Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
osman_aydın

2 yıl önce - Cum 14 Şub 2014, 23:11
TÜRKSAT 4A, bu gece Türkiye saati ile 23.09'da Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden fırlatılacak.




Türksat 4A, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her türlü arazi ve hava şartlarında haberleşmesini kolaylaştırarak milli savunmamızı bir kat daha güçlendiriyor !



Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her türlü arazi ve hava şartlarında haberleşmesini kolaylaştıracak, "TSK Uydu Muharebe Sistemi" projesi, ASELSAN tarafından TÜRKSAT 4A haberleşme uydusuna Japonya'da uydunun üretimi sırasında, Türk Mühendislerin elleriyle x-band uydu haberleşme sistemi monte edilerek ilk aşaması tamamlanmış oldu. Proje ASELSAN tarafından 2019 sonuna kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilecek.

Proje hakkında bilgi için: http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/et ...XBAND.aspx
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/ ...rojeID=204

FIRLATMAYI CANLI İZLEMEK İÇİN (Web)
(14.02.2014 Saat 23:09 da fırlatılacak!)
http://turksat4a.imgondemand.com/
http://www.turksatuydufirlatma.com/

FIRLATMAYI CANLI İZLEMEK İÇİN (TV / Uydu)
(14.02.2014 Saat 23:09 da fırlatılacak!)












TÜRKSAT 4A fırlatılmaya hazır

Kaynak: (14-02-2014 14:44:20 Anadolu Ajansı)

BAYKONUR (AA) - Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Baykonur Uzay Üssü’nden uzaya gönderilmesine saatler kala TÜRKSAT 4A uydusunun roket ve fırlatma rampasında incelemelerde bulundu.

Bakan Elvan, Baykonur Uzay Üssü’nde AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugünün mutlu bir gün olduğunu söyledi. Elvan, "TÜRKSAT 4A uydumuzu bu gece fırlatacağız. Türk mühendis ve teknisyenlerinin görev aldığı TÜRKSAT 4A uydusunun ardından TÜRKSAT 4B uydumuzu bu yılın ikinci yarısında fırlatacağız" dedi.

TÜRKSAT 4A ve 4B uydularının Türkiye’nin haberleşme kapasitesini 3 kat artıracağını ifade eden Elvan, söz konusu uyduların tam kapasite çalışmaya başlamasıyla Türkiye’nin her bir santimetrekaresinden internete erişimin kolaylaşacağını bildirdi.

"Hedefimiz Türkiye’de de uydu fırlatacak tesisi kurmak" diyen Elvan, TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 6A uyduları için hazırlık çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

Bakan Elvan’a incelemeleri sırasında, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müşteşarı Habib Soluk, Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak ve Türksat AŞ Genel Müdürü Özkan Dalbay da eşlik etti.

Baykonur Uzay Üssü'nde yetkililerden bilgi alan Elvan, daha sonra TÜRKSAT 4A'nın önünde bürokratlarla fotoğraf çektirdi.

- Roket 1100 yolcu uçağının itme gücüne eşit

TÜRKSAT 4A, bu gece Türkiye saati ile 23.09'da Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden fırlatılacak.

Roketin ateşlenme işlemi bilgisayarla yapılacak. Roket bin 100 yolcu uçağının itme gücüne eşit olacak. Roketin fırlatılmasından 9 dakika sonra tüketilen yakıt miktarı 680 tona ulaşacak. Fırlatmadan 5 dakika 47 saniye sonra uydu, fırlatıcı roketin kapsülünden çıkacak ve uzayla tanışacak. TÜRKSAT 4A'nın yolculuğu, Breeze-M olarak adlandırılan alt-kademe roketine bağlı şekilde yaklaşık 9 saat daha devam edecek. Uydu, daha sonra Breeze-M'den ayrılacak. Bu ayrılıştan sonra uydu, dünyanın etrafında dönmeye başlayacak. Uydunun tüm yolculuğu, fırlatılıştan itibaren 9 saat 13 dakikada tamamlanacak.

Test amaçlı olarak 9,5 gün sonra 50 derece doğu boylamına yerleşecek olan TÜRKSAT 4A'nın kontrolü, Türkiye, Afrika, Avustralya, Japonya, İtalya ve Kanada uydu istasyonlarından yapılacak.

- İlk sinyal 9 saat sonra

Fırlatmadan 9 saat 13 dakika sonra ilk sinyalin alınması planlanan uydu, "50 Derece Doğu" boylamına yerleştirildikten sonra bu boylamda yaklaşık 3 ay kalacak. Kontrol istasyonları aracılığıyla tüm yörünge ve alt sistem kontrolleri gerçekleştirilecek uydu, daha sonra "42 Derece Doğu" boylamına yerleşecek.

Fırlatılıştan hemen sonra uydunun kontrolü, Gölbaşı Uydu Yer İstasyonu'na devredilecek ve buradan gönderilecek komutlarla uydu yaklaşık bir ay boyunca performans testlerine tabi tutulacak.

Mevcut Türk uydularına göre daha güçlü sinyal kalitesine sahip olan TÜRKSAT 4A uydusunun manevra ömrü 30 yıldan fazla olacak.

- Uydunun özellikleri

TÜRKSAT 4A'nın kapsama alanında, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika yer alacak. Yaklaşık 5 ton ağırlığa ve 1750 MHz bant genişliğine sahip olan uydu, Türk ve Japon mühendisleri tarafından ortaklaşa üretildi.

TÜRKSAT 4A uydusunun yeni bir teknoloji olan ''Ka Bant'' frekansı sayesinde Türk televizyon ve radyo kanallarının yayınları, Avrupa ve Asya'nın ardından Afrika'yı da kuşatacak.

Kazakistan'ın güney-batı bölgesinin Sırderya Nehri kıyısında 12 Ocak 1955'te kurulan Baykonur Uzay Üssü, soğuk savaş yıllarında Sovyet uzay araştırmalarının sembolü oldu. Bozkırda geniş bir alana yayılan Baykonur, ilk olarak 1950'lerde gizli Sovyet balistik füze programında kullanıldı. 1960'larla beraber Baykonur, Sovyetler'in ABD ile giriştiği uzay yolculukları savaşına ev sahipliği yaptı. 4 Ekim 1957'de ilk uzay aracı, 3 Kasım 1961'de Ay'a ilk köpek ve ilk Kazak astronotu Toktar Aubakirov, Baykonur Uay Üssü'nden fırlatıldı. Aynı zamanda bir çok ülkenin astronot ile ilk uzay turisti Dennis Tito da Baykonur'dan uzaya gönderildi.

- Uzaya en kestirme yol

Rusya, kendi topraklarında birçok üs olmasına rağmen, uzay çalışmalarını Avrupalı uzmanların "uzaya dünyadaki en kolay çıkılacak yer" olarak tanımladıkları Baykonur'da gerçekleştiriyor. Dünyada aktif çalışan 15'ten fazla uzay üssünün en büyüğü sayılan Baykonur, astronotların uzaya en çok gönderildiği yer konumunda bulunuyor. Bugüne kadar Baykonur'dan 1200'den fazla taşıyıcı roket ve 1300'den fazla araç uzaya gönderildi. 6 bin 717 kilometrekare araziye yerleşen uzay üssünde, 52 roket fırlatma tesisi, 34 teknik kompleks, yüksek sınıfta 2 havaalanı, 5 iniş alanı, meteor ve iyonosfer merkezleri, 3 uzay gemisi için yakıt doldurma istasyonu, 5 kontrol kulesi, 9 kontrol merkezi ve 1.500 kilometre füze deneme alanı ve 4 kıtalararası balistik füze fırlatma platformu bulunuyor.

Daha önce Rusça Leninsk olan üssün adı, Kazakistan'a ait devlet malı olduğunun tescil ettirilmesinin ardından Baykonur olarak değiştirildi. Uzay üssündeki teknolojilerin Kazakistan'a kazandırılmasının ardından Rusya'ya 2050'ye kadar yıllık 115 milyon dolar olmak üzere toplam 5,3 milyar dolara kiraya verildi.


rak1519
2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 00:54



Ekrem34

2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 11:32
TÜRK Savunma Sanayi


Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk önemli açıklamalarda bulundu

ABD ve NATO’nun tepki gösterdiği Çin füze sistemiyle ilgili asker ilk kez konuştu. Hava Kuvvetleri Komutanı Öztürk, “Sistemin milli ve NATO ağları ile entegrasyonu konusunda teknik bir sorun öngörülmemektedir" açıklamasında bulundu.

ABD ve NATO’nun tepki gösterdiği Çin füze sistemiyle ilgili asker ilk kez konuştu. Hava Kuvvetleri Komutanı Öztürk, “Sistemin milli ve NATO ağları ile entegrasyonu konusunda teknik bir sorun öngörülmemektedir. Tedarik edilecek sistem egemenlik hakkıdır”.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Çin Halk Cumhuriyeti’nin CPMIEC firmasıyla sözleşme görüşmelerine başlanan 3,4 milyar dolarlık uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemiyle ilgili Savunma ve Havacılık Dergisi’ne çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öztürk’ün açıklamaları şöyle:

ENTEGRASYON SÖZÜ

“Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi (T-LORAMiDS) projesi bizim için çok önemli bir projedir. FD 2000 sistemi TSK’nın proje ile ihtiyaç olarak tanımladığı kriterleri tamamen karşılayan, uçak ve füzeleri önleme kabiliyetine sahip bir hava füze savunma sistemidir. Türk Hava Kuvvetleri ve TSK olarak hava ve füze savunma sistemlerinin mevcut milli ve NATO sistemleri ile birlikte çalışabilmesinin, silah sitemlerinin performansından tam olarak faydalanılabilmesi için çok önemli olduğunu biliyoruz ve gereken önemi veriyoruz. Bu nedenle entegrasyon konusu füze temin proje dokümanlarında yer almış ve ihale sürecine iştirak eden NATO dışı ülkeler bu konudaki hassasiyetimize uygun olarak entegrasyona yönelik faaliyetleri Türk milli savunma sanayi firmaları ile birlikte gerçekleştirmeyi taahhüt etmiştir.”

BİR SORUN GÖRÜNMÜYOR

“Sistemin milli ve NATO hava savunma radar ağları ile komuta kontrol sistemlerine entegrasyonu konusunda teknik olarak herhangi bir sorun öngörülmemektedir. Ayrıca sistem NATO sistemine entegre edilmeden milli sistemler ile birlikte kullanılması halinde bile hava füze savunma sistemimize çok önemli katkı sağlayacaktır. Tedarik edilecek hava savunma ve füze silah sistemi, söz konusu ülkenin egemenlik hakkıdır ve NATO anlaşması dâhil uluslararası anlaşmalarda buna engel herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca, Bulgaristan, Polonya, Slovak Cumhuriyeti (Slovakya) ve Yunanistan gibi bazı NATO ülkelerinde bulunan benzer özellikleri haiz RF menşeli silah sistemlerinin, ‘birlikte çalışabilirlik’ prensibi kapsamında NATO sistemlerinin yanında kullanıldığı bilinmektedir.”

İKİ YENİ KOMUTANLIK

Orgeneral Öztürk, Hava Kuvvetleri’nin yapısıyla ilgili değişikliklere gidileceğini de anlattı: Mevcut iki Hava Kuvveti yapısından tekli yapıya geçecek şekilde 2014 yılı içinde Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı’nı kuruyoruz. Bu yapı ile teknolojinin sağladığı imkânları en üst düzeyde kullanarak, daha etkin komuta kontrol imkânlarına kavuşarak, caydırıcılığımızı pekiştirmeyi hedeflemekteyiz. Ayrıca, öngörülen yapı içinde teşkil edilecek Hava Savunma Komutanlığı ile hava savunması kapsamında etkinliğimizi önemli oranda artıracağını düşünüyorum. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bir yandan uzay sistemlerine yönelik geliştirme ve tedarik projeleri hayata geçirilirken, diğer yandan envanterdeki uzay sistemlerinin operasyonlarını gerçekleştirecek Uzay Grup Komutanlığı teşkilatının kurulmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.”



ozdcat
2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 11:44

Sayın Mayon'un iletisindeki Sikorsky ile T-70 helikopterlerinin Türkiye'de üretimi konusunda sonunda anlaşmanın imzalanacağı müjdeli haberini,13 şubat 2014 tarihli aşağıdaki gelişme ile beraber değerlendirmek gerekir. Teknoloji transferinin belki de ilk somut ispatı.


Özgün Helikopter Programı TUSAŞ Döner Kanat Teknoloji Merkezi (DKTM)

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) arasında 26.06.2013 tarihinde imzalanan Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi kapsamında, döner kanat teknolojisi alanında helikopter sanayiinin gelecekte ihtiyaç duyacağı teknolojileri Ar-Ge yolu ile kazanmak, sanayinin ihtiyaç duyduğu teknolojik ve bilimsel derinliği olan insan kaynağının yetiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla TUSAŞ bünyesinde bir “Döner Kanat Teknoloji Merkezi” (DKTM) kurulmuştur. Bu kapsamda, TUSAŞ döner kanat teknoloji yol haritası ile uyumlu nitelikte olan ve ilk etapta çalışılması planlanan proje konuları SSM ve TUSAŞ tarafından belirlenmiştir.
Projeler ile ilgili yapılacak ön başvurular, SSM ve TUSAŞ tarafından değerlendirilecek olup, üniversite içi veya üniversiteler arası “Tümleşik Çalışma Grupları” teşkil edilerek yapılan başvurulara, değerlendirmelerde önem atfedilecektir.
DKTM çalışma esasları ve projeler ile ilgili 14 Mart 2014 tarihinde bir çalıştay düzenlenmesi planlanmaktadır. Çalıştay ile ilgili saat / yer bilgilerini ve DKTM ile ilgili tüm güncellemeleri www.tai.com.tr adresinden takip edebilirsiniz.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/ku .../DKTM.aspx


Mehmet Yeşilbaş

2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 13:16

Savunma Sanayi, yakıt kimyasalları kapsamında 7 projeye imza attı

Murad Bayar, kamu ve özel sektör işbirliğiyle ilgili, "Türkiye'nin gücü buradan doğacak. Bu formülasyon önemli. Bunun sonucunda da güçlü bir kimyasal reaksiyon bekliyoruz" dedi.

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, kamu ve özel sektör işbirliğiyle ilgili, "Türkiye'nin gücü buradan doğacak. Bu formülasyon önemli. Bunun sonucunda da güçlü bir kimyasal reaksiyon bekliyoruz" dedi.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yol Haritası kapsamında yürütülen Roket Yakıt ve Bileşen Teknolojileri Teknoloji Kazanım Yol Haritası Projeleri ile Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü (TKY) Projeleri’nin imza töreni gerçekleşti. Roket Yakıt ve Bileşen Teknolojileri Teknoloji Kazanım Yol Haritası Projeleri kapsamında 4, Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü Projeleri kapsamında da 3 olmak üzere toplam 7 proje imzalandı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda gerçekleşen törende konuşma yapan Savunma Sanayii Müsteşarı Bayar, söz konusu projelerin savunma sanayisi için son derece önemli olduğunu kaydetti. Savunma sanayisinde özel sektör ve kamu işbirliğinin önemli olduğunu belirten Bayar, "Türkiye'nin gücü bu birliktelikten doğacak. Bu formülasyon çok önemli. Bunun sonucunda da güçlü bir kimyasal reaksiyon bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

“İHRACATIMIZI SÜREKLİ ARTTIRARAK DAHA ÜST BOYUTLARA ULAŞTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”

ROKETSAN Genel Müdürü Selçuk Yaşar, ROKETSAN'ın kuruluşundan bu yana büyük değişim içinde olduğunu anlatarak, "Bugünkü imza töreni, savunma sanayimizdeki bu atılıma, bizim 25 yıl önce başlayan yakıt maceramıza ciddi derinlik kazandıran projelerdir" değerlendirmesini yaptı.

Son 5 yılda cirolarında büyük artış yaşandığını söyleyen Yaşar, cirolarının yüzde 30'unun ihracat gelirlerinden oluştuğunu ifade etti. Savunma sanayisinin katma değeri yüksek ürünler ihraç ettiğini de kaydeden Yaşar, "İhracatımızı sürekli arttırarak daha üst boyutlara ulaştırmayı hedefliyoruz. Bugünkü projelerle bu yeteneğimizi daha da art inanıyoruz" dedi.
ROKETSAN'ın bugüne kadar yakıt kimyasallarına büyük yatırım yaptığını belirten Yaşar, bu konuda epey bir yol kat ettiklerini ve imzalanacak projelerin de bunun tamamlayıcısı olacağını söyledi.

İMZA ATILAN 7 PROJE
İmzalanan Roket Yakıt ve Bileşen Teknolojileri Teknoloji Kazanım Yol Haritası Projesi ile yurt dışından temininde güçlük çekilen yeni nesil az dumanlı/dumansız ve duyarsız kompozit katı yakıt formülasyonlarında ihtiyaç duyulan maddeler, jet yakıtının yurt içi imkanlarla sentezlenmesi, mühimmat, roket ve füze sistemlerinde yer alan sistemlerin geliştirilmesi sağlanmış olacak.

Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü Projeleri kapsamındaki Fırçasız Doğru Akım Motoru Geliştirilmesi Projesi ile tanksavar ve hava savunma sistemleri başta olmak üzere güdümlü füze kontrol tahrik sistemlerinde kullanılmak üzere konvansiyonel doğru akım servo motorlar yerine kullanılacak yüksek hacimsel verimliliğe sahip motorların üretilmesi hedefleniyor.

PELİN ÜZEK
http://www.iha.com.tr/savunma-sanayi-yakit-kimyas ...omi-328421


Mehmet Yeşilbaş

2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 13:28

Ülkem adına güzel bir teknolojik gelişme haberi gördüm. Direkt haberde ete kemiğe bürünmüş bir savunma haberi gibi görünmesede Sayın Savunma Müsteşarımız Murad Bayarın hep dediği gibi savunma sanayimizde Ana çatı teknolojilere hemen hemen sahip olmuş durumdayız yani Kara, hava ve deniz araçlarında platformalarımız var ve gelişmeye devam ediyor, tasarımlar bizlere ait yerlilik oranlarıda gittikçe artıyor ama teknolojik derinlik istenilen seviyede değil onlara yoğunlaşmak gerekiyor yani işin artık atom seviyelerine inilmesi gerekiyor. İşte bu haberde buna güzel bir örnek umarım artarak devam eder.

Nanoteknolojinin yeni yüzü: Grafen

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fizik Bölümü'ünde görevli Yrd. Doç. Dr. Cem Çelebi, 'grafen' çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Grafen çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Cem Çelebi, "Grafen, tamamı karbon atomlarından oluşan bal peteği benzeri altıgen örgü yapısındaki grafitin tek katmanlı ve iki boyutlu biçimi olarak tanımlanmaktadır. İlk olarak 2004 yılında Manchester Üniversitesi'nden fizikçiler Andre Geim ve Konstantin Novoselov, mikromekanik ayrıştırma olarak bilinen bir yöntemle, tek atom kalınlığındaki grafen tabakasını bir grafit yığınından ayrıştırarak yalıtkan bir yüzeye aktarmayı başarmışlar ve bu malzemede dünyada ilk defa oda sıcaklığında kuantum hall etkisini ortaya çıkartmışlardır. Nature ve Science dergilerinde yayınlanan bu çalışma Geim ve Novoselov’a 2010 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü getirmiştir. Grafenin bilim dünyasında bu denli ilgi uyandırmasının altında eşsiz elektronik ve mekanik özelliklere sahip olması yatmaktadır. Tek atom kalınlığındaki grafende, elektrik iletimini sağlayan elektronlar ve boşluklardan oluşan yük taşıyıcıları sanki kütlesiz parçacıklarmış gibi davranmakta ve saniyede yaklaşık 800 kilometre bir hızla hareket etmektedir. Bu elektron ve boşlukların, grafende oda sıcaklığında dahi çok yüksek bir hareketliliğe sahip olması, yüksek hızda işleyen elektronik aygıtların tasarlanması açısından çok önemli bir etkendir. Işığı yüzde 98 oranında geçirmesi, elektriği bilinen en iyi iletken malzemeler olan gümüş ve bakırdan bile onlarca kat daha iyi iletmesi, tek atom kalınlığında olmasına rağmen çelikten 100 kat daha güçlü ve dayanıklı olması, mükemmel iki boyutlu esnek yapısıyla grafeni, özellikle optoelektronik alanında, saydam ve katlanabilir ekran teknolojilerinin geliştirilmesi bakımından büyük ilgi odağı haline getirmektedir" dedi.

"Günümüzün en hızlı ve en küçük transistörü grafenden üretilmiştir. Birkaç dakika gibi çok kısa sürelerde şarj edilebilen ve çok yüksek kapasitede enerji depolayabilen grafen tabanlı lityum iyon pilleri üzerine çalışılmaktadır. Aynı zamanda akıllı telefonlar ve taşınabilir bilgisayarlar vb. cihazlarda kullanılacak, grafen tabanlı mikron altı boyutlardaki süper kapasitörlerin, nanoantenlerin önümüzdeki yıllarda hayatımıza girmesi beklenmektedir" diyen Çelebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyada, tek katman grafenin elde edilebilmesi için bazı yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar, bir SiC tabanı üzerinde epitaksiyel büyütme, kimyasal buhar çöktürme ve grafitten mekanik ayrıştırma ile grafen üretimi şeklinde sıralanabilir. Son iki yöntemle elde edilen grafen tabakaları mutlaka bir bant veya polimer gibi bir aracı taşıyıcıyla SiO2 veya Al2O3 gibi yalıtkan bir hedef tabana aktarılmak durumundadır. Fakat transfer sonrasında ya birkaç mikron gibi çok küçük boyutlarda ya da çok yüksek yoğunlukta safsızlığa sahip ve homojen olmayan grafen parçaları elde edilebilmektedir. Bu nedenle, oldukça geniş bir yasak enerji bandı aralığına sahip yarıiletken bir malzeme olan silikon karbür (SiC) tabanı üzerinde, grafenin epitaksiyel olarak üretilmesi yöntemi, hem büyük boyutlarda grafen elde etmek için hem de mevcut silikon tabanlı elektronik aygıt üretim teknolojilerine uyarlanabilirliği bakımından çok daha elverişlidir. İYTE Fizik Bölümü'nden Nanofizik Araştırma Grubu olarak, TÜBİTAK destekli projeler ile grafen ve Silisen, MoS2 gibi grafen benzeri tek atom kalınlığındaki iki boyutlu malzemelerin elde edilmesi, karakterizasyonu ve bu malzemelerden elektronik aygıtların tasarımı ve üretimi üzerine çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Araştırmalarımız kapsamında mikromekanik ayrıştırma ve ultra yüksek vakumda epitaksiyel büyütme yöntemlerini kullanarak yüksek kalite ve saflıktaki grafen örnekleri başarıyla üretilebilmektedir. Elde edilen örneklerin yapısal ve morfolojik özelliklerini belirlemek için Raman spektroskopisi, optik mikroskop, atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ve taramalı tünelleme mikroskobu (STM) ölçümleri yapılmaktadır. Grafen örneklerinin kuantum elektronik taşınım özellikleri, bölümümüz temiz oda altyapısı kullanılarak, grafen tabakalarının fotolitografi yöntemiyle işlenmesiyle imal edilen, mikrometre boyutlarındaki hall aygıtları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Çok düşük sıcaklıklarda gerçekleştirdiğimiz (yaklaşık -270°C) Kuantum taşınım ölçümleri, grafende elektriksel iletkenliği sağlayan elektronlar ve boşlukların davranışları hakkında çok detaylı ve çarpıcı bilgiler vermektedir. Bu kapsamda, Manchester Üniversitesi'nden Prof. Andre Geim ve ekibi ile ikili işbirliği çerçevesinde başlattığımız yeni bir çalışmayla, araştırma grubumuz iki boyutlu nanoyapılar laboratuvarında üretilen ve bir dizi kimyasal işlemle fonksiyonel hale getirilmiş grafen örneklerinde süper iletkenlik özelliklerin belirlenmesi araştırmalarına başlanmıştır."

Çelebi, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Laboratuvarımızda kurulumunu tamamladığımız ve 10-10 mbar basınç düzeyine inebilen bir ultra yüksek vakum (UHV) epitaksiyel grafen büyütme sistemi yardımıyla, dünyada sadece birkaç araştırma grubu tarafından uygulanabilen, yüzeyden silikon atomu kopartma yöntemiyle, tek atom kalınlığındaki homojen grafen örnekleri, bir SiC yarı iletken kristali yüzeyinde büyütülebilmektedir. Bu işlemde SiC yarıiletkeni yaklaşık 1500 °C gibi çok yüksek bir sıcaklığa ısıtılmakta ve bu sıcaklıkta SiC yüzeyinden kopan silikon atomları vakum ortamına salınmaktadır. Yüzeyden kopan her bir silikon atomuna karşın taban yüzeyinde bir karbon atomu kalmakta ve geride kalan karbon atomları altıgen örgülü, süper simetrik ve homojen grafen yapısını oluşturmaktadır. Bu yöntemle elde ettiğimiz tek atom kalınlığındaki grafenlerden, yüksek hassasiyetli kimyasal ve optik algılayıcılar, süper kapasitörler, saydam elektrotlar gibi mikroelektronik ve optoelektronik endüstrisinin büyük ilgisini çekebilecek aygıtların tasarım ve üretim çalışmalarına başlanmıştır. Bu aygıtların, yüksek manyetik alan altında, krayojen sıcaklıklardan oda sıcaklığına (- 270 °C - 25 °C) kadar geniş bir sıcaklık aralığında elektronik özelliklerinin belirlenmesi ve bu özelliklerden yararlanarak, ülkemizin ihtiyaç duyduğu katma değer potansiyeli yüksek grafen tabanlı yeni teknolojilerin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda İYTE Fizik Bölümü'ndeki İki Boyutlu Nanoyapılar Laboratuvarımız ve temiz oda altyapısı kullanılarak epitaksiyel grafenler üzerine mikron boyutlarında Hall aygıtları üretilmektedir. Bu aygıtlar yardımıyla grafenin elektronik yapısını araştırmak için kuantum taşınım deneyleri gerçekleştirilmektedir. Grafenin kuantum taşınım özelliklerinin belirlenmesine yönelik yapılan ölçümler -270 C gibi bir sıcaklıkta ve yüksek manyetik alanlar altında gerçekleştirilmektedir."

A.ÖZCAN KIRLANGIÇ
http://www.iha.com.tr/nanoteknolojinin-yeni-yuzu- ...oji-331625



tayfun09
2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 14:37
ABD ordusunun en pahalı silahları


ABD ordusunun en pahalı silahları
Bir tanesinden Türk Hava Kuvvetleri'nde de olacak
10. Trident II Füzesi: Birim maliyeti 65.7 milyon dolar

ABD'nin kıtalararası füzesi, Trident 2, ulaştığı çok yüksek hızla 15 bin km çapındaki bir alanı dakikalar içinde vurabilir. Termonükleer başlık taşıyan 13,5 metre uzunluğundaki füzeden ABD'nin elinde 500'den fazla olduğu biliniyor. Tüm füzelerin toplam değeri 36 milyar dolar ediyor.

http://splashurl.com/owz2ckx


01_can_01
2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 17:09
Ural


 
 


(Özkan)
2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 17:24

Diyarbakır'da göreve başlayan Otokar Ural 'ın bir fotoğrafıda benden olsun



Mehmet Yeşilbaş

2 yıl önce - Cmt 15 Şub 2014, 17:49

Atış Testlerine Devam Eden ALTAY, Kalifikasyon Testlerine Yaklaşıyor.

Otokar’ın yayınladığı haber bülteni “Otokar Haber’in yeni sayısı, 31 Aralık’ta çıktı. Bültende, Otokar tarafından yürütülen savunma projeleri ile ilgili güncel durum hakkında bilgiler yer aldı. Prototip Geliştirme ve Kalifikasyon Aşaması’nda olan ALTAY Projesi’nde, Atış Testi Ön Prototipi (Firing Test Rig /FTR) ile atışlı testler, takvimine uygun olarak Şerflikoçhisar’da sürüyor. Söz konusu testlerde, ALTAY tankının atış performansı konusunda başarılı sonuçlar alınıyor. Projenin son safhası olan bu aşamada gerçekleştirilecek kalifikasyon testlerinde kullanılacak prototiplerden PV1 prototipinin üretimi de devam ediyor. 2014 yılının ilk yarısında, bu prototipin üretiminin tamamlanması hedefleniyor. Eylül 2013 ayı itibariyle başlanan PV2 prototipinin üretiminin ise 2014 yılının ikinci yarısında tamamlanması planlanıyor. Bu prototiplerin üretimini takiben Proje Uygulama Takvimi’ne uygun olarak Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı heyetleri ile Sistem Kalifikasyon Testleri yapılacak. Tekerlekli zırhlı araçlar cephesinde ise Otokar’ın bir Körfez ülkesi için ürettiği ARMA 6*6 zırhlı taktik araçlarının kullanıcı eğitimleri tamamlandı. ARMA Amfibik Araç Kullanım Eğitimleri, sonbahar aylarında gerçekleştirildi. 70 askeri personelin katıldığı eğitimlerde, güvenlik ile ilgili detaylar da uygulamalı olarak anlatıldı. Dünya genelinde 15 ülkenin silahlı kuvvetleri tarafından kullanılmakta olan COBRA araçları için son olarak Türkiye’den bir sipariş daha alan Otokar, bu araçların teslimatına geçtiğimiz yıl içinde başladı. 228 milyon lira tutarındaki siparişin, 2015 yılında tamamlanması planlanıyor. Tanıtım ve iş geliştirme faaliyetlerine de ara vermeyen Otokar, 16-18 Ocak tarihleri arasında Bahreyn’de düzenlenen BIAS 2014 fuarına katıldı ve yeni taktik tekerlekli zırhlı araçları URAL ve COBRA II’NİN YANI SIRA arma 8*8 aracını sergiledi. Bu fuar ile birlikte URAL ve COBRA II araçları, yurt dışında ilk kez sergilenmiş oldu. Fuarda, ARMA 8*8, yine Otokar tarafından geliştirilen MIZRAK 30 mm orta kalibre uzaktan komutalı kule sistemi ile birlikte, COBRA II ise hava savunma sistemi ile donatılmış olarak görücüye çıktı.

MSI Şubat 2014/02, Sayı:103



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET