Bizim ülkemiz İsveç gibi değil. İşçilik ucuz sanayi gelişmekte. Biz kesinlikle bu teknolojiyi edinmek zorundayız. İsveç' te maliyet çok pahalı o yüzden dışarıya yöneliyorlar. Ama diğer uluslararası şirketler maliyet ucuz diye Türkiye' ye yöneliyor. Ülkemizde tek sorun hammadde. Demir-çelik üreticilerimiz risk alırda bu sektöre girerse o sorunuda çözeriz. Ancak ne yazıkki o potansiyel ve metalurjik altyapı yok. Devletin uçak üretimi için hammaddeye el atması gerekiyor.
sıra motorada gelecek işte o gün tam anlamıyla yerli savunma sanayisinden bahsedebiliriz.güney kore'de biizm gibi başladı ilk amerikan tanklarını kendilerine göre çevirdiler.ikinci aşamada önemli kısımlarını ürettiler.üçüncü aşamada hyundai gibi firmaları destekleyip motor üretimi yaptılar.biz şu an 2. aşamadayız.önümüzdeki 10-15 yıl içinde kendi motorumuzla kara araçları üretiyo olacağız.tabii motoru üretmek bile başlı başına 10 yıllar süren ve milyarlarca dolar ar-ge isteyen bi süreç.amerika bile motoru üretirken her bir parçasını sağlamak için pek çok ülkeden ithalat yapıyor.nihat ergün'ün katıldığı teke tek programında fatih altaylı motorun tek bir parçasından bahsetti.o parçayı sadece 3 ülke üretiyomuş ve tüm dünya bu ülkelerden ithalat yapıyor.bunun gibi yüzlerce parçadan bahsediyoruz.
Hiç bu kadar akıllı insanı bir arada görmedim. Yaş ortalamaları 28. Uçaklar, helikopterler, uydular yapıyorlar. Bu dahilerin yaşadığı yerin adı TAI yani Türk Havacılık ve Uzay Sanayii…
Müthiş bir sessizlik. Gencecik 900 kişi, bilgisayarda önlerindeki sayfalarda koşuşup duruyorlar. Yaş ortalamaları 28. Kendileri yerde, akılları havada. Uçuk kaçık işler yapıyorlar.
Kimi bir askeri uçağı Türk pilotların isteğine göre kontrol ediyor, kimi bir insansız hava aracını yerdeki aklıyla hedeflere yollayıp geri çağırıyor.
Bir başka grup ilk Türk uydusunu kimi zaman güneşin yüzüne, 130 derece sıcaklığa; kimi uzayın karanlığındaki eksi 180 derecelik soğuğa yolluyor.
Bir başka köşede yine genç bir tasarımcı grubu Türk uçağı HÜRKUŞ’u çoktan beyinlerinde uçurmuşlar bile.
Kimi tasarlıyor, kimi yazılımları yapıyor, kimi metalleri kesiyor, kimi kompozit denen gökyüzünün yeni malzemesini en özel şekillerde tasarlayıp pişiriyor.
Hiç bu kadar akıllı insanı bir arada görmedim. Uçaklar, helikopterler, uydular falan yapıyorlar. Ama aslında onlar akıl imal ediyorlar…
Bu dahilerin yaşadığı yerin adı TAI.
YILDIZLAR TAKIMI
Genel Müdür Muharrem Dörtkaşlı, Yapısal ve Uydu Grup Başkanı Bekir Ata Yılmaz, Entegre Uçak Grup Başkanı Özcan Ertem, Entegre Helikopter Sistemleri Grup Başkanı M. Emre Yazıcı, Genel Sekreter Işık Tosun, Pazarlama Müdürü Yılmaz Güldoğan, test pilotu Ercan Çelik ve Kurumsal İletişim Şefi Bican Ateş…
Yıldızlar takımının liderleri… Onlarla Ankara’daki dev tesisi gezdim. Üzerinde helikopterle uçup, bütün yapıyı avuçlarımın içinde tutmaya çalıştım.
Akıl oyunlarının mükemmel sahasında hayallerden gerçeğe yapılan müthiş bir yolculuğa tanıklık ettim…
NEREDEN NEREYE
TAI yani Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin hikayesi, 1980’lerin başında Türkiye’nin yeniden uçak fabrikası kurma girişimiyle başladı.
Hava Kuvvetleri için üretilecek F-16’lar, Ankara’da Akıncı Hava Üssü’nün hemen yanında kurulacak fabrikada yapılacaktı. Bozkırın ortasında bir arazi tahsis edildi. 1930 ve 40’lardaki girişimlerden sonra bu Türkiye’nin uçak yapabilmesi için son şanstı.
Mayıs 1984’te 137 milyon dolar sermayeyi Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı ile F-16’nin imalatçısı General Dynamics (sonra Lockheed Martin tarafından alındı) ve General Electric koydu. Üç yıl sonra çorak arazi üzerinde bir fabrika yükseliyordu.
Uzun yıllar TAI Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sipariş verdiği F-16, CN235 gibi projelerde montaj ve imalat yaptı. Ancak ortak projeler yavaş yavaş sona eriyordu. Off-set yani uçak alımından doğan parça imalat işleri de bitiyordu. TAI için küçülme günleri başlamıştı.
TASARIMA DOĞRU
Nisan 2005’te önemli bir karar alındı. TAI, ana şirketi TUSAŞ (Türkiye Uçak Sanayii A.Ş.) ile birleşti. Yabancı hisseler satın alındı. Kendi tasarımını, yazılımını yapıp ürünlerini gökyüzüne ve uzaya çıkarabilmek için düğmeye basılmıştı.
Şirket kazandığını tasarım merkezine, mühendisine, işçisine yatırdı. Ortaya 1500’ü mühendis 3 bin 541 kişinin çalıştığı, yıllık satışı 500 milyon dolar olan bir imalatçı çıktı.
Sadece tasarım yapan 900 mühendisiyle TAI Türkiye’nin en büyük AR-GE merkezine sahip. Teknoloji geliştirmeye yılda 50 milyon dolar harcıyor.
Mühendislerin 200’ü ODTÜ Teknokent’te. Genel Müdür Muharrem Dörtkaşlı, tersine göç için yollar arıyor. Vergiden muaf olan AR-GE merkezlerinin gelirininin personeliyle paylaşılmasını savunuyor.
Mühendislerin yaş ortalaması 28. Yarısı ODTÜ mezunu. Kalanların büyük çoğunluğunu İTÜ, Boğaziçi gibi üniversiteleri bitirmiş.
Mühendislerin yüzde 40’ı makine, yüzde 24’ü de uçak ve elektrik-elektronik bölümünden. Birçoğu master, doktora yapmış.
2012 MİLAT OLACAK
Önümüzdeki yıl yani 2012 TAI için milat olacak. Hepsini kendi tasarladığı ve test uçuşları devam eden insansız hava aracı ANKA teslim edilmeye başlanacak. HÜRKUŞ eğitim uçağı ilk uçuşunu yapacak.
İlk yerli uydu Göktürk-2 uzaya gönderilecek. Yani TAI kanatlanıp uçacak. Projeleriyle dünya vitrinine çıkacak.
Küçük parçalar yerine elde ettiği teknolojik birikimle kendi tasarımı ürünleri imal edip markasını yukarı taşıyacak.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 hedefiyse çok daha büyük. TAI mühendisleri kendileri tasarlayıp imal edecekleri bölgesel jetin, FX olarak adlandırılan savaş uçağının hayalini kuruyor.
Boeing’in yeni uçağı 787’nin önemli parçaları, Airbus Grubu’nun yarattığı A400M askeri nakliye uçağının gövdesinin öndeki dev bölümünü, F-35 savaş uçağının kompozit orta gövdesini ya da ATAK helikopterinin ciddi bir kısmını yapan TAI belki yakın gelecekte kompozit gövdeli bisikletten, hayatımıza girecek birçok ürünü de tasarlayıp sadece havada değil, yerde de bize kim olduklarını gösterecek.
NELER YAPILIYOR?
4135d 1BE Anka İŞTE TAI * ANKA TESTLERE BAŞLADI: Motor haricinde tamamen TAI tasarımı olan insansız hava aracı ANKA, 30 Aralık 2010’da ilk uçuşunu yaptı. 14 dakika süren ve Sivrihisar’da gerçekleştirilen test, sistemsel olarak başarıya ulaştı. Ancak inişte motor gücünde yaşanan kayıp nedeniyle limitler içinde çok hafif hasar meydana geldi.
Ağustos’tan itibaren burna yerleştirilecek ASELSAN’ın geliştirdiği kızılötesi kamerayla (FLIR) test uçuşları sürdürülecek. Teslimatlar önümüzdeki yılın ilk ayında başlayacak. Özellikle Ortadoğu ülkelerinden ANKA’ya ciddi talep var.
10 bin metreye çıkıp 24 saat havada kalabilecek şekilde tasarlanan araç, 200 kilometre öteden çektiği görüntüleri kontrol merkezine ulaştıracak. Yüksek irtifada buzlanmanın önüne geçilmesi için manyetik sistem geliştirildi. Oluşturulan rezonansla kanat üzerindeki buzlar kırılıyor.
Dizel, 150 beygirlik Mercedes motoruyla uçan ANKA için TAI’nin Eskişehir’deki kardeş kuruluşu TEI yerli motor geliştiriyor. Uçuş testleri için Cessna 307 tipi uçak satın alındı. Bu uçağın özelliği çift motorunun birinin önde, diğerinin de arkada olması. TEI’nin motoru ANKA’da olduğu gibi uçağın arkasına yerleştirilecek.
4135d B79 Hurkus 1 İŞTE TAI * HÜRKUŞ SİLAHLI UÇACAK: Yeni konseptte, Irak ve Afganistan gibi düşman hava tehdidinin olmadığı bölgelerdeki çatışmalarda pahalı jetlerin yerine yavaş uçabilen ve maliyeti düşük silahlı pervaneli uçaklar tercih ediliyor.
Farklı bir pazar oluşuyor. TAI, HÜRKUŞ ile bu pazardan pay almayı hedefliyor. 1600 beygir gücündeki motoruyla tek motorlu pazardaki en güçlü uçak olacak HÜRKUŞ’un imalatı başladı. İlk uçuş Ocak 2012’de.
Önce Avrupa Havacılık Otoritesi’nin EASA normlarına göre eğitim amaçlı ‘A’ modeli yapılacak. Bunu kanat altında ikişer, gövde altında da tek noktada bomba-roket taşıyabilen silahlı ‘B’ modeli izleyecek. 10 bin metreye çıkabilecek uçak, saatte 460 kilometre hızla uçabilecek. Yüksek akrobasi özelliğiyle +7G/-3.5G çekebilecek.
5c083 C54 Gokturk İŞTE TAI * GÖKTÜRK-2 İLE UZAYA AÇILACAK: TAI, Göktürk Projesi’nde 2.5 metreye kadar fotoğraf çeken bir uydu geliştiriliyor. Sistemin kamerası Güney Kore’den alındı. Geri kalan tüm imalat Türkiye’de gerçekleştirildi.
Uydu, ilk testleri başarıyla geçti. Önümüzdeki aylarda özel test merkezine alınacak. Nurol Technology’s şirketi tarafından yapılan merkezde uzayın tüm etkileri limit üzerinde uygulanacak.
Yani uydu güneşi gördüğünde artı 130, karanlık tarafa geçtiğindeyse eksi 180 derece sıcaklıkla, vakumlamayla basınçsız ortam da test edilecek. Ardından 2012’de uzaya fırlatılacak. TAI burada gelecekte yapacağı kendi uydularının performansını da ölçecek.
5c083 1E8 C130 İŞTE TAI * MODERNİZASYONLA YENİ HAYAT: Eski nesil sistemlere sahip C-130 nakliye, T-38 jet eğitim uçakları TAI tarafından geliştirilen yazılım ve sistemlerle modernize ediliyor. Tamamen yerli yazılımla çalışan görev bilgisayarları, ‘Glass Cockipt’ olarak adlandırılan ekranlar uçakların daha uzun yıllar uçmasını sağlayacak. Türkiye’den sonra Ürdün ve Pakistan F-16’larını da başarıyla modernize eden TAI, bu pazardan umutlu.
5c083 12Z F16 İŞTE TAI * UZUN MENZİLLİ YENİ F-16’LAR: Peace Onyx 4 Projesi’nde Türkiye 30 F-16 alacak. Block 50+ olarak adlandırılan bu uçaklar, gövde üzerindeki ek yakıt tanklarıyla uzun menzile sahip. İmal edilen iki kişilik F-16D Block 50+ mart ayında uçacak. Teslimat mayısta başlayacak.
* WET LEASE HEDEF UÇAK: Katapulttan atılan pervaneli Turna’dan sonra şimdi de jet motorlu ‘Şimşek’ hedef uçağı geliştiriliyor. TAI bu konuda ‘wet lease’ hizmeti verecek. Yani isteyene uçaklarıyla, sistemleriyle, ekibiyle gidip eğitim satacak.
7f882 968 Atak İŞTE TAI * YERLİ ATAK HELİKOPTERİ: Yerli sistemler ve güçlendirilmiş motorlarla standartları yükseltilecek İtalyan AgustaWestland T-129 helikopterinden Kara Kuvvetleri için 49 adet imal edilecek. Bu yıl içinde ilk uçuş planlanıyor. Testlerden sonra teslimatlar 2014’te yapılacak. Güney Kore, Pakistan ve Ürdün T-139 ile ilgileniyor. 7f882 45C A400M İŞTE TAI
* A400M’DE HEM TASARIMCI HEM İMALATÇI: Avrupa’nın ortak nakliye uçağı projesi olan A400M’de Türkiye sekiz uçak sipariş verdi. TAI de ortak kurulan şirketin yüzde 5.6’sına sahip. Tasarım aşamasına kanatçık, kuyruk, orta gövde ve iç sistemlerde katılan TAI, 7 metre yüksekliğinde orta gövde parçası imal ediyor. Her ay iki gövde parçası Airbus’ın yük taşıma amaçlı kullanılan Beluga uçağıyla Almanya’ya gidiyor.
6a726 CZ3 A400 1 İŞTE TAI * 787 ve A350XWB’YE TAI PARÇASI: Sivil pazardaki ağırlığını artırmak isteyen TAI, yeni nesil yolcu uçaklarından Boeing 787’nin yatay stablizelerini imal ediyor. 7 metrelik kompozit parça için tek tedarikçi. Airbus’ın A350XWB’yi havada döndüren ‘kanatçık’ sistemi TAI mühendisleri tarafından tasarlandı. İmalatı da burada gerçekleştirilecek. TAI sivil pazardan aldığı payı helikopter ve diğer yolcu uçağı parçalarıyla yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyor.
KADIN ORANI YÜZDE 15
TAI’deki 3541 çalışanın 540’ı kadın. Bunlardan 243’ü mühendis. Yoğun olarak tasarım ve AR-GE’de görev yapıyorlar. Diğer kadın personelin 111’i uzman, 96’sı da yönetici.
Dünyada yapılan araştırmalar, havacılık sanayinde kadınların hem tasarım hem de imalatta erkeklere oranla çok daha dikkatli olduğunu ortaya koyuyor.
Otokar, 2011 yılında yüzde 72 büyüyerek cirosunu 890 milyon TL’ye yükseltti. Satış adetlerini yüzde 58 artıran Otokar’ın karlılığı ise 55 milyon TL oldu.
Türkiye’nin en çok tercih edilen ticari ve askeri araç markası Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar’ın 2011 yılı finansal sonuçları açıklandı.
Otokar’ın 2011 bilanço verilerine göre şirket, yüzde 72’lik bir rekor büyüme elde etti. Cirosunu 517 milyon TL’den 890 milyon TL’ye çıkartan Otokar, 2011’de 5.507 adet araç satışı gerçekleştirdi.
Büyüme hızımızı 4’e katladık, 890 milyon TL ciroya ulaştık
Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, 2011 bilanço verileriyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “2011 yılı Otokar tarihindeki en başarılı yıl oldu. Otokar’ın son 8 yıldaki büyüme ortalaması yüzde 19. 2011’de ise yüzde 72 büyüdük. Ciromuzu 517 milyon TL’den 890 milyon TL’ye çıkardık. Otokar, klasik bir otomotiv firması değil. En büyük gücü özel pazarlarda faaliyet göstermesi. Ticari ve askeri işler birbirini yıllar içinde dengeler. 2011’de ise her iki alanda da büyük başarılar elde ettik. Satışlarımızın yüzde 65’ini ticari, yüzde 35’ini askeri araçlar oluşturdu, karlılığımız ise 55 milyon TL oldu.” dedi.
Dünyada marka olduk, ihracatı iki katına çıkardık
2011 yılının ihracat alanında çok önemli bir yıl olduğunu belirten Görgüç, “2011 ihracatımız 96 milyon USD düzeyinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 110’luk bir artış yakaladık. Türkiye’nin otobüs ve askeri araçlarda yerli ve milli markasıyız. Fikri mülkiyet hakları bize ait olan ürünlerle faaliyet gösteriyoruz. Kendi markamızla tasarlamamız ve üretmemiz bizim için büyük avantaj. Bugün Otokar markalı ürünler 5 kıtada 60’tan fazla ülkede kullanılıyor.
Otobüste hedef pazarımız Avrupa. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl Otokar Avrupa’yı kurduk. Araçlarımız Avrupa pazarında da beğeni kazandı; Avrupa’dan aldığımız ödüllere bu yıl bir yenisini daha ekledik; 2011’de KENT otobüsümüz European Bus &Coach Week kapsamında jüri özel ödülü aldı. Polonya, Macaristan gibi ülkelerde otobüslerimiz kullanılmaya başlandı.
Diğer taraftan, Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi olarak, 25 yıldır bu alanda faaliyet gösteriyoruz. Otokar markalı zırhlı taktik araçlar, 20’den fazla ülkede, Birleşmiş Milletler barış güçlerinde başarı ile hizmet veriyorlar. COBRA zırhlı taktik aracımız bugün dünyada kendi sınıfında en çok tanınan Türk aracı oldu; 2011’de de COBRA kullanıcılarına yeni ülkeler ilave edildi. 2011’de ilk Türk ana muharebe tankı ALTAY’ın gerçek boyutlu modelini ilk kez sergiledik. ALTAY yurtiçinde ve yurtdışında en gurur duyduğumuz proje; Türkiyemize layık araçlar için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.
Ar-Ge’ye 11 milyon TL yatırım
2011 yılında Ar-Ge’ye 11 milyon TL yatırım yaptıklarını söyleyen Görgüç, “Bugün Ar-Ge’mizde 300 mühendis çalışıyor. Müşteri talep ve beklentileri doğrultusunda 2011’de yeni ürünler geliştirdik. Özellikle treyler ve askeri araçta ülkemizde ilklere imza attık. Bozulabilir gıda taşımacılığında Türkiye’nin en geniş iç hacimli treylerlerini, Türkiye’de ilk kez tüm çekicilerle kullanılabilir Optiliner semi-treyleri tasarladık. Savunma sanayiinde Türkiye’nin ilk özgün 8x8 aracı olan ARMA zırhlı muharebe aracını sanayimize kazandırdık. Yine el yapımı patlayıcı ve bombaların imha edilmesi için geliştirilen ARMA 6x6 EOD Aracını geliştirdik. Ve son olarak Türkiye’nin ilk özgün uzaktan komutalı silah kulesi MIZRAK’ı ürün ailemize ekledik.” dedi.
1 milyara bir adım kaldı
Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, 2012 beklentileri ile ilgili olarak ise şunları söyledi:
"Yeni yılda gündemimizdeki projelerin tamamlanması ve başarılı bir şekilde sürdürülmesi için azami gayreti göstermeye devam edeceğiz. 2012 yılında da başarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Orta vadede hedefimiz ciromuzu 1 milyar TL’ye yükseltmek."
Jandarma nin kullamindaki Kobralarimiz, Fotograflar Acemi birliginden DK Devremin.
Benim bulundugum Jandarma karakolunda kobra bulunmadigi icin fotograf cekinmek nasip olmadi
1 kere Piyada Komandolar kobra ile bizim karakola geldi ama komtuanlari atlatamadim o zamanda fotograf cekinmek icin )
bu cobralarin sivil amacli yapimi olsaydi koc holding yerli otoya araziden baslardi mesela, ayni A,Schwarzeneggerin humwee nasil sivillesdirdiyse bizdede biri cikip bunun aynisini istiyom demesi lazim,