Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
MertAtesdaglı
4 yıl önce - Pts 28 Hzr 2010, 11:57
Ankara semt ve ilçe isimleri nereden geliyor?


Ankaralı olarak bir çok semt ve ilçe isimlerinin anlamlarını veya nereden geldiklerini, hikayelerini her zaman merak etmişimdir. İlçelerimizin ufak bir isim hikayelerini sizlerle paylaşmak isyedim. Darısı semt isimlerine.


AKYURT
Eski adı RAVLI olan, İlçenin eski ve yeni isimleri konusundaki bulgularımıza baktığımızda Kaçkarlı’ da Alka-Bölük olarak Reşid-ud’in çizelgesinde de Alka Ravlı olarak Karşımıza çıkan bu boy, zaman içinde Ravlı olarak telafuz edilip Oğuz Türkçesinde karşılığını Avlu, Evli, İvli olarak verilmiştir. Bunun yurt manasında alınabilmesi de söz konusudur. Nitekim Cumhuriyet döneminde Akyurt isminin ortaya çıkışı ve ilçeye verilişi (İçişleri Bakanlığı 5442-2/C 1961) geçmişten gelen güzel bir geleneğin bugünkü Türkçemizde yaşatılması şeklinde ortaya çıkmış; Alka’nın Ak, Ravlı’nın da yurt olması şeklinde yerini bulmuştur

AYAŞ
1071 Malazgirt savaşı sonrası Oğuz Türklerinin Ayaş oymağı ilçeye yerleşmiş ve parlak, aydınlık gece anlamına gelen AYAŞ ilçeye ismini vermiştir.

BALA
Bala ilçesi tarih boyunca "Kasaba-i Bala, Bozulus Sancağı, Tabanlı Kazası" olarak adlandırılmıştır. İlçe ve köylerinin halkı çoğunlukla "Bozulus Türkmenleri"dir. İlçeye Bala ismi verilirken bozulus aşireti isminden esinlenerek verilmiştir.

BEYPAZARI
İlk adı LAGANİA'dır. Osmanlı Devleti'nin toprak rejimi ve askeri sisteminin bel kemiğini oluşturan Tımarlı (Anadolu) Sipahi Merkezleri'nden birisi olan Beypazarı; yöredeki Sipahi Beyi'ne ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna istinaden BEĞ BAZARI diye adlandırılmıştır. Beğ pazarı zamanla Beypazarı olmuştur.

ÇAMLIDERE
Çamlıdere'nin kuruluşu çok eski olup,herhangi bir belgeye dayanan bir bilgi elde edilememiştir.
Bu nedenle, ilçenin yaşlı ve tanınmış kişileriyle yapılan temaslar ve bazı belirtilere dayanan bilgilere göre; daha önce Çamlıdere'nin adı Kuzveren (Kuzucular) diye anılırmış, halen ilçede türbesi bulunan Ömer'ül Faruk'un 4 ncü soyundan Şeyh Ali Semerkandi' nin yöreye gelip yerleşmesiyle Kuzveren adı Şeyhler olarak değişmiştir. 02.12.1953 tarihinde çıkarılan 6191 sayılı kanunla ilçe statüsünü kazanmıştır. İlçede bulunan dere ve trafındaki çamlardan bugünkü ismini almıştır.

ÇANKAYA
İlçe hakkında çeşitli rivayetler bulunmakta;
üzeri tamamen yeşil yosunlarla kaplanmış büyükçe bir kaya ve kayanın koltuğundan pırıl pırıl akan bir su kaynağı. Asırlar önce bu akan su dertlere deva, onulmaz hastalara şifa, canlara can verirmiş. Bu yüzden buraya “Can kaya” demişler. Can kaya ismi zamanla Çankaya’ya dönüşmüş
Bir başka rivayet ise
“Çankaya ismi, Yazar Mehmet kemal’in bir araştırmasına göre “Çankayası” isminden gelmektedir. Zamanla sonundaki “SI” hecesi düşerek bugünkü şeklini almıştır. Mehmet Kemal bu konuda şunları yazıyor: “Papazın Bağı denen bölgede bir kilise varmış. Tapınma saatlerinde bu çan durmadan çalarmış”

ÇUBUK
Çubuk ve civarı Anadolu'nun Türkler tarafından fethi sırasında ilk ele geçen yerlerdendir. Bu bölgeyi, Selçuklu komutanlarından Çubuk Bey ele geçirmiştir. Çubuk isminin buradan gelmiş olabileceği konusunda görüşler bulunmaktadır.

ELMADAĞ
Elma ağaçları ile dolu olan tepe ve dağlarından bu adı aldığı rivayet edilmektedir.

ETİMESGUT
Tarihi kaynaklarda Etimesgut değişik adlar almıştır. Amaksyz, Amaksis, Amaksuz, Akmasuz, Ahi Mesud, Etimesud ve Etimesgut olarak en son halini almıştır Etimesgut ile ilgili bilgilere ulaşılan diğer önemli bir kaynak ise Osmanlı arşivleridir.
Osmanlı arşivlerinde bulunan 1840 tarihli Ankara Temettuat Defteri’nde Etimesgut şu şekilde anılmaktadır: “Ankara eyaletinin Zir kazasına bağlı Ahi Mes'ud köyü birinci …..” Ahi Mesud’dan dilimize enson geliş biçimi Etimesgut olmuştur.

EVREN
1963 yılında Ş.Koçhisar İlçesine bağlı olarak Belediye statüsü kazanan ilçe 1982 yılında EVREN adını almıştır. 1988yılında Ankara Vilayeti İl Genel Meclisince ilçe olması yönünde karar alınmış ve 1989 yılında TBMM ye verilen kanun teklifi ile 1990 yılında 3644 sayılı yasayla ilçe statüsü kazanmıştır.

GÖLBAŞI
Bünyesinde bulundurduğu göl’den ismini almıştır.

GÜDÜL
1071 tarihli Malazgirt Zaferi ile Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış, Güdül ve çevresi Anadolu Selçukluları'nın idaresine geçmiştir.
İlçe, Anadolu Selçuklu hükümdarlarından I. Mesut'un eniştesi ve Ankara Emiri olan Şehabüldevle Güdül Bey tarafından şimdiki yerinde, tahminen 850 yıl evvel kurulmuş olup, 1 Eylül 1957 yılına kadar Ayaş ilçesine bağlı bir nahiye iken aynı yıl 7030 sayılı Kanun ile ilçe olmuştur. İlçe’de adını Güdül bey’den almıştır.

HAYMANA
Osmanlı Devletinin Kurucusu Osman Gazi'nin annesinin adının Hayme Ana olduğu, şimdi İlçe merkezinin bulunduğu yerde vefat ettiği ve buraya defnedildiği; mezarının burada bulunması nedeniyle de Hayme Ana adının değişerek Haymana olduğuna inanılmaktadır. Haymana kelimesinin, Divan-ı Lugat-ı Türk'te mera, otlak, yeşillik anlamına geldiği bilinmektedir. XVIII. Yüzyıl Ankara çevresinin idari yapısında bu bölgeden Haymanateyn diye bahsetmektedir.

KALECİK
Kalecik Kalesi Romalılar devrinde Bursa Tekfuru tarafından kızana çeyiz olarak yaptırıldığı adının da meşran adıyla anıldığı Evliye Celebinin seyahatnamesinde bahsedilmektedir. Bu dönemde Kalecik Kalenin etrafında serpilmiş küçük bir kasaba olması nedeniyle Kale kelimesinin cik eki getirilerek küçük anlamına gelen bu günkü KALECİK ismini almıştır.

KEÇİÖREN
Keçiören Adının Anlamı

Tarihte Keçiören adının nereden geldiği hakkında beş rivayet bulunmaktadır.

Birinci rivayet: Keçiören ismi söylenip yazıldığı gibi “keçi’lerin ören yeri” kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. Ankara Keçisi’nin otlak yeridir ve daha önceleri kullanılan tarihi yerleşim yeri anlamında ören kelimesiyle birleşmiştir.

İkinci rivayet: Tarihçi Heredot, Pers imparatoru’nun M. Ö. 6. yy da Anadolu’nun içlerine kadar uzanan tarihi kral yolundan bahseder. Doğudan gelen bu yol Ankara’dan da geçer. Ankara’ya geliş istikameti Pursaklar, Keçiören üzerindendir ve Ankara’da yaşayan halk, doğuya ve kuzeye; Bağlum üzerinden batıya gidilen yer anlamında yöresel ağzıyla “geçivermek”,”gidivermek” fiilinin değişimiyle “geçiveren” olarak adlandırılmış ve günümüze Keçiören şeklinde ulaşmıştır.
Üçüncü rivayet: Ankara ve Orta Anadolu’nun en güzel keçeleri buralarda dökülürmüş. Keçe dökülen bu yerlere zamanla Keçiören denilmiştir.

Dördüncü rivayet: Bilindiği gibi tarihi Ankara şehrinin etrafı dağlarla, meşhur zümrüt yeşili alanlarla kaplıymış ve Ankaralılar bu bağlarda otuzun üzerinde üzüm çeşidi yetiştirirlermiş. Ankara’nın en geç olgunlaşan üzüm çeşitleri burada yetiştiği için “geç veren” bağları denile denile bugünün Keçiören’ine dönüşmüş.

Beşinci rivayet: Ankara Mufassal Tahrir Defteri H.867/M. Tarihli kayıtlarda Karye - i Kiçi viran Tabi - i Kasaba olarak geçmektedir. Bu kayıtlar rivayetten öte belgeli bir kayıttır ve eski Türkçede “Kiçi” küçük demektir. Kiçiviran da küçük viran yer anlamındadır. Zamanla dağ Kiçiviran Keçiören’e dönüşmüştür. Ankara tarihi açısından büyük önem taşıyan Ankara’nın ilk kaya mezarları Basınevleri ve Kalaba’dadır. Basın evleri’ndeki mezarlar, kayalar yapı malzemesi olarak alına alına yok olmuş. Kalaba’da ise yine aynı amaçla tahrip edilirken bir kaya mezarı meşhur Keçiören Şelalesi’nin aktığı kaya üzerinde geçmişten geleceğe taşınmıştır.

KIZILCAHAMAM
İlkçağlara kadar uzanan tarihinde, YABANABAT, ÇORBA ve son olarakta KIZILCAHAMAM ismini almıştır.Bilinen ilk yerleşim merkezi Demirciören Köyü olup, “Yabanabat” adıyla anılmıştır. 1285 Salnamesinde “Yabanabat” olarak anılan ilçe bugünkü Kızılcahamam'dır. 1296'da Ankara Valisi İzzet Paşa tarafından bugünkü Pazar Bucağına yerleştirilmiş olup, Cumhuriyetin ilanına kadar “Çorba” adıyla anıldığı kayıtlardan ve diğer verilerden anlaşılmaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Ankara Valisi Suphi Bey tarafından bugünkü yerine nakledilmiş olup, toprağının kırmızı renkli oluşu ve bölgedeki kaplıcalardan dolayı KIZILCAHAMAM adı verilerek günümüze kadar bu adla anılagelmiştir.

MAMAK
Mamak ilçesinin kuruluşu 1200’lü yılların ikinci yarısına rastlar. Kurucuları ise Ahilerdir. Ankara’da hüküm süren Ahi Hükümeti, değişik mekânları kuran ve yönetenlerin isimlerini o mekanlara verirler ve bu bölgeler, orayı idare eden Ahi büyüklerinin isimleri ile anılırlardı. Ahi Mamak, Ahi Mesud, Ahi Tura gibi… Mamak’ ta ahiler tarafından kurulan çiftliği de Ahi Mamak yönetmiş ve buraya ismini vermiştir. Ankara’nın Osmanlılara geçmesinden sonra ise buradaki çiftliğe Tahir isminde bir komutan atanır. Kaynaklarda bu komutanı Tahir Mamak olarak görülmektedir.

NALLIHAN
Nallıhan adını nasıl aldığı hususunda ise iki söylenti vardır.
Bunlardan biri; yakınından geçen Nallı Suyu ve handan aldığı, diğeri ise; handan ve bu hanın kapısında bulunan naldan aldığı yönündedir. İkinci söylentiyle ilgili varsayıma göre: Halk kahramanı Köroğlu buradan geçerken gece handa konaklar, ertesi gün giderken hanın bahçe kısmında atının nalı düşer. Nal yerinden alınarak hanın kapısına asılır ve buradan da Nallıhan ismi çıkar.

POLATLI
Polatlı adının doğuşu ile ilgili çeşitli efsaneler ve hikayeler vardır. Ancak bunların içerisinde en çok mantığa yatkın olan şöyledir: Polatlı' da yerleşim yeri olarak ilk önce küçük bir mahalle varken insanlar ulaşımda dönemin önemli aracı olan at' a değer verirler ve fazlasıyla at beslerlermiş. Bu atların sayısı yasayan insanların sayısından çok daha fazlaymış. Bu fazlalık nedeniyle de çevredeki insanlar buraya genellik- le "Bol atli" derlermiş. Bu söz halk arasında kullanıla kullanıla daha sonra" Polatlı" şekline dönüşmüş. 1926 yılında Belediye kurulduğunda da bu isim resmileşmiş.
Rivayetlerden birisi de şöyledir: Farsça'da "Demir ve kuvvetli" manasına gelen PULAT kelimesinden geldiğidir. Polatlı'nin demirle olan ilgisi ise, büyük bir ihtimalle ilçe çevresinde çıkarılan ve kırmızı taş olarak bilinen ayni zamanda ilçedeki Atatürk heykelinin kaidesinde de kullanılan demiroksitli bir tas türünden kaynaklandığıdır.

SİNCAN
Sincan'ın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 17.nci yüzyıl arşiv kayıtlarında Sincan Köyünün adına rastlanmaktadır. Sincan, İpek Yoluna yakın oluşundan ötürü tarihi çağlarda önem kazanmış,
Asya’da da aynı ismi taşıyan bazı yerleşim alanları bulunmaktadır. Etimolojik olarak
bakıldığında da Sincan Şen, Canlı İnsanların Yurdu anlamına gelmektedir.

ŞEREFLİKOÇHİSAR
Anadoluda çift kalesi olan şehirlere "Koçhisar" denirdi. muhtemelen adı buradan gelmektedir. şerefli adı ise yörede etkinliği olan Şerefli oymağından alınmıştır.

YENİMAHALLE
Artan konut sıkıntısı yüzünden yeni bir mahalle oluşturulması için 1946-1949’lı yıllarda Ankara’nın 9.Belediye Başkanı olan, DR. Ragıp TÜZÜN’ün girişimleri ile Yenimahalle kurulmuştur.


fange
4 yıl önce - Pts 28 Hzr 2010, 12:24

çok güzel bilgiler, teşekkür ederiz

bir ekleme yapıcam
Kazan: Ankara savaşında yenilen osmanlı ordusu geri çekilirken, savaşın lojistik üssü olarak kullandıkları bölgede, dev yemek kazanlarını bırakmışlar. İsminin oradan geldiği söylenir.


MertAtesdaglı
4 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 10:29

BALGAT
Semtin adının nereden geldiğine dair kesin bir bilgi yok.
Araştırmacı Önder Şenyapılı birçok kültürde "Baal"ın "Tanrı" anlamına geldiğini, "gat"ın ise Sankskritçede "birinci", "ilk" ve gene "Tanrı" anlamı taşıdığını hatırlatıyor. Dolayısıyla "Baal-Gat"ın "İlk Tanrı" ya da "Tanrıların Tanrısı" anlamı taşıması mümkün.
"Belki de geçmişte burada bir tapınak vardı" diyor Şenyapılı.
Bu konudaki araştırmalarını bazı gazete ve dergilerde yayımlayınca okurlarından da tahmin ve duyumlar gelmiş.
Bunlardan biri, Prof. Dr. Ahmet Temir'in iddiasını anımsatıyor: Prof. Temir'e göre Balgat adı, Anadolu'daki Moğol istilasından yadigarmış. Moğolcada "balık", "şehir" anlamına gelirmiş; "at" ise çoğul ekiymiş.
"Balık+at", eşittir "Balgat", yani "şehirler"...
Şenyapılı'ya Aysu Bilgiç'ten gelen iddia ise sık rastlanan bir "halk yakıştırması"nı andırıyor. Buna göre semtin adı Atatürk'e dayanıyor:
"Atatürk'ün yolu bir gün o zamanlar şehrin hayli dışında kalan Balgat köyüne düşmüş. Bir evde soluklanırken çay içmek istemiş. Çay gelmiş ama şeker yokmuş. Atatürk 'Şeker yok mu?' diye sorunca oradakiler, Ankara aksanıyla 'Şeker yok amma, bal var; bal gat Atam, bal gat' demişler. Atatürk de 'Peki, o zaman buranın ismi 'Balgat' olsun' demiş."

PURSAKLAR
Ankara Savaşı'nın yapıldığı yer olarak da bilinir. 1402'de Yıldırım Bayezid ile Timur arasında geçen tarihi Ankara savaşında Timur fillerini burada saklamıştır.
Pursaklar adınıda burdan almaktadır. Önceleri 'filsaklar' olan adı zamanla değişerek ilk önce 'Pirsaklar' daha sonra da günümüzdeki adı olan 'Pursaklar' adını almıştır.


ediperdogan
4 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 13:39

Alıntı:
Şenyapılı'ya Aysu Bilgiç'ten gelen iddia ise sık rastlanan bir "halk yakıştırması"nı andırıyor. Buna göre semtin adı Atatürk'e dayanıyor:
"Atatürk'ün yolu bir gün o zamanlar şehrin hayli dışında kalan Balgat köyüne düşmüş. Bir evde soluklanırken çay içmek istemiş. Çay gelmiş ama şeker yokmuş. Atatürk 'Şeker yok mu?' diye sorunca oradakiler, Ankara aksanıyla 'Şeker yok amma, bal var; bal gat Atam, bal gat' demişler. Atatürk de 'Peki, o zaman buranın ismi 'Balgat' olsun' demiş.


Yanlış hatırlamıyorsam Osmanlı devrinde bazı kaynaklarda Balgat ismi geçiyor bizim bilmediğimiz başka bir Atatürk daha mı var?
Çocukluğumuzda Saimekadın (Saymakadın) ismi için "Bir gün kadının biri askerleri sayıyormuş, Atatürk'te kadına "saymakadın" demiş ismi öyle kalmış derlerdi.


mhkose
4 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 17:06

KURTULUŞ:
Çankaya ilçesine bağlı olan ve Ankara'nın elit semtleri arasında gösterilen Kurtuluş, adını bu ülkenin bugünlere gelmesine vesile olan Kurtuluş Savaşı'ndan almıştır.

KOLEJ:
Semt sınırları içerisinde Türkiyenin en pahalı kolejleri arasında yerine alan ve "ünlülerin okulu" diye de bilinen TED Ankara Koleji'nden ismini almıştır..Bazı mezun ünlüler:Reha Muhtar,Güler Sabancı,Beren Saat,Gökhan Özen v.s.,Ali Babacan(Siyaset)

DİKİMEVİ:
Semt Sınırlar içerisinde Deniz Kuvvetleri'ne ait askeri dikimevi(bir nevi terzi de sayılabilir) bulunduğu için semt adını buradan alır.


Serdar_Valerii

4 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 20:34

BANKAEVLERİ: Yenimahalle merkez semtte yer alan mevki. Yahya Kemal Caddesi ve bağlı sokakları kapsar. Caddedeki apartmanlar 60'ların başında Emlak Kredi Bankası'nın lojmanları olarak yapıldığından bu adı aldı. 70'lerde daireler halka , askeriyeye ve özel idareye satıldı. Şu an sadece 2 tane banka evi kaldı.

EVREN: Yukarıda yazana ekleme yapmak istiyorum. Eski Adı Çıkınağıl. Söylenene göre Kenan Evren burayı ziyaret etmiş ve beğenmiş. İlçe olurken de Evren adı verilmiş.

BATIKENT: Şehrin batısında kurulan yeni bir semt olduğu için olsa gerek. Başka bişey akla gelmiyor.

ÇAĞA: Güdül'e bağlı belde. Adını Selçuklu beyi Çağa Bey'den alır. Beldede Çağabey adında bir de cadde bulunmaktadır

CEBECİ: Osmanlı ordusunda bir sınıf. Günümüzde kısa süre önce kaldırılan Ordudonatım sınıfının o zamanki adı. (Balıkesir'de askerken öyle demişlerdi)

TANDOĞAN: Ankara'nın en uzun süreli valisi Nevzat Tandoğan'dan olmalı.

SAMANPAZARI , ATPAZARI , KOYUNPAZARI: Altındağ sınırlarındaki bu mevkilerin kaynağı isimleri zaten

KIZILAY: Kızılay Derneği Genel Merkezi yanmadan önce şu an atıl durumda olan binanın olduğu yerdeymiş. O yüzden bölgenin adı Kızılay olmuş.

BAKANLIKLAR: Günümüzde azalmış olsa da Bakanlık binaları bu mevkide yer alıyor.

KASALAR: Etlik'te bir mevki. Duyduğuma göre sebze meyve kasaları burada toplanır, buradan dağıtılırmış.

ORAN: Bölgeye adını veren siteyi yapan firmanın adı.


Hakan_ank89
4 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 20:49

Alıntı:
ORAN: Bölgeye adını veren siteyi yapan firmanın adı.

Biraz daha kökene inersek, eskiden OR-AN diye yazılırdı, son yıllarda semtin adı ORAN diye yazılmaya başlandı. OR-AN'da Orta Anadolu'nun kısaltması o da sanırım o bölgeyi yapan firma olsa gerek.


onurnazliaka
4 yıl önce - Çrş 30 Hzr 2010, 00:58

Alıntı:
Alıntı:
ORAN: Bölgeye adını veren siteyi yapan firmanın adı.

Biraz daha kökene inersek, eskiden OR-AN diye yazılırdı, son yıllarda semtin adı ORAN diye yazılmaya başlandı. OR-AN'da Orta Anadolu'nun kısaltması o da sanırım o bölgeyi yapan firma olsa gerek.


Eskiden özellikle dolmuşlarda ''Or-an Sitesi'' yazardı, şimdi genelde Oran Sitesi yazılıyor. Ben de Oran Sitesi'nin açılımında hareket edeyim. Oran Sitesi ''Orta Anadolu Sitesi'' demektir. Belki 70'li yılların başında Ankara'nın güneyinde böyle güzel bir semt yükselttikleri için, Orta Anadolu'da yer alan güzel bir mahalle inşa edeceklerini düşünerek belki de bu ismi vermişlerdir.

Bunun üzerine 1-2 katkıda bulunmak gerekirse:
1) Dikmen yani Sokullu, Öveçler, Keklikpınarı, İlker'in toplamından oluşan bölge ismini en yukarıdaki Dikmen Köyü'nden alır. Dereye de adını bu köy verir, ancak tabi şimdilerde böyle bir köy kalmadı.
2) Abidinpaşa ismini semtte yer alan ve bir zamanların Ankara valisi tarafından yaptırılan Abidinpaşa'dan alır.
3) Kırkkonaklar semtinin ismini semtte bulunan kırk gözlü bir evden aldığı söylenir.
4) Birlik Mahallesi ismini bir zamanlar semt sınırlarına kadar uzanan ancak arazisi şu anda Zirvekent'e dönüşen askeri birlikten alır.
5) Çayyolu semti ismini Çayyolu köyünden alır.
6) İncesu semti ismini Eymir Gölü'nden doğarak Ankara Çayı'na kadar ulaşan İncesu deresinden alır.
7) Mebusevleri mahallesi ismini bir zamanlar milletvekillerine ev sahipliği yapan ve 2 katlı bahçeli evlerinden alır. Evlerin çoğunun yerini artık apartmanlar alsa da bu güzel evlerin bir kısmı hala görülebilmektedir.
8) Saraçoğlu Mahallesi yani Kızılay'daki bürokrat lojmanları ismini bu evleri yaptıran Şükrü Saraçoğlu'ndan alır.
9) Karakusunlar semti ismini Karakusunlar Köyü'nden (Odtü'ye giden arka yolda bu köyden küçük bir parça hala durur) alır. Köyün ismi de Atatürk'ün çadırları ''Kara kursunlar'' deyişinden ileri gelmektedir.
10) Bilkent semti ismini Bilkent üniversitesinden yani Bilim-Sanat-Kültür olarak nitelenen Bilkent üçlüsünün en başındaki bilimin kentle birleşmesinden ve ortaya Bilkent ismi çıkmasından alır.
11) Telsizler semti yani şu anki Örnek'in bir kısmı ismini bir zamanlar mahallede konuşlanmış telsiz direklerinden alır.


mhkose
4 yıl önce - Cmt 03 Tem 2010, 01:04

Ankaradaki bir semtin ismini hep merak etmişimdir..O merakım KPSS sınav giriş yerimin oradaki bir okul olmasıyla iyice arttı..

Arkadaşlar SOLFASOL semtinin isminin nereden geldiğini bilen varsa ve burada paylaşırsa çok sevinirim..

Bu yerin ismi konusundaki tahminime gelince..İsim sol ve fa notalarının birleşiminden meydana gelmiş..buda bu bölgede çok çok önceleri müzisyen insanlar oturuyormuş gibi bir izlenim verdi..bu nedenlede bu ismi aldı tahminimce..yani müzikle bağlantılı..Ama gerçek bilgiyi bilen arkadaşlar paylaşırsa çok sevinirim

Bayat bir espri :


SAYGILAR


MertAtesdaglı
4 yıl önce - Cmt 03 Tem 2010, 11:15

Alıntı:
Arkadaşlar SOLFASOL semtinin isminin nereden geldiğini bilen varsa ve burada paylaşırsa çok sevinirim..

Solfasol, Ankara'nın eski semtlerinden birinin ismidir. Ayrıca, Hacı Bayram Veli'nin doğup büyüdüğü semt olduğu için de Ankaralılar için çok önemlidir.
Solfasol semtinin gerçek adı bildiğim kadarı ile "Zülfazıl idi. Ankara'da Hacı Bayram Veli'nin köyü "Zülfazıl( Çok faziletli)"ın ismini de "Solfasol" diye değişmiştir.
Zülfazıl>Sulfasol>Solfasol...


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> ANKARA - Haberler ve Sohbet