Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6189
ozanyoldas
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 12:03

Eyyyyyy amerika neden denmez.neden sus pus.yazik

mustafa 1903
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 12:25

Alıntı:
Eyyyyyy amerika neden denmez.neden sus pus.yazik

Çünkü milletin gazını almaktan başka bir işe yaramıyor.

Yaygara koparmadan, diplomatik çerçevede gerekli adımları atmak daha etkilidir.

Son zamanlarda olduğu gibi, Cumhurbaşkanı yerine, sözcüleri ve dış işleri bakanlığının açıklamalar yapmaları daha doğrudur.


h123üseyin
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 13:01
arkadaşlar selamun aleykum


savunma sanayi meraklısı ve bu formun müdavimiyim.geriye doğru 2-3 bin safyayı eksiksiz gün gün takip etmişliğim vardır. son zamanlarda ciddi anlamda kısır tartışma yaşanıyor. mehmet yeşilbaş safsata ve bir kaç arkadaş tarzını bozmadan güzel bilgilendirici paylaşımlara devam ediyorlar kendilerine teşekkür ederim.
son zamanlarda doğu akdenizde 200 savaş gemisi güney kıbrısta130 civarı ingiliz savaş gemisi ve yeni askeri üsler girit adası ve egede yunan tehditleri büyüyor. aynı anda 200 gemi yüzlerce uçak ve füzeler türkiyeyi tehdit ediyor aslında bu yığınak iran ve suriye için olmayacak kadar büyük. şunu sormak istiyorum türkiyenin bu tehdit için geliştirebileceği muhtemel savunma senaryoları neler olabilir. forumda bunun üzerine bir fikir jimnastiği yapsak nasıl olur



drvedat

3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 13:10

https://www.yenisafak.com/yazarlar/nedretersanel/ ...mu-2051678


Türkiye, F-35’leri gerçekten istiyor mu?..
Pentagon ayın 7’sinde S-400’ler için Türkiye’ye ağzına geleni söyledi ve bir seri sopayı F-35’ler üzerinden Ankara’ya gösterdi...
Hepsi ağır tehditlerdi ve iki ülkeyi tutan pamuk ipliği biraz daha inceldi...
ABD Savunma Bakanlığı’ndan gelen çıkışa Türk Savunma Bakanlığı belirgin biçimde çok yumuşak karşılık verdi. Şaşkınlık yaratsa da herkes bu garipliğin bir izahı olduğunu hissetti...

“ABD Savunma Bakan Vekili tarafından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a bir mektup gönderilmiştir. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konularını kapsayan söz konusu mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir”...

“Sakin”, ABD’nin anlayacağı dilde söylersek, “cool” bir cevaptır. Hatta ‘kendi yazdıkları’dır.

Peki bu açıklamada S-400 alımının durdurulacağına ilişkin bir renk var mı?

Ya da F-35 projesinin sürdürülmesi konusunda bir kararlılık emaresi?..

***

Pazartesi gecesi Pentagon’dan yeni haber geldi; “Türk pilotlarının F-35 eğitim uçuşları durdurulmuş, eğitimleri sonlandırılmıştır”...

İlk adımdır.

***

“Açık”tan yürüyelim.. “Kapalı”larını belki devlet açıklar...

“F-35’ler, S-400 kadar stratejik değil. Hava harekâtındaki performansları yüzde 60, tüm görevler için kendilerinden beklenen performansı karşılama durumu yüzde 27. Ayrıca kontrolleri Amerika’da. Kolaylıkla manipülasyon yapılabilir. Artı, bu uçaklar çok pahalı. İdamesi, işletmesi çok zor. Faydalı yük, bomba-füze taşıma kabiliyeti yetersiz. Hava kuvvetleri personeliyle de görüştük. Bana göre de hantal uçaklar. F-35 Türkiye’ye bir şey getirmez ama Amerika için çok önemli”... (‘Hakurk ile Kandil bağı kesilecek’, 10/06, Hürriyet.)

Genelkurmay İstihbarat eski Başkanı ve Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin’in ‘bolt’ kelimeleri ayrıca dikkat gerektiriyor.

Hava Kuvvetleri’nin F-35 raporları neler söylüyor olabilir? Genelkurmay’ın F-35 tavsiyeleri neler söylüyor olabilir?

Savunma Bakanlığı’nın esnek ama duruşunu bozmayan açıklaması ile bunlar birleştiğinde.. Şu sorunun zamanıdır; Türkiye bu uçakları gerçekten istiyor mu?..

Yoksa bu “yükten” kurtulmak ama özellikle bunu Amerika eliyle yapmak, masadan ABD kalksın için politika mı yürütüyor?..

***

Konu, S-400/F-35 kıyaslamaları değildir. ABD, NATO ile bir başka ülke ya da “kutup” arasında tercih de değildir. Yüz kere yazıp, söyledik; bu “Bağımsızlık’a giriş”tir.

Amerika’nın inanamadığı, şaşırdığı Ankara’nın buna cesaret etmesidir. İki, artık “kötü örneğin başarısı”nı gözleyen ülkeler de ortaya çıkmıştı . Hindistan’ı hatta S.Arabistan’ı yazdık. İş burada da bitmiyor...

***

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz yanıyor. Irak, İran, Suriye yanıyor! Daha da yanacak. “Pençe” hem İran’a yönelen ABD’nin önünü kesmekti hem Fırat’ın doğusu için girizgâh yapmaktı hem de PKK/YPG/PYD’nin bölgeye dönmesini/peydahlanmasını boğmaktı, dahası da bekleniyor!..

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi: “İran Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhurbaşkanı arasındaki görüşmede, Erdoğan, ABD’nin İran’a karşı uyguladığı yaptırımları eleştirerek bunu tasvip etmediklerini ve Türkiye’nin İran’la işbirliğine devam edeceğini ifade etti. İki ülke işbirliğini geliştirerek bölgenin güvenliği konusunda büyük rol üstlenebilecektir”...

Bölgedeki basın-yayın kuruluşlarında sayısız analiz, Türkiye-İran-Katar-Pakistan-Irak’ın çok yakınlaştığından bahsediliyor.

Ne için?

CNN ulusal güvenlik analisti Samantha Vinogard; “Birlikte hareket etmeye başlayan yeni bir ülkeler kliği var. Biz yalnızlaşırken güçlerini birleştiriyorlar. S.Arabistan Çin’den, Türkiye, Hindistan Rusya’dan silah alıyor. Ortaya yeni ve cesur bir dünya çıkıyor”...

Hulusi Akar: “ABD cayarsa kendi dünyamızı kurarız”...

***

Akdeniz ve Kıbrıs’ta kriz daha daha yükselecek.

ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı; “Doğu Akdeniz bizim için stratejik öneme sahip. ABD’nin bir dizi stratejik çıkarı ve önemli ortaklarının bulunduğu bir bölgedir. Bölgede 10 savaş gemisi, 130 savaş uçağı ve 9 bin askerimiz bulunuyor”...

Kim bu ortaklar biliyoruz ama resmen söyleniyor; “Dışişleri Bakanımız Pompeo’nun, Yunanistan, İsrail, Rum Kesimi’nin katıldığı toplantıdaki ortaklarımızla yakın çalışıyoruz”.

Konu enerji ise “Avrupa ve Avrasya” sorumlusunun sözlerini anlamalıyız. ‘Büyük resim’ adamın üzerinde asılı zaten.

***

Ama aynı zamanda Adalet Bakanı ABD’de ve mevkidaşı ile görüşmeler yapıyor. Neler konuşuluyor tahmin edebiliyoruz...

İnanırsınız inanmazsınız ayrı, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, iki ülkenin tampon bölgede anlaşmaya çok yakın olduğunu, Avrupa ülkelerinin de güvenli bölgede yer almayacağını açıklıyor.

ABD grileri seven bir ülke. Gölgede yaşıyor. Biz sevmiyoruz ama ilişkimizi sürdürüyoruz. İlişkilerde yırtılma var kopma yok. Koparsa onlar koparacak.

***

‘Amerika’nın Sesi’ne bakarsanız, “ABD Türkiye’yi F-35 programından çıkarma sürecini başlattı”.

Öyleyse Ankara seçenek geliştirmekte özgürdür.

ABD bedel ödetmek isteyecektir.

Hazır mıyız?

Evet, öyle görünüyor.

S-400 krizi artık F-35 krizidir.

Nedret Ersanel


süleymanKS

3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 13:20

Alıntı:
alın size hava ile çalışan pervanesiz dron


Ortasında bir pervane var. Uçmasını sağlayan şey pervane. Pet şişelere doldurulan basınçlı hava itki kuvveti oluşturarak dengesini sağlamaya yarıyor sadece.



ketur55
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 14:07
Sözde uzmanlar boş konuşuyor


F35 krizin arkasında fetö ve Yahudi lobisi varmış. Bizde biliyoruz bunu yani. Bunu anlamak için uzman olmaya gerek yok.

Fatihkrblt
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 15:02

Arkadaşlar kendi uçağımızı kendimiz yapmalıyız
Tum bu olumsuzluklardan kurtulmak için vede
Ülke sanayisi gelişir istihdam oluşturur
Tecrubeli teknisyen vede muhendis lerimiz olur
Yani Ulke olrak tum sahalarda gelişim saglarız

Bundan daha makul tercih yok
Aklın yolu birdir yani her akıl sahibi kişi bu yolu tercih eder.
Zaten en kritik olan ları alt sistemler ve fuze ailesi
Alt sistemlerde aselsan aselpod ve radar(Aesa) yaparım dedi tubitakta hh fuzesini yaptı
Yazılımda yapıldı.
Sıkıntı yok bize lazım olan araba tabiri ile ŞASE ve
KAPOTA + MOTOR
Şase ve kaportadada sıkıntı yok zaten bilinen şu ki
F35 en zor gövde ortasını üreten ülkeyiz
Sıkıntı yok motoru tei üretecek 10 senede
Prototip biter motor hazır olur arkadaşlar
😏😏😏😏😏



altay357mg
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 15:20

Alıntı:
Yaygara koparmadan, diplomatik çerçevede gerekli adımları atmak daha etkilidir.


Budur

Sadece F-35 konusunda değil, yeni dünya düzeni kurulurken de sabırlı itidalli olmamız lazım.


Türk gücü
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 16:04

Savunma Sanayii ve Milli Muharip Uçak


Türkiye Savunma Sanayiinde ileri adımlar atmaya devam ediyor. Üzerinde çalışılanlar roket, mühimmat, araç/gereç, lazer, iletişim, teşhis/tanıma, gibi değişik alanlarda ve kara, deniz ve hava vasıtaları ile ana platformlar üzerinde olmaktadır. Şimdi üzerinde çalışılması elzem bir alan ise radar teknolojileridir. Bütünüyle bakıldığında bu gelişmeler Türkiye’nin dünyadaki iddiasını da güçlendirmektedir.


Silah sistemleri platformları havada, karada, denizde ve uzayda işlev görürler. Her amaca göre ayrı platform yapılabilir, müşterek olanlar da vardır. Bazıları destek platformudur, bazıları ise aslen kendisi bir silahtır. Örneğin havada sadece radar vazifesi gören, komuta-kontrol görevi yapan, hedef bulan ve aktaran bir uçak bile olabilir. Şimdi bu yazıda hava platformundan bir av-bombardıman uçağını düşünelim.

Bir av-bombardıman uçağının temelde dört temel teknoloji alanı vardır. Bunlar motor, gövde, elektronik ve silah sistemlerinden oluşur. Motor ve gövde temel alanlardır. Ancak bunlar bütün sistemlerin bir nevi altyapısıdır. Üstyapıda ise silahlar ve elektronik aksam bulunur. Silah sistemlerini uçağa yerleştirirsiniz ama bunların etkinlikle kullanılması gerekir. Öyleyse günümüzde silah sistemlerinin etkinliği için yine elektronik aksama ihtiyaç vardır. Bu durumda bir uçağın beyni elektroniğidir (havacılık jargonuyla söyleyelim, aviyoniğidir; Ing. avionics).

Günümüzde gelişmiş bir uçağın beyninde neler bulunur? Kabaca diğer platformlarla entegre sistemler, uçağın kendi sistemleri, silah sistemleri, düşmanın sistemlerine karşı-sistemler vardır. Bir ülkede (ve eğer müttefiklik var ise, örneğin NATO’da ilgili ülkelerde) platform sistemlerinin entegre hava savunma ağı bulunur. Arama radarları, hedef radarları, teşhis/tanıma sistemleri, güdüm sistemleri, vs. yer alır. Uçak sistemleri ve taşıdığı silahlar (ki çoğu gelişmiş silahın da kendi aviyonikleri vardır, bunlara akıllı mühimmat da deniyor,) bu entegre sistem içinde hareket ederler. Dolayısıyla bütünüyle alakalı bir anlaşma ve entegrasyon metodu (dil, kodlar, arayüzler…) kullanılır. Bu kabiliyetler ile düşmana karşı-sistemler de uçağın beyninde önemlidir. Düşmanı çözer, kendini gizler, etkinliğini garanti altına alır.

Gelişmiş bir uçak demek, asıl olarak entegre sistemin içinde ve düşmanın savaş ortamında (orası da entegredir,) başarı şansı çok fazla olan, derinliklerde taarruz eden, savunma sistemlerinden kaçınan ve gizlenen, silahını isabetle kullanan uçak demek olur. İşte böylesi bir uçağın beyni (aviyoniği) ise ancak buna elverişli bir teknolojidir.

2000’li yılların başında Türkiye’nin ABD’li Lockeed Martin’in 5nci nesil Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) F-35 (Lightning-II) projesine girmesinin en önemli sebebi bu uçağın bilinen uçaklar arasında aviyonik kabiliyeti en gelişmiş olmasıydı. F-35 halen ABD dahil bazı ülkelerin hava kuvvetleri envanterine girdi. Türkiye’nin ise ABD’de teslim alınmış 4 adet F-35’i var. F-35’in teknolojisine yakın, 5nci nesil diye takdim edilen, Rusların Su-57 ve Çin’in J-20 ve J-31 projeleri var. Bunlar henüz proje halindeki uçak sistemleridir.

Türk Savunma Sanayii çalışmalarını sürdürüyor. Hatta vizyonda bir milli muharip uçak projesi, TF-X de var. Bu uçak projesi üzerine yaklaşık beş-altı yıldır yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Amaç 5nci nesil milli bir uçak yapmak. Yani bu beyni gelişmiş bir uçak olacak. Öyleyse TF-X’in diğer platformlarla entegre sistemleri, uçağın kendi sistemleri, silah sistemleri, düşmanın sistemlerine karşı-sistemleri bağlamında dili, kodları ve arayüzleri kapsayan şekilde bir anlaşma ve entegrasyon metodu, yani aviyonik seti olması gerekir.

Bugünlerde ABD ile F-35 üzerinden ortaya çıkan sorundan dolayı TF-X hakkında şimdi önemli bir soru akla geliyor: Bu aviyonik set NATO sistemlerine göre mi olacak, tamamen milli mi olacak, yoksa Rus veya Çin ile müşterek mi geliştirilecek? Bu sorunun temel amacı ise çok daha kapsamlı bir kararın verilmesini gerektirecek. Nedir bu? Eğer TF-X’in aviyonikleri;

Tamamen milli olacak ise; Savunma Sanayii sadece uçakla ilgili değil bütünüyle entegre sistemleri geliştiren bir çizgi izlemelidir. Buradaki en önemli alan radar sistemleri ve entegrasyon projeleri olacaktır.
Rus veya Çin teknolojisine göre geliştirilecek ise; bu uçağın mevcut NATO entegre hava savunma sistemi içinde çalışması güçleşecektir. Bu durumda ya Rus veya Çin hava savunma sistemleri entegre ve silah ailesi prensibine göre bir şekilde satın alınıp ülke sathına yerleştirilmelidir ya da tedricen milli hava savunma sistemleri geliştirilip bu açık kapatılmalıdır.
Türkiye’de konuşlu olan NATO sistemlerine entegre olacak ise; teknolojiye sahip ilgili ülkelerin (örneğin İngiltere, Fransa, vs.) desteğinin alınması gerekecektir. Bu son hal tarzı TF-X’in ilk düşünüldüğünde öngörülen ilerleyiş yöntemiydi. Şimdi konjonktüre göre taraflar durumu tekrar değerlendireceklerdir.
Türkiye egemen bir ülkedir. Örneğin, uçak yapacağım derken bir ülkeye teslim olmayacaktır. Elbette bu böyle! Önce bu noktayı işaret etmek gerekiyor. Bir güç mücadelesi neyi gerektiriyorsa o yapılacaktır. Bu konu kompleks tarafları çok ve gelişmiş teknolojileri gerektirmektedir. Savunma Sanayii (SSM) bu sorumluluğu üslendiğinin bilincinde olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

https://politikmerkez.com/konular/guvenlik/savunm ...arip-ucak/


tayfun09
3 ay önce - Çrş 12 Hzr 2019, 16:16
bu gün


Son dakika... Bakan Akar'dan sert tepki: Cevabı hazırlıyoruz
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan'ın mektubu ile ilgili olarak, "Üslubun müttefiklik ruhuna uygun olmadığını gördük. Gerekli çalışmaları yapıyor, cevabı hazırlıyoruz" dedi.

http://ww2.milliyet.com.tr/gundem/son-dakika-baka ...uz-2888186



sayfa 6189
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET