Tarihi gerçeklere göre konuşalım lütfen. Abdülhamit Han, iç ve dış kaynaklı türlü zorluklar içeresinde devleti ayakta tutmak için birçok tedbirler almış, yenilikler yapmış değerli, ileri görüşlü bir padişahtır. Çanakkale Savaşı'nda muazzam şekilde istifade ettiğimiz tabyalar, mevziler,siperler dahi onun eseridir.
bende onu istiyorum kulaktan dolma bilgilerle değil tarihi gerçeklerle konuşalım. bakalım çok başarılı, ileri görüşlü padişahımız neler yapmış. çok basit sorularım var cevaplayan olursa sevinirim.
sırbistan hangi tarihte bağımsızlığını kazandı ?
karadağ hangi tarihte bağımsızlığını kazandı ?
bosna hersek hangi tarihte bağımsızlığını kazandı ?
romanya hangi tarihte bağımsızlığını kazandı ?
ruslar batum ve karsı hangi tarihte işgal etti ?
yahudilere toprak satılmadı ama onları mezopotamyaya yerleştirmek için pazarlık yapıldımı yapılmadımı ?
madem kanla alınan topraklar parayla satılmaz kıbrıs tek kurşun atılmadan neden ingiltereye bırakıldı ? üstelik ortada savaş bile yokken...
kanla alınan tunus, sırf mithat paşa korkusu yüzünden fransaya bedavaya verildimi verilmedimi ?
meşrutiyet kaldırıldımı kaldırılmadımı ?
muhalefet yasaklandımı yasaklanmadımı ?
kendi işine gelmeyen bütün basın sansürlendimi sansürlenmedimi ?
koskoca imparatorluğa bu kadar zarar verdi ama Allahtan ittihat ve terakki gibi bir cemiyet kuruldu da ülkemiz bütün avrupaya karşı yapılan kurtuluş savaşını kazandı. yok fotoğraf meraklısıymış, yok japonyaya elçi göndermiş eften püften şeyler sen önce halkına özgürlük verseydin chicago da bilmemne bürosu açana kadar...
koskoca imparatorluğa bu kadar zarar verdi ama Allahtan ittihat ve terakki gibi bir cemiyet kuruldu da ülkemiz bütün avrupaya karşı yapılan kurtuluş savaşını kazandı. yok fotoğraf meraklısıymış, yok japonyaya elçi göndermiş eften püften şeyler sen önce halkına özgürlük verseydin chicago da bilmemne bürosu açana kadar...
Konuyu çarpıtmayın. Sultan Abdülhamit Han zamanında her şey iyi gidiyordu demiyoruz. Türlü zorluklara, olumsuzluklara, kötü gidişata rağmen Abdülhamit Han bunlara karşı direndi diyoruz. Bu dönemde malesef önemli kayıpların yaşandığını inkar etmiyoruz.
Fakat İttihat ve Terakki dönemi Osmanlı'nın doğrudan doğruya dağıldığı , parçalandığı fiilen tarih sahnesinden silindiği dönemdir. Balkan Savaşı trajikomik bir şekilde kaybedilmiştir. Ülkemiz hatalı bir şekilde 1. Dünya Savaşı'na sokulmuştur. Zaten bu savaşın tamamen dışında kalmamızın imkansız olduğu söylenebilir. Fakat burada Alman hayranı, maceraperest bir tutum içerisinde apar topar savaşa sürüklenmek yerine daha mantıklı bir denge politikası izleyebilirdik. Çanakkale başta olmak üzere galip gelmemize rağmen yenik devlet konumuna düştük.Sarıkamış Harekatı'nın gelişimi bariz askeri hatalarla doludur. Maceraperestliktir. Almanlar'ın gözüne girebilme kaygısı da böyle bir çılgınlığa sürüklenmemizde etkili olmuştur. Ayrıca bizimle doğrudan alakası olmadığı halde sırf Almanlar'ı memnun edebilmek için diğer birçok cephelere asker gönderdik.
Kurtuluş Savaşı'nı da İttihat ve Terakki'nin başarısı saymanız çok anlamsız. Kurtuluş Savaşı her şeyden önce halkımızın direnişiyle başlamıştır. Bu dönemde çete savaşları ortaya çıkmıştır. Hatta Fransızlar bu esnada kovulmuştur.Ruslar'a karşı doğudaki çete savaşları etkili olmuştur.Daha sonra Atatürk ve silah arkadaşları direnişi örgütleyerek düzenli ordu kurmuş , Yunanlılar'ı yenmiş bu vesileyle İtalyanlar, İngilizler topraklarımızdan çekilmişlerdir. Başkomutan Atatürk bile bu zaferi milletimize mal ederken , ülkemizi felaketten felakete, maceradan maceraya sürükleyen ittihatçılara ne oluyor. Kaldı ki itiihatçıların maceraperest yönünü Atatürk de eleştirmektedir.
Bana göre Ittihat ve Terakki günümüzün Ergenekonudur..
Enver Paşa'nın Canakkale Savaşındaki rolünün, Cumhuriyet Döneminde neden hasıraltı edildiğini ben de merak ediyorum.. Kafkaslardaki rolüyle yerden yere vurulan bir insanın, Canakkale'deki hakkının verilmemesi haksızlıktır.. Yiğidi öldür ama hakkını yeme..
İttihatçıların, iktidarı gasp edişleri ve ülkemizin hızlı bir şekilde dağılması. Ülkemizdeki tavşana kaç-tazıya tut siteminin, iç karışıklıkların tohumlarının atılması.
İttihat ve Terakki hatalara sürüklenmiş olabilir fakat bence iyi niyetle kurulmuş bir oluşumdu. Osmanlı'nın son 100 yılında "vatan, hürriyet, milliyet" kavramlarının yeniden gündeme gelmesiyle bu kavramlara ömrünü adayanların temsilcisi olmuştur. Osmanlı'nın son demlerinde bu coğrafyanın aydınlık yüzü olmuştur. En önemlisi de Mustafa Kemal gibi bir dahiyi yetiştiren kurumdur. Tabi 1. DÜnya Savaşı esnasında yaptıkları hatalar sonlarını hazırladı ama yine de mevcut cumhuriyetimizin temelini oluşturmaktadır. Kendi adıma söylüyorum, vatana yaptıkları hizmetlerinden ötürü bu kuruma minnettarım.
İttihat ve Terakki'yi daha iyi anlamak için Edirne'nin nasıl düştüğünü 1.derece yakınlardan dinleyin. Edirne'de bozgun olsun hükümet bize kalsın anlayışı , günümüzdede devam etmekte.
Çürümüş Osmanlıyı kurtarmak için biraraya gelmiş vatanseverler..
fakat zaman içinde birbirlerine düşmüşler,,yanlış politika ve hırsları sebebi ile başarılı olamamışlardır.
amaçları Osmanlıyı eski şaşalı günlerine döndürmek olan bu kişiler,,bugünkü çakma Osmanlılardan daha Osmanlıydılar.
(+)
İttihatçılar, kendinden önce gelen Genç Osmanlılar kuşağının devamıdır; kendilerinden "Jön Türkler" diye de bahsedilir.
Jön Türkler, Sultan II.Abdülhamid'e suikast yapan Ermeni teröristleri şanlı avcı diye alkışlamışlardır.
Onlardan biri olan Tevfik Fikret, Sultan II.Abdulhamid'in suikastten kurtuluşuna üzüldüğünü şu şiirle dile getirmiştir:
Ey şanlı avcı, damını bihûde kurmadın.
Attın fakat yazık ki, yazıklar ki, vurmadın
Tevfik Fikret'in oğlu sonra Park Lake Presbyterian Kilisesinde papaz olarak ölmüştür.
------
31 Mart'da darbe ile Abdülhamid'i iktidardan uzaklaştırdıktan sonra; bu olayı fırsat bilen Adana'daki Ermeniler Piskopos Muşeg'in liderliği altında silahlanarak Müslümanları katletmeye başlamıştır.
Adana olaylarında İttihat ve Terakki yönetimi Divan-ı harp kurarak 3 ermeni ve 50 Türkü idam ederek Avrupalılara yaranmaya çalışmıştır.
------
Darbe ile gelmiş ittihatçılar Osmanlı Devletini 1. Dünya Savaşına sokmuş ve lime lime olmasına sebebiyet vermiştir.
İttihat ve Terakki Fırkası genel başkanı Enver Paşa Sarıkamış harekatının altına imza atmış; 90 bin arslanın tek kurşun atmadan ölümüne sebebiyet vermiştir.
"Birinci Cihan Harbi'nde Sarıkamış'taki zayiatımızı (90 bin şehit) Enver Paşa'ya arz eden Harbiye Nezareti Ordu Dairesi Reisi Behiç Bey'e, Enver Paşa şu cevabı vermişti:
- Bunlar nasıl olsa bir gün ölecek değiller miydi?"
-----
Arnavut İbrahim Temo adındaki bir gencin teşebbüsleriyle İttihat ve Terakki'nin oluştuğu bilinir. İbrahim Temo İtalya'da Brendiz mason locasına kaydolmuştur ve İtalyan masonlarının desteğini almıştır.
Bunların yaptıklarının bir çoğu o dönem sansüre uğramıştır. Yazılası çok şey, çok belge vardır...