Tema düzenleyici

2026 Suriye Cumhuriyeti - Suriye Demokratik Güçleri Çatışması

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Rime
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD ve ortak güçlerinin, Suriye genelinde çok sayıda IŞİD hedefine karşı geniş çaplı saldırılar gerçekleştirdiklerini bildirdi.​

 
84087.jpg
 

Suriye ordusu, terör örgütü PKK/SDG'nin Fırat'ın batısındaki topraklarındaki ilerleyişini sürdürüyor. Tabka ve Deyrizor'un ardından Rakka da terör örgütü SDG'den kurtarıldı.
87784.jpg
87770.jpg

 
Konu sahibi
Devlet Bahçeli: "Suriye'de Kürtler Başka, Sdg Başkadır. Sdg Terör Örgütüdür ve Suriye Kürtlerini Temsil Etmemektedir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/PKK’nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir. Dolayısıyla tek ve makul seçenek Suriye’nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart Mutabakatı'nın gereklerini tam manasıyla yerine getirmektir" dedi. Bahçeli açıklamasında Suriye’de huzur ve istikrar için 8 maddelik yol haritası da önerdi.​

(ANKARA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/ Pkk'nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir. Dolayısıyla tek ve makul seçenek Suriye'nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart Mutabakatı'nın gereklerini tam manasıyla yerine getirmektir" dedi. Bahçeli açıklamasında Suriye'de huzur ve istikrar için 8 maddelik yol haritası da önerdi.

Bahçeli, "Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın yayımladığı kararname ve Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin" yazılı açıklama yayımladı.

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiili kontrol alanları oluşturmasını yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri olduğunu belirten Bahçeli, 10 Mart Mutabakatı ile bu engelin kaldırılmaya çalışıldığını ancak SDG'nin "özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak" süreci oyaladığını belirtti.

Şam yönetiminin SDG'nin bu tutumunu Suriye'nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algıladığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye'nin Suriye'nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur. Suriye merkezi hükumetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG'nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail'den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Türkiye'nin de her fırsatta Suriye'nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması, Şara'ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir. SDG'nin 10 Mart Mutabakatı'nın gereklerini yerine getirmemesi hem Ankara'dan hem de Şam'dan ciddi tepkilerin yükselmesine sebep olmuştur."

"Gelişmeler SDG/ Pkk'nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını göstermektedir"

Yeni yılın ilk günlerinde Halep'te Suriye ordusunun "SDG/ Pkk karşısında sahada gösterdiği" üstünlüğünün SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini ifşa ettiğini vurgulayan Bahçeli, SDG'den ayrılan aşiretler olduğunu hatırlattı. Bahçeli, şunları kaydetti:

"Doğru olan da budur, zira Suriye'de Kürtler başka, SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir. Bu gelişmeler, SDG'nin çoğunluğu Araplardan oluşan bir coğrafyayı silah zoruyla kontrol altında tutamayacağını ve tutmak istese de Şam yönetimi ile SDG'ye karşı çıkan yerel unsurların işbirliğiyle SDG'ye fırsat verilmeyeceğine işaret etmiştir. Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir.

SDG'nin özerklik veya federasyon ısrarı, sahadaki sosyolojik gerçeklikle giderek daha fazla çelişmektedir. Kontrol ettiği alanların büyük bölümünde Arap nüfusun ağırlıkta olması, yerel aşiretlerin dışlayıcı ve ideolojik bir yapı olarak algıladıkları SDG yönetimine mesafeli yaklaşmaları ve ekonomik–askeri yükümlülüklerden kaynaklanan rahatsızlıklar, örgütün toplumsal tabanını zayıflatmaktadır. Bu durum, SDG'nin uzun vadede silahlı zor yoluyla mevcut statükoyu devam ettirmesinin sürdürülebilir olmadığını göstermektedir.

Öte yandan Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısına ilişkin tutarlı ve net söylemi, sahadaki denklemi doğrudan etkilemektedir. Ankara'nın bu yaklaşımı hem Şam yönetiminin elini güçlendirmekte hem de SDG'nin dış destek beklentilerini sınırlayan bir caydırıcılık üretmektedir. Türkiye'nin güvenlik hassasiyetlerini merkeze alan bu tutum, SDG'nin 'koruyucu şemsiye' arayışlarını da giderek daha kırılgan hale getirmektedir. Bu çerçevede bakıldığında, SDG'nin önünde üç temel seçenek bulunduğu söylenebilir: Bunlar; merkezi hükümetle bütünleşmeyi kabul ederek silahlı ve siyasi iddialarından geri adım atmak; Mevcut statükoyu sürdürmeye çalışarak askeri ve siyasi baskının giderek artmasını göze almak; dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmaktır.

Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/PKK'nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir. Dolayısıyla tek ve makul seçenek Suriye'nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart Mutabakatı'nın gereklerini tam manasıyla yerine getirmektir. Çatışmanın kimseye fayda getirmeyeceği ortadadır. Suriye'nin yeniden yapılanmasının anahtarı Suriye ordusunun tek bir çatı altında bütüncül bir şekilde toplanmasıdır. Suriye ordusunun yeniden yapılanması için çatışma döneminden kalan alışkanlıklar sona ermelidir. YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmalar hızla ve tamamen feshedilmeli, ilgili kurumlara geri dönüşü olmayacak şekilde bağlanmalıdır. Önümüzdeki süreçte, Suriye sahasında belirleyici olacak unsur, silahlı dayatmalar değil; merkezi otoritenin yeniden inşası ve yerel unsurların bu sürece ne ölçüde entegre edileceğidir.

"Türkmenler gibi asli unsurların kültürel hakları..."

Şara'nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin yaptığı açıklama ve imzaladığı 13 sayılı kararnameyle; Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının asli ve ayrılmaz bir parçası, kültürel ve dilsel kimliklerinin çokluk içinde birlik taşıyan Suriye ulusal kimliğinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirtmiş olmasının birlik ve istikrarın tesisi için olumlu etkisi olacaktır. Söz konusu kararname, üniter yapı tesis etmeye ve terör örgütlerinin kontrol sahalarını bertaraf etmeye yönelik kararlılığın toplumsal mutabakatla desteklenmek istendiğini göstermiştir. Toplumsal uzlaşma ve birliğin güçlendirilmesine yönelik olumlu bir adım olan kararname, SDG'ye yönelik bir taviz olmayıp tam aksine SDG'nin 'Kürtlerin temsilcisi' olduğu yönündeki temelsiz iddiasını zayıflatan bir gelişme olmuştur. Kürtlere ilişkin hükümler içeren kararnamenin, 'Suriye Vatandaşlığı' kavramının güçlendirilmesi, daha geniş kitleler tarafından benimsenmesi ve etnik temelde ayrılıkçılık talep eden görüşlerin zayıflatılması gibi etkileri olacaktır.

Bu kararname, Suriye'de yaşayan Türkmen gibi diğer etnik kökenli unsurların aleyhine bir durum olmayıp, yeni Suriye Cumhuriyeti Anayasası hazırlanırken, Türkmenler gibi asli unsurların kültürel haklarının görmezden gelinemeyeceğine işaret etmektedir. Zira Kürtlere sunulan bu hakların belli bir gruba yönelik imtiyaz olarak değerlendirilmesinin milli birlik ve beraberliği riske atabileceği açıktır ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Bu doğrultuda vatandaşlık hakkını elde edememiş ve kimliksiz kalmış Kürtler ile Kürt dili konusundaki düzenlemelerin ülke genelinde diğer gruplar için de aynı şekilde yapılması, Suriye genelinde demokratik ve kapsayıcı bir kültürel ve siyasal atmosfer oluşmasını sağlayacaktır.

Bununla birlikte 10 Mart Mutabakatı'nın bir an önce tüm maddeleri ile uygulanması için adımlar ciddiyetle atılmaya devam edilmelidir. SDG'nin Fırat'ın batısından çekilmiş olması önemlidir ve Suriye hükümeti kısa sürede bu bölgelerde istikrarı tamamen sağlayabilecek ve yaşamı normalleştirecektir. Fakat Fırat'ın batısıyla da sınırlı kalınmamalı, Irak'takine benzer bir federasyon peşinde koşma hayalinden vazgeçilmelidir. Suriye, Fırat'ın batısı ve doğusu şeklinde yapay, coğrafi veya etnik bölünmelerle parçalanmamalıdır. Suriye hükümeti tüm Suriye sathında egemen olmalı, her yere hizmet götürmeli, doğal kaynakları kontrol etmeli ve istikrarı sağlamalıdır. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasal birliği çerçevesine aykırı olabilecek herhangi bir model yerine Suriye'nin ortaklıklara vurgu yapan demokratik temelde, kapsayıcı ve uzlaştırıcı bir cumhuriyet olarak inşa edilmesi sağlanmalıdır. Şara'nın Suriyeli Kürtlerle terör örgütü SDG'yi birbirinden ayıran, Kürt kökenli Suriye vatandaşlarına yönelik kapsayıcı, bütünleştirici, onların temel hak ve özgürlüklerinin anayasal çerçevede güvence altında olduğunu ifade eden bir kararname yayımlaması bu anlamda önemli ve takdire şayan bir adımdır. Ardından kamuoyuna yaptığı açıklama da Suriye'nin birliği ve bütünlüğü konusundaki kararlılığın ve samimiyetin ifadesi olmuştur."

"Suriye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olacağı, etnik ya da dini farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmeyeceği ve en önemli ortak paydanın 'Suriye Vatandaşlığı' olacağı hususunda tüm sosyal kesimler temin edilmelidir. Devletin tek bir resmi dilinin olması, büyük çoğunluğu oluşturan kitlenin Araplar olması nedeniyle de Arapçanın resmi dil olarak belirlenmesi ve zorunlu temel eğitimin tüm yurtta Arapça yapılması, bununla birlikte, Kürtçe yanında Türkçe gibi dillere seçmeli ders olarak müfredatta yer verilmesi, anadili Arapça olmayanların kendi dillerinde yetkinlik kazanması sağlanmalıdır. Başkanlık sistemi temelinde bir hükümet yapısı inşa edilmeli; yönetimde istikrar ilkesinden taviz verilmemeli, çok partili hayatla toplumun her kesiminin parlamentoda temsil edilmesini temin edecek katılımcı bir seçim sistemi hayata geçirilmeli; yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı tesis edilmelidir. Suriye uzun yıllar devam eden Baas rejiminin yıkıcı etkilerinden kurtulmuş, yeni yönetimi ve onlara inanan ve güvenen Suriyelilerle istikrara, birlik ve bütünlüğe doğru kararlı adımlarla yürümektedir. Türkiye'nin huzuru ve güvenliği Suriye'nin güvenliği ve istikrarıyla yakından ilişkilidir."

8 maddelik yol haritası önerisi

Bahçeli, açıklamasında, Suriye'nin yeniden yapılanmasına ilişkin önerilerini de şöyle sıraladı:

"Bize göre; yaşanan gelişmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte Suriye'nin barış, huzur, birlik ve bütünlüğü ile Suriyelilerin refah, temel hak ve özgürlükleri bağlamında hızla mesafe alınabilmesi için aşağıdaki yol haritasının izlenmesi yerinde olacaktır:







  1. 10 Mart 2025 Mutabakatı'nın tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi,
  2. Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınması, merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat'ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması,
  3. Yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması,
  4. Kürtlerle SDG'nin net biçimde ayrıştırılması, SDG'nin 'Kürtlerin temsilcisi' olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması,
  5. Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dahil edilmesi gibi Türkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması,
  6. 'Suriye vatandaşlığı' kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda haline getirilmesi, tek resmi dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması,
  7. Başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması,
  8. Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye'nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri haline gelmesi."


Kaynak: ANKA / Güncel
 
Konu sahibi

Suriye lideri Şara'dan Kürtlere yeni haklar: Kürtçe ulusal dil kabul edildi​


1768747011739.png


SDG lideri Mazlum Abdi, birliklerin Fırat’ın batısından çekileceğini açıklarken, Suriye geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara Kürtlere yeni haklar tanıyan bir kararname imzaladı.​

Suriye yönetimi, Halep'teki çatışmaların ardından Kürtlere yönelik önemli düzenlemeler içeren yeni bir kararnameyi yürürlüğe koydu.

16 Ocak’ta yayımlanan kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz ve kurucu unsurlarından biri olduğu ifade edildi. Düzenleme, Kürtçeye ulusal dil statüsü kazandırarak eğitim sisteminde kullanılmasının önünü açtı.

Yeni kararla birlikte Nevruz resmî tatil ilan edilirken, uzun süredir vatandaşlık statüsünden yoksun olan Kürtlere de yurttaşlık hakkı tanındı. Böylece Kürtlerin siyasi ve kültürel hakları, Suriye’nin 1946’daki bağımsızlığından bu yana en geniş çerçevede kabul edilmiş oldu.

Kararnameyi televizyon aracılığıyla duyuran Şara, Kürt halkına seslenerek ülkenin geleceğinin inşasında aktif rol almaları çağrısında bulundu ve devletin haklarını güvence altına alacağını vurguladı.

Suriye'nin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren Demokratik Birlik Partisi (PYD) eski eş başkanı ve başkanlık konseyi üyesi Salih Müslim, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, kararnameyi "Kürt halkının haklarını geçiştirme ve bölme girişimi" olarak tanımladı.

SDG'den Halep'ten çekilme kararı​

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) lideri Mazlum Abdi cuma günü, Halep'in doğusundan çekme kararı aldıklarını açıkladı.

Abdi, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Dost ülkelerin ve arabulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; İki gündür saldırılara maruz kalan Halep'in doğusundaki mevcut temas hatlarından güçlerimizi, yarın sabah saat 07.00 itibarıyla Fırat'ın doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırmak üzere çekme kararı aldık," ifadesine yer verdi.

Suriye Savunma Bakanlığı Abdi'nin açıklaması ardından SDG güçlerinden boşalacak yerlere, ordu birliklerinin konuşlandırılacağını belirtti.

Suriye ordusu, Kürt nüfusun yoğun olduğu iki mahalleyi aldıktan sonra pazar günü Halep’te kontrolü sağlamıştı.

Siyasi çıkmaz​

Çatışmalar, merkezi yönetim ile SDG arasındaki siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde başladı.

Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara yönetimindeki Şam liderliği, mart ayında SDG ile 2025 yılının sonuna kadar Suriye ordusuna entegre olmaları konusunda bir anlaşma imzalamıştı. Ancak bu birleşmenin yöntemi konusunda anlaşmazlıklar sürüyor.

Ankara Suriye'de son haftalarda yükselen gerilimden SDG'yi sorumlu tutarken, Şam yönetimi ise yaşananların Mart 2025’te imzalanan ve SDG’nin devlet kurumlarına entegre edilmesini, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını öngören anlaşmayla açıkça çeliştiğini savunuyor. Yönetim, SDG’yi anlaşma hükümlerini uygulamamakla suçluyor. Kürt yönetimi ise hükümetin taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürüyor.

ABD’nin, taraflar arasında tansiyonu düşürmek için arabuluculuk yaptığı ancak son görüşmelerden somut bir sonuç çıkmadığı belirtiliyor.

Aralık 2024’te eski Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından kurulan yeni Suriye ordusunu oluşturan bazı gruplar, geçmişte Türkiye destekli silahlı gruplardı ve Kürt güçlerle uzun bir çatışma geçmişine sahipler.

Türkiye, güney komşusu Suriye’nin kuzeyinde bulunan SDG çatısı altındaki en faal ve hakim konumdaki silahlı örgüt Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG), Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Suriye kolu olarak tanıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri, YPG/SDG unsurlarına karşı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı operasyonlarını düzenlemişti.

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

Kararnamenin maddeleri​

  1. Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçasıdır. Onların kültürel ve dilsel kimlikleri, çok kültürlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
  2. Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.
  3. Kürtçe ulusal bir dildir. Kürtlerin nüfusun önemli bir kısmını oluşturduğu bölgelerdeki devlet okullarında ve özel okullarda, seçmeli müfredatın bir parçası veya kültürel-eğitsel bir faaliyet olarak öğretilmesine izin verilir.
  4. 1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai kanun ve uygulamalar yürürlükten kaldırılmıştır. Kaydı bulunmayanlar (mektumlar) dahil olmak üzere, Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, hak ve ödevlerde tam eşitlik temelinde Suriye vatandaşlığı verilir.
  5. Nevruz Bayramı (21 Mart), baharı ve kardeşliği ifade eden ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tamamında ücretli resmi tatil kabul edilir.
  6. Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylem benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık veya dışlama kanunen yasaktır; ulusal fitneyi körükleyenler yürürlükteki kanunlara göre cezalandırılır.
  7. İlgili bakanlıklar ve makamlar, kendi yetki alanları dahilinde bu kararnamenin hükümlerini uygulamak için gerekli yürütme talimatlarını çıkarmakla görevlidir.
Kaynak: Euronews
 

SURİYE İÇİN YOL HARİTASI​

"Bize göre; yaşanan gelişmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte Suriye’nin barış, huzur, birlik ve bütünlüğü ile Suriyelilerin refah, temel hak ve özgürlükleri bağlamında hızla mesafe alınabilmesi için aşağıdaki yol haritasının izlenmesi yerinde olacaktır" diyen Bahçeli, Suriye için yol haritasını 8 madde de açıkladı:

  • 1. 10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi,
  • 2. Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınmasımerkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat’ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması,
  • 3. Yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması,
  • 4. Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması,
  • 5. Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dâhil edilmesi gibiTürkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması,
  • 6. “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda hâline getirilmesi, tek resmî dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması,
  • 7. Başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması,
  • 8. Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri hâline gelmesi.
 

Suriye'nin kuzeydoğusunda ateşkes imzalandı!​

Son dakika: Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye'nin kuzeydoğusunda ateşkes ilan etti ve aşiretlere tansiyonun düşürülmesi için çağrı yaptı. Yeni anlaşma ile devleti kurumlarının doğu ve kuzeydoğu illerine girmesini öngörüyor.​


İŞTE AÇIKLAMALAR

  • Arap aşiretlerimizi sakin kalmaya ve anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasına izin vermeye davet ediyoruz
  • Devlet kurumları doğu ve kuzeydoğudaki (YPG/SDG işgalindeki) üç vilayete girecek
  • (YPG/SDG elebaşı) Mazlum Abdi ile bir randevumuz vardı, ancak kötü hava koşulları nedeniyle yarına ertelendi
  • SDG ile ilgili tüm çözülmemiş sorunlar giderilecek
  • Suriye devleti birleşik bir devlettir ve özel statüye sahip bölgelere güvenlik personeli atanacak

87803.jpg
 

Suriye'nin kuzeydoğusunda ateşkes imzalandı!​

Son dakika: Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye'nin kuzeydoğusunda ateşkes ilan etti ve aşiretlere tansiyonun düşürülmesi için çağrı yaptı. Yeni anlaşma ile devleti kurumlarının doğu ve kuzeydoğu illerine girmesini öngörüyor.​


İŞTE AÇIKLAMALAR

  • Arap aşiretlerimizi sakin kalmaya ve anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasına izin vermeye davet ediyoruz
  • Devlet kurumları doğu ve kuzeydoğudaki (YPG/SDG işgalindeki) üç vilayete girecek
  • (YPG/SDG elebaşı) Mazlum Abdi ile bir randevumuz vardı, ancak kötü hava koşulları nedeniyle yarına ertelendi
  • SDG ile ilgili tüm çözülmemiş sorunlar giderilecek
  • Suriye devleti birleşik bir devlettir ve özel statüye sahip bölgelere güvenlik personeli atanacak

Ekli dosyayı görüntüle 102238
Şimdi TV’de duydum gelecektim
Rakka ve Deyrizor gibi iki petrol kentini de kaybedince anlaşmaya getirmeye çalışmışlar
 
pkk/ypg terörö örgütü Bati ve Israel emperyalistleri Suriyede de tamamen kaybetti,kazanan yine Türkiye oldu..
 
Geri
Üst