İyi akşamlar; bugün bilgi almak için bir çok satış ofisine gittim. Sonuncusunda satış müdürü ile Dodurga'daki projelerini konuşuyorduk ki firmanın sahibi de geldi. İşin güzel tarafı, kendisi ile çokça ortak arkadaşımız çıktı okulumuz vasıtasıyla

Bu sebeple ismini paylaşmıyorum; mazur görün lütfen. Uzun süre bölgedeki son durumu konuştuk, sohbet ettik. Sizlere aktarmak isterim.
1)
Bölge ve Son Durum: Dodurga konusunda herhangi bir şüphesi yok; bölgenin çok hızlı şekilde gelişeceğine inanıyor. Ruhsat başvurusu yapmaya hazırlanan 30'dan fazla müteahhit olduğunu söyledi. (Mahkemenin bitmesine yakın, önceden hazırlık yapan gruplar bunlar (Kat karşılığı inşaatlar da var, arsa üzerinden kooperatif metoduyla gidenler de. İlk giren müteahhitler oldukları için %50'den biraz daha fazla yüzde istemişler arazi sahiplerinden. Bu şekilde anlaşmışlar. İlk giren arazi sahipleri için ortalama m2 fiyatı 25.000 - 30.000 TL civarına geliyor bahsettiği fiyatlardan hesapladığım kadarıyla. İlk kazmalar vurulduğu an bu rakamlar unutulur başka rakamlar konuşulur dedi) "Normalde Çankaya'dan ruhsat almak zordur, uzun sürer; ama şu ana kadar hiç problem çıkartılmadı süreç iyi ilerliyor" dedi. Büyükşehir de aynı durumda; "Biz itirazımızı yaptık, mahkeme de tamamlandı; artık problem çıkmaz, süreçler başlar" görüşündelermiş. Bu yaz ruhsat işlemlerimizi tamamlayıp projenin temelini atmayı planlıyoruz dedi.
2)
Altyapı: "Bölge küçük değil; ilk başlayan müteahhitler olarak da haritada dağınık durumdayız. Bir yerde toplansak altyapıyı çok daha hızlı getirtebilirdik ama sorun değil. Altyapıya sınır bölgelerde inşaata başlayacak bir çok müteahit; altyapıyı projeye uygun şekilde en kısa güzergahtan biz yapalım; sonra belediyeye devredelim teklifleriyle bile gitmeye başladı" dedi. Bu ilk grup işini hallederse arkası 1'er 2'şer değil 5'er 10'ar gelir dedi. Bölgeye talep arttıkça basıncın artacağını ve sürecin hızlanacağını düşünüyor. Ayrıca altyapı gelmeden de inşaat süreçlerine başlanabildiğini, ilgili idarelerden (elektrik/kanalizasyon/su vb.) gerekli altyapı kot bilgileri alınarak hafriyat, kazık, temel gibi işlerin yürütülebileceğini söyledi. "Herkes yatırımının bir an önce hayata geçmesi için elini taşın altına koyacak, zaman kazanmak için ne gerekiyorsa yapacaktır. 500 Milyon - 1 Milyar - 2 Milyar Lira maliyeti olan projeler çıkacak, kimse bekletilmeyi kabul etmeyecektir" diyor.
3)
Finansman: Bu benim de oldukça merak ettiğim bir konuydu. Bu faiz oranlarıyla bu kadar büyük projeleri nasıl yaptıklarını; finansman konusunu nasıl hallettiklerini sordum. Geçtiğimiz günlerde burada da konuşuldu bildiğiniz gibi; hepimize imkansız geliyor çünkü.
"Bankadan/alternatif sistemlerden kredi ile iş yapmaya kalksak bu faiz oranları ile mümkün değil" dedi. Bu noktada her müteahhidin kendine göre bir çok metotla gittiğinden bahsetti:
A) Büyük sermaye grupları/nakit akışı yüksek başka firmalarla ortaklık (Krediye hiç ihtiyaç duymadan sürekli nakit sağlayan bir/birkaç ortakla inşaatı tamamlama. Biz de çokça görüyoruz bunu piyasada.)
B) Zincir Projeler (Örneğin inşaat firmasının güncel 5 ayrı projesi var. Yeni duyurduğu projelerinden ev sattıkça eski projelere sürekli finansman oluşturup onları bitiriyor. Piyasada sürekli yeni lansman yapıp para toplayan firmalar bu kapsamda gördüğüm kadarıyla.)
C) Barter Usulü (Firmanın bitmiş projelerinden ya da o an yapılacak inşaattan betoncuya, demirciye, camcıya vs. ev vererek yeni projeyi hiç nakit harcamadan beslemek için uygulanıyor. Kalite konusunda sorun yaşamamaları için keskin kurallar koyarak anlaşmaları gerekiyor bu arkadaşların dedi.)
"Bunlar en çok gördüklerimiz. Alternatif sayısız yol var; hepsinin artısı/eksisi var (kimi zaman ekstra maliyet, kimi zaman üretilen dairelerin kalitesi, kimi zaman toplanan parayı doğru yönetememe vs.)" dedi.
4)
Müşteri: "Kredi faizlerinin yüksek olması müşteri tarafını da çok kötü etkilerdi normalde; fakat o tarafı da ayakta tutan bir kaç konu var" dedi. Evim sistemlerinin 2-3 yıldır bankaların yüksek kredi faizlerine alternatif oluşturduğunu, dövizin sabit bir ivmeyle gitmesinin etkilerini, son dönemdeki altın/gümüş yükselişinin parasını buralarda değerlendirenlerin bir kısmını konuta yönlendirdiğini, kiraların bazı bölgelerde anlamsız hale geldiğini, insanların "Bu kirayı ödeyeceğime; üç beş daha üzerine koyup ev alırım" diye düşündüğünü anlattı. (Aylık ödemelerle konut satıyoruz çoğu müteahhit, bu da tercih sebebi oluyor dedi) Klasik yatırımcı için elde seçenek yok; borsa kötü, altın/gümüş uçmuş, döviz enflasyonun altında getiriyor, faizler inecek diyorsun, geriye bugün yalnızca konut/arsa kalıyor dedi. Ayrıca giriş seviye konutlarda/arsalarda sıkışıklık olsa bile; orta/üst segmentin uzun süredir hep hareketli olduğunu anlattı. Giderek zenginleşen bir elit var, bunlar beşinci onuncu yirminci evini/arsasını alıyor; para bu grubun içinde giderek büyüyor dedi.
Benim anladığım; bu anlatılan modellere göre müteahhit arkadaşlar şuan oldukça az nakitle; eski/yeni projelerini ve bağlantılarını kullanarak inşaatlarını zaten yürütebiliyorlar, o yüzden yeni projelerin başlaması için kredi faizlerinin düşmesi gibi bir zorunlulukları yok. Ki bir de kredi oranları düşerse konut fiyatları yükseleceği için kazan/kazan senaryosu yaşayacaklar. Dodurga'da da işlerin yolunda gittiğini öğrendikten sonra duyurdukları projenin ayrıntılarını sordum, ev alma niyetimden bahsettim kendisine. Bir süredir araştırıyordum zaten. Onun üzerine de uzun süre konuştuk, epey yardımcı oldu sağolsun. Pazartesi günü bir aksilik çıkmazsa noter işlemleri için bir araya geleceğiz. Doğru bir karar olduğuna inanıyorum, hayırlısı olsun inşallah.
Elimden geldiğince sohbetimizi toparlamaya çalıştım. Sorularınız olursa eğer konuştuğumuz konular içindeyse cevap vermeye gayret edeceğim.