Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Timucin Kidis
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 14:46
Devler Türkiye için füze savaşında


Türkiye’nin satın almayı planladığı yüksek irtifa hava savunma sisteminde, dünya genelinde, ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerin ürettiği füze tipleri başlıca alternatifleri oluşturuyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi çerçevesinde ABD’nin Patriot füzelerinin en güçlü alternatifi olarak Rusların S-300-400 füzeleri gösteriliyor.

Diğer alternatiflerden Çin’in füzeleri, uzun menzilden daha çok orta irtifa hava savunma sistemleri konusunda uzmanlaşmış durumda bulunuyor.

-PATRIOTLAR- ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a bağlı olan Savunma Güvenlik ve İşbirliği Dairesi (DSCA) Türkiye’ye, potansiyel olarak değeri milyarlarca doları bulabilecek uzun menzilli hava savunma ve füze savar füze sistemleri satımı için Amerikan Kongresi’nin iznine resmen başvuruda bulunmuştu.

Patriot’ların muhtemel potansiyel satış ekipmanı, 13 ateşleme bataryası, 72 PAC-3 füzesi, çeşitli başka füze türleri ve ilgili diğer sistemlerini içeriyor. Patriot PAC-3 sistemleri ABD’nin Lockheed Martin ve Raytheon şirketleri tarafından üretiliyor.

-PAC-3 SİSTEMİ- Tüm Patriot füze sisteminden (PAC sistemi) oluşan yeni nesil uzun menzilli füze sistemi, füze fırlatıcılarına 16 füze birden yerleştirilebilme ve yüksek düzeyde isabet gücüne sahip bulunuyor.

Patriot füzelerinin hava savunma radarları, düşman füzelerinin yerini 100 kilometre uzaklıktayken saptıyor ve kilitlendikten sonra da 15-20 saniye içinde hedefi yok ediyor. Patriotlar 70 kilometre menzile sahip bulunuyor.

PAC-3 füze sistemi, kitle imha silahları için silahlandırılmış Taktik Balistik Füzelere karşı etkin savunma sağlıyor.

-YENİ GÜÇLÜ ALTERNATİF RUS S-300-400 FÜZELERİ- Rusların ürettiği S-300 sistemleri de önemli bir alternatif oluşturuyor.

150 kilometre menzilli S-300 füzeleri 27 kilometre irtifaya ulaşabiliyor ve hedefine 8-10 saniye arasında kilitlenip ateşlenebiliyor.

Savunma kaynakları, son dönemde Rusya’nın S-300’lerden sonra S-400 füzelerini geliştirdiğini, bu sistemin ise Patriotlara ve diğer sistemlere karşı büyük üstünlüğü bulunduğunu belirttiler. S-400’ler 5. kuşaktan hava savunma sistemi olarak tanınıyor. Kapasitesi açısından S-300 sistemini iki misli aşan S-400’lerin menzili ise 400 kilometre. S-300 sistemi aynı anda 6, S-400 sistemi de 12 hedefe füze atabiliyor ve saniyede 2 bin 800 metre hızla hareket eden hedefleri vurabiliyor.

Edinilen bilgiye göre, Rus Rosoboronexport firması, Türkiye’ye en son nesil S-300-400 füzelerini satma niyetinde bulunuyor.

Bu arada, Ruslarla ortak üretim imkanları üzerinde de duruluyor.

-ÇİN’İN HQ FÜZELERİ- Çin’in dikine fırlatma kabiliyetli uzun menzilli hava savunma füzesi HQ füze sistemi, ikili ve altılı bataryalar halinde konuşlandırılıyor.

Batı sistemlerinde görülen, füzenin fırlatma kutusu içinde direkt ateşlenmesi uygulamasının aksine HQ, fırlatma tüpü tarafından dışarı itilerek ateşlemesini havada gerçekleştiriyor. Bu sayede arkasında bıraktığı sıcak eksoz gazlarının gemi yapısına verdiği zararı azaltan sistem, füze üzerinde takip metodunu kullanan satıhtan radar güdümünü kullanıyor.

20 bin metre irtifa ve 100 kilometre menzile sahip bulunuyor.

-TSK’NIN ELİNDE YÜKSEK İRTİFA YOK- TSK envanterinde halen uzun menzilli füze ve hava savunma sistemi ise bulunmuyor. Türkiye, halen kısa menzilli hava savunma ihtiyacını Rapier ve kaideye monteli Stinger füze bataryalarıyla, orta menzilli hava savunma ihtiyacını ise modernize edilmiş I-Hawk füze sistemleriyle karşılıyor.

Türkiye’nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi ihtiyacı ilk olarak ABD’nin Irak’a yönelik 1991 ve 2003 yıllarındaki harekatları sırasında ortaya çıktı. Harekat dönemlerinde NATO kendi imkanlarını seferber ederek Türkiye’ye Patriot sistemleri gönderdi. Irak’ın Scud füzelerine karşı güvenliği de Patriot füze sistemleri sağladı.

-SİSTEM NASIL İŞLİYOR- Yüksek irtifa-uzun menzilli hava savunma sistemi, uzun menzilli füze tehditlerini Türk hava sahasına girmeden bertaraf etmeyi amaçlıyor.

Yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin çalışma esasında ise düşman füzelerinin Türk topraklarını hedef aldığının tespit edilmesinin ardından, uyduların da yardımıyla, hava savunma sistemleri ve buna bağlı bataryalar çalıştırılıyor.

Hava savunma füzeleri, 50-300 kilometrelik bir alan içinde düşman füzelerini durdurabiliyorlar.


alican3565
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 14:51

En iyi rus füzeleri gibi duruyo ABD İsrail bile bu füzelerden çekiniyor.
Abd kendi yaptığı tüm silahları etkisizleştirme teknolojisine sahip olduğu için yarın insraildn gelecek bir saldırı karşısında ne kadar işe yarayacak şüpheliyim.


ÖZTÜRK_Y77
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 15:00

Türkiye Rusya ile S300 ve S400 füzeleri almaktan çok ortak üretim yapma yönünde girişimlerde bulunmalı hazır almanın anlamı benim için yok
Heronlar alındı fakat daha istihbarat açısından elde somut bir şey yok olacağını da zannetmiyorum Türkiye’nin kendi yapımı olan istihbarat sağlayacak uçaklarımız ağustosta Türk Silahlı kuvvetleri envanterine girecek

Rusya’dan geçici olarak hava sahamızı kontrol edecek S 400 alabiliriz fakat dediğim gibi ortak üretim yollarının araştırması yapılmalı ve bu füzelerin benzeri veya gelişmiş versiyonlarını Türkiye üretmelidir
Türkiye teknolojisi ve insan kaynağı buna imkan vermektedir. Bunu yapabilecek yeteneğimiz ve zekâmız var
YETERKİ GAYRET GÖSTERELİM


onurkaya60
4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 15:45

Rus sistemleri başarı ve teknik özellikler bakımından ön plana çıkıyor.Bölgemiz itibarı ile böyle sistemlere ve hava savunma şemsiyesine ciddi bir ihtiyacımız var.Elimizde uzun menzilli sistem olmadığı gibi orta menzilde ABD yapımı I-HAWK ile teknolojisi artık miadını doldurmuş olan ve Şile'de yapılan atışlar neticesinde kademeli olarak envanterden çıkarılan Nike Hercules füzeleri bulunuyor.

Hava savunmamızı millileştirme konusunda son zamanlarda ciddi adımlar atmaya başladık.Aselsan omuzdan atılan stinger füzelerini geliştirdiği kaideye monteli sistemlerle (Atılgan, Zıpkın, KMS) daha etkili hale getirdi ve üstelik bunu Hollanda'ya ihraç etti.Atılgan ve Zıpkın sistemleri dünyadaki muadilleri arasında en başarılı ssitemlerden ikisi olarak göze çarpıyor (bir diğeride ABD menşeli Avenger).Bunun dışında geçen hafta düzenlenen SSİK toplantısında orta irtifa hava savunma sistemi ihalesi Aselsan ve Roketsan'a verildi.Böylece ortaya çıkacak özgün modellerle orta menzilde de sistemlerimizin millileştirilmesi sağlanacak.Bu proje de meyvelerini vermeye başladıktan sonra sıra elbette uzun menzilli sistemlere de gelecektir.


turgutharun

4 yıl önce - Pts 21 Hzr 2010, 15:57

Ülkemiz içinde bulunduğu politik durumda Rusya ve s400 en iyi seçenek gibi durmakta buna şüphe yok.Ortak üretim kesinlikle düşünülmesi gereken ve bencede olmazsa olmaz koşullardan biri olmalıdır.Bildiğim kadarıyla s400ler çok yeni olduğu için bunların ortak üretimine Rusya sıcak bakmasada ortak s300 üretimi düşünülüp s400 hazır alımınada gidilebilir.Butür ortak Projelerin Savunma sanayi firmalarına tecrübe kazandırmada önemli bir etken olacağı aşikardır.


Hüseyin Fehimoğlu
3 yıl önce - Pzr 26 Arl 2010, 16:57

İşte Türkiye'nin ilk nükleer füzesi: İbrahim

Alıntı:

İşte Türkiye'nin ilk nükleer füzesi: İbrahim

Habertürk, 49 yıl önce İzmir'e yerleştirilen üç nükleer füzenin fotoğraflarını buldu

Evet, efsane gerçek çıktı. Türkiye’nin nükleer başlıklı füzeleri vardı. Ama bu füzeler ABD’nin ‘geçici’ hediyesiydi. Üstelik, NATO ülkelerinden başka gönüllü çıkmayınca ABD, Rusya’ya gözdağı verecek nükleer başlıklı füzelerden 15’ini Türkiye’ye 1961’de teslim etti. İzmir Çiğli’ye yerleştirilen ve ‘İbrahim’ adı verilen füzeler, ABD’nin Rusya ile Küba krizini aşmadaki kozu olunca 1963’te geri götürüldü.



ABD 2 BİN TÜRK SUBAY-SİVİL EĞİTTİ
İzmir Çiğli’de konuşlu füzeler için Türkiye’nin toplamda görevlendirdiği asker-sivil personel sayısı 2 bini buldu. Türkiye’nin füzelerin idaresini devralması için ABD’ye eğitime gönderilen subaylar, 18 Nisan 1962’de deneme atışı da yaptı. NASA’nın Cape Canaveral’daki üssünde tamamen Türkler’in komutasındaki bir Jüpiter füzesi başarıyla fırlatıldı.

İŞTE 1963'TE ÇEKİLEN ÇOK GİZLİ FOTOĞRAFLAR...

Türkiye’deki füzelerin başından ilginç olaylar da geçti. Füzeler açıkta durduğu için çevredeki köylüler ne olduklarını soruyordu. Onlara füzelerin minare olduğu anlatılıyordu. ABD Senatosu bir araştırma için geldiği Çiğli’de bir füzenin motoruna bir kurşun isabet ettiğini de ortaya çıkardı. Bir füzenin de elektrik bataryasının patladığı ve kontrol panelinin bozulduğu anlaşıldı.

En son Wikileaks belgelerinde yazınca bir kez daha gündeme gelen İncirlik Üssü’nde nükleer silah olup olmadığı tartışmaları tekrar alevlendi. Türkiye’de nükleer silah olduğu ise bir dönemherkesçe biliniyordu.

TÜRK BAYRAKLI NÜKLEER

Siyaset tarihine geçen ve 1962’de ABD ile Sovyetler Birliği’ni nükleer savaşın eşiğine getiren Küba füze krizinin, Türkiye’deki Jüpiter füzeleri ile Küba’daki Sovyet nükleer füzelerinin karşılıklı çekilmesiyle son bulduğu ortaya çıktı. ABD Hava Kuvvetleri Tarih Araştırmaları Ajansı, ABD Silah Kontrol ve Silahsızlanma Ajansı, Ohio ve Tufts Üniversitesi’nin finansmanıyla 1997 yılında hazırlanan ve daha sonra kitaplaştırılan bir araştırma ise nükleer başlıklı Jüpiter füzelerinin komutasının Türk ordusunda olduğunu tarihe not düştü. 1 Haziran 1960’ta teknik anlaşmanın imzalanmasıyla yer araştırmaları sonucunda nükleer füzelerin İzmir Çiğli’ye yerleştirilmesi uygun bulundu. 5 fırlatma rampası ve nükleer başlıklarıyla 15 Jüpiter füze yerleştirilecekti. Hedef ise Sovyetler Birliği’nin batısındaki nükleer füze üsleriydi. Türkiye’nin bu füze üssünü idare edecek personeli olmadığı için Türk subaylar ABD’ye eğitime gönderildi.

IBRM, İBRAHİM OLDU
‘Orta menzilli balistik füze’nin İngilizce kısaltması IBRM olunca füzelere de “İbrahimII” kod adı verildi. “İbrahimI”in olup olmadığı ise araştırmalarda ortaya çıkmadı. İbrahim’e dönüşen füzelerin ilk partisi ve ilk fırlatma rampası Çiğli’de 6 Kasım1961’de faaliyete geçti. Füzelere Türk bayrakları çizildi. 1962’de bütün İbrahim’ler operasyonel hale geldi. 22 Ekim 1962’de füzeler tamamen Türk ordusuna devredildi. Aynı ay ABD ile Küba arasındaki krize Rusya da müdahale edince füze krizinin çözüm anlaşmasına Türkiye’deki füzeler de girdi ve bir süre sonra füzeler söküldü. Türkiye İbrahim’lerin sökülmesine dirense de ABD’nin daha çokmodern silah vermesi karşılığında füzeler söküldü.

HİROŞİMA’YA ATILAN BOMBANIN 100 KATI GÜCÜNDE

'İBRAHİM' adı verilen Jüpiter füzesinin 1963 yılında Çiğli’de sökülmesine az bir zaman kala çekilen fotoğrafında da görüldüğü gibi üzerinde Türk bayrağı vardı. Resimde net gözükmese de bayrağın altında bir ok ve nükleer bombanın patlamasından sonra ortaya çıkan mantar bulutu çizimi de bulunuyordu.

MOTORU ‘ETEKLİ’
Füzeler açıkta durduğundan motor bölümü, dış etkenlere karşı ‘etek’ adı verilen bir muhafaza içinde duruyordu. Füze fırlatılacağı zaman ‘etek’, çiçek gibi açılıyordu. Jüpiter, açık hedef olduğu için savaş halinde 15 dakikada fırlatılması gerekiyordu, bu yüzden nükleer başlıklar sürekli takılıydı. Füzenin uzunluğu 18 metre, çapı ise 2.74 metreydi. Her bir nükleer başlık 1.44 megaton kapasitesiyle Hiroşima’ya atılan bombanın 100 katı gücündeydi.



FÜZELER TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

ABD’li araştırmacı Philip Nash’in Other Missiles of October (Diğer Ekim Füzeleri) başlıklı araştırmasına göre füzelerinin Türkiye macerası şöyle: ABD 1957 yılında NATO üyelerine orta menzilli balistik nükleer füze olan Jüpiter’i yerleştirmeyi teklif etti. ABD Başkanı Eisenhower, füze verilecek ülkelerde yerel personel kullanılmasına karar verdi. Fırlatma anahtarı bir ABD ve bir yerel subayda duracaktı.

Onun dışında Amerikalı gözlemcilerin de olacağı füze üssü, yerel kuvvetlerce komuta edilecekti. Türkiye aynı yıl füzelerin kendi topraklarına yerleştirilmesi için başvurdu. Dönemin ABD Silahlı Kuvvetleri Avrupa Başkomutanı Lauris Norstadt, hükümetine “Türkler savaş yanlısı... Savaş istekleri artar’ diye rapor verdi. Bunun üzerine Türkiye ile müzakere başlatılmadı. Ancak, İtalya dışında hiçbir ülkeden olumlu sonuç alınamayınca 1959’da Türkiye’ye füze verilmesine yeşil ışık yakıldı. 19 Eylül 1959’da iki ülke anlaşma imzaladı.


Kaynak : Habertürk


ugurbey90

3 yıl önce - Pts 27 Arl 2010, 00:02
Amerika Yıllar Önce de Bizi Kalkan YAPMIŞTI!












Alıntı:
Evet, efsane gerçek çıktı. Türkiye'nin nükleer başlıklı füzeleri vardı. Ama bu füzeler ABD'nin 'geçici' hediyesiydi. Üstelik, NATO ülkelerinden başka gönüllü çıkmayınca ABD, Rusya'ya gözdağı verecek nükleer başlıklı füzelerden 15'ini Türkiye'ye 1961'de teslim etti. İzmir Çiğli'ye yerleştirilen ve 'İbrahim' adı verilen füzeler, ABD'nin Rusya ile Küba krizini aşmadaki kozu olunca 1963'te geri götürüldü.

ABD 2 BİN TÜRK SUBAY-SİVİL EĞİTTİ

İzmir Çiğli'de konuşlu füzeler için Türkiye'nin toplamda görevlendirdiği asker-sivil personel sayısı 2 bini buldu. Türkiye'nin füzelerin idaresini devralması için ABD'ye eğitime gönderilen subaylar, 18 Nisan 1962'de deneme atışı da yaptı. NASA'nın Cape Canaveral'daki üssünde tamamen Türkler'in komutasındaki bir Jüpiter füzesi başarıyla fırlatıldı.

Türkiye'deki füzelerin başından ilginç olaylar da geçti. Füzeler açıkta durduğu için çevredeki köylüler ne olduklarını soruyordu. Onlara füzelerin minare olduğu anlatılıyordu. ABD Senatosu bir araştırma için geldiği Çiğli'de bir füzenin motoruna bir kurşun isabet ettiğini de ortaya çıkardı. Bir füzenin de elektrik bataryasının patladığı ve kontrol panelinin bozulduğu anlaşıldı.

En son Wikileaks belgelerinde yazınca bir kez daha gündeme gelen İncirlik Üssü'nde nükleer silah olup olmadığı tartışmaları tekrar alevlendi. Türkiye'de nükleer silah olduğu ise bir dönemherkesçe biliniyordu.

TÜRK BAYRAKLI NÜKLEER

Siyaset tarihine geçen ve 1962'de ABD ile Sovyetler Birliği'ni nükleer savaşın eşiğine getiren Küba füze krizinin, Türkiye'deki Jüpiter füzeleri ile Küba'daki Sovyet nükleer füzelerinin karşılıklı çekilmesiyle son bulduğu ortaya çıktı. ABD Hava Kuvvetleri Tarih Araştırmaları Ajansı, ABD Silah Kontrol ve Silahsızlanma Ajansı, Ohio ve Tufts Üniversitesi'nin finansmanıyla 1997 yılında hazırlanan ve daha sonra kitaplaştırılan bir araştırma ise nükleer başlıklı Jüpiter füzelerinin komutasının Türk ordusunda olduğunu tarihe not düştü. 1 Haziran 1960'ta teknik anlaşmanın imzalanmasıyla yer araştırmaları sonucunda nükleer füzelerin İzmir Çiğli'ye yerleştirilmesi uygun bulundu. 5 fırlatma rampası ve nükleer başlıklarıyla 15 Jüpiter füze yerleştirilecekti. Hedef ise Sovyetler Birliği'nin batısındaki nükleer füze üsleriydi. Türkiye'nin bu füze üssünü idare edecek personeli olmadığı için Türk subaylar ABD'ye eğitime gönderildi.

IBRM, İBRAHİM OLDU

'Orta menzilli balistik füze'nin İngilizce kısaltması IBRM olunca füzelere de "İbrahimII" kod adı verildi. "İbrahimI"in olup olmadığı ise araştırmalarda ortaya çıkmadı. İbrahim'e dönüşen füzelerin ilk partisi ve ilk fırlatma rampası Çiğli'de 6 Kasım1961'de faaliyete geçti. Füzelere Türk bayrakları çizildi. 1962'de bütün İbrahim'ler operasyonel hale geldi. 22 Ekim 1962'de füzeler tamamen Türk ordusuna devredildi. Aynı ay ABD ile Küba arasındaki krize Rusya da müdahale edince füze krizinin çözüm anlaşmasına Türkiye'deki füzeler de girdi ve bir süre sonra füzeler söküldü. Türkiye İbrahim'lerin sökülmesine dirense de ABD'nin daha çokmodern silah vermesi karşılığında füzeler söküldü.

HİROŞİMA'YA ATILAN BOMBANIN 100 KATI GÜCÜNDE

'İBRAHİM' adı verilen Jüpiter füzesinin 1963 yılında Çiğli'de sökülmesine az bir zaman kala çekilen fotoğrafında da görüldüğü gibi üzerinde Türk bayrağı vardı. Resimde net gözükmese de bayrağın altında bir ok ve nükleer bombanın patlamasından sonra ortaya çıkan mantar bulutu çizimi de bulunuyordu.

MOTORU 'ETEKLİ'

Füzeler açıkta durduğundan motor bölümü, dış etkenlere karşı 'etek' adı verilen bir muhafaza içinde duruyordu. Füze fırlatılacağı zaman 'etek', çiçek gibi açılıyordu. Jüpiter, açık hedef olduğu için savaş halinde 15 dakikada fırlatılması gerekiyordu, bu yüzden nükleer başlıklar sürekli takılıydı. Füzenin uzunluğu 18 metre, çapı ise 2.74 metreydi. Her bir nükleer başlık 1.44 megaton kapasitesiyle Hiroşima'ya atılan bombanın 100 katı gücündeydi.

FÜZELER TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

ABD'li araştırmacı Philip Nash'in Other Missiles of October (Diğer Ekim Füzeleri) başlıklı araştırmasına göre füzelerinin Türkiye macerası şöyle: ABD 1957 yılında NATO üyelerine orta menzilli balistik nükleer füze olan Jüpiter'i yerleştirmeyi teklif etti. ABD Başkanı Eisenhower, füze verilecek ülkelerde yerel personel kullanılmasına karar verdi. Fırlatma anahtarı bir ABD ve bir yerel subayda duracaktı.

Onun dışında Amerikalı gözlemcilerin de olacağı füze üssü, yerel kuvvetlerce komuta edilecekti. Türkiye aynı yıl füzelerin kendi topraklarına yerleştirilmesi için başvurdu. Dönemin ABD Silahlı Kuvvetleri Avrupa Başkomutanı Lauris Norstadt, hükümetine "Türkler savaş yanlısı... Savaş istekleri artar' diye rapor verdi. Bunun üzerine Türkiye ile müzakere başlatılmadı. Ancak, İtalya dışında hiçbir ülkeden olumlu sonuç alınamayınca 1959'da Türkiye'ye füze verilmesine yeşil ışık yakıldı. 19 Eylül 1959'da iki ülke anlaşma imzaladı.

HABERTÜRK


Öncelikle Fransaya 45 füze konuşlandırmayı düşünmüş abd daha sonra Fransanın reddi ile İtalya ve Türkiyeye koymaya kararlaştırmışlar.Türkiyede hemen kabul ettiği için 15 tane izmir yakınlarına yerleştirilmiştir.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET