Beykoz' da o bahsettiğiniz Ahmet Mithat Efendi' nin yalısı şu anda özel bir mülk haline geldi.Yani o yalıda şu anda aileler oturuyor.İçine girip görme gibi bi şansınız o aileleleri tanımızdan geciyor.Türk tiyatrosunun ilk yıllarında hanüz tiyatro salonları ve tiyatrolar yokken padişah efendinin o yalının içinde ilk tiyatro temsillerini yaptırması da o yalıya başka bir özellik katıyor.
Yalının dış cephesi bu yaz onarıldı ve görünümü tekrardan güzel bir hale geldi.
Orhan Veli' nin evi ise o yalıya gelmeden ilk sağ kola, Yalıköy' ün sırtına doğru çıkan yola girdiğiniz zaman hemen solda. Zaten evin onundeki levhada görürsünüz Şair Orhan Veli' nin evi diye.Ya da orada herhangi bir kişiye yada esnafa sorarsanız size yardimci olacaklardır.
Beykozda doğduğumdan beri yaşamaktayım.Farkettiğim tek şey var.Beykoz her ne kadar nüfusu artsa da, yapılar çoğalsa da şehre uzaklığı yönünden hep sakin olmayı sürdürüyor.Hersene kurulan ve Türkiye' de artık sayı ile gösterilen dalyanı bulunmakta.Dalyanda artık eski babalarımızın zamanından kalma fotolardaki gibi klıç balıkları ya da orkinoslar çıkmasa da dalyan sahipleri atalarından gelen, hem iş hemde yadigari devam ettirmekte gayretliler.
Beykoz birkaç paragrafla anlatmakla bitmez. En iyisi imkanınız varsa gelin Beykozu görün, derim.