Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
Murad Bayar
sayfa: 1, 2  Sonraki
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ahmet Kozanlı
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:20
Murad Bayar


Savunma Sanayi müsteşarımızdır.
İstanbul ve Ankara valilikleri ve KKTC Büyükelçiliği görevlerinin ardından 1999 seçimlerinde geçici İçişleri Bakanlığı görevine atanan Cahit Bayar'ın oğlu. 1989 - 1998 yılları arasında Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda çalışan Murat Bayar, Türk F - 16'larına takılacak Elektronik Harp Sistemleri projesinin (SPEWS - 2) başındayken üstleriyle görüş ayrılığı üzerine şube müdürlüğü görevinden alındı.
SSM'den özel izin alarak ABD'ye giden Bayar, 5 yıldır dünyaca tanınan Booz Allen Hamilton danışmanlık firmasının New York Ofisi'nde çalışıyordu.

2004 Yılında müsteşar olarak atanmıştır, Savunma sanayiinde çok başarılı projeler üretmeye devam etmektedir.


murat_

4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:22

Yaşadığı görüş ayrılığı neydi merak ettim. bir açıklama yapılabilir mi?

Hakan ERTÜRK

4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:27

'Üstleriyle görüş ayrılığına düşmek' tanımlaması yalandır!
Üstlerin ayrı bir görüşü yoktur.
Tek bir görüş vardır ve bu kişi muhtemelen genel görüşe ters düşmüştür.

Koca Tsk Murad Bayar'a ayak uydurup onun gibi düşünecek değil ya?


murat_

4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:35

işte bu yaşadığı " görüş ayrılığı " nedir? bunu söyleyecek biri yok mu?

Ahmet Kozanlı
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:40

Savunma sanayii müsteşarlığında TSK personeli pek bulunmaz bu kurum direkt başbakanlığa bağlıdır.
Bilmeden etmeden sallamaya devam ediyor bazıları.

http://www.meteksan.com.tr/files/File/konsept/konsept9/konsept%20g%C3%BCvenlik%20PDF/MURAT%20BAYAR%204.pdf

Bu pdf de kendisi ile yapılan bir röportaj mevcut.

Görüş ayrılığı konusuna gelirsek, o konuda ayrıntılı bir bilgiye sahip degilim ancak o dönem malesef SSM dan bir çok kaliteli mühendis siyasi sebeplerden dolayı çıkarılmıştır.

Murad Bayar kimdir?
1965 te Sivas ta do¤du. 1987 y›l›nda
Orta Do¤u Teknik Üniversitesi Elektrik
Elektronik Mühendisli¤i Bölümü’nden
mezun oldu.. 1988 de Kuzey Caroline
State Üniversitesi’nde master yapt› ve
orada araflt›rma asistan› olarak görev
ald›. Murad Bayar profesyonel kariyerine
Askeri Elektronik Firmas› olan
ASELSAN’da bafllad›. 1987’de Savunma
Sanayii Müsteflarl›¤›’nda Savunma
Endüstrisi projelerinde 1998 y›l›na kadar
çal›flt›. 1998 - 2000 y›llar› aras›nda Yale
Üniversitesi’nde master program›na
devam etti. Daha sonra Booz Allen
Hamiltotn’s New York ofiste Yönetim
Dan›flman› olarak görev ald›. Murad
Bayar, 6 fiubat 2004 tarihinden bu yana
Savuma Sanayi Müsteflarl›¤› görevini
sürdürüyor. Murad Bayar evli ve iki çocuk


Ahmet Kozanlı
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:43

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, yeni savunma sanayii stratejisinde Türkiye'nin kendi tasarım ve üretimine ağırlık vereceğini söyledi.


Murad Bayar, Anadolu Ajansı muhabirinin, Türk savunma sanayiindeki gelişmelere ilişkin sorularını cevaplandırdı.



Bayar, Savunma Sanayii 2004 Yılı İcra Komitesi toplantısında, modern tank, taarruz-taktik-keşif helikopteri ve insansız hava araçları projelerinin mevcut ihalelerinin iptal edilmesinin, bazı değişiklikler içerdiğini ancak, savunma sanayii stratejisinde bir ''u dönüşü'' olarak adlandırılamayacağını söyledi.



Türkiye'nin, savunma sanayiinde 20 yıllık bir sürecinin olduğunu vurgulayan Bayar, bu süreçte, Türkiye'nin ortak üretim ve lisanslar aldığını, ancak burada eksik olan şeyin Türkiye'ye özgün tasarım ve üretim olduğunu bildirdi.



Bayar, bundan sonraki süreçte seçici olunacağını, tamamen yerli değil ama hangisi Türkiye için önemliyse o alana yoğunlaşarak tasarım ve üretime gidileceğini ifade etti.



MODERN TANK PROJESİ



Tamamen yeni model bir tank üretiminin zamana bırakıldığını belirten Bayar, tank üretiminin, ya özgün olarak geliştirilebileceğini ya da diğer ülkelerle ortak geliştirmeye gidilebileceğini, bunun için de öncelikle her iki alternatif için bir fizibilete çalışması yapılacağını kaydetti.



''Biz artık Türkiye'nin yeni tankını 2010'lardan sonrası için planlıyoruz'' diyen Bayar, tankta ortak üretime gidilmesi halinde, bunun, örneğin Pakistan, Güney Kore gibi, savunma sanayiinde Türkiye ayarında ülkelerle yapılacağını ifade etti.



Bayar, bu tercih durumunda, bu ülkelerin ortak ihtiyaçlarının da birlikte planlanabileceğini bildirdi.



Tank üretiminde, ilk aşama da bir prototip geliştirileceğini, daha sonra bir ihale açılarak sipariş ve imalat safhasına geçileceğini belirten Bayar, tankta da, gövdeden çok, atış kontrol sistemleri, silah sistemi gibi entegrasyona ağırlık vereceklerini söyledi.



Murad Bayar, tank üretiminde, yerli firmaların bazılarının tasarım, bazılarının da üretim boyutuyla işin içine gireceğini kaydetti.



Bayar, yeni tank üretimine kadarki süreçte, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) ihtiyacı olması halinde ara bir çözüm olarak, eski Doğu Bloku ülkelerinden, kullanılmış tank alarak bu ihtiyacını karşılayabileceğini belirterek, bunu TSK'nın belirleyeceğini ifade etti.



TAARRUZ-TAKTİK-KEŞİF HELİKOPTERİ PROJESİ



''Savaş helikopterini Türkiye kendisi yapmayacak, biz helikopteri dışarıdan alacağız'' ifadesini kullanan Bayar, şöyle devam etti:



''Helikopter ve uçaklarda en önemli sistemler, üzerlerindeki elektronik uçuş ve silah sistemleri. Bunların platformları 30-40 sene yaşıyor, onlara bir şey olmuyor. Ama üzerindeki elektronik sistemlerin teknolojisi 5-6 yıl da bir değişiyor. Eğer bu helikopter ya da uçakların, bir görev bilgisayarı koordinasyonunda çalışan uçuş ve silah sistemlerine ilişkin entegrasyonu siz yapmadıysanız, bunun anahtarı da sizde olmuyor, kimden satın aldıysanız ona mahküm oluyorsunuz, onlar da size bazı kısıtlamalar getiriyor. Yeni ihalede biz, tamam helikopteri alacağım ama üzerindeki kritik sistemleri 'ben entegre edeceğim' diyeceğiz.''



Yeni ihale sisteminde, helikopteri büyük ölçüde hazır alacaklarını belirten Bayar, eski ihalede, lisanslı bir üretim çerçevesinde 145 adetlik yüksek bir ihtiyaç öngördüklerini ama yeni ihalede bu ihtiyacın düştüğünü belirterek, '' ihtiyacı karşılamak için ilk aşamada 50 helikopter satın alacağız'' dedi.



Murad Bayar, ilk olarak çıkacakları 50'lik paketin 5-10 tanesini daha erken isteyebileceklerini de vurguladı.



Bayar, helikopterde lisanslı bir imalatın fizibilitesinin kalmadığını da vurguladı.



İNSANSIZ HAVA ARACI PROJESİ



Stratejik alanlarda Türkiye'nin yerli üretim tercihine yöneleceğini vurgulayan Bayar, bu yaklaşıma bir örnek vererek, ''insansız hava aracını tamamen kendimiz tasarlayarak, üretebiliriz'' diye konuştu.



İnsansız hava araçlarının tüm alt sistemlerinde, Türkiye'nin yeterli tecrübeye sahip olduğunun altını çizen Bayar, bu projenin ihalesinin iptal edilmesinin, ''bunu biz kendimiz yaparız'' anlamına geldiğini kaydetti.



İHALEYE ESKİ ELENENLER DE GİREBİLECEK



Yeni ihale sisteminde, daha önce elenen şirketleri tekrar ihaleye davet edeceklerini vurgulayan Bayar, daha önce ihale dışı kalan helikopterler de, bu süreç içinde önemli değişikliklerin olduğunu belirterek, şunları söyledi:



''Bizim o zamanki eleme gerekçelerimizin çoğu ortadan kalktı. Geçen 3-4 senelik zamanda rekabet ortamı değişti. Eurocopter'ın Tiger helikopterini güçsüz diye elemiştik. Bunun daha sonra güçlendirilmiş versiyonu çıktı. Augusta helikopteri değişti, daha önce pahalı olan Apache helikopterleri şimdi daha cazip bir fiyata indi.''



Rekabetin Türkiye'ye yarar sağlayacağını vurgulayan Bayar, daha önce kısa listeye katılamayan şirketlerin, şimdi gayet cazip önerilere sahip olduklarını kaydetti.



ASYA ÜLKELERİ İLE İŞBİRLİĞİ



Bayar, Türkiye'nin savunma sanayi ürünleri üretiminde, platform üretimine (uçak, helikopter gövde üretimleri) girmesi yerine, bunların üzerindeki engetrasyonların yapımına ağırlık vermesinin daha doğru olacağını kaydetti.

Bundan sonra Türkiye'nin girebileceği kritik savunma sanayi ürünlerinde, insansız hava araçları üretiminin başta gelebileceğini belirten Bayar, bunun tamamen gelecek teknoloji olduğunu, bu alandaki üretim yelpazesinin, keşif amaçlı başlayıp, silah donanımlı hale kadar getirilebildiğini söyledi.



Bayar, Türkiye'nin, ortak üretim tercihinde, kendi ayarında ülkeler seçmesinin önemli olduğunu vurgularken, Asya ülkeleriyle işbirliğine gitmesinin, bu ülkelerle siyasi çatışmasının bulunmaması açısından tercih edilebilir bir unsur olabileceğini kaydetti.



Türkiye'nin 10 sene öncesine kadar ABD dışındaki alternatiflere pek bakmadığını hatırlatan Bayar, şimdi, Avrupa'da, Rusya'da, İsrail'de, eski Doğu Bloku ülkelerinde başta olmak üzere, Brezilya'ya kadar Türkiye'nin savunma sanayii alternatiflerinin bulunduğunu bildirdi.



2010 VE SONRASINDA YENİ UÇAK PROJESİ



Bayar, ayrıca, Türkiye'nin, dünyanın en büyük savunma pazarlarından birisi olduğunu vurgulayarak, ''bu coğrafyada büyük olmaya da devam edecek'' şeklinde konuştu.



2010 ve sonrası için Türk Hava Kuvvetleri'nin, yeni savaş uçağı projesinin bulunduğunu belirten Bayar, Türkiye'nin, iki sene içinde, bu projenin geliştirme fazından, üretim fazına dahil olabileceğini kaydetti.



Bayar, 2010'dan sonra, F-16'ların yerini bu yeni savaş uçaklarının alacağını, bu nedenle, önümüzdeki iki yıl, bu konunun Türk savunma sanayiinin gündeminde yoğun olarak yer alacağını bildirdi.



SAVUNMA SANAYİİ PROJELERİNİN FİNANSMANI



Yasal olarak, Savunma Sanayii Fonu'nun 2007 yılına kadar tasfiyesinin öngörüldüğünü hatırlatan Bayar, bu tarihten sonra Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın özel bütçeli bir kuruluş haline geleceğini bildirdi.



Bu çerçevede, Fon'un daha önceki gelirlerinin, dolayısıyla kaynağının aynen devam edeceğini vurgulayan Bayar, ancak bütçenin yıllık, projelerin ise 5-6 yıllık olması nedeniyle, mali kaynağın kullanımında bir sorun olacağını, ayrıca sürekli bir kur riskinin bulunacağını ifade etti.



Savunma sanayi projelerinin finansmanı için daha esnek ve kur riskinin olmayacağı bir finansman yönteminin olması gerektiğini belirten Bayar, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile çalışarak, harcamalarda daha rahatlık sağlayabilecek bir kaynak kullanım imkanı isteyeceklerini bildirdi.



YILLIK 3 MİLYAR DOLARLIK SAVUNMA SANAYİİ HARCAMASI



Savunma sanayii ihtiyacının ancak yüzde 20'sinin yerli şirketlerce karşılandığını, geri kalan yüzde 80'inin yurtdışından karşılama yoluna gidildiğinin altını çizen Bayar, Türkiye'nin yıllık 3 milyar dolar olan savunma sanayi tedarik harcamalarında yerli firmalara ve iç pazara ağırlık verilmesi halinde, yerli savunma sanayiinin ölçeğinin büyüyeceğini söyledi.



YERLİ SAVUNMA SANAYİİ ŞİRKETLERİNDEN DE KDV ALINMAYACAK



Türkiye'de, savunma sanayi sektörünün en az korunan sektör olduğunun altını çizen Bayar, ''KDV mevzuatına göre, bir savunma ürününü ithal ederseniz KDV'den muaf olursunuz, bunu yerli bir üreticiden karşılama yoluna giderseniz üzerine KDV konur'' dedi.



Bayar, başvuruları üzerine, Maliye Bakanlığı'nın, yeni KDV düzenlemesinde, bu durumu düzelteceğini belirterek, yerli savunma sanayii şirketlerinden alıma gidildiğinde de KDV alınmaması gerektiğini bildirdi.



Murad Bayar son olarak, ihale iptallerinin ardından takip edilecek yöntemin, maliyetlerin daha da azalmasına katkıda bulunacağını da vurguladı.


http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=227044


anil_91
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 09:47

Alıntı:
Murad Bayar kimdir?


Savunma sanayimizi ayağa kaldıran adam... Birçok yerli proje onun zamanında gerçekleştirildi ve gerçekleştiriliyor..

Kendisini tebrik ediyorum.. Yoksa milgemler, milli tanklar, milli roketler, milli torpidolar, milli gemiler bize halen uzak bir hayaldi...


Ahmet Kozanlı
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 10:04

Milli bir savunma sanayii inşaa etmeye çalışan , en başarılı müsteşarımız. Başarılarının devamını dileriz.

111Samet
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 11:40

Alıntı:
1989 - 1998 yılları arasında Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda çalışan Murat Bayar, Türk F - 16'larına takılacak Elektronik Harp Sistemleri projesinin (SPEWS - 2) başındayken üstleriyle görüş ayrılığı üzerine şube müdürlüğü görevinden alındı.


SPEWS-2 projesi öncel proje-2 (PO-2) kapsamında alınan (95-98 yılları arası bildiğim kadarıyla) 80 adet F-16 block 50 ye takılmak üzere ABD den ALQ-178 elektronik harp sistemlerinin tedarikine yönelik projedir.Elektronik harp sistemleri uçağın düşman bölgesinde uçarken düşmanın radar sinyallerini algılayıp pilota bildirmesi ve karıştırması, düşman karıştırmalarına karşı da uçağın radarının mukavemetini arttırması amaçlı elektronik sistemler bütünüdür.
SPEWS-2 projesi mart 1999 yılında ABD ile uçaklara block 50 uçaklarına entegrasyonu konusunda sözleşme imzalanmış , ABD nin sistemlerin yazılım kodlarını vermemesi vb. nedenlerle 2004 yılında yürürlüğe girmiştir.( Son bildiklerime göre stratejik ortağımız! yine engeller koymuş proje taaaa F-16 modernizasyonu olan PO-3(peace onyx-3 yada öncel proje -3) kapsamına kalmıştır.Bu yüzden ilk modernize edilecek uçaklar block 40 lardan önce block 50 lerdir.) Şu anda F-16 block-50 uçaklarımız elektronik harp sistemine sahipmi bilmiyorum ama bildiğim Türkiye' nin bu konuda 1999 dan beri 6-7 sene çok stratejik bir sistem olan elektronik harp sisteminden mahrum kaldığıdır.

Alıntı:
Yaşadığı görüş ayrılığı neydi merak ettim. bir açıklama yapılabilir mi?

Murat bayarın yukarıdaki nedenlerden dolayı görüş ayrılığına düştüğünü tahmin ediyorum.


111Samet
4 yıl önce - Prş 13 May 2010, 20:01

Zaten şu anda gelen 80 F-16 block 50 den 6-7 tanesi kaza-kırım geçirmiş olup elimizdeki block 50 sayısı 73 yada 74 tür ve kalanların 60 tanesi SPEWS 2 modernizasyonuna tabi tutulacaktır. Bu modernizasyonun BAE Systems-Aselsan tarafından gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Yani yakın zamana kadar F-16 Block 50 lerimiz elektronik harp sisteminden mahrum kalmışlardır.Bu uçaklar 151-152-191-192. filolar tarafından uçurulmaktadır.
80 adet F-16 block 50 nin geliş öyküsüde ilginçtir. Bu uçakları alırken Türkiye para ödememiş, kaynak ise Türkiye'nin 1. körfez savaşına yaptığı katkılardan ötürü körfez ülkeleri tarafından sağlanan fonla alınmıştır. ABD de aynı nedenden dolayı bir miktar F-4E hibe etmiştir.
Yaşanan bunca olumsuz gelişmeye karşın 30 adet F-16 Block 50+ alımında ısrar etmesi (sonucunda yine elektronik harp sisteminde Türkiye'nin değil ABD nin tercih ettiği sistem takılmıştır.) eurofighter uçağının biraz pahalı olmasına rağmen yine de politik sebeplerden (Avrupa birliği tarafından üretilmesi kozu öne sürülmüştür.) tercih edilmemesi bence yanlış bir tercihtir.Eğer Murad Bayar SPEWS 2 yüzünden bir önceki görevinde görüş ayrılığına karşı çıkmışsa bu yüzden görevinden alındıysa bunada karşı çıkmış olabilir(bu sadece benim öngörümdür. Sayın Murad Bayarın bu konudaki düşüncesi farklı olabilir.).


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET