Durum için ‘ironik’ mi yoksa ‘acıklı’ demek mi daha uygun düşer karar veremedim. ‘Uluslararası Futbol Zirvesi’nde mikrofonu kapan bizim yöneticiler teşhis üstüne teşhis koyuyordu. Yabancı konuklar şaşırmış ve “Bu kadar doktorun olduğu yerde bu kadar ağır hasta, hayret!” demişlerdir sanırım!
Futbolu ve kulüpleri batıranlar ‘sıcak para’ ortamında yine işin başında kalacak. Daha önce ‘batırdıklarını’ 10 yıl boyunca ‘kurtarıyoruz’ diye yine onlar yönetecek! Taraftardan artık para alamadıkları için parayı bu kez arkadan dolanıp ‘halkın (kamu) bankaları’ndan kapmaya çalışacaklar.
Ülke futbolunu batıranlar önceki gün muazzam bir başlık altında bir araya geldi; ‘Uluslararası Futbol Zirvesi’. Dinledikçe ve okudukça anladım ki, durum benim düşündüğümden daha da vahim. Durum için ‘ironik’ mi yoksa ‘acıklı’ demek mi daha uygun düşer, karar veremedim. Mikrofonu kapan bizim yöneticiler teşhis üstüne teşhis koyuyordu. Yabancı konuklar şaşırmış ve ‘Bu kadar doktorun olduğu yerde bu kadar ağır hasta, hayret!’ demişlerdir sanırım!
Hepsi itiraf gibiydi
Dikkatli dinleyici/okur için dün bizim her yöneticinin konuşması esasen ‘itiraf’ niteliğindeydi. Yapmayı beceremedikleri her şeyi başkası yapamamış gibi anlatıp durdular. Tabii ki konunun gerçek muhatabı taraftarlar ülkedeki bir çok hayati konuda olduğu gibi bu konuda da ‘Bizim takım kimi transfer edecek’le daha meşgul durumda.
Onca büyülü sözcüğün arasında ağızdaki baklayı çıkaran ‘özerk federasyon’un özerk başkanı Yıldırım Demirören oldu; “Hükümetimizden kulüplerimize destek gelmesi gerekiyor...” 2012 yılından sonra her ağzını açtığında ‘mali disiplin’den söz etmeyi ihmal etmeyen Demirören’in ‘yönettiğini sandığı’ ya da ‘yönetirmiş gibi yaptığı’ oyun iflas etti. En gösterişli kulüpler Avrupa’dan men, diğer gösterişliler ise batma noktasının da altına ulaşmış durumda. Kurtuluş yine ‘devlet’te!
3.5 milyar liralık borç
Fanatik’in dünkü haberi diyordu ki, ‘3.5 milyar liralık borç batağındaki kulüpleri üç devlet bankası -Halk, Ziraat, Vakıfbank - kurtaracak. Borçlar bu bankalara devredilecek ve plana göre iki yılı ödemesiz 10 yıllık bir plan yapılacak...’
Yani o ünlü ‘kulüplerin kurtuluş yasası’ demek şu anlama geliyor...
Fatih Terim yine sustu
* İş bilmezlikleri ya da ‘planlı tutumları’yla futbolu ve kulüpleri batıranlar ‘sıcak para’ ortamında yine işin başında kalacak. Yani bu ülkede başka bilgi sahibi insan yokmuş gibi daha önce ‘batırdıklarını’ 10 yıl boyunca ‘kurtarıyoruz’ diye yine onlar yönetecek!
* Ne yapıp edip statlardan kovdukları taraftardan artık para alamadıkları için parayı bu kez arkadan dolanıp ‘halkın (kamu) bankaları’ndan kapmaya çalışacaklar. Şimdi soralım bakalım bu ‘finans sihirbazları’na, “Bu seviyedeki bir oyun ve futbol ortamı için dünyada kredi sağlayacak bir finans kuruluşu ya da banka bulunabilir mi?”
* 5 Ocak’ta kendi ‘kurtuluş reçetesi’ni sunacağını açıklayan ve bunu belirsiz bir güne erteleyen Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in böylesi uluslararası nitelikli bir toplantıda da konuşmamasını kendi adıma yorumlamakta zorlandım...
* Belli ki dünya bir süre daha futbol konusunda onca varlığa rağmen futbolcu yetiştiremeyen İngiltere Premier Ligi’nin ‘para züppeleri’ni dinlemek, onlara katlanmak zorunda kalacak!
Bakalım Yıldırım ne diyecek?
Uzattım biliyorum ama konu derin ve daha yazacak çok başlık var. Son olarak bir hususa dikkat çekip bitireyim... Türkiye’de yakın tarihte futbol, yönetim, yayın geliri, para üretme vs. denince akla gelen ilk isim kuşkusuz ki Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’dır. Daha onun, haliyle henüz topa girmeyen Fenerbahçe’nin bu konudaki ‘net tavrını’ bilmiyoruz. Kabul görmüş bir argo tabirle bitirirsek, bakalım Yıldırım bu konuda ‘raconu’ nasıl kesecek?
UEFA`ya 1+1 yıl men istemiyle sevk edilen Galatasaray`ın içinde bulunduğu süreç, gözleri kulüplerin mali yapısına çevirdi.
Alıntı:
Finansal Fair Play (FFP) kurallarına uymadığı gerekçesiyle UEFA Finansal Kontrol Kurulu Yargı Komisyonu'na sevk edilen ve Avrupa kupalarından men cezası alması gündemde olan Galatasaray'ın içinde bulunduğu süreç, gözlerin diğer kulüplerin mali yapısına çevrilmesine neden oldu.
Galatasaray'ın mali yapısı sebebiyle UEFA ile yaşadığı sorun, aslında Türk futbolu için hiç de yabancı değil. Bundan sadece 3 yıl önce Beşiktaş,Gaziantepspor ve Bursaspor da aynı problemle karşı karşıya kalırken, 3 kulüp Avrupa'dan kupalarından birer yıl men cezaları aldı. UEFA, 2014'te ise hesaplarında aykırılık tespit edilen Galatasaray ve Trabzonspor'a 200 bin euro para cezası verdi.
GEÇEN SEZON 6 TÜRK KULÜBÜ, UEFA'DAN LİSANS ALAMADI
UEFA, geride kalan 2014-2015 sezonunda Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden 6 kulübe lisans vermedi. UEFA, bilhassa mali yükümlülükten dolayı, 2014-2015 sezonunda Kasımpaşa, Gaziantepspor, Eskişehirspor, Mersin İdmanyurdu, Kayseri Erciyesspor ve Balıkesirspor'a söz konusu lisansı vermedi. Bu kulüpler, geçtiğimiz sezon Avrupa kupalarına katılma hakkı kazansalardı, UEFA lisansı alamadıkları için bu sezon "Avrupa sahnesine" çıkamayacaktı. UEFA'nın bu sene hangi takımlara lisans verip vermeyeceği ise mayıs ayında belli olacak.
2010'DAKİ İHALEDE REKOR KIRILDI
2010'da yapılan ihalede ise rekor kırıldı ve Süper Lig'in yayın geliri yıllık 321 milyon dolara çıktı. Bu meblağa özet görüntüler için yapılan ihale bedeli de eklenince, kulüplerin yıllık toplam geliri yaklaşık 450 milyon dolara kadar yükseldi. Taraflar arasında, her sezon yüzde 5'lik artış şartıyla 4 sezonluk mutabakat sağlanırken, ilk 3 yıl sonunda, mevcut anlaşma 2017 yılına dek uzatıldı. Böylece Süper Lig, Avrupa'da en fazla yayın geliri elde eden 6. lig oldu.
AVRUPA'DA EN DÜŞÜK VERGİ UYGULANAN İKİNCİ ÜLKE
Türkiye, Spor Toto Süper Lig'de forma giyen oyunculara uyguladığı yüzde 15'lik gelir vergisi oranıyla, Avrupa'da futbolculardan en düşük vergi alan 2. ülke konumunda. Klasmanda Bulgaristan yüzde 10 ile zirvede. Litvanya ve Türkiye ise yüzde 15 ile ikinciliği paylaşıyor. İsveç yüzde 56,9'luk oranla en yüksek vergi uygulayan Avrupa ülkesi olurken, bu ülkeyi sırasıyla yüzde 56,5 ile Portekiz, yüzde 55,6 ile Danimarka, yüzde 53,7 ile Belçika izliyor.
MALİ YAPI NASIL DÜZELİR?
Türk futbol kulüplerinin mali yapılarıyla ilgili görüş ve çözüm önerileri şu şekilde:
ALTINSAY: TÜRK FUTBOLUNA YENİ BİR SİSTEM GEREK
Eski Beşiktaş Kulübü Yönetici İbrahim Altınsay, kulüplerin borçlarından dolayı yöneticilerin sorumlu tutulması gerektiğini söyledi. Söz konusu yöneticilerin ömür boyu futboldan men edilmesi gerektiğini savunan Altınsay, "Türk futboluna yeni bir sistem gerek. Artık puan silmek, küme düşürmek, kayyum atamak, borçları kamu bankaları üzerine almak da çözüm değil. Gelirleri çarçur eden ve hesapsız borçlanan yönetim anlayışının, bir daha geri gelmeyecek biçimde futbolun dışına şutlanması gerekir. Sonra da kulüpleri de iflas etmiş durumda sayarak, uzun süreli faizsiz krediler verip bunların ödenmesi sağlanabilir. Ödeyebilen devam eder, ödeyemeyen yöneticileri de sorumlu sayıp, acımadan mahkemeye çıkarırsanız belki sistemi köklü bir biçimde budar, sağlıklı bir iki dal bulup futbolu sağlıklı bir toprakta büyütebiliriz" dedi.
EGEMENOĞLU: BİR GERÇEK VAR, TÜRK FUTBOLU İFLASTA
TFF'de 2008 ila 2012 yılları arasında yöneticilik yapan avukat Yunus Egemenoğlu, kulüplerin mali durumunu kontrol etmek adına, Ulusal Kulüp Lisans Sistemi'nin 2011'de hayata geçtiğini ancak 2012'de sistemdeki mevcut cezaların kaldırıldığını söyledi. Türk futbolunun içinde bulunduğu bu durumu "Bir gerçek var, Türk futbolu iflasta" şeklinde özetleyen Yunus Egemenoğlu, çözüm önerilerini de kısaca şöyle anlattı: "Kulüp Lisans Sistemi, UEFA'daki kadar sert ve titizlikle uygulanmalı. Bununla birlikte 2010 yılında hazırlanan kulüpler yasası bir an önce devreye sokulmalı ve yöneticiler, icraatta bulundukları dönem borçlarıyla sorumlu tutulmalı. Ayrıca kulüplerin vergi ve SGK borçlarının silinmesi uygulaması da derhal kaldırılmalı."
LİEBANA: KULÜPLERE CEZA VERMEK İSPANYA'DA İŞE YARADI
İspanya'nın futbol ekonomistlerinden Jose Maria Gay de Liebana, Türk futbolundaki ekonomik sıkıntılara binaen İspanyol futbolunun yaşadığı benzer tecrübeleri değerlendirdi. Mali disiplini sağlayamayan kulüplere ceza vermenin şart olduğunu dile getiren Liebana, "Ekonomik sorun yaşayan kulüplere ceza vermek İspanyol futbolunda işe yaradı. Puan silinme cezası, kulüpler için hayati öneme sahip. Bazıları bu cezadan dolayı küme düşüyor, bazıları da Avrupa kupalarına katılamıyor. Ekonomik olarak iyi yönetilmeyen kulüplere ceza tehdidi olmak zorunda" diye konuştu.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Alıntı:
2010'DAKİ İHALEDE REKOR KIRILDI
2010'da yapılan ihalede ise rekor kırıldı ve Süper Lig'in yayın geliri yıllık 321 milyon dolara çıktı. Bu meblağa özet görüntüler için yapılan ihale bedeli de eklenince, kulüplerin yıllık toplam geliri yaklaşık 450 milyon dolara kadar yükseldi. Taraflar arasında, her sezon yüzde 5'lik artış şartıyla 4 sezonluk mutabakat sağlanırken, ilk 3 yıl sonunda, mevcut anlaşma 2017 yılına dek uzatıldı. Böylece Süper Lig, Avrupa'da en fazla yayın geliri elde eden 6. lig oldu.
Bidahaki ihaleyi cok merak ediyorum. Batmis bir ligi kim alir ki?
Galatasaray Kulübü, giderleri azaltmak için her yolu deniyor. Son hamle Galatasaray TV'nin kiralanması...
UEFA Finansal Fair Play kurallarına uymadığı gerekçesiyle Avrupa'dan men cezası alma ihtimaliyle karşı karşıya olan Galatasaray, kurtuluş için her yolu deniyor. Gündemde olan son konu ise Galatasaray TV...
Sarı-Kırmızılı yöneticiler, Galatasaray TV'yi özel bir ajansa kiralamak istiyor. Önümüzdeki hafta içerisinde gerçekleşecek ihale ile birlikte el değiştirecek olan Galatasaray TV'nin Sarı-Kırmızılı yönetimle herhangi bir bağı kalmayacak.
Galatasaray Kulübü, 5 yıllık bu anlaşmayla birlikte yıllığı 800 bin liradan toplamda 4 milyon lira kazanacak. Yönetim, Galatasaray TV'de çalışanlarla ilgili herhangi bir karar almazken bu konudaki son sözü yayın haklarını alacak ajans verecek.
Gencer: Şampiyon olmuş takımların hepsi borç batağında
Antalyaspor Kulübü Başkanı Gültekin Gencer, "Şampiyon olmuş takımların hepsi inanılmaz derecede borç batağında. Fenerbahçe dışında hepsi çok zor durumda" dedi.
Antalyaspor Kulübü Başkanı Gültekin Gencer, Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin (TSYD) Antalya şubesini ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Kulüpler Birliği Vakfının şirketleşme çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, mayıs ayında gerekli yasal düzenlemenin çıkmasını beklediklerini söyledi.Gültekin Gencer, şöyle konuştu:
"İngiltere Premier Lig AŞ'in yıllık gelirinin 1,5 milyar pound, şampiyon takıma 100 milyon pound, küme düşen kulübe de 60 milyon pound ödeniyor. Türkiye'de ayak bastı parası dışında, galibiyet ve sportif başarıya göre para alınıyor. Ekstra, şampiyon olana ve ilk altıya para veriliyor. Bunun dışında para ödenmiyor. Ancak Türkiye'de şampiyon olmuş takım, mali durumu en kötü olan takım. Şampiyon olmuş takımların hepsi inanılmaz derecede borç batağında. Fenerbahçe dışında hepsi çok zor durumda. İnanılmaz rakamlar konuşuluyor. Anadolu kulüplerini de söylemeye gerek yok."
Konyasporlu oyuncudan Eto'o'ya transfer isteği
Kulübü 40 milyon lira borçla devraldıklarını, küme düşüp tekrar Süper Lige çıktıklarını hatırlatan Gencer, haziran ayından bu yana yönetimin yarattığı parayla 70 milyon lira ödeme yaptıklarını belirtti.
Gültekin Gencer, toplam banka kredi borçlarının da 21 milyon lira olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bugün Süper Lig'e ayak bastı parasının 25 milyon olduğu bir yerde 21 milyon borç, kabul ediliyorsa bir şey söylemeyeceğim. Sadece Bursasspor'un banka borcu 140 milyon lira. Torku Konyaspor maçından sonra, Konyasporlu futbolcunun Eto'o'ya 'Beni transfer et Antalyaspor'a. Dört aydır para alamıyorum' dediğini biliyoruz. Mevcut kadromuzun tamamının, 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla kulüpten 1 lira alacakları yok. Hiçbir yerden yardım almaksızın, sadece 10 gün içinde ödediğimiz para 6 milyon lira. Bütün futbolcular da bunu biliyor. Parasını alamayan birkaç futbolcu varsa, transferleri netleşmediği içindir. Gidip gitmeyecekleri belli olmadığı için. Sezon sonuna kadar da bize lazım olan para taş çatlasa 25 milyon lira. Önümüzdeki dönemde toplam 45 milyon lira gelir elde edersek, kafa kafaya gireriz."
http://www.trtturk.com/haber/gencer-sampiyon-olmu ...74962.html
Yalnızca Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş değil Anadolu takımları da kendi bütçelerine oranla büyük borç içerisindeler, Antalyaspor başkanının açıklamaları itiraf şeklinde.
...
...
18 TAKIMIN BORCU 4.2 MİLYAR TL
"Kulüpler Birliği Vakfı, futbolun gelişimi için ve her türlü konunun tartışıldığı bir alan haline geldi. Sürekli aksiyon halindeyiz. Bu birlik ve beraberliğin öneminin dünyada da görüyoruz. Sürekli üreten, sorunlarla ilgilenilen toplantılar yapıyoruz.
18 kulüp başkanı veya 2. başkanı mutlak katılıyor. Toplantılarda da 18 kulüp temsil ediliyor. Yurtdışında olmasa Aziz Bey de katılacaktı futbolun zirvesine. Şenes Bey, Sayın Demirören, Sayın Milli Takımlar Direktörümüz'ün de konuşması vardı. Ancak cenaze nedeniyle gitmek durumunda kaldı. Çok faydalı bir zirve oldu.
Ben 18 kulübün bir arada olduğunu düşünüyorum. Her şey çok hızlı gelişiyor. Ben karşılıklı açıklamaları da doğru bulmuyorum. Bunlardan çok futbolun genel problemlerine yoğunlaşmalıyız. Futbol zirvesinde kulüpler bölümü vardı. Sayın Orman ve Sayın Özbek arasında çok güzel diyalog vardı.
Başkan olduğum ilk gün marka değeri ve mali disiplinden bahsettim. Bir röntgen çekelim. Neredeyiz, bilelim dedik. Bir finansal komisyon kurduk. Sayın Hüsnü Güreli komisyonun başkanı oldu. Bu konuyu bilen birisi. Sonra federasyon da iştirak etti. 18 takımın 4.2 milyar TL borcu var. 2.3'ü bankalara, kalanlar da futbol ailesine. Devletin hep desteği oldu zaten bu konuda. Borçları bitmesi konusunda bugün devletten bir söz de destek de yok. Özel bankalar, fonlar... Devletin 2 yıl ödemesiz az faizli kredi vereceği ile ilgili bir şey yok. Kulüpleri biz yönetiyoruz. Biz kulübü iyi yönetmeliyiz. Benim kulübümün borcu yok. 2 tane kulüp var galiba borcu olmayan. Ben başakşehir'in sahibiyim. farklı yapılarda kulüpler. Karşılaştırmak doğru değil. Bir disiplin sağlamak lazım.
...
...
http://www.haberturk.com/spor/futbol/haber/119211 ...ye-konustu
Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın açıklamalarından sonra külüplerin borçları ile ilgili durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılıyor.