Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:28
İsrail 2020'de Mescidi Aksa yı yıkacak




Mehmet.21
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:30



AHMET HİSAR

13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:32



Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:33



anil_91
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:34



En son anil_91 tarafından Cmt 22 May 2010, 11:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Erkan Kvk
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:35



Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:48

Alıntı:
Filistinliler topraklarını israil'e satarken acaba bunları hiç düşünmediler mi ?


O olaylar oldugunda orada israil devleti diye bir devlet yoktu, 1920 - 1940 yıllarında bu olaylar oldu, ancak israil devletinin kurulması 1950 lerdedir. Topraklarının büyük kısmını filistinlileri katlederek almıştır.


Erkan Kvk
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:51



Mustafa Baştürk
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 11:53



anil_91
13 yıl önce - Cmt 22 May 2010, 12:02

Alıntı:
Anıl kardeş yaptığın şey sana ezberletileni tekrar etmek

Zaten Almanya yenilince bizde yenilmiştik


Kişi karşısındakini kendisi gibi görürüşmüş... Okuda bilgilen..




Filistin asıllı Mısırlı yazar Abdul Salem’in “Hani nerede Filistin?” adlı, 1964 basımı kitabından bir bölüm


Alıntı:
1920’li yılların başlarında ekonomisi bozulmaya yüz tutan Filistin devleti, dışarıdan kısa vadeli ve yüksek faizli borçlar almaya başlamıştı. Ancak 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı patlak verince Filistin’den alacaklı ülkeler ve finans çevreleri borç vermeyi kestikleri gibi önceden verdikleri alacaklarını faizleri ile birlikte tahsil etmek için harekete geçtiler.

Borçlarının genel bütçeye oranı yüzde 40’ı geçmiş olan Filistin’in bu borçları öyle kısa sürede ödeme şansının olmadığını onlar da biliyorlardı. Tam bu sırada Batılı güçler Filistin hükümetine, yabancılara toprak satışını serbest bırakacak bir yasa çıkarmasını, bu yolla sağlanacak gelirle borçlarını ödemesini önermeye ve bu yönde baskılarını arttırmaya başladılar.

Bu baskılara daha fazla direnemeyen Filistin Parlamentosu’ndan 1932 yılında yabancılara toprak satışını serbest bırakan bir yasa geçirildi. Ve nihayet Filistin, kendi çıkardığı yasayla kuzu kuzu kurtlar sofrasına yatmış oldu. Filistin devletinin yok olmasının en büyük suçlusu, o zamanki Filistin Parlamentosu ve hükümetidir.


Çoğunluğu Almanya ve Rusya’dan olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde dağınık durumda olan Yahudiler, parlamentodan geçen yasadan yararlanarak Filistin’de hızla toprak satın almaya başladılar. Sermayesi yabancılara ve bilhassa Yahudilere ait ama yasal olarak Filistinlilerin elinde bulunan basın kuruluşları ve gazeteler de –bugünkü adıyla medya- toprak satışı ile eline para geçen ve güya zenginleşen veya zenginleştiğini sanan Filistinlilerin refah düzeylerinin yükseldiğini yazıp çizerek daha fazla toprak satışını teşvik ediyordu…Bunun bir gelir kaynağı olduğuna inandırılan Filistinliler kısa zamanda Yahudilere daha çok toprak satmaya başladılar.

Burada toprak sahibi olan Yahudiler, bir yandan da Filistin halkının ve özellikle gençlerin özlem ve taleplerinin neler olduğunu toplum bilimcilere tespit ettiriyorlardı. Bu tespitlerde halkın ve gençlerin büyük bir çoğunluğunun bar, pavyon ve birahanelerde eğlenmek istedikleri, ithal mallarına zaafları olduğu saptanmıştı.

Bu saptamadan yola çıkan Yahudiler, topraklarını satan Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı yerleşim yerlerinde ithal malı satan tüketim mağazaları, bilhassa gençlere hitap eden eğlence yerleri, bar, pavyon ve birahaneler açmaya, buralarda genç bayanları, hatta Filistinli özellikle fiziği düzgün genç kızları çalıştırmaya başladılar, Yahudilerin açtığı bu yerlerde iş bulup çalışmak isteyen Filistinli genç ve güzel kızlar uzun kuyruklar oluşturuyor ve sınavlara giriyorlardı. Artık Filistin’de ahlak çöküntüsü de başlamıştı. Görgüsüz ve geleceğinden habersiz Filistinliler, toprak satışından ellerine geçen parayı buralarda harcıyor ve o paralar yeniden Yahudilere dönüyordu da kimse durumun farkında değildi.


Filistin’in aydınları ve bazı yurtsever örgütler, satılan toprakların, var olan kuruluşların, mal ve hizmetlerin –satış veya başka belki de bizdeki bugünkü özelleştirmeye benzer yollarla- Yahudilerin eline geçiyor olmasının ilerde doğuracağı sakıncalara dikkat çekerek parlamentodan geçirilmiş o yasaların derhal iptal edilmesini istemeye başlayınca yabancılaşmış basının beyin yıkama –ben buna ‘beyinsizleştirme’ diyorum- operasyonlarından geçmiş olan Filistin halkının ezici çoğunluğu “Filistin’e bir şey olmaz”, “öyle birkaç parça toprak satmakla Filistin yıkılmaz”, “Filistin’e para giriyor, halkımız zenginleşiyor. Bu gelen yabancı sermayeyle kalkınacağız” diyerek yurtseverleri servet düşmanlığı yapmakla suçluyorlardı.

Bu yurtseverlerden 37 aydını Yahudiler Filistinli kiralık katillere suikastlerle öldürttüler. Yakalanan suikastçilerin avukatlık ücretlerini de Yahudiler karşılıyordu.


1943 yılına gelindiğinde kâh para karşılığı, kâh Filistin devletine vergileri ödenerek kurulması için izin alınan Yahudi polis ve jandarmasının Filistinlileri tacizi ve yıldırması sonucu Filistin topraklarının üçte biri Yahudilerin eline geçmişti.

Ve nihayet 1948 yılına gelindiğinde Filistin topraklarında İsrail Devleti kuruldu. Filistin halkı, atalarının çıkardığı yasayla Yahudilerin eline geçmiş ve bugün tamamı işgal altındaki topraklarını kurtarmak ve yeniden Filistin devletini kurmak için şimdi sapan taşıyla mücadele veriyor.




sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET