara gel. Bak ne yapıyor biliyor musun Türkiye? Dedi ki, evet ben Çin'den parayı Yuan'la alacağım dedi. Şimdi çokbilmiş adamlar konuşuyorlar.

Türk bankalarına Yuan koysanız ne olacak ki Çin parası? Ne demek ne olacak? Türkiye bir sürü ham maddeye yarım mamul alıyor Çin'den. O paraları Yuan'la ödeyeceksin bundan sonra. İş adamı gidecek, bankaya diyecek ki ben TL'imin karşılığında yurt dışına ödeme yapmak için ihtiyacım olan dolar var ya onu artık istemiyorum.

Ne istiyorsun yerine? Yuan. Ne yapacaksın? E malı Çin'den alıyorum. Rusya'dan alacağım malı. Ruble istiyorum. İran'dan alacağım malı. Tümen istiyorum.

Bu iş böyle olduğu zaman işte o istinat duvarı sallanmaya başlar. Nasıl sallanmaya başlar? Burada işin sırrı şudur. Anti-emperyalist misin kardeşim? 1945 yılından beri kurulmuş sömürge sistemine karşı mı giriyorsun kardeşim? Gel şu Amerika'nın şeyini yıkalım demeye başladı dünyaya Türkiye. Bu bir sinerji ve Amerika'yı sallar.

Ne güzel olan biliyor musun? Amerika'ya taviz verdiğin anda her yıl böyle olmuş, her zaman böyle olmuş. 1945-2018, 73 yıl boyunca tam 16 kere taviz verilmiş Amerika'ya. 16'sında da kafanı eğdiğin de tasma takmışlar sana.

Bak senelerdir çırpına çırpına o tasmaları kırmaya çalışıyoruz. 10 yılda bir darbe yaptıkları ülke Türkiye'yi onların elinden aldık. Artık ellerinde 10 yılda bir darbe yaptıkları Türkiye yok.

Şimdi ne kaldı sırada biliyor musun? Her 3 yılda bir 2 yılda bir dolar kamçısını vurdukları Türkiye var ya. Şimdi onu da geri alıyoruz. Bak onu geri aldığımızda bu büyük bir hayırdır.
 
Konu sahibi
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Günümüzdeki uluslararası anlaşmazlıkların sebeplerini farklı kategoriler altında toplayabiliriz. Bunlar tarihî, ekonomik, siyasi, ideolojik ve çevresel faktörleri kapsayan geniş bir yelpazeye yayılır:

1. Siyasi ve Güvenlik Kaynaklı Sebepler​

  • Toprak ve Sınır Anlaşmazlıkları: (Kırım, Filistin-İsrail, Keşmir vb.)
  • Etnik ve Ulusal Kimlik Sorunları: Ayrılıkçı hareketler, azınlık hakları.
  • Rejim Farklılıkları: Otoriter-demokratik sistemler arasındaki gerginlikler.
  • Askerî İttifaklar ve Jeopolitik Rekabet: NATO–Rusya, ABD–Çin rekabeti.
  • Terörizm ve Radikal Gruplar: Uluslararası güvenliği tehdit eden örgütler.

2. Ekonomik Sebepler​

  • Enerji Kaynakları: Petrol, doğal gaz ve nadir elementler için rekabet.
  • Ticaret Savaşları ve Gümrük Politikaları: ABD–Çin ticaret gerilimleri.
  • Küresel Ekonomik Eşitsizlikler: Zengin-yoksul ülkeler arasındaki dengesizlik.
  • Borç Krizleri ve Finansal Bağımlılık: IMF politikaları, borçlu ülkeler.
  • Teknoloji ve Dijital Egemenlik: Veri kontrolü, çip üretimi, yapay zekâ üstünlüğü.

3. Kültürel ve İdeolojik Sebepler​

  • Dinî Farklılıklar ve Mezhep Çatışmaları: Ortadoğu’daki Sünni-Şii gerilimleri.
  • Kültürel Hegemonya ve Kimlik Mücadelesi: Batı kültürü vs. yerel gelenekler.
  • İdeolojik Rekabet: Liberalizm–otoriterlik, milliyetçilik–küreselleşme çatışmaları.
  • Göç ve Entegrasyon Sorunları: Mülteci krizleri, toplumsal uyum problemleri.

4. Çevresel ve Kaynak Temelli Sebepler​

  • Su Kaynakları Üzerindeki Rekabet: Nil Nehri, Dicle–Fırat havzası.
  • İklim Krizi ve Çevre Politikaları: Karbon emisyonları, yeşil enerji dönüşümü.
  • Doğal Afetler ve İnsani Yardım: Kaynak paylaşımı ve müdahale tartışmaları.
  • Tarım ve Gıda Güvenliği: Kuraklık, kıtlık ve gıda arz zinciri problemleri.

5. Teknolojik ve Siber Alan​

  • Siber Saldırılar ve Dijital Casusluk: Devlet destekli hacker faaliyetleri.
  • Bilgi ve Medya Savaşları: Propaganda, dezenformasyon.
  • Uzay Rekabeti: Uydu hâkimiyeti, Ay ve Mars kaynakları üzerinde potansiyel çatışma.
  • Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji: Etik ve stratejik üstünlük tartışmaları.

6. Tarihsel ve Psikolojik Sebepler​

  • Geçmiş Savaşların İzleri: Soğuk Savaş mirası, sömürgecilik sonrası sorunlar.
  • Ulusal Onur ve Prestij Mücadeleleri: Diplomatik krizlerin büyümesi.
  • Travmalar ve Güvensizlik: Tarihsel kin ve intikam duyguları
 
Konu sahibi
Orta Doğuluların savaşma ve savaştırılmasında en büyük etken ve aracı din.
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Yani büyük bir kısmı ibadet bile etmeyen insanların dinlerini yaymak için savaştıklarına mı inanıyorsunuz?
 
Yani büyük bir kısmı ibadet bile etmeyen insanların dinlerini yaymak için savaştıklarına mı inanıyorsunuz?
Bu bir inanç değil, gerçek. Dinde cihat ve gaza da büyük bir ibadet olarak görülür. Ayrıca din dediğimiz şey bireysel bir inanç dünyası değildir. Hayatın her alanına nüfuz etmeyi amaçlayan bir ideolojidir. Olayın ibadet edip etmemekle hiçbir ilgisi yok.
 
Konu sahibi
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Uluslararası anlaşmazlık sebeplerini hem kategori hem de tarihî/güncel örneklerle tablo halinde düzenledim:

🌍 Uluslararası Anlaşmazlıkların Sebepleri Tablosu​

KategoriAçıklamaTarihî ÖrnekGüncel Örnek
1. Siyasi ve GüvenlikSınır, bağımsızlık, güvenlik, rejim farklılıklarıSoğuk Savaş (ABD–SSCB)Rusya–Ukrayna (Kırım, Donbas) / İsrail–Filistin
2. EkonomikEnerji, ticaret, finans, teknoloji rekabetiI. ve II. Dünya Savaşlarında enerji ve pazar rekabetiABD–Çin ticaret savaşı / Doğu Akdeniz enerji krizi
3. Kültürel & İdeolojikDin, mezhep, kimlik, ideoloji çatışmaları30 Yıl Savaşları (Katolik–Protestan)Ortadoğu’da Sünni–Şii rekabeti / Batı–Doğu kültürel gerilimleri
4. Çevresel & KaynakSu, tarım, iklim, doğal afetlerMezopotamya’daki tarihî su savaşlarıNil nehri paylaşımı (Mısır–Etiyopya) / İklim krizi kaynaklı göçler
5. Teknolojik & SiberBilgi savaşı, casusluk, uzay ve yapay zekâ yarışıII. Dünya Savaşı’ndaki Enigma–kod kırma mücadelesiSiber saldırılar (Rusya, Çin vs. Batı) / Uzayda uydu rekabeti
6. Tarihsel & PsikolojikGeçmiş savaşların mirası, ulusal onur, travmalarVersailles Antlaşması sonrası Almanya’nın revizyonizmiJaponya–Çin (II. Dünya Savaşı travmaları) / Balkan milliyetçilikleri

📌 Bu tablo bize şunu gösteriyor: Uluslararası krizler çoğunlukla tek bir sebebe bağlı değil, farklı kategorilerin çakışmasıyla büyüyor.
Örneğin:
  • Rusya–Ukrayna savaşı hem siyasi/güvenlik (NATO genişlemesi) hem ekonomik (enerji hatları) hem de tarihsel/psikolojik (Rusya’nın eski Sovyet etkisini yeniden kazanma arzusu) boyutlarına sahip.
  • Ortadoğu anlaşmazlıklarında dinî/mezhepsel, enerji ve tarihsel faktörler bir araya geliyor.
 
Konu sahibi
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Önümüzdeki yıllarda hangi kategorilerde uluslararası anlaşmazlıkların artacağına dair öngörüleri tablo ve kısa analiz şeklinde hazırladım:

🌍 Gelecekte Uluslararası Anlaşmazlıkların Olası Yönelimleri​

KategoriArtış BeklentisiGerekçe / EğilimlerMuhtemel Çatışma Alanları
1. Siyasi & Güvenlik📈 YüksekBüyük güç rekabeti (ABD–Çin, Rusya–NATO), yeni bloklaşmalarTayvan, Güney Çin Denizi, Doğu Avrupa, Ortadoğu
2. Ekonomik📈 Orta-YüksekEnerji dönüşümü, çip ve veri ekonomisi, ticaret savaşlarıÇip üretim zinciri (Tayvan, Güney Kore), Afrika’daki madenler, Doğu Akdeniz gazı
3. Kültürel & İdeolojik📉 Orta-Düşük (ama bölgesel olarak yüksek)Milliyetçilik ve kimlik siyaseti yükseliyor, fakat küresel ideoloji bloklaşması azalıyorOrtadoğu’daki mezhep çatışmaları, Avrupa’da göçmen krizi
4. Çevresel & Kaynak📈📈 Çok Yüksekİklim değişikliği, su kıtlığı, tarım ürünleri azalması, gıda güvenliğiNil nehri, Dicle–Fırat, Orta Asya su kaynakları, Afrika’da kuraklık bölgeleri
5. Teknolojik & Siber📈📈 Çok YüksekYapay zekâ, kuantum bilgisayarlar, siber güvenlik, uzay madenciliğiABD–Çin teknoloji yarışı, Rusya–Batı siber savaşları, uzayda uydu hâkimiyeti
6. Tarihsel & Psikolojik📈 OrtaTarihsel travmalar diplomasiye gölge düşürüyor, milliyetçi siyaset güçleniyorBalkanlar, Kore Yarımadası, Japonya–Çin ilişkileri

📊 Genel Öngörü​

  • En Kritik Alanlar (2050’ye kadar):
    🔥 Çevresel krizler (su ve gıda savaşları)
    🔥 Teknoloji & siber güvenlik (yeni soğuk savaş)
    🔥 Büyük güç rekabeti (ABD–Çin, Rusya–NATO)
  • Bölgesel Risk Bölgeleri:
    • Asya-Pasifik: Tayvan, Güney Çin Denizi
    • Ortadoğu: Enerji, mezhep, su kaynakları
    • Afrika: Madenler, kuraklık ve göç hareketleri
    • Avrupa: Rusya–NATO hattı, göç krizi

👉 Bu tablo bize şunu gösteriyor: 20. yüzyılda savaşlar daha çok ideolojik (kapitalizm–komünizm) ve siyasi (sınırlar) sebeplerden çıkıyordu.
21. yüzyılın ikinci yarısında ise çevre–kaynak ve teknoloji–siber eksenli çatışmalar birincil sebep olacak.
 
Konu sahibi
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

2050’ye kadar olası küresel kriz senaryolarını üç ana başlık altında (kaynak, teknoloji, jeopolitik) hazırladım. Her senaryoyu kısa bir hikâye/analiz şeklinde yazdım:

🌍 2050’ye Kadar Olası Küresel Kriz Senaryoları​


1. Su Savaşları Senaryosu​

  • Başlangıç Noktası (2030–2040): İklim kriziyle birlikte Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya’da kuraklık artar. Nil, Dicle-Fırat ve Mekong gibi nehirler üzerindeki su paylaşımı kritik hâle gelir.
  • Kriz Dinamiği:
    • Mısır, Etiyopya’nın baraj politikası nedeniyle Nil’de su sıkıntısı yaşar → diplomatik gerilim tırmanır.
    • Irak ve Suriye, Türkiye’nin baraj projelerini uluslararası kriz konusu yapar.
    • Hindistan ve Çin, Himalayalar’daki nehirlerin paylaşımı için sertleşir.
  • Sonuç (2040–2050):
    • Bölgesel savaşlar patlak verir.
    • Su, “21. yüzyılın petrolü” hâline gelir.
    • Birleşmiş Milletler, “Küresel Su Anlaşması” yapmak zorunda kalır.

2. Siber Dünya Savaşı Senaryosu​

  • Başlangıç Noktası (2025–2035): Yapay zekâ, kuantum bilgisayarlar ve siber casusluk devletlerin en güçlü silahları hâline gelir.
  • Kriz Dinamiği:
    • ABD ve Çin arasında çip teknolojisi ve yapay zekâ üstünlüğü yarışı büyür.
    • Rusya, AB ve NATO ülkelerine karşı geniş çaplı siber saldırılar düzenler.
    • Kritik altyapılar (elektrik şebekesi, bankacılık, sağlık sistemleri) çöker.
  • Sonuç (2040 civarı):
    • Tanklar yerine “algoritmalar” savaşı belirler.
    • Devletler, interneti bölgesel ağlara ayırır (“küresel internet” sona erer).
    • Yeni bir “dijital demir perde” oluşur: Batı Bloku Ağı vs. Çin-Rusya Ağı.

3. Yeni Soğuk Savaş / Çok Kutuplu Dünya Senaryosu​

  • Başlangıç Noktası (2025–2040): ABD küresel üstünlüğünü kaybetmeye başlar, Çin ekonomik ve askerî olarak süper güç konumuna yükselir.
  • Kriz Dinamiği:
    • ABD–Çin arasında Tayvan ve Güney Çin Denizi üzerinden sıcak çatışma riski çıkar.
    • Rusya, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da nüfuzunu genişletmeye çalışır.
    • Hindistan, Afrika ve Latin Amerika yeni bir “Üçüncü Blok” oluşturmaya başlar.
  • Sonuç (2050):
    • Dünya çok kutuplu hâle gelir: ABD–AB, Çin–Rusya, Hindistan–Bağımsız Blok.
    • Nükleer silahlar caydırıcılık sağlar ama bölgesel savaşlar bitmez.
    • Uluslararası kurumlar (BM, NATO, AB) ya dönüşür ya da etkisizleşir.

4. Ek Bonus Senaryo: Göç Krizleri ve Yeni Sınırlar​

  • İklim değişikliği ve ekonomik eşitsizlikler yüzünden 2050’ye kadar 1 milyardan fazla insanın yer değiştirmesi öngörülüyor.
  • Bu, Avrupa, Türkiye, ABD ve Çin için büyük toplumsal krizler doğurur.
  • Sınırlar yeniden çizilir, bazı devletler “dağılma” sürecine girer.

🎯 Genel Değerlendirme​


2050’ye kadar uluslararası sistemin en büyük kırılma noktaları:
  1. Su ve çevre kaynaklı savaşlar → (Ortadoğu, Afrika, Asya)
  2. Siber savaşlar ve teknoloji rekabeti → (ABD–Çin, Rusya–Batı)
  3. Yeni soğuk savaş & çok kutupluluk → (ABD, Çin, Rusya, Hindistan eksenleri)
  4. Göç ve toplumsal krizler → (Küresel güvenlik meselesi)
 
Geri
Üst Alt