Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı

Türkiye'nin Kuzey İrak ile Coğrafi Sınırlarının Statejik Tedbirler Çervesinde Yeniden Çizilmesi Gerekir mi ?
Evet
76.2%
 76.2%  [112]
Bilmiyorum / Fikrim yok
6.1%
 6.1%  [9]
Hayır
17.7%
 17.7%  [26]
Toplam Oy : 147

fatih civelek
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 16:51
Hakkari - Türkiye'nin Kuzey İrak ile Coğrafi Sınırlarının Kaydırılması Önerisi (Stratejik Tedbirler)



Hakkari
Türkiye'nin Kuzey İrak ile
Coğrafi Sınırlarının Yeniden Çizilmesi




Herkes Taha Akyol'u tanır. Kendisi CNN Türk'te ' Eğrisi Doğrusu ' isimli programı sunmaktadır. Bugün Habertürk'te Taha Akyol Canlı bağlantıda Türkiye'nin İrak ile coğrafi sınırlarının yeniden çizilmesi önerdi. Burada bahssetiği husus ise, sınırların değiştirilmesi değil. Derin Vadilerden Yükek Tepelerden ve Sarp bölgelerden geçen bu sınırın gerekirse biraz geriye çekilip koruma ve korunma hattının daha belirgin belirlenmesi üzerine. Daha daha başka olarak Taha Akyol bahsettiği üzere, Mustafa Kemal Atatürk Iran ile işbirliği yaparak sınırı daha iyi ve etkin koruyabilmek adında daha tertipli ve düzenli SINIR HATTI anlaşması yaptığı yolunda oldu. Hatta daha fazla toprağı Iran'a bırakarak bu etkin ve daha tertipli hattın oluşmasının başmimari olarak Atatürk gösteriliyor. Lozan anlaşması ile ilgili birşey daha demişti Taha Akyol, ama orayı tam olarak anlayamadım.

Soru Bu tip bir Proje Hakkari'nin Kuzey Irak ile paylaştığı sınırlar ile yapılamaz mı ?




konuyu daha iyi anlayabilmek için birkaç uydu örneği sunalım:



(+)



(+)







(+)



En son resim çukurca bölgesinde ki Kuzey Irak sınırında ki çoğrafyayı gözler önune seriyor.




Bu konuda bilgi edinmek açısından bir de bir kaynak aktaralım:


Türkiye - iran sınırının bitim noktasından başlar. Genellikle doğu batı yönünde uzanır ve Türkiye-Suriye -Irak sınırının kesişme noktası olan Habur-Dicle (Hezil) çayı kavşağında son bulur. 331 km uzunluğunda olan Türkiye-lrak sınırı çok dağlık bir sınırdır. Türkiye-lrak sınırının 107 km lik bir bölümü akarsuların vadilerinden geri kalan bölümü ise çok sarp ve engebeli bir araziden geçmektedir.

Lozon barış görüşmelerinde Türkiye, bölge nüfusunun çoğunun Türk olması nedeniyle Musul ve dolaylarının Türkiye’de kalması gerektiği tezini ileri sürmüştü, ingilizler kendi çıkarlarına uymayan bu teze karşı çıkmıştır, ingiltere ile Türkiye arasındaki uzun görüşmeler sonucu 1926′da imzalanan Ankara Anlaşmasıyla yukarıda belirtilen Türkiye-lrak sınırı çizilmiştir.

Türkiye-lrak sınırının Türkiye kesimi ile Irak kesimi arasında doğal, beşerî ve ekonomik dengesizlikler vardır. Sınırın Türkiye kesimi, büyük çoğunlukla Hakkâri ili sınırları içindedir. Bu arazi; Buzul Dağları ve Hakkâri Dağları gibi, doruk noktaları 3600 ile 4000 m yi bulan, çok engebeli, sarp ve dik yüzeylerden oluşmuştur. Buna karşılık Irak kesimi, yükseltileri 1500-2000 m.yi geçmeyen daha alçak yörelerden oluşur. Bu nedenlerle, sınırın Türkiye kesimi seyrek nüfuslu ve ekonomik açıdan geri bir bölge, Irak kesimi ise petrol üretim nedeniyle zengin bir bölgedir. Sınırlarımıza 130 km kadar uzaklıkta yer alan Musul’un nüfusu 600 bine yaklaşırken Türkiye kesiminin en büyük il merkezi olan Hakkâri, 1990′da 30 000 nüfuslu, kasaba görünümlü bir yerleşmedir.

Sınırın İrak tarafında bulunan Musul, Kerkük (1990′da 250 bin) ve Er-bil (1990′da 334 bin) ile dolaylarında, bugün bile, 700-800 bin dolayında Türk nüfus yaşamaktadır. Bu kalabalık nüfus kitlesi, Irak’ta zaman zaman baskı ve zülüm görmektedir. Olayın temelde gerçek sorumlusu ise, hiç kuşkusuz çıkarcı ingiliz politikasıdır. Çünkü, öncelikle çıkarlarını düşünen bu ülke, Musul-Kerkük ve Erbil dolaylarını, zorla ve oldu bitliye getirerek ülkemizden koparmıştır.

..

Türkiye zaman zaman askeri güç kullanarak, bu bölgeye hava saldırıları ‘ve kara harekâtı yapmak zorunda kalmıştır. Kuzey Irak’ta yaşayan Kürt grupların örgütlenmiş olmalarına rağmen, 1 milyon dolayındaki Türkün herhangi bir örgüte sahip olmaması düşündürücüdür.

kaynak: http://www.herkonudan.com/genel-kultur/kulturel-b ...rlari.html


Teşekkürle
fatih civelek



En son fatih civelek tarafından Cum 25 Hzr 2010, 12:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


MeteHan!
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 16:53

Bu karmaşık,dağlık,zor sınır yanılmıyorsam İNGİLİZ eseri.


serkan alkan
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 17:08

Alıntı:
Bu karmaşık,dağlık,zor sınır yanılmıyorsam İNGİLİZ eseri.

akıllı adamlar günü değil yüzyılları düşünüyorlar


fatih civelek
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 17:53

Ee .. bu konu üzerine fikir yazabilecek ve konuya derinlik kazandırabilecek donanımlı arkadaşlar yok mudur ??


serkan alkan
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 18:03

sorun sınırları ileri geri taşımakla biticekmi? hayır. maalesef ülke olarak biz bu terörü bitirmek istemiyoruz veya bitirecek kapasitemiz yok. aslında her ikiside geçerli. hem bitirmek istemiyoruz hemde bitirecek kapasitemiz yok. Türkiyede en ucuz şey insan hayatıdır. şehit anaları babaları. evlatları öldüğünde. genelkurmay başkanı, başbakan vs lerin yakasına yapışıp evlatlarının hesabını sormadığı sürece bu terör bitmez. şehitler ölmez vatan bölünmez. ölen öldüğüyle kalıyor maalesef.


Erkan Kvk
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 18:12

FATİH BEY sınır değişip sorunlarımızı inkar edersek hiçbir faydası olmaz.
Hala gerçek sorunu ıskalıyoruz. İlker Başbuğun dediği gibi pkknın yeni eleman kazanmasının önlenmesi gerekiyor

Siz Avrupada yaşadığınız için bu işleri daha iyi bilmelisiniz silahla bu iş çözülmez.
Kim bu iş silahla çözülür diyorsa pkknın amacına hizmet eder.

İspanya basklılar ve katalanlılarla
İngiltere irlandalılarla nasıl sorunlarını çözdüyse
Türkiyede çözebilir yeterki sorunlara doğru teşhis koyalım
80 yıldır ya inkar ediyoruz yada asimilasyonu savunuyoruz bu politikaları savunanlar gencecik askerlerin ölümünden sorumludur.


fatih civelek
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 18:13

Bugün ülkenin zirvesi Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine bir ara gelip 3 saat toplantı yaptılar. Kısa ve Orta vaadede stratejik plan belirlendi sanırım.

Amaç bu sınırın geri çekilmesiyle bir tampon bölgenin kurulup Iran ve Süriye ile birlikte güvenli çografi kuşak oluşturulabilir diye düşünüyorum. Bu hayli hayli stratejik tedbir olarak düşünülebilir.


fatih civelek
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 18:18

Alıntı:
80 yıldır ya inkar ediyoruz yada asimilasyonu savunuyoruz


Erkam bey, ben bu cümlenize katılmam mümkün değil !! Ne inkarı ne asimilasyonu. Bir cümleye iki kelime sığdırdınız. Biraz daha açıklama getirebilir misiniz lütfen Kim kimi asimile ediyormuş?

Hadi siz de aklınızda ki çözümü sunun bakalım. Devlete ne öneriyorsunuz. Lütfen bu başlık altında sınırımızın nasıl daha güvenli hale getirilebilir ondan bahsedelim. Konu dışı başlıklar silinecektir !!

Teşekkürler
fatih civelek


selim53
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 18:33

dağda sınır mı olur.düzlüğe kadar ineceksin ondan sonra sınırı çizeceksin.anadoluda kurulan türk beylikleri ve kafkasyada kurulan küçük türk devletlerin bile daha düzgün sınırı vardı.nasıl siyasiler vardı o dönemde bu sınır konusunda kasıt yapıldı.bugünün planı 90 yıl önceden planlanmış.bu sınır konusunda türkiyeye ihanet edilmiştir

E.Turan

4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 18:46

Sınır taşları dağın tepesinde...
Adamlar çığlıdan ora köyüne daha haziran 1 ine kadar istediği gibi geçiyorlardı...
Haziran 1 eylül 1 arasında dağda gördüğümüz her canlıyı vurma emri geldi...
Şimdi izin isteyerek öyle geçiyorlar...
Zaten sınır diye bişey yok açıkcası mevziilerimiz sınır taşının diğer tarafında...
Oralara tamamen hakimiz istediğimiz gibi at koşturuyoruz...
Her yer dağ taş dağlar üzerimize üzerimize geliyor sanki...
Tarıma elverişli değil...
Yaşamaya hiç değil...
O insanlar orada neden yaşar anlamam...
Dışardan göründüğü gibi değil!...
Sırtımıza yüklüyorlar 25 30 kilo çantayı gece 10 da başlıyoruz yürümeye sabah 5 de pusuya varıyoruz...
Kimi kimden koruyoruz Anlamış DE-Ğİ-LİM!...
Açıkcası doğduğum güne lanet etmiştim...
Botu çıkarıp sivilleri giydiğimde yürüyemiyordum...
Vallahi düz yolda yürümede zorluk çektim ilk hafta...
Her taraf dağ taş...
Neden oralar için savaşırlar ki ?
Kim verecek bu cevabları bana ?...


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET