Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Bilgisayar arşivimi karıştırırken Gazeteci / Yazar Ergün Diler’in yıllar önce (kuvvetli ihtimal 2018 yılı) bir televizyon programında yaptığı açıklamaları içeren bir videoya ulaştım. Videoyu izledikten sonra yapay zekâya
“Günümüzdeki uluslararası anlaşmazlıkların sebeplerini kategoriler halinde düzenleyebilir misin?”
diye sordum. Sohbetin devamında önümüzdeki yıllarda hangi kategorilerde uluslararası anlaşmazlıkların artacağına dair öngörülerini paylaştı.
Önce Ergün Diler’in videosunun ses dökümünü paylaşacağım. Daha sonra yapay zekâ ile yaptığımız sohbeti paylaşacağım.
Forumdaşlarım düşüncelerini paylaşırsa memnun olurum.
Ergün Diler’in açıklamaları:
Amerika bir şey ister. Sürekli ister, pervasızca ister ve isterken 3 tane silah vardır. Bu hiç değişmedi. 1945'den bu yana.
Bir, 3 sopa vardı elinde. Dolar, ambargo, işgal.
1945'den beri niye 1945? Ne önemi var?
Savaş çok basit.
İkinci Dünya Savaşı bitti ve bir sistem kurdular.
Sistemin adında neydi? Dediler ki bu yenidünya.
Kimi buna yenidünya dedi.
Biri çağdaşlık dedi, biri kapitalizm dedi, biri çok sevdi.
Biri küreselcilik dedi, biri büyüyoruz dedi, biri nefret etti vs. vs.
Hepsi bir şeyi kastediyorlardı.
Bu dünyada artık sistem şöyle işleyecek.
Şu üç şeyi, bu önemli, herkesin aklında tutması gerekiyor.
Silah, petrol ve gaz yani enerji ve ilaç.
Bu üçü dolarla alınıp satılacak.
Bütün ülkelerde bu kurala uydular ve silahın, petrolün ve ilacın parası dolar oldu.
1945'den beri Amerika bu isnat duvarına yaslanıyor.
Bu isnat duvarı Amerika'yı tutuyor.
Herkes silahı, ilacı ve petrolü dolarla alıyor.
Bu isnat duvarı yoksa normalde ne yapıyor Amerika?
Şöyle bir özelliği var Amerika'nın:
Dünyada kendi bastığı parayla borçlanan tek ülke. Başka hiçbir ülke yok ki kendi bastığı parayla borçlansın. Mesele ne biliyor musun abi? Mesele konu ekonomiyle ilgili değil, üretimle falan. Tabi ki üretmeliyiz. Tabi ki katma değer meydana getirmeliyiz. Tabi ki bir şeyler yapmalıyız da sanır canını yediğim.
Çok basit bir soru soruyorum. Kural basit.
Venezuela, bağrından petrol fışkıran ülke ya.
Yani adamın bağrından, göğsünden petrol fışkırıyor. Ne anlatıyorsunuz?
Dünyanın kaçıncı petrol ülkesi? Rusya'ya bak.
Rusya'da gaz, Rusya'da petrol, Rusya'da çelik var.
Adamın bir dolar yetmiş ruble.
Gel İran'a bak. İran dünyanın dördüncü büyük petrol üreticisi.
O pek de inanılmaz payı var adamın. İran'ın. Bir dolar yüz yirmi tümen.
Bu konu ekonomiyle ilgili değil. Şimdi burada o zaman mevzu ne?
Bütün bu çarkı döndürürken ne anlamalıyız? Bak adamın elinde dolar diye bir kırbaç var. Doları da hakim kurmuş.
Sana da diyor ki sakın ha şu üç kuralı bozmayacaksın diyor.
Ne üç kural? Petrol, ilaç ve silah dolarla satılır.
Türkiye ne yaptı biliyor musunuz? S-400 satın aldı.
Bu birinci hamle de çok büyük bir problemdi Amerika için.
Çünkü sen NATO ülkesisin ve NATO envanterine NATO uçaklarının düşman olarak tanımlamış bir hava savunma sistemini koyuyorsun. Bu psikolojik olarak büyük yıkıntıydı.
Asıl büyük yıkıntı neydi biliyor musun abi? Biz o S-400'leri rubleyle aldık. Bu o istinat duvarının sallanması demekti. Şimdi bugün gelinen noktada ne oluyor? Şimdi Türkiye nin eli armut mu topluyor?
Bak doların yükselmesinin adını bir doğru koyun.
Bunun adı kur atağı. Öyle söylenir buna. Şimdi kur atağının normal ekonomiden farklıdır.
Niye? Bir kur nasıl hesaplanır? Amerikan parasıyla Türk parasının arasındaki değeri nasıl hesaplarsın? İki tane yolun vardır. Üçüncüsü yok. Birinci yol şu.
Bu ülkeyle bu ülkenin enflasyonları karşılaştırılır ve çapraz kurulur.
İkinci yol. Gayri safi milli fasılayla bu ülkenin kamu borçları toplamı karşılaştırılır ve çapraz kur oluşturulur. Sen bu verilerle baktığın zaman doların fiyatı 3.70. 3.75 değil. Dünyanın bütün uzmanları... 3.70 bile değil belki 3.70 diyorlar. Maksimum en kötü, Türkiye'yi en kötü hale getirin. Doların değeri şu anda 3.70. Niye? İşte Amerika’nın bir sürü dünyada rezervleri var vs.
Mesele ekonomi değilse, savaş ekonomi değilse buna karşı verilecek cevap da ekonomiyle ilgili değildir. Şimdi ekonomiyi bırak bir kenara.
Ekonomiyi bırak bir kenara gel. Bak ne yapıyor biliyor musun Türkiye? Dedi ki, evet ben Çin'den parayı Yuan'la alacağım dedi. Şimdi çokbilmiş adamlar konuşuyorlar.
Türk bankalarına Yuan koysanız ne olacak ki Çin parası? Ne demek ne olacak? Türkiye bir sürü ham maddeye yarım mamul alıyor Çin'den. O paraları Yuan'la ödeyeceksin bundan sonra. İş adamı gidecek, bankaya diyecek ki ben TL'imin karşılığında yurt dışına ödeme yapmak için ihtiyacım olan dolar var ya onu artık istemiyorum.
Ne istiyorsun yerine? Yuan. Ne yapacaksın? E malı Çin'den alıyorum. Rusya'dan alacağım malı. Ruble istiyorum. İran'dan alacağım malı. Tümen istiyorum.
Bu iş böyle olduğu zaman işte o istinat duvarı sallanmaya başlar. Nasıl sallanmaya başlar? Burada işin sırrı şudur. Anti-emperyalist misin kardeşim? 1945 yılından beri kurulmuş sömürge sistemine karşı mı giriyorsun kardeşim? Gel şu Amerika'nın şeyini yıkalım demeye başladı dünyaya Türkiye. Bu bir sinerji ve Amerika'yı sallar.
Ne güzel olan biliyor musun? Amerika'ya taviz verdiğin anda her yıl böyle olmuş, her zaman böyle olmuş. 1945-2018, 73 yıl boyunca tam 16 kere taviz verilmiş Amerika'ya. 16'sında da kafanı eğdiğin de tasma takmışlar sana.
Bak senelerdir çırpına çırpına o tasmaları kırmaya çalışıyoruz. 10 yılda bir darbe yaptıkları ülke Türkiye'yi onların elinden aldık. Artık ellerinde 10 yılda bir darbe yaptıkları Türkiye yok.
Şimdi ne kaldı sırada biliyor musun? Her 3 yılda bir 2 yılda bir dolar kamçısını vurdukları Türkiye var ya. Şimdi onu da geri alıyoruz. Bak onu geri aldığımızda bu büyük bir hayırdır.
Bilgisayar arşivimi karıştırırken Gazeteci / Yazar Ergün Diler’in yıllar önce (kuvvetli ihtimal 2018 yılı) bir televizyon programında yaptığı açıklamaları içeren bir videoya ulaştım. Videoyu izledikten sonra yapay zekâya
“Günümüzdeki uluslararası anlaşmazlıkların sebeplerini kategoriler halinde düzenleyebilir misin?”
diye sordum. Sohbetin devamında önümüzdeki yıllarda hangi kategorilerde uluslararası anlaşmazlıkların artacağına dair öngörülerini paylaştı.
Önce Ergün Diler’in videosunun ses dökümünü paylaşacağım. Daha sonra yapay zekâ ile yaptığımız sohbeti paylaşacağım.
Forumdaşlarım düşüncelerini paylaşırsa memnun olurum.
Ergün Diler’in açıklamaları:
Amerika bir şey ister. Sürekli ister, pervasızca ister ve isterken 3 tane silah vardır. Bu hiç değişmedi. 1945'den bu yana.
Bir, 3 sopa vardı elinde. Dolar, ambargo, işgal.
1945'den beri niye 1945? Ne önemi var?
Savaş çok basit.
İkinci Dünya Savaşı bitti ve bir sistem kurdular.
Sistemin adında neydi? Dediler ki bu yenidünya.
Kimi buna yenidünya dedi.
Biri çağdaşlık dedi, biri kapitalizm dedi, biri çok sevdi.
Biri küreselcilik dedi, biri büyüyoruz dedi, biri nefret etti vs. vs.
Hepsi bir şeyi kastediyorlardı.
Bu dünyada artık sistem şöyle işleyecek.
Şu üç şeyi, bu önemli, herkesin aklında tutması gerekiyor.
Silah, petrol ve gaz yani enerji ve ilaç.
Bu üçü dolarla alınıp satılacak.
Bütün ülkelerde bu kurala uydular ve silahın, petrolün ve ilacın parası dolar oldu.
1945'den beri Amerika bu isnat duvarına yaslanıyor.
Bu isnat duvarı Amerika'yı tutuyor.
Herkes silahı, ilacı ve petrolü dolarla alıyor.
Bu isnat duvarı yoksa normalde ne yapıyor Amerika?
Şöyle bir özelliği var Amerika'nın:
Dünyada kendi bastığı parayla borçlanan tek ülke. Başka hiçbir ülke yok ki kendi bastığı parayla borçlansın. Mesele ne biliyor musun abi? Mesele konu ekonomiyle ilgili değil, üretimle falan. Tabi ki üretmeliyiz. Tabi ki katma değer meydana getirmeliyiz. Tabi ki bir şeyler yapmalıyız da sanır canını yediğim.
Çok basit bir soru soruyorum. Kural basit.
Venezuela, bağrından petrol fışkıran ülke ya.
Yani adamın bağrından, göğsünden petrol fışkırıyor. Ne anlatıyorsunuz?
Dünyanın kaçıncı petrol ülkesi? Rusya'ya bak.
Rusya'da gaz, Rusya'da petrol, Rusya'da çelik var.
Adamın bir dolar yetmiş ruble.
Gel İran'a bak. İran dünyanın dördüncü büyük petrol üreticisi.
O pek de inanılmaz payı var adamın. İran'ın. Bir dolar yüz yirmi tümen.
Bu konu ekonomiyle ilgili değil. Şimdi burada o zaman mevzu ne?
Bütün bu çarkı döndürürken ne anlamalıyız? Bak adamın elinde dolar diye bir kırbaç var. Doları da hakim kurmuş.
Sana da diyor ki sakın ha şu üç kuralı bozmayacaksın diyor.
Ne üç kural? Petrol, ilaç ve silah dolarla satılır.
Türkiye ne yaptı biliyor musunuz? S-400 satın aldı.
Bu birinci hamle de çok büyük bir problemdi Amerika için.
Çünkü sen NATO ülkesisin ve NATO envanterine NATO uçaklarının düşman olarak tanımlamış bir hava savunma sistemini koyuyorsun. Bu psikolojik olarak büyük yıkıntıydı.
Asıl büyük yıkıntı neydi biliyor musun abi? Biz o S-400'leri rubleyle aldık. Bu o istinat duvarının sallanması demekti. Şimdi bugün gelinen noktada ne oluyor? Şimdi Türkiye nin eli armut mu topluyor?
Bak doların yükselmesinin adını bir doğru koyun.
Bunun adı kur atağı. Öyle söylenir buna. Şimdi kur atağının normal ekonomiden farklıdır.
Niye? Bir kur nasıl hesaplanır? Amerikan parasıyla Türk parasının arasındaki değeri nasıl hesaplarsın? İki tane yolun vardır. Üçüncüsü yok. Birinci yol şu.
Bu ülkeyle bu ülkenin enflasyonları karşılaştırılır ve çapraz kurulur.
İkinci yol. Gayri safi milli fasılayla bu ülkenin kamu borçları toplamı karşılaştırılır ve çapraz kur oluşturulur. Sen bu verilerle baktığın zaman doların fiyatı 3.70. 3.75 değil. Dünyanın bütün uzmanları... 3.70 bile değil belki 3.70 diyorlar. Maksimum en kötü, Türkiye'yi en kötü hale getirin. Doların değeri şu anda 3.70. Niye? İşte Amerika’nın bir sürü dünyada rezervleri var vs.
Mesele ekonomi değilse, savaş ekonomi değilse buna karşı verilecek cevap da ekonomiyle ilgili değildir. Şimdi ekonomiyi bırak bir kenara.
Ekonomiyi bırak bir kenara gel. Bak ne yapıyor biliyor musun Türkiye? Dedi ki, evet ben Çin'den parayı Yuan'la alacağım dedi. Şimdi çokbilmiş adamlar konuşuyorlar.
Türk bankalarına Yuan koysanız ne olacak ki Çin parası? Ne demek ne olacak? Türkiye bir sürü ham maddeye yarım mamul alıyor Çin'den. O paraları Yuan'la ödeyeceksin bundan sonra. İş adamı gidecek, bankaya diyecek ki ben TL'imin karşılığında yurt dışına ödeme yapmak için ihtiyacım olan dolar var ya onu artık istemiyorum.
Ne istiyorsun yerine? Yuan. Ne yapacaksın? E malı Çin'den alıyorum. Rusya'dan alacağım malı. Ruble istiyorum. İran'dan alacağım malı. Tümen istiyorum.
Bu iş böyle olduğu zaman işte o istinat duvarı sallanmaya başlar. Nasıl sallanmaya başlar? Burada işin sırrı şudur. Anti-emperyalist misin kardeşim? 1945 yılından beri kurulmuş sömürge sistemine karşı mı giriyorsun kardeşim? Gel şu Amerika'nın şeyini yıkalım demeye başladı dünyaya Türkiye. Bu bir sinerji ve Amerika'yı sallar.
Ne güzel olan biliyor musun? Amerika'ya taviz verdiğin anda her yıl böyle olmuş, her zaman böyle olmuş. 1945-2018, 73 yıl boyunca tam 16 kere taviz verilmiş Amerika'ya. 16'sında da kafanı eğdiğin de tasma takmışlar sana.
Bak senelerdir çırpına çırpına o tasmaları kırmaya çalışıyoruz. 10 yılda bir darbe yaptıkları ülke Türkiye'yi onların elinden aldık. Artık ellerinde 10 yılda bir darbe yaptıkları Türkiye yok.
Şimdi ne kaldı sırada biliyor musun? Her 3 yılda bir 2 yılda bir dolar kamçısını vurdukları Türkiye var ya. Şimdi onu da geri alıyoruz. Bak onu geri aldığımızda bu büyük bir hayırdır.