Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2973
Misafir d35

6 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 00:01

Savunma Sanayii konusunda yeni videolar yapmaya başlayan ve benimde yeni keşfettiğim bi kanal.Yani benim baya hoşuma gitti.Son videosu da baya başarılı.



alim80
6 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 00:16

Türk savunma sanayi ürünleri, projeleri ve ihracat haberleri üzerine sohbet

Arkadaşlar bu başlık yukarıda yazdığı gibi Türk Savunma sanayisinin üretim ve ihracatı başlığıdır. s400-f35 gibi başka ülkelerin ürettiği silahların başlığı değil. Bunlarla ilgili başka başlıklar var orada tartışabilirsiniz.

Bu başlığa konu dışı ve siyasete bulaşmış mesajlar yazdığınız da o kadar emek verdiğiniz mesajlar silinir!!!


Gokkubbe
6 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 00:28

Bu İngiliz tasarımcılar ne babayiğit imiş 400 adam&yıl ile bizim 5-6 bin mühendisimizi geçecek kadar çalışacak. Hemde sadece 4 senede.
Uçak mekanizmaların güç sistemlerinde ki güçlük ilk yatırımda bitmiyor. Bu is kolunu devam ettirecek projeleriniz yoksa yatırdığınız (ilk) kadar bor daha yatırmanız gerekebilir.

Rusya federasyonu Sovyetler çöktükten her yıl yeni bir uçak uçurduğu halde 5. Nesil savaşçısı için uygun motoru yakın vadede ayarlayabilecek seviyede degil.

Yüksek teknoloji işinde çalışanları akkor atesine benzetmek abes kaçmaz. Elde tutması fazlasıyla güçtür. İmkan sağlayamadığın an kolayca elinden kaçabiliyor.
Sn Temel Kotil'in dediği gibi tek ticaret ayağı ile yürüyebilecek bir is kolu değildir hava - uzay mekanizmaları.

Sunu eklemek isterim. F-35'in başarısız bir proje olduğu icin degil aksine 5. Nesil uçakları içinde elle tutulabilir bas sistem oldugundandir. Avrupalı müttefikleri olarak verdiğimiz destek ile yıllardır ABD'nin kasasını doldurduk.

Buna devam ettiğimiz sürece ne milli nede Avrupa ülkeleri ile sürdürülebilir uçak uzay sanayisi kuramayız. Tekel kırılmalı. Yoksa ileriki 20 sene sorunların içinde boğulmaya devam edeceğiz.



Mehmet Yeşilbaş

5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 12:22

Söyleşi: BMC Yönetim Kurulu Üyesi T. Yasin Öztürk
BMC Yönetim Kurulu Üyesi T. Yasin Öztürk ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 150’nci sayısında yayımlanan söyleşi

“2023 yılına kadar, toplam 685 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız.”

Ortaklık yapısının değiştiği 2014 yılından beri yaptığı yatırımlarla istikrarlı bir şekilde büyüyen BMC, bir taraftan da ürün ailesini genişletmeyi sürdürerek, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM)’nün ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler üretiyor. Bu alandaki yeteneklerini, Katar için özel olarak geliştirdiği zırhlı hava indirme aracı ile bir üst seviyeye çıkaran firma, Tunus ve Türkmenistan’a yaptığı KİRPİ satışları ile ihracat başarılarını da perçinliyor. BMC’nin son 3 yıldaki bu gelişimini ve gelecek hedeflerini, BMC Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk’ten dinledik.

MSI Dergisi: BMC, 2014 yılında, yeni yönetim yapısına kavuştu. Geçtiğimiz Şubat ayında, IDEX fuarındaki söyleşimizde de 10 yıllık yol haritanızın hazır olduğunu söylemiştiniz. Geleceği ayrıca konuşacağız; ama öncelikle geride bıraktığınız 3 yılın kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Yasin ÖZTÜRK: Ağustos 2014’te, firmanın yönetimini teslim aldığımızda, ilk hedefimiz, evlerinde çalışmadan bekleyen yaklaşık 1.250 arkadaşımıza, tekrar iş başı yaptırmak oldu ve çoğu da kısa bir süre içerisinde, işinin başına döndü. O gün, 1.250 civarında olan çalışan sayımız, şu anda 1.600’ü aşmış durumda. Yılsonunda da hedefimiz, 1.800 çalışana ulaşmak. Mühendis sayımız da 8’den 200’e çıktı ve hâlen de artmaya devam ediyor. O tarihlerde, birkaç tane direktörümüz vardı; bugün ise 30’a yakın. Devraldığımız zaman BMC’nin cirosu sıfır olsa da o yılı, 50 milyon lira ciro ile kapatmayı başardık. Bu rakam, 2015’te 300 milyon liranın üzerine çıktı; 2016’da ise 800 milyon liraya ulaştık. Bu yılın sonundaki ciro hedefimiz de 2,2 milyar lira. Kolları sıvayıp işe koyulduğumuzda, savunma sanayisinde 1 aracımız varken, bugün 10’a yakın farklı çözümümüz var. Bunların arasına, her geçen gün de yenilerini ekliyoruz.


BMC, IDEF 2017 sırasında, AMAZON aracının en güncel sürümünü, TÜBİTAK tarafından geliştirilen lazer sisteminin entegre edildiği konfigürasyonda sergilemişti. 12 tonluk araç, sürücü dâhil 7 kişiyi taşıyabiliyor.

MSI Dergisi: BMC’nin şu anki ortaklık yapısından ve yönetim şeklinden bahseder misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Şirket hisselerinin %25.1’i Öztürk Ailesi’nin; %25’i Ethem Sancak’ın; geriye kalan %49.9’u ise Katar Silahlı Kuvvetlerinin. Dolayısı ile hisselerin %51’i Türklerin elinde. 5’i Katarlı 5’i Türk olmak üzere, 10 kişilik bir yönetim kurulumuz var. Üst yönetimimiz ise ben dâhil 4 kişiden oluşuyor. Ben, Öztürk Ailesi’ni temsil ediyorum. Ethem Sancak’ı temsilen ise Bülent Denkdemir var. Diğer iki kişi ise Katarlı; ancak bu arkadaşlarımız, şirketin günlük işleyişine çok müdahil olmuyorlar. Genelde yönetim kurulu toplantılarına veya her ay yapılan icra kurulu toplantılarına katılıyorlar. Her şeyi şeffaf bir şekilde yürüten bir şirket olduğumuz için, bize güvenleri tam.


16 tonluk ağırlığa ve sürücü dâhil 9 kişi taşıma kapasitesine sahip VURAN, SSM’nin yürüttüğü ve 406 adet aracın tedarikini konu alan Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar (TTZA) Projesi’nin ihalesinde yarışıyor.

MSI Dergisi: BMC, bugün, Türk savunma sanayisinin ve kara araçları sektörünün neresinde? Kısa bir ufuk turu da yaparak, BMC’nin bugününü anlatır mısınız?

Yasin ÖZTÜRK: Türkiye’nin ihtiyaç ve talebi neyse onu karşılamayı hedefliyoruz. Bunun için de taktik tekerlekli zırhlı araçtan, paletli araca kadar her şeyi yapmayı; hatta kara araçları sektörünün de ötesinde, savunma sanayisinde farklı noktalara gitmeyi düşünüyoruz. Söz gelimi, yüksek enerji silahları geliştirmek istiyoruz. Bunun için teknoloji transferine de açığız; ancak ödün vermeyeceğimiz şartlarımız var. Bir tanesi, bu maksatla kurulacak şirketin, en az %51’i, mutlaka bizim, yani Türkiye’nin olmalı. Diğer bir şartımız da transfer ettiğimiz teknoloji kadar, bu teknolojiyi sürdürmemizi sağlayacak eğitim de transfer edilmeli. Bu maksatla da karşı tarafın, bizim mühendislerimizi eğitmelerini zorunlu kılıyoruz. Aksi takdirde, teknolojiyi sadece, o günün ihtiyaçlarına cevap verecek kadar kullanabiliyor oluyorsunuz; yarınlar için üzerine fazla bir şey ekleyemiyorsunuz. O yüzden, beyin göçünü de tersine çevirecek şekilde konuya yaklaşıyoruz.

Gelecek açısından şunu söyleyebilirim: BMC’yi, 5 yıl sonra, Türkiye’de, savunma sanayisinde faaliyet gösterdiği tüm alanlarda ilk sırada; dünyada da ilk 3’te görüyoruz.



Bizim İçin İnsan Hayatı En Önemli Şey

MSI Dergisi: Yurt içindeki taktik tekerlekli zırhlı araçlar pazarı, neredeyse her geçen gün yenisi eklenen aktörleriyle çok hızlı büyüyen bir pazar. Sektörün en eski oyuncularından olan BMC, pazarda kendisini nasıl konumlandırıyor?

Yasin ÖZTÜRK: Şu bir gerçek: BMC’nin KİRPİ diye bir aracı var ve şu zamana kadar da her testten başarıyla geçti. Bu aracı, her açıdan çok dayanıklı yaptık; çünkü bizim için en önemli şey, insan. Can kaybı, bizi çok fazla üzüyor ve bu noktada, para kazanmanın hiçbir önemi yok. Dolayısıyla bundan sonra tasarlayacağımız ve üreteceğimiz her araçta, lojistik maksatlı taktik tekerlekli araçlarda bile buna önem vermeye devam edeceğiz. Çünkü bu araç personel de taşısa mühimmat da taşısa, orada oturan her bir kişinin canı çok kıymetli. Yerine yenisini koyma şansımız yok. Üretici olarak da bundan sorumluyuz. O yüzden, bundan sonra, zırhsız araç yapmayacağız.

Her Konuda Bir Çözümümüz Var

MSI Dergisi: BMC’nin askeri araç ailesinin güncel durumu hakkında detaylı bilgi verir misiniz? Hangi sınıflarda çözümleriniz var?

Yasin ÖZTÜRK: Aslına bakacak olursanız şu anda epey aracımız var; takip ettiğimiz çok sayıda da proje var. İlk başladığımızda, elimizde sadece, 11 kişi taşıyan, 20 tonluk 4×4 bir araç olan KİRPİ vardı. Bugün, 4×4 sınıfında; 7 kişi taşıyan, 12 tonluk AMAZON’umuz var; 9 kişi taşıyan, 16 tonluk VURAN’ımız var. KİRPİ’nin 6×6’sı da var. Ayrıca şu sıralar gündemimizde olan ve mutlaka yapacağımız 6×6 ve 8×8 araçlar var. Birkaç yıl içerisinde, bu araçları da ürün olarak ortaya koymayı hedefliyoruz. Onun haricinde, az önce de belirttiğim gibi, taktik tekerlekli araçlarımızı zırhlandırıyoruz. Zırhlı otobüs konusunda çalışmalarımız var. EGM’nin istediği, V tabanlı bir araç yapıyoruz ve benzer şekilde, güvenlik güçleri için bir TOMA geliştirdik. ASELSAN’ın ana yüklenicisi olduğu MİLKED 4A’nın taşıyıcısını geliştirdik; aynı şekilde, RAKAS MUKAS projesinde kullanılan taşıyıcıyı geliştiriyoruz. AKTAN projemiz de bir yandan devam ediyor.


KİRPİ, farklı görevlere uyarlanabiliyor.

MSI Dergisi: Bugüne kadar, toplamda kaç adet aracınız TSK ve EGM envanterine girdi?

Yasin ÖZTÜRK: Yaklaşık 3.000 tane lojistik araç, 1.000 tane de taktik tekerlekli zırhlı araç teslim ettik şu ana kadar. Ayrıca TOMA, otobüs ve kamyonet gibi çeşitli ürünlerimiz de hâlihazırda bu kurumlar tarafından kullanılıyor. Geçtiğimiz haftalarda imzaladığımız anlaşma ile bu sayılara 529 tane KİRPİ daha eklenecek. Dolayısı ile son teslim edeceklerimizle beraber, 5.000’in üzerinde araç olacak. Bu sayıların haricinde, bir de Genelkurmay Başkanlığı tarafından satın alınarak, yardım kapsamında; Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan, Bosna-Hersek, Makedonya ve Arnavutluk’a verilen çeşitli araçlarımız var.

MSI Dergisi: BMC araç ailesi, ne tür çözümlerle genişleyecek?

Yasin ÖZTÜRK: Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, her türlü taktik tekerlekli zırhlı aracı ve paletli aracı geliştirip üretme konusunda kararlıyız. Bunun için, gerekirse bambaşka çözümler bile ortaya koyabiliriz. Hatta Jandarma Genel Komutanlığının taktik tekerlekli araç taleplerini gözeterek, Türkiye’de hiç olmayan zırhlı bir aracın prototipini ürettik. Bu aracı ASELSAN’a teslim ettik ve onlar da üstünü donatıyorlar. Araç test edilecek, uygunsa seri üretimine gidilecek ve envantere girecek.

MSI Dergisi: BMC’nin gelecekteki bu araç ailesindeki gelişmelerde Katar’ın yeri ne olacak?

Yasin ÖZTÜRK: Katar’ın başkenti Doha’da bir ofis açıyoruz. Orada bir üretim üssü kurma ihtimalimiz de yüksek. Katar’dan gelecek her türlü talebi karşılamayı hedefliyoruz.


BMC’nin 5 ton ağırlığındaki Taktik Tekerlekli Aracı, ASELSAN’ın ana yüklenicisi olduğu çeşitli projelerde, taşıyıcı araç olarak da kullanılıyor.

MSI Dergisi: Bugün geldiğiniz nokta itibarıyla, BMC’nin faaliyetlerinde, savunma sektörünün ve ticari sektörün payları nedir? Gelecekte nasıl olmasını hedefliyorsunuz?

Yasin ÖZTÜRK: Şu anda askeri projeler yoğunlukta; hatta yaptığımız işlerin %75’e yakını savunmaya yönelik diyebilirim. Ama önümüzdeki sene, hedeflerimize ulaşabilirsek bu durum tam tersine döner ve %65’e yakını sivil olur. Çünkü sivil araçlar söz konusu olduğunda, adetler genellikle daha fazla. Yani biz asıl kökenimiz olan ticari araçlara olan ilgimizi ve bu sektördeki varlığımız kaybetmedik. BMC’nin ticari araç sektöründen çekildiğine, artık sivil nitelikli araç üretmeyeceğine ve sadece kamunun ihtiyaçlarını karşılayacağına yönelik çeşitli söylentiler var. Bizim böyle bir yaklaşımımız yok. Bizim derdimiz, Türkiye’nin ihtiyacı neyse onu karşılamak.

BMC ve Sektördeki Paydaşları

MSI Dergisi: Sormak istediğimiz ve sektörde hep konuşulan bir başka konu da ana alt yükleniciler, KOBİ’ler ve yan sanayi ile olan iş birliği konusunda düşünceleriniz. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Yan sanayi ile iş birliğini fazlası ile uyguluyoruz. Çalışabileceğimiz bütün KOBİ’lerimize destek veriyoruz. Her şey kendi bünyemizde olsun diyerek eski BMC’nin yaptığı hatayı yapmıyoruz. Kritik işlevleri burada tutuyoruz; ama geriye kalanların tamamını, dışarıdaki firmalara yayıyoruz. Biz sadece ana yüklenici, ana entegratör rolünü üstleniyoruz. BMC’nin şu anda içeride yaptığı iş, aslında toplamın sadece %40’ı.

Ayrıca Ege Bölgesi’ndeki savunma sanayisi firmalarına liderlik ediyoruz. Şu anda bölgede 300’e yakın KOBİ’miz var. Bunların birleşerek savunma sanayisi kümelenmesini oluşturması için uğraşıyoruz. Bunların hepsini bir tarafa yönlendirmeye çalışıyoruz.

MSI Dergisi: BMC, KOBİ niteliği taşıyan çok sayıda mühendislik firmasına da iş veriyor. BMC’nin, KOBİ’lere vermek istediği bir mesaj var mı?

Yasin ÖZTÜRK: Aslında bütün işlerimizi piyasaya açmaya çalışıyoruz. Hatta ihtiyaç olması durumunda, birlikte çalıştığımız firmaların personeline, tesisimizde yer tahsis ediyoruz. Örneğin şu anda, Hexagon Studio’nun, 20’ye yakın personeli BMC’de çalışıyor. KOBİ seviyesindeki pek çok başka firmadan gelen çalışanlar da var. BMC, herkesin firması ve kapıları, bizim ihtiyaç duyduğumuz yetenekleri olan herkese açık. O yüzden, yeni bir projeye başladığımızda, bunu, konuyla ilgilisi olan, sektördeki tüm paydaşlarımıza duyuruyoruz. Tedarikçilerimizle çalışmaya başladıktan sonra da malzeme ve satın alma gibi adımları da biz hallediyoruz ve alt yüklenicilerimizi, bu süreçlerle meşgul etmiyoruz. Kısacası, onlardan sadece işçilik hizmetini alıyoruz. Ekosistem ile birlikte yürüyoruz, birlikte büyüyoruz.

MSI Dergisi: Peki, diğer belli başlı üreticilerle, ana yüklenicilerle BMC’nin ilişkileri nasıl yürüyor?

Yasin ÖZTÜRK: Açıkçası bizde olmayan bir çözüm, bu firmalardan birisinde hazır diye o firmalarla ortaklık yapmak gibi bir politikamız yok. Biz elimizde mevcut olmayan bir çözüm için alt yüklenici olamayız. Ama Türkiye’de, çözümlerin geliştirilebileceği projeleri hayata geçirebilecek çok fazla yatırımcı var. Aklımızda olan birtakım projelerle ilgili de bunlarla şu anda görüşme hâlindeyiz.


SSM ile 8 Ağustos’ta imzaladığı sözleşme gereği BMC, TSK’ya, 529 adet yeni nesil KİRPİ teslim edecek. BMC, Tunus ve Türkmenistan’a da KİRPİ’nin farklı sürümlerinden, toplam 241 adet teslim etti.

MSI Dergisi: Ar-Ge konusuna gelecek olursak, BMC Ar-Ge merkezinin çalışan sayısı, odaklandığı projeler, bu projelerde savunma sanayisinin ağırlığı gibi konularda bilgi verebilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Ar-Ge merkezimizde, şu anda, organik olarak 280 çalışanımız var; ama az önce bahsettiğim gibi mühendislik firmalarına çok fazla iş veriyoruz. Bunları da hesaba kattığımızda, aşağı yukarı 1.100 kişilik bir ekibimiz var diyebilirim. Proje olarak ise yelpazemiz geniş. Türkiye’nin şu anda ihtiyaç duyduğu; yerli motordan şanzımana, diferansiyelden aksa, zırhlı araçtan ticari araca kadar her konuda çalışıyoruz. Savunmaya yönelik işlerle sivil işleri kıyaslayacak olursak da ağırlıkları eşit aslında. Bu projeleri yürütmek için ise ciddi miktarda öz kaynak kullanıyoruz. Ciroya oranla; 2015’te %3’e yakın, 2016’da %3,5 mertebesinde Ar-Ge’ye kaynak ayırdık. Bu oran, 2017 sonunda ise %7 civarında gerçekleşecek.

Ar-Ge’de Türkiye’de Satha Yayılacağız

MSI Dergisi: BMC’nin Ar-Ge merkezi kurmayı planladığı Sakarya, Karasu’daki faaliyetlerinizin güncel durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Karasu’da, 1.000 kişi istihdam edeceğimiz bir Ar-Ge merkezi kuruyoruz. Ama bunun yanında, Teknopark İstanbul’da ve Ankara’da da birer Ar-Ge merkezinin kurulumu konusundaki çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’nin geneline yayılıyoruz. Bunların her birisinde, aşağı yukarı 1.000 kişinin çalışmasını planlıyoruz. Dolayısıyla hedefimiz; Karasu, Ankara ve İstanbul’da, 1.000’er kişiden, toplamda 3.000’e yakın mühendisin, BMC bünyesinde Ar-Ge odaklı çalışması. Bu noktada, İstanbul tarafı, güç grubu ve aktarma organları üzerine; İzmir ise ticari araçlar üzerine çalışacak. Karasu, savunma sanayisi ile ilgili faaliyetlerimizin tamamını yürüteceğimiz bir savunma sanayisi kenti olacak. Tedarikçilerimizin birçoğunu da oraya götüreceğiz. Hatta orası, sektöre giriş yapmak isteyenler için bir fırsat olacak. Karasu ile ilgili çok farklı hayallerimiz ve niyetlerimiz var. Savunma sanayisi ile ilgili yapımızın bir bölümü de Ankara’da olacak.

Doğrudan Savunmaya 400 Milyon Dolarlık Yatırım

MSI Dergisi: Yatırım konusuna değinmişken, 2014 yılından bu yana yapmış olduğunuz yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Karasu’daki tesislerimizde, savunma sanayisine yönelik 400 milyon dolar değerinde büyük bir yatırımımız olacak. Ayrıca güç grubu ve aktarma organları için yaptığımız, 100 milyon dolara yakın ayrı bir yatırım daha var. Onun haricinde, birkaç projemiz daha var. Onlar için de ayırdığımız 185 milyon dolar var. Dolayısı ile 2023 yılına kadar, toplam 685 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız.

Ağırlıklı olarak savunma sanayisine yapmakta olduğumuz bu yatırımların yanı sıra İzmir’deki fabrikayı da yeniliyoruz. Aşağı yukarı 20 yıllık makina parkını da elden geçirdik. 2014’ten bu yılın sonuna kadar, toplam 100 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Tamamı buradaki tesis inşaatları, makina parkı ve kalite ve ölçüm ekipmanları için harcadığımız tutar. Kalite bizim için vazgeçilmez olduğundan, sadece bu konuda bile büyük bir yatırım yaptık. Kısacası, eski BMC’nin, sadece binalarını kullandık. Belki sıfırdan bir şirket kursak daha kolay olurdu. Ama BMC markasını ve bize miras bıraktığı insan kaynağını da göz ardı edemeyiz. Genel olarak durum böyle; ancak bunların haricinde, gelecekte farklı alanlarda da yatırım yapmamız söz konusu. Her şeyi yapabilecek, sürprizlerle dolu bir firmayız.



ALTAY Tankının Güç Paketine BMC İmzası

MSI Dergisi: ALTAY tankının seri üretim projesi ile ilgili Teklife Çağrı Dosyası (TÇD), 14 Temmuz’da yayınlandı. ALTAY’ın motor ve şanzımanının yurt içinde geliştirilmesi için başlatılan Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi de yakın zamanda gündemde olacak. Bu projelerle ilgili değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Yasin ÖZTÜRK: ALTAY’la ilgili TÇD’yi biz de aldık. Bu projeyi kolay kolay bırakmayı da düşünmüyoruz ve bunun için elimizden geleni yapacağız. Çünkü bu, bizim savunma sanayisi alanında hedeflediğimiz en büyük projemiz, amiral gemimiz olacak. Projede, ALTAY’ın motor ve şanzımanının, yani güç grubunun geliştirilmesine odaklanacağız ki; bu konuda da Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’na teklifimizi verdik, değerlendirmelerini bekliyoruz. Bu konuyla ilgili bir ekip kurduk ve bu ekibi güçlendirmeye de devam ediyoruz. Güç grubu üzerinde çalışan mühendislik ekibimiz, 80 kişiye ulaştı. Eğer SSM, bizim de bu projede olmamızı isterse motor ve şanzıman konusunda mutlaka projede yer alacağız. Ayrıca tank taşıyıcı araç için de çalışmalarımıza başladık. Tank üreten bir ülkenin, bu aracın taşıyıcısını üretmemesi düşünülemez.

MSI Dergisi: Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araç Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi ile ilgili çalışmalarınızın son durumunu okuyucularımızla paylaşabilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Öncelikle şunu söylemeliyim, BMC olarak politikamızı, her uzmanlık alanı için, ayrı bir şirket kurulması üzerine kurguladık. 400 beygir üzerindeki güçleri üretebilecek motorları, şanzımanları ve bunlara ilişkin diğer aksamı geliştirmek üzere de BMC Power firmasını kurduk. Bahsettiğiniz bu projeyi de BMC Power firması üstlendi ve 700-750 beygir güç üretebilen bir güç grubunu, 2 sene içinde geliştirip teslim edecekler. Sözleşme gereği, her ne kadar bu işi başarmak için azami 6 yılları olsa da biz öngörülü davranarak özellikle 6×6 ve 8×8 araçlarda kullanılabilecek motor geliştirilmesi gibi başka projelere de odaklanabilmek için, kendimize böyle bir hedef koyduk.


AMAZON, testler sırasında görülüyor.

Ayrıca Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araç projesinde aktarma organları konusunda da çalışmaya başladık. Bunun için de Türkiye’de yetişmiş; ancak daha sonra İtalya’da bir firma kurmuş 2 arkadaşımızı, tersine beyin göçü yaparak ülkemize geri getirdik. Gebze’de bir Ar-Ge merkezi kurdular; üretim yapacak bir fabrikanın kurulumuna da devam ediyorlar. İlk proje olarak da bizim için AMAZON’un aksları, diferansiyeli ve şaftlarını, yani aktarma organlarını geliştirdiler. SSM’nin yürüttüğü Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar (TTZA) Projesi’nde yarışan VURAN aracımız için de çalışmaya başladılar. O da muhtemelen 3-3,5 yıl içinde biter diye düşünüyoruz.


BMC tarafından geliştirilen Zırhlı Midibüs

MSI Dergisi: Bildiğimiz kadarıyla VURAN’ı geliştirme çalışmalarınız devam ediyor. Araç ile ilgili son durum nedir?

Yasin ÖZTÜRK: Biz VURAN’da, ilk başlatılan projenin gerekliliklerini yerine getirdik aslında. Daha sonra, kullanıcının bir takım yeni istekleri de şartnameye eklendi. Bu yeni isteklere göre aracımızı güncelledik. Sonra araçları, yaklaşık 50.000 km koşturduk. Araçlarımız, patlama testleri ve kalifikasyon çalışmalarını da sorunsuz tamamladı. Hatta bir takım ilave iyileştirmeler de yaptık. Kısacası bizim taraftaki tüm çalışmaları tamamladık; fakat daha sonra, projenin isterleri ikinci kez değişti ve araçta yerli bir güç grubu kullanılması zorunlu kılındı. O nedenle projenin 2020’den önce çıkacağını tahmin etmiyorum. O zamana kadar, rakiplerimiz de boş durmayıp araçlarını iyileştirecek. Ama mutlaka bu ihaleye gireceğiz ve kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

MSI Dergisi: Akaryakıt Tankeri (AKTAN) projesinde hangi aşamaya geldiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Bu aracın, hem 2 pompalı hem 4 pompalı sürümünü yapıyoruz. Bu sene sonunda da ilk prototipi vereceğiz. Proje isterleri konusunda, sadece bazı detaylar kaldı. Önümüzdeki yıl da araçların tamamını teslim edeceğiz.

MSI Dergisi: Geçtiğimiz günlerde, SSM ile Taktik Tekerlekli Araçlar-2 (TTA-2) Projesi’nin sözleşmesini imzaladınız. Bu projede, KİPRİ aracının daha yeni bir sürümünü vereceksiniz. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Bu aslında bir geliştirme projesi. Zaten aracımızı, proje öncesinde de sürekli güncelliyor ve iyileştiriyorduk. Sadece TSK’nın, bu araçla ilgili ek talepleri vardı. Genel olarak ihtiyaçlar arttı; buna bağlı aracın tonajı arttı; tonaj artınca, aracın üzerindeki değişiklikler arttı diyebiliriz. Biz de araçları, ihtiyaçlara göre yeniledik ve tüm geliştirme sürecini tamamladık. Artık önümüzde, sadece araçların üretimi ve teslimatı var. Toplam 529 aracın, yaklaşık 200 tanesini de bu yıl içinde teslim etmeyi planlıyoruz. Ayrıca bu araçların, son 10 tanesinin güç grupları, tamamen yerli olacak.

Yurt İçindeki Başarılarımızı, Yurt Dışına Taşıyacağız

MSI Dergisi: Sizin yönetiminizdeki BMC’nin ihracat performansı ile ilgili neler söylemek istersiniz? Büyüklük olarak ne mertebelere erişti? Verdiğiniz ciro rakamlarının içerisinde ihracatın yeri nedir?

Yasin ÖZTÜRK: Firmayı devraldığımızda, ihracatımız da sıfırdı. Bugün Tunus, Türkmenistan, Bulgaristan, Romanya ve Azerbaycan gibi ülkelere ihracat yapmaya başladık. Tunus’a 100 tane, Türkmenistan’a 101 tane KİRPİ teslim ettik ve geçen sene, 70 milyon dolar civarında bir ihracat büyüklüğüne ulaştık. Katar ile birlikte, 1.500 araçlık bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bu araçlar, 7 farklı sürümde, 7 ton ağırlığında ve havadan taşınabilir nitelikte olacak. Bu yıl içinde, ilk 40 tanesini vereceğiz; ancak esas teslimatlar, 2018’de başlayacak. Bulgaristan’a, 60 tane otobüs teslim ettik. VURAN’ın ihracatı konusunda da çalışmalarımız sürüyor. Tunus, Pakistan ve Özbekistan, şu anda bu konuda görüştüğümüz ülkeler. Türki Cumhuriyetlerde birkaç ülke daha var takip ettiğimiz. Orta Doğu pazarında da çalışmalarımız sürüyor.

Ama yine de şu anda beklentimizin çok altındayız. Yurt dışını takip edecek ekibimizi, daha yeni kurmaya başladık. Bu konuda, esas önümüzdeki sene kendimizi göstermeyi planlıyoruz. Hedefimiz, cironun, en azından %20’sinin yurt dışından gelmesi. Yurt dışına verdiğimiz araçlar da TSK envanterinde olan araçlar. Böyle olmazsa yurt dışına ürün satma şansınız çok az. Her projede, ilk önce, araçlarımızdan hangilerini kendi kullanıcımıza verdiğimiz soruluyor. Dolayısıyla biz ihracata giden yolun taşlarını, yurt içinde elde ettiğimiz başarılarla döşüyoruz. Şu ana kadar yaptığımız her satışla da bu yolu sağlamlaştırıyoruz.

MSI Dergisi: İhracat çalışmalarınızda sektörel etkinlikler nasıl bir yer tutuyor?

Yasin ÖZTÜRK: Kendimizi ve çalışmalarımızı tanıtabileceğimiz; ürünlerimizdeki gelişimi anlatabileceğimiz sektörel etkinliklere büyük önem veriyoruz. SSM’nin önderlik ettiği, yurt dışı milli katılım gösterilen fuarların neredeyse hepsine katılıyoruz. Ama bunlar içerisinde en çok önemsediklerimiz; Katar’da düzenlenen DIMDEX ve Fransa’daki Eurosatory. Gelecek yıl bunlara mutlaka katılacağız. Geri kalanlarında da belki daha küçük bir katılım olacak; ama BMC’yi yine göreceksiniz. BMC’nin gelişimini göstereceğimiz esas fuar ise tabii ki IDEF 2019 olacak.

Ortaklıklarımız Uluslararası Siyasetten Etkilenmiyor

MSI Dergisi: Sormazsak olmaz… Almanya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz. Bu gelişmeler ışığında, Rheinmetall BMC Savunma Sanayii (RBSS) ortak girişimi ile ilgili son durum nedir?

Yasin ÖZTÜRK: Aslında devletler arasındaki ilişkiler, istisnai durumlar yaşanmadıkça, devletler arasında kalıyor. O yüzden, ortaklıklarımızın, uluslararası siyasetten çok fazla etkilenmediğini söyleyebilirim. Ayrıca Rheinmetall ile de taraflardan herhangi birisi ortaklık koşullarına aykırı hareket edecek olursa bunun çeşitli yaptırımları olacak şekilde bir anlaşma yaptık. Özetle şu an için bir problem yok; işler yolunda ilerliyor.

Konuyla ilgili, altını çizmek istediğim başka şeyler var. Yeri gelmişken bunlara değinmek istiyorum. Rheinmetall ile kurduğumuz bu ortaklığın, sadece ALTAY projesi için hayata geçirilen, kısa ömürlü bir girişim olduğunu duyuyoruz bazen. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değil. Biz bu girişimi, çok uzun vadeli öngörüler ve hayallerle kurduk. Türkiye’nin, uzak gelecekteki yol haritasına ışık tutacak teknolojileri transfer etmek istiyoruz. Bu maksatla teknoloji transferi için kurduğumuz model de bizim bu konudaki genel politikamızla örtüşüyor. Onlar da bu konuda çok büyük destek gösteriyorlar. Mühendisleri gelip, bizim mühendislerimizi eğitecekler. Şu anda, çok sayıda Alman mühendis, bu maksatla Türkiye’ye gelmek için hazırlık yapıyor. Dolayısıyla şu anda herhangi bir sıkıntı yok. Her şey planladığımız şekilde ilerliyor.

MSI Dergisi: BMC ve RBSS arasındaki iş paylaşımı nasıl yapılıyor?

Yasin ÖZTÜRK: Öncelikle şunu vurgulamak istiyorum: BMC ve RBSS arasında bir rekabet durumu olamaz; çünkü ana sözleşmede, BMC’nin ve Rheinmetall’in konumları ve iş paylaşımının nasıl olacağı net bir şekilde tanımlandı. RBSS, daha çok teknoloji transferi ve paletli araçların geliştirilmesi ve üretilmesi üzerine çalışacak. BMC de zaten uzman olduğu alanda, tekerlekli araçlar konusunda daha da derinleşecek. Üretim altyapısı olarak da Karasu’daki tesis içerisinde, RBSS’nin kendisi için ayrılan bir yer var, orası kullanılacak. RBSS de orada, yaklaşık 60 milyon dolar değerinde bir yatırım yapıyor.


KİRPİ, testler sırasında görülüyor.

Kuracağımız Ortaklıklarla Türkiye’nin Geleceğine Yön Vereceğiz

MSI Dergisi: BMC’nin, gelecekte, RBSS benzeri yeni ortak girişimleri de söz konusu olacak mı? BMC’yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Yasin ÖZTÜRK: Evet, olacak. Şu anda görüşmeleri devam eden ve imza aşamasında olduğumuz, Türkiye’nin geleceğine yön verecek yeni ortaklıklar kurulması söz konusu. Hatta bir tanesinde son aşamaya geldik. Çalışmalar tamamlandığı zaman da duyuracağız. Türkiye’nin, teknoloji konusunda neye ihtiyacı varsa karşılamak için elimizden geleni yapıyoruz.

Biz şu ana kadar, sadece yapabileceklerini söyleyen ve bunların da arkasında duran bir firma olduk. 3 senedir de bu düstur ile yolumuzda ilerliyoruz. İçerisinde RBSS’nin, BMC Power’ın ve başka firmaların da bulunduğu BMC holding olarak, 2025 yılı için, 15 milyar dolarlık bir ciro hedefi koyduk. Çalışan sayısı olarak da yaklaşık 8 bin kişi civarında olacağız. Dolayısı ile hedefimiz, çok yüksek bir verimlilikle her yıl yaklaşık %150 büyümek.

BMC Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği değerli bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.


SERKAN YAŞACAN
5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 13:21
aselsan dergi


Aselsan dergisinin elektrikli motorlar bölüm 54. sayfasında " Geliştirilen bu birimlerin Fırtına Obüsü gibi daha büyük tonajlı askeri araçlarda da kullanılabilirliğine yönelik ön çalışmalara başlanmış olup özellikle temininde güçlük çekilen içten yanmalı motorlara alternatif olabilecek çözümler üzerinde çalışılmaktadır." denilerek Altay motoruna gönderme yapılıyor... inşallah bakalım.

bashabela

5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 14:29

Alıntı:
Aselsan dergisinin elektrikli motorlar bölüm 54. sayfasında " Geliştirilen bu birimlerin Fırtına Obüsü gibi daha büyük tonajlı askeri araçlarda da kullanılabilirliğine yönelik ön çalışmalara başlanmış olup özellikle temininde güçlük çekilen içten yanmalı motorlara alternatif olabilecek çözümler üzerinde çalışılmaktadır." denilerek Altay motoruna gönderme yapılıyor... inşallah bakalım

Olması gereken bu.Fırtına obüsü çok hareket eden bir yapı değil.Böylelikle motor konusunda yediğimiz ambargo aşılmış ihracatlar gerçekleştirebilir.[/quote]



Gokkubbe
5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 18:13

https://mobile.twitter.com/Defence_Turk/status/93 ...6772416512







Hızır'ın 16.000 kilograma çıkar ağırlığı gelecekte ki hibrit&elektrikli güç sistemleri ile donatılan ağır zırhlı birlik doktrinin ne kadar yakında olduğunu bize bir kez daha göstermiştir sanırım.


izmirli genc
5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 18:37

Altay tankı meselesiyle beraber, pek çok arkadaşta tanklara karşı bir merak oluştu. Pek çok tankın adını duyuyoruz.Özelliklerini okuyoruz .Ama bu bilgiler hangi tankın daha üstün olduğu konusunda pek fikir vermiyor.Ben de elimden geldikçe sizler için basit bir tanıtım yapmak istiyorum.
Tanklarda üstünlüğü belirten 3 ana kriter var:
1-Firepower-Ateş gücü
2-Mobitity-Hareketlilik
3- Armor-Zırh

1-Firepower: Bir tankın özellikle topunun gücü ve etkisi tanka sahada büyük avantaj sağlayacaktır.Mesela kalibre büyüdükçe projectile(Mermi)'in namludan çıkış hızı ve menzili artar.Bu da daha uzun mesafedeki hedeflerin daha isabetli vurulmasını sağlar.Ayrıca daha büyük bir mermi ,daha büyük bir tahrip manasına da gelecektir,tabi ki bu da daha kalın zırha sahip hedeflerin imhasına imkan sağlar.Mesela 100 mm T-55 tank mermisinin performansına bakalım.




Diğer yandan Leopard 2 tankının 120 mm topunun gücüne bakalım:






120 mm mermi,3000 m etkili menzile sahip ve 2000 metreden 520 mm zırh delebilirken,T-55 tankı (en iyi ihtimalle) 2000 m efektif menzile ve 2000 mt den 418 mm zırh delme kapasitesine sahip(asıl mermi bu kapasitelere ulaşamaz,bahsedilen sonradan özel üretilen APFSDS mermi)
Bu tabloya bakarak bile Leopard-2 tankının T-55 karşısında ,ateş gücü açısından) büyük bir avantaja sahip olduğu anlaşılır.
Ama ateş gücünü belirleyen tek kriter elbette kalibre değil.1991 Körfez Savaşında 125 mm topu olan T-72 tankının, M1 Abrams tankı karşında hezimete uğraması(yüzlerce T-72 imha edilirken,T-72 ler 1 tane bile Abramsı imha edememiştir). O zaman yapılan atışın ne kadar isabetle gittiği ve tankın düşmanlarını ne kadar gördüğü de önem kazanır.
Mesela T-72 tankını nişan tertibatına bakalım:


İşlem eski usüldür.Laser rangefinderdan alınan menzil ile uzaklığa bağlı olarak nişangah uygun gelen menzile bağlı elle ayarlanır.Özellikle Hareketli hedefleri bu tip bir nişangahla uzun menzilden vurulması çok zordur.
Diğer yandan M1 Abrams tankının nişan tertibatına bakalım:






Tankın üzerindeki termal kamera ,rüzgar hızı ölçer,namlu ısısı ölçer vb,lazer rangefinderdan veri alan dijital atış kontrol bilgisayarı hedefin vurulacağı yeri belirler.Topçu sadece joystick ile nişan alır.
Ayrıca Irak tankları üzerinde termal kamera yoktur.En fazla infrared lamba kullanılır veya imaj yoğunlaştırma teknolojisi kullanılır.M1 ve muadilleri ise termal kamera ile gece,dumanlı sisli havalarda çok uzaktan hedef vurabilir.
Elbette mühimmat kaitesini unutmamak gerekir.Abramsların APFSDS tipi mühimmatında kullanılan çekirdek uranyum iken,Irak tank mühimmatlarının çoğu sadece çelik çekirdekliydi.Çelik çekirdek sovyet ordusunda eğitim mühimmatıdır.


En son izmirli genc tarafından Prş 07 Arl 2017, 21:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Gokkubbe
5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 19:44

120 mm'lik 55 kalibre Ana Silah Sistemi, Hyundai Rotem kanalı ile teknoloji transferi yapılarak MKE tarafından üretilecek. Kalifikasyon testlerinin başarı ile gerçekleştirilmesini müteakip Otokar ve MKE entegrasyon çalışmalarını yürütecek.

http://Reklam_link.com/viewtopic.php?t=2322&start=25

L55 serisi, L44 ile arasında ki farkı anlamanız icin resim veriyorum;






Volkan 3 atış kontrol sistemimiz;




Misafir e54

5 gün önce - Prş 07 Arl 2017, 21:10

120 mm'lik 55 kalibre Ana Silah Sistemi, Hyundai Rotem kanalı ile teknoloji transferi yapılarak MKE tarafından üretilecek. Kalifikasyon testlerinin başarı ile gerçekleştirilmesini müteakip Otokar ve MKE entegrasyon çalışmalarını yürütecek.

---------------

Gerçekten bu habere inanan insanlar varsa gülerim. Türkiye tankın ana tabancasını üretecek öylemi. Bunuda mke yapacak. 😂😂😂

Pardon ama 105 mm sabot mühimmat yapmayı başaramayan 55 cal L55 topu yapacak 😂😂😂. Tamam tamam yapar gelmez ayın son haftasında. 😜😜😜

Söyleyecek söz yok. Olmayacak iş için kolay gelsin. 😎😎😎



sayfa 2973
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET