Tema düzenleyici

İçinden geçeni söyle!!!

Konu sahibi
“ASELSAN gelişmiş FPGA ne zaman?”
  • Askeri iş gören yerli FPGA: 🟢 2026–2027
  • İthal muadili olacak FPGA: 🟡 2028–2030
  • Dünya liginde gelişmiş FPGA: 🔴 2031+

ASELSAN için en önemli şey “en gelişmiş FPGA” değil, şudur:

Kendi ihtiyacını %100 karşılayan, güvenli, ambargosuz FPGA
Yani:
  • ABD’deki en son çipten 1–2 nesil geride olmak
  • Ama tam kontrol sende olması
    askeri açıdan daha değerlidir.
 
Konu sahibi

FPGA askeri çip midir?​

Teknik olarak:
➡️ FPGA = genel amaçlı programlanabilir çip

Pratikte (özellikle Türkiye & ASELSAN tarafında):

➡️ Evet, net şekilde askeri çip olarak kullanılır.

🎯 Neden “askeri çip” sayılıyor?​


FPGA’lar şuralarda kullanılıyor:
  • 📡 Radar sistemleri (AESA radar, hava savunma)
  • 📶 Elektronik harp (EW) – karıştırma, aldatma
  • 🚀 Füze güdüm & seeker
  • ✈️ Savaş uçağı aviyonikleri (KAAN dahil)
  • 🛡️ Hava savunma sistemleri (SİPER, HİSAR)
  • 🔐 Kriptografi & güvenli haberleşme
Yani:

“FPGA olmasa modern silah sistemi çalışmaz.”
Neden herkes FPGA’yı kısıtlıyor?

Çünkü FPGA’lar:
  • Çok esnek
  • Çok hızlı
  • Yazılım + donanım arası kritik köprü
O yüzden:
  • ABD ITAR / EAR kapsamına sokuyor
  • Xilinx / Intel FPGA’ları ambargo aracı yapabiliyor
Bu da FPGA’yı fiilen askeri çip yapıyor.

🧩 Peki neden “sivil de” deniyor?​

Çünkü aynı FPGA:
  • 5G baz istasyonunda
  • Veri merkezinde
  • Endüstriyel otomasyonda
  • Tıbbi cihazda
de kullanılabiliyor.

👉 Yani çift kullanımlı (dual-use) bir çip.

Ama:
  • Askerî konfigürasyon
  • Kriptolu bitstream
  • Radyasyon / sıcaklık dayanımı
eklenince artık tam askerî oluyor.
 
Konu sahibi

Terör bölgesinde savaşan Mehmetçiğin duygularını dile getiren Zap Suyu şiirinin bu mısrasında, ileri hat karakolunda nöbet tutan bir askerin iç dünyası anlatılmaktadır.

Uykuya direnilen, uyku ile uyanıklık arasında kalınan bu an; askerin en savunmasız, en kırılgan ve en aciz olduğu zamandır. Aynı zamanda bu, hem kendi canının hem de nöbet tuttuğu silah arkadaşlarının canının en fazla tehdit altında olduğu andır.

Uykunun bastırdığı, iradenin zorlandığı bu vakitte asker; bir yandan uykuya karşı zapt edilemez bir zaaf yaşarken, diğer yandan sorumluluğunun ağırlığını omuzlarında hisseder. Canının emanet edildiği silah arkadaşları, vatanı ve mukaddes değerler zihninde iç içe geçer.İşte bu iç mücadele sırasında Mehmetçik, vatanına karşı tarif edemediği, yeni ve “deli sevdalar” yaşar. Bu an, onun kutsala yöneldiği; vatana, dine ve Yaradan’a olan sevgisinin derinleştiği bir feyiz hâlidir. Uykusuzluğun ve tehlikenin ortasında, kalbinde büyüyen bu sevda onu ayakta tutar.

Nitekim bu hâl, dinî kaynaklarda da büyük bir değerle ifade edilmiştir:

“Allah yolunda hudutta bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır.”(Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd 26; Nesâî, Cihâd 39)“

Hudutta Allah yolunda nöbet tutanlar dışında her ölenin ameli sona erdirilir. Hudutta nöbet tutarken ölenin yaptığı işlerin sevabı kıyamet gününe kadar artarak devam eder.”(Ebû Dâvûd, Cihâd 15; Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd 2)

(Şerhi tarafımca yapılmıştır)
 
Konu sahibi

Akkuyu Türkiye’ye ne kazandırıyor​


✅ Kazandırdıkları​


  • 20 binden fazla Türk mühendis/teknisyen sahada
  • Yüzlerce mühendis Rusya’da nükleer eğitim aldı
  • Türk firmaları:
    • İnşaat
    • Mekanik montaj
    • Kablolama
    • Betonarme
    • Yardımcı sistemlerde yer aldı

👉 Yani “nükleer santral yapım kültürü” oluştu.


❌ Kazandırmadıkları (bilerek)​


  • Reaktör çekirdeği
  • Yakıt çubuğu
  • Kontrol yazılımı
  • Ana güvenlik sistemleri

⚠️ Bunlar bilinçli olarak transfer edilmedi, çünkü:


  • Rusya santralin sahibi
  • BOO modeli (Build–Own–Operate)
  • Stratejik know-how kapalı
 
Konu sahibi

Asıl kırılma noktası:​


Akkuyu = okul​


Sinop / Trakya = sınav​


Eğer Türkiye:


  • “Bu kez biz işletiriz” derse
  • EPC + teknoloji paylaşımı şartı koyarsa
  • En az %40–50 yerli pay isterse

👉 İşte o zaman gerçek yerelleşme başlar.




Hangi alanlarda yerelleşme mümkün?​


🔹 1️⃣ Çok mümkün (kısa vadede)​


  • Beton, çelik
  • Pompa, vana
  • Kablo, trafo
  • Isı eşanjörleri
  • Türbin yardımcı sistemleri

➡️ %60+ yerlilik mümkün


🔹 2️⃣ Orta vadede​


  • Dijital kontrol sistemleri
  • Sensörler
  • Güvenlik yazılımı (kısmi)
  • Bakım–onarım teknolojileri

➡️ ASELSAN – TÜBİTAK – üniversite üçgeni burada devreye girer


🔹 3️⃣ Zor ama stratejik​


  • Yakıt çevrimi
  • Reaktör tasarımı
  • Çekirdek fiziği

➡️ Bu 10–15 yıllık oyun




Türkiye’nin gizli avantajı ne?​


  • Savunma sanayinde:
    • Radar
    • Kontrol yazılımı
    • Emniyet sistemleri
  • Ağır sanayi altyapısı
  • Nükleer fizikte yetişmiş genç kadro

👉 Bu ülke sıfırdan başlamıyor.




Peki risk ne?​


“Akkuyu bitti, oh tamam” denirse…

  • Yerelleşme olmaz
  • Yakıta & bakıma bağımlılık sürer
  • Santral sayısı artsa bile teknoloji gelmez



Net sonuç​


Akkuyu tek başına teknoloji transferi yapmaz.
Ama kapıyı açar.

Sinop & Trakya doğru sözleşmeyle gelirse:
Türkiye nükleer ligine girer.
 

Akkuyu Türkiye’ye ne kazandırıyor​


✅ Kazandırdıkları​


  • 20 binden fazla Türk mühendis/teknisyen sahada
  • Yüzlerce mühendis Rusya’da nükleer eğitim aldı
  • Türk firmaları:
    • İnşaat
    • Mekanik montaj
    • Kablolama
    • Betonarme
    • Yardımcı sistemlerde yer aldı

👉 Yani “nükleer santral yapım kültürü” oluştu.


❌ Kazandırmadıkları (bilerek)​


  • Reaktör çekirdeği
  • Yakıt çubuğu
  • Kontrol yazılımı
  • Ana güvenlik sistemleri

⚠️ Bunlar bilinçli olarak transfer edilmedi, çünkü:


  • Rusya santralin sahibi
  • BOO modeli (Build–Own–Operate)
  • Stratejik know-how kapalı
Önce Akkuyu’da başlanması da iyi.Sinop’ta yapılmaması gerek çünkü bu başlığı tekrardan hatırlatalım
 
Konu sahibi
Şimşek – 1 uydu fırlatma aracı: İlk test 2027 -550 kilometre irtifa ve 400 kg faydalı yük (uydu)Şimşek – 2 uydu fırlatma aracı: ilk test 2029- 700+ kilometre irtifa ve 1,5 ton faydalı yük (uydu)İrtifa ve faydalı yük güncellemesinde Şimşek 1 ile 2 arasında 2 yıl var bu demek ki çekirdek teknolojide bir ivme kazanınca irtifa ve faydalı yük güncellemesinde de bir ivme kazanılıyor. 700 km irtifaya çıkan roket, ICBM’nin (Kıtalararası Balistik Füze) bazı alt teknolojileri için güçlü bir zemin oluşturur; fakat tek başına ICBM kabiliyeti anlamına gelmez. Şimşek-2 seviyesi ICBM teknolojisinin %50–60’ı fakat geriye kalan %40, diğer %60’tan daha zordur, en pahalı, en yaptırım yiyen kısım da burasıdır. Ayrıca elimizde nükleer başlık olduğunu farz etsek (kendimiz yapmasak bile Pakistan’dan vs. alsak) ICBM yapmadan elimizdeki kısa menzilli balistik füzelere nükleer başlık takmak da çok yanlış olur politika açısından (erken hedef olma)ChatGPT hayalleri mi yıktı Devletimizin Anadolu’dan barışı ve sükuneti sağlayacak bir güç olarak çıkmasına daha çok var. Yapay zekaya göre bu ifadem stratejik sabırmış yapay zeka ile bu fikir alışverişimiz vesilesi ile yapay zekayı bir adım atmadan önce mutlaka kullanmak gerektiğini tekrar anladım. Bu metni okuyan biri “hayalci” değil, “acele etmeyen” biri görürmüş
 
Konu sahibi
En zayıf hadis en güçlü tarihi metinden daha sağlamdır (Altay Cem Meriç)

okuyucu notu :Genç araştırmacılar İslam hukukunu daha da güçlendirecekler çıkarımlar yapıyor . Alimlerimizin aslında eserlerinde işledikleri ama bir akıl yürütmeye bıraktıkları savlar dile getiriliyor
 
Konu sahibi
Kuran’da sosyal adalet nedir?Allah kiminize kiminizden daha fazla rızık verdi. Ama kendilerine fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilerle paylaşıp da onları bu hususta kendileriyle eşit hale getirmeye yanaşmıyorlar. Peki onlar Allah’ın nimetini inkâr etmiş olmuyorlar mı?(Nahl Suresi - 71 . Ayet)

AÇIKLAMASI:

Tefsir (Kur’an Yolu) İnsanlar, Allah’ın takdiri ile doğuştan getirdikleri kabiliyetlerin, ayrıca yine ilâhî takdire bağlı olarak yaşadıkları sürece karşılaştıkları imkân ve fırsatların azlığına veya çokluğuna, elverişli olup olmamasına ve bunları farklı şekillerde değerlendirmelerine göre rızıkları, kazançları farklı olmuştur ve olacaktır. İnsan, sahip olduğu servetle değil onu nasıl kullandığı ile değerlendirilir. “Ellerinin altındakiler”den maksat, özel anlamda köleler, daha genel olarak kişinin, bakımından, geçiminden sorumlu bulunduğu yakınlarıyla çalıştırdığı, hizmetinden istifade ettiği insanlardır. Âyette servet sahibinin, bu insanları –temel ihtiyaçların karşılanması bakımından– servetinden kendisiyle aynı seviyede yararlandırması öngörülmekte; bu ilkeyi içtenlikle benimseyip uygulamakta isteksiz davranmanın, “Allah’ın nimetini inkâr” anlamı taşıdığına işaret edilmekte ve bu şekilde olumsuz davranış sergileyenler kınanmaktadır. Bu öğretisiyle âyet, İslâm’ın eşitlik, adalet, dayanışma, paylaşma gibi sosyal değerlere verdiği önemin veciz bir ifadesidir. Nitekim bu hususta Resûlullah da şöyle buyurmuştur: “Elinizin altındakiler (köleler, hizmetliler, çalışanlar) sizin kardeşlerinizdir; Allah onları size emanet etmiştir. Şu halde kimin yanında bu şekilde kardeşi bulunuyorsa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara ya güçlerinin yetmeyeceği ağır işler yüklemeyin veya yüklerseniz siz de yardım edin” (Buhârî, “Îmân”, 22; Müslim, “Eymân”, 40). Âyette, Mekke’nin putperest ileri gelenlerinin, köleleri kendilerine eşit saymazken putlarını Allah’a ortak koşup eşit saymalarına karşı bir eleştiri anlamı bulunduğu da belirtilmektedir (Zemahşerî, II, 336; İbn Kesîr, IV, 504-505). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 420-421
 
Konu sahibi
GERÇEKLEŞTİ Âmennâ ve saddaknâ:

Bir askeri uzmanımız ülkemizde nükleer silahın know how u var dedi. Ama savunma sanayinde dört başı mamur olmadan ve balistik füze teknolojimizi geliştirmeden de nükleer silaha kalkışmak büyük risk olur, böyle bir durumda Batı’nın hemen ülkemize tabiri ile hemen çökeceği apaçık. Savunma sanayinde gelişelim, ihracat tercihlerimizi genişletelim ve Türk dünyasını iyice güçlendirelim, kendi kendine yeten ülke olma yolunda mesafeler kat edelim, işte o zaman nükleer bomba yapmak istediğimizde gelecek ambargolara karşı da dayanıklı oluruz. İsrail, ülkemiz savunma sanayinde gelişmeden ve nükleer bomba yapmadan şeytani planını devreye aldı, kuzeyde işgalini genişletip Pyd ile birleşmek ve bizde iç savaş çıkarmak istiyor. Ama/ancak ayette buyrulduğu gibi:

...Allah, plan yapanların en hayırlısıdır. (Enfâl Suresi 30. Ayet)
 
Konu sahibi
Eğer ülkemizde bazı kavimlerin bir takım toprak/egemenlik talepleri varsa bizim bunları savuşturacak bir takım tarihi ve İslami bilgileri bilmememiz gerekir, burada tarihi ve İslami bilgiler örtüşmekte, birbirini tamamlamaktadır.Öyleyse, İslam’da bir toprak parçası üzerindeki egemenlik hakkını bir topluma hak yapan “kılıç hakkı” tabirini ele alalım. Kılıç hakkı şudur:Gayrimüslimlere ait menkul-gayrimenkul emvalin, savaş neticesinde Müslümanlar tarafından ele geçirilmesini ve onlar üzerindeki tasarruf hakkını anlatmak üzere kullanılan bir İslam Hukuku tabiridir.Bu ifadenin biz Anadolu Türklüğüne bakan yönü ise Anadolu’nun, Selçuklu ve Osmanlı Türklerinin kılıç hakkı olmasıdır, biz de onların soyundan gelenler olarak Anadolu topraklarının varisiyiz, dolayısıyla ülke de bu veraset ilişkisinden / kılıç hakkından dolayı Türk/Oğuz soylu/kimlikli bir devlettir, yaratanın dini açısından durum böyledir.
 
Konu sahibi
Enbiyâ Suresi 105. Ayetteki “Andolsun zikirden sonra Zebûr’da da, Yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır, diye yazmıştık.” muştusunun bilhassa ahir zamana da işaret ettiği kitaplarımızda geçiyorsa ve Âl-i İmrân Suresi 26. Ayette Allah’ın mülkün sahibi olduğu ve dilediğini yükselttiği ifade buyruluyorsa:

Teknolojisi ve Savunma Sanayindeki gücü sayesinde kan akmasına sebep olan bir ABD yerine, teknolojisi ve Savunma Sanayindeki gücü sayesinde barışın ve dinginliğin hâkim olmasına vesile olacak bir Türkiye’nin, Dünya’nın kapanışı olan şu ahir zamanda yükselmesini, tüm insanlığa bir rahmet nişanesi olarak yüce yaratandan nasip etmesini temenni ve niyaz ederiz.
 
Geri
Üst