Ana Sayfa  



Denizli - Buldan
Sayfa: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12  Sonraki
cevap yaz Ana Sayfa -> Diğer Şehirler
Müjdat




Sal 26 Tem 2005, 16:12   PARK

Alıntı:
HONAZ
Maalesef değil Ayhan35



(+)





(+)





(+)





(+)


Sevgiyle kalın


En son Müjdat tarafından Sal 26 Tem 2005, 16:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Müjdat




Sal 26 Tem 2005, 16:17  



(+)





(+)





(+)


HASTANE


(+)


Sevgiyle kalın


 mesajı beğendiniz mi?
Müjdat




Sal 26 Tem 2005, 16:26  



(+)





(+)





(+)





(+)





(+)





(+)





(+)





(+)


Sevgiyle kalın


 mesajı beğendiniz mi?
Müjdat




Prş 28 Tem 2005, 13:35  

Alıntı:
buldan olabilirmi acaba!ben nazilli'de oturuyorum.bize bu kadar yakın bi yer var mıydı?


Sevgili Aksu09, evet bu fotoğraflar harikalr diyarı BULDAN'a ait ! Tebrik ederim seni ve Egeerhan abimizi
Buldan hakkında yazılan aşağıda ki yazı çok hoşuma gitmişti. Sizlerle paylaşmak istedim.

BULDAN ve SÜLEYMANLI Yaylası:

Genç Osman'ın yeleğinin, Barbaros Hayrettin Paşa'nın şalının, Osman Gazinin elbiselerinin, Yıldırım Beyazıt'ın kızının gelinliğinin dokunduğu, kısaca o dönemin padişahlannı, sultanlarını ve beylerini giydiren bir ilçe Buldan... Kendi adını verdiği, hepimizin yakından bildiği, "Buldan Bezleri" ile ünlü bir ilçe Buldan... Her evi aslında bir fabrika olan, fabrikasında el emeği ve alınterinin, sevgiyle birlikte eğirilerek iplik haline getirildiği, sevda türküleri ile dokunup, güzelden anlayana ikramların yapıldığı bir belde burası... Bayanlarımızın alışveriş iştahlarını kabartacak her türlü tılsımı bünyesinde barındıran bir ilçemiz... Bir zamanlar nostalji için alışverişlerin yapıldığı, günümüzde ise artık modaya uymak için de ziyaret edilen şirin olduğu kadar yeşil. bir ilçe...Öyle sanıyorum ki bu sözlerden sonra sizlerde burayı merak etmeye başladınız... Meraklanmakta bence haklısınız. Vakko'nun, Beymen'in ve diğer bir çok ünlü modacının buraya gelerek kumaşlar aldığını biliyorsanız buraya gitmekte acele edeceğiniz de bir gerçek. Sözü uzatmadan hazırsanız satırlarımda sizleri oraya doğru hoş bir yolculuğa çıkaracağım...


Buldan, Denizli'ye 46 kilometre uzaklıkta, Güneybatı istikametinde, Denizli-Alaşehir yolu üzerinde bulunan şehrin nüfusu ise 13.100. Şu anda Denizli-Alaşehir-Manisa yolu üzerinde seyir halindeyiz. Bu gördüğünüz kar yağmış gibi görünen araziler pamuk tarlalarıdır. Menderes Ovası olarak bilinen bu ovada yetişen pamuklar Dünya'nın en kaliteli pamuklan olarak bilinir... Denizli'nin tekstildeki başarısının en önemli sırlarından birisidir bu pamuklar... EIbette Buldan Bezleri'de bu pamuklardan üretilir... Bu pamuklar sadece giyimde değil, çekirdeğinden yemeklik yağ, kimyevi maddeler ve daha nice üretimlerde de kullanılır. Bu ovadan binlerce ton pamuk kaldırırız. İşte pamuk tarlaları bitti şimdi sıra üzümde... Her derde deva üzüm... Buradan Manisa'ya kadar uzanan üzüm bağlan Türkiye'de ve hatta dünyada çok meşhurdur... Bakın şuradaki tabelayı görüyor musunuz?.. "Barbaros'un Şalı Buldan'da Dokundu Biliyor muydunuz?.." Hemen arkasında bir tabela daha var. "Yıldırım Beyazıt'ın kızının gelinliği Buldan'da dokundu..." yazıyor. Bu tabelalar böyle devam eder gider... Genç Osmanın yeleğinden II. Mehmet'in yelkenlerinin burada dokunduğundan da haber verir bizlere... Şu kavşaktan sola dönüp, Buldan yoluna girmemiz gerekiyor... 5 dakika sonra merkezde olacağız. İsa'dan önce 2. yüzyıla kadar uzanan tarih süreci içerisinde atalarımızın buraya yerleşme tarihi 1335 olarak biliniyor. Sırası ile Aydınoğulları Beyliği, İnançoğulları Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği ve Osmanlı tarafından yönetilen Buldan, Yunanlılar tarafından işgal edilmiş. Kuvayi Milliye'yle birlik olup 4 Eylül 1922 yılında düşmanı Buldan'dan kovarak işgalden kurtulmuşlaı-. Çarşı meydanına da geldik. Bundan sonra sizleri kendi halinize bırakıyorum. Buram buram dokuma kokan dükkanlar, Buldan'ın güler yüzlü tezgahtarları sizleri karşılamaya hazırlar... İştahla alışverişlerinizi yapabilirsiniz ancak, zamanın çabuk geçtiğini unutmayın... Yemek için Süleymanlı Yaylası'nda olmamız gerekiyor. Size zamanın çok çabuk geçtiğini söylemiştim... Bakıyorum elleriniz dolu... Çantaların bir kısmını yanınıza almanız gerekecek. Hazırsanız yaylaya hareket edelim. Emniyet kemerlerinizi takın oldukça dik bir yokuştan çıkacak ve eşsiz manzaraların içerisinden geçeceğiz... Makinelerinizi hazırlayın. Yüksekten Buldan'ı ve tüm Denizli ovasını resimleyebilirsiniz... Hatta Pamukkale'yi bile buradan görüntüleyebilirsiniz... Bu bitki örtüsünü başka yerlerde görmeniz pek mümkün değil... Şu yolun kenarında gördüğünüz orman kara çam, kızıl çam ve meşe ağaçlarından oluşuyor. Bu ormandaki ağaçlar 1000 yaşın üstünde... Yolun kenarındaki gölü mü soruyorsunuz?.. Burası size bahsettiğim yer Süley manlı Gölü ve Süleymanlı Yaylası... Milli Park olarak ilan edilen bu yaylanın denizden yüksekliği 1150 metre. Buraya bir meteorun düşmesi sonucu bu göl oluşmuş... Kuş cenneti özelliğini taşıyan bu gölde yüzlerce çeşit kuş barınıyor. Adeta sazlıklar tarafından üzeri örtülen gölün içinde balıklar dahil değişik canlılar yaşıyor. Şu gördüğünüz beyaz ördekleri mi soruyorsunuz?.. Onlar geçtiğimiz yıl Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu'nun burayı ziyareti esnasında bırakılan Pekin Ördekleridir... Angutlar, yeşilbaşlar, çulluklar, balıkçıllar ve karabataklar sizi doğanın içine çekiyor değil mi?. Burnuma nefis kebap kokuları geliyor... İyice de acıktık... Bu manzarada yenilen yemek, içilen su bir rüyadaymışsınız gibi insanı doyurmuyor... Evet yemeğimizi Göl Motel'de yiyeceğiz... Süleymaniye Köyü'nün genç muhtarı Metin Uz sofrayı kendisi hazırladı... Soğumadan kebapları atıştıralım... Su toprak kap içerisindeki yoğurttan, baldan ve kaymaktan hatta bu yaylada yetişen şu kirazlardan da yemeyi unutmayın... Öyle sarııyorum ki ben yemeyin desem de siz yiyeceksiniz... Hepiniz şu anda kontrolden çıktınız sanıyorum. Neyse ki burada yenen yemek insanı hiç etkilemiyor. Gelin şu çimenlere biraz oturup muhtarın o nefis kahvelerini yudumlayalım... Bu yayla 7 tepe üzerine oturmuş... Her biri bir tepe de olmak üzere 7 kardeşin mezarları var... Bu mezarlara 'Güldede' deniyormuş... Hiç bakılmadığı, sulanmadığı halde yetişen bu güllerden isim alan mezarlar buraya ayrı bir anlam kazandırıyor... Ağustosta olmamıza rağmen ben üşümeye başladım... Üzerime bir parka alacağım. Sizin de almanızı tavsiye ederim. Parka yoksa aldığınız masa örtüleri sizi soğuktan korumaya yetecektir. Bu arada akşam da olmak üzere isterseniz dönüş için hazırlıklara başlayalım.
Kaynak: http://www.denizliso.tobb.org.tr/ekolarsiv/sayi8/yayla.html

Sevgiyle kalın


En son Müjdat tarafından Prş 28 Tem 2005, 14:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?
Müjdat




Prş 28 Tem 2005, 13:44   BULDAN'DA DOKUMACILIK



(+)





(+)





(+)





(+)





(+)





(+)



Sevgiyle kalın


 mesajı beğendiniz mi?: +3
Mesajları seç: