1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Kemal Tahir Mutlu
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 01:54
Şehir Planlamacılığını Bilmiyor muyuz?
Bugün "Ankara'da bisiklet yolları yapılmalı mı?" adlı başlığı okurken aklıma bu soru geldi. Önce wowturkey'de arama yaptım böyle bir başlık var mı diye? Maalesef yoktu.
Geçenlerde Paris'in 1839 tarihli bir fotoğrafını görmüş ve adamların şehir planlamacılığını taa yüz yıllar öncesinden başlamış olduğunu düşünmüştüm. Şu anda Avrupa'nın bir şehrinde yaşıyorum ve fırsat buldukça da gezmeye çalışıyorum. Burada gördüğüm şey şehirlerin yaklaşık 1000 li yılların başlarında kurulmuş olmalarına rağmen gayet planlı şehir olmaları. Ayrıca Türkiye'den de hatırlıyorum Kastamonu Safranbolu evleri, Divriği evleri, Fethiye Kayaköy, gibi, yerleşim yerleri de gayet planlı ve şehirciliğe uygun evler olarak inşaa edilmesine karşın günümüzün modern evleri ya da siteleri demeliyim hiçte şehirciliğe uygun değiller. Örnek vermek gerekirse;
Üniversite yıllarımda Ankara Batıkent'te kaldım, Detça sitesi, Banknot Sitesi, 06 Yol İş, Hülya ve Ümit siteleri (İsimleri yanlış hatırlıyorsam özür dilerim). Sanırım Umut Birlik Sitesi (Yakınında Hz. Ali Camii vardı) orada da arkadaşlar kalıyordu evleri yoldan bayağı içerideydi. O zaman da söylemiştim şimdi de söylüyorum insanlar dubleks evlerde oturuyorlar ama evinin yakınına arabasıya gidemiyor. Ben arkadaşlara demiştim ki eğer burada bir hasta olsa, yangın çıksa araba evelerin yakınına gelemez. Bu nasıl palanlama diye sitem etmiştim.
Batıkent Türkiye'nin ilk tecrübelerinden birisiydi doğal olarak eksiklikleri, hataları olabilirdi. Kader işte okul bitince de bu sefer Konutkent 1 civarındaki (Ümitköy) sitelerde oturmuştum. (Şu and oralar lüks konutlar ve yüksek gelirli insanların oturduğu yer ama sanmayın ki o zamanlar yüksek gelirimiz vardı. O zamanlar orası Allah'ın dağı idi ve kiraları ucuz olduğu için oturmak zorunda kalmıştım. Hele Konutkent 1 de dolmuş yoktu özel servisleri vardı). Neyse diyeceğim şu ki; arkadaş bu şehir plancılar orayı da berbat etmişlerdi. 110 dairelik bir sitede oturuyordum ve toplam araç park yeri sayısı 30 du. Modern şehirciliğin gereklerinden birisi olan bisiklet, yaya yolları yoktu. Yaya yolu derken yürüyüş yolları demek istiyorum. Yol kenarındaki yaya kaldırımını değil. Geçen yıl Konutkent'i ziyarete gittiğimde görmüştüm park yeri sıkıntısı dolayısıyla bütün caddelere sağlı sollu park yapılmıştı.
Yine aynı şekilde Eryaman'da da bir bisiklet yolu göremedim ben. İnanın burada Avrupa'da yeni kentlerin her yerinde bisiklet yolları var eski şehirlerde yer sıkıntısı olduğundan; yolun bir kısmı işaretlenerek bisiklet yollarına ayrılmış durumdadır.
Şehir planlamacısı arkadaşlara haksızlık etmek istemem. Bizde her işte olduğu gibi onlara danışılmadan ben yaptım oldu mantığı da işlemiş olabilir (ki büyük ihtimalle böyledir).
Bu resim 1839 yılında Paris'te çekilmiş. (Boulevard du temple in Paris, 1839)
(+)
Bu resim "Paris in 1870"
NOT: Arkadaşlar yasal mıdır bilmiyorum? Bu resimleri internetten bulup yükledim. Eğer hata yaptıysam lütfen siliniz.
|
 |
gök-khan
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 04:21
Bildiğim kadarıyla Eskişehir'in planını zamanında Fransızlar yapmış ve hala aynı plan üzerinden gidiliyormuş.
|
 |
İSMAİL ÇELİK
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 09:01
Paris dediğiniz şehirde 19.yy. ortalarında Hausman'ın 20 yıllık idaresi döneminde şimdiki halini almıştır.Yoksa berbat bir şehir olduğunu herkes bilir.
Ama şu bir hakikat bu konuda çok kötüyüz şu an.
Bazı iyi misallerde var yok diyemem ama umumi olarak kötüyüz.
Öncelikle Avrupa'da bizim yaşadığımız şehircilik meselelerini 19.yy. ile 20.yy. başında yaşadı bakın.Biz bu vetireyi 1950'li yıllardan beri yaşıyoruz yani bu bir vetire buna yapabileceğimiz birşey yok,yapabileceğimiz olumsuzlukları azaltmak.
Anadolu şehirleri 1990'lı yıllarda yıldızları parlamaya başladı eğerki bir 20 yıl önce yıldızları parlasa idi neticeler elbette daha farklı olurdu.
Şu bir hakikat bu iş öncelikle paraya bakıyor.Devlet ve vatandaşta para varsa bazı şeyleri daha rahat yaparsınız.Bilhassada şehri dönüşüm projelerini ve zelzele hususunda yapılması gerekenleri.
Planlamacıların doğru düşünmesi şart birde.Mesela Ümraniye en çok kaçak yapı olan ilçelerdendir ama son derece planlı yada düzeltilebilecek çok yeride vardır.Yeni bir yer ama bakın orada bile yeşil alan yetersiz düşünmemişler şimdi rantta yüksek en ufak parseli bile paraya çevirmeye bakıyorlar.
|
 |
oguzugur
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 09:31
Kesinlikle şehir plancılığını bilmiyoruz. Halkımızda bu belediyeceliği bişey sanıyor.Malesefki hala gökdelenler yapılsın , alışveriş merkezleri donatılsın kent diye çırpınan bunu gelişmişlik sanan beyinler var. Kentin düzenini bozan ucube yapılara izinler veriliyor sokak ların caddelerin sosyal ortamını sekteye uğratan alışveriş merkezlerine düzensizce izinler çıkıp duruyor. Binalar gelişi güzel yapılıyor ne mimari ne renk uyumu var görsellikten uzak renkler kullanılıyor kilim motifleri ile süsleniyor. Ayrıca sadece plancılık yollarla olmuyor isterseniz hiç çıkmaz sokağınız olmasın kare kare yollar birbirini kessin sadece bu değildir kent plancılığı.Kentin herşeyi önemli Kayseri ye bakıyorum kent yukarıdan yollar bakımından çok güzel ama binalar estetikten yoksun malesef belediye'nin yaptıkları dahil. Mersin'e bakıyorum çok övünülüyor sahil şeridi ile antik kent görünümünde devasa kolonlar , deniz manzarasını kesen şelale gibi , havuz gibi bişey, hatta yine manzarayı kesen bir hücümbot,Hiç hoş değildi, mimar elinden çıkan şeylere benzemiyor bile.Ayrıca binalar sahil yoluna yapılanlar manzara yönelimli değil birbirinin önünü kesiyor rüzgar ve manzarayı kesecek şekilde yerleşmiş hepsi.Heleki şehirin ortasında dikili beton ucube yapı.Şimdi soruyorum bumu şehir plancılığı;? Öyle bir şey var elinizde deniz var siz ondan yararlanamıyorsunuz ! Yok Türkiye'de hiçbir kentte göremedim ben bunları.
|
 |
Ahmet Türkoğlu
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 09:40
Osmanli zamaninda biliyoduk, ama bizde Osmanlilarin bilmedigi bir seyi ogrendik ve oxfordu en yuksek derecelerle biterecek sayisiz "rant" profesorleri yetistirdik. Rant yuzunden planmi kaldi ortada.
|
 |
Turgay34
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 09:52
Şehir plancılığı bakımından İstanbul'u ayrı bir yere koymak gerekir diye düşünüyorum.. Zira İstanbul yüzyılların hatta binyılların yerleşim merkezi.. Bunun getirdiği bir birikim var.. Mesela Fatih, Beyoğlu, Üsküdar gibi eski ilçelerde istediğiniz planlamayı yapamayabilirsiniz.. Gerçi buralarda da 1940'lardan sonra planlama adına tarih ve kültür kıyımı yaşanmıştır ya.. O ayrı mesele.. Zaten Cumhuriyet'in ilk 25 yılı İstanbul'a dönüp bakan bile olmamıştır. İhmal edilmiştir.. 1940'larda ufak ufak kıpırdanmalar başlamış, planlama adına İstanbul'un kültür hazineleri yıkılmıştır.. Bu furya Menderes dönemiyle daha bir hız kazanmış ve büyük bulvarlara kavuşturulmak uğruna İstanbul'un yüzlerce vakıf ve kültür değeri maalesef yok edilmiştir. Halbuki dönemin yöneticiler biraz basiretli ve ileri görüşlü olabilselerdi, modern İstanbul'u şehrindışında inşa etselerdi ve planlamasını arsa tüccarlarına ve rantçılara terkedip gecekondu kenti oluşmasına göz yummasalardı hem eski İstanbul yaşatılmış olur hem de planlı ve modern bir yeni İstanbul meydana gelmiş olurdu.. Eğer bunun tedbirleri o zaman alınabilseydi Bağcılar, Esenler, Güngören, Ümraniye, Sultanbeyli, Ataşehir vs... gibi hilkat garibeleri bugün ortaya çıkmazdı.. İstanbul için durumun özeti bu... Diğer şehirlerimiz çok mu farklı? Hayır.. Ekseriyetinde aynı ihmal, öngörüsüzlük ve plansızlığın yolaçtığı adı "şehir" ama kendi "köyden" farksız yerleşim birimleri ortaya çıkmıştır.. Bunların içerisinde Kayseri, Eskişehir, Ankara gibi belki bir adım öne çıkmış bazı şehirlerimiz teselli kaynağımızdır..
|
 |
İ.Hakkı Erdoğan
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 10:03
| Alıntı: |
| Paris dediğiniz şehirde 19.yy. ortalarında Hausman'ın 20 yıllık idaresi döneminde şimdiki halini almıştır.Yoksa berbat bir şehir olduğunu herkes bilir. |
Hausman'ın idaresi de öyle normal belediye başkanı idaresi değildir.Hausman geniş caddeler, geniş meydanlar açmak için pek çok evi yıkmış, buradaki insanları başka yerlere nakletmiş kısacası şehirde bir devrim yapmıştır.Bunu yapması için kendisine gerekli yetkiler verilmiştir.
Bugün Türkiye'de değil Hausman'ın yaptığı gibi bir dönüşüm yapmak gecekonduları yıkıp yerlerine modern konutlar, yeşil alanlar, otopark, sosyal tesis yapıp vermek bile çok zor.Hemen birileri gider mahkemeye verir ve projenin önü anında tıkanır.
Eski yapılaşmaların düzeltilmesinin önündeki engeller bu şekilde.Birde yeni yerleşim birimleri kurulması meselesi var.Buraların kuruluşunda da şehir merkezlerimiz nasılsa şehri o şekilde enteresan bir yapılaşmaya kurban vermeye devam ediyoruz.Ben bisiklet yolunu, yürüyüş yolunu falan geçtim doğru düzgün bir yapılaşma istiyorum.Ama malesef o bile yok.
Çankaya-Dikmen
(+)
(+)
Keçiören
(+)
Yeni yapılaşan bir bölge olduğu için yolu büyük, kaldırımları büyük ama binaların dip dibe yapılması gerçeğinde değişen bir şey yok.
(+)
Büyük şehirlerde yapılan her işe karşı çıkmayı adet haline getirmiş olan şehir plancıları odası, kendisine kayıtlı şehir plancılarını eğitim programlarına alsa.Kendi işiyle uğraşsa da şehirler biraz adama benzese.
|
 |
Mehmet!
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 10:45
Diyarbakır merkezden iki ayrı ilçe, Bağlar ve Kayapınar.
Bağlar; 70'li yıllardan günümüze miras kalan çarpık şehirleşme.
Kayapınar; Son 15 yılda görülen planlı şehirleşmenin sonucu. Yaşanabilir bir ilçe.
|
 |
Murat Caner
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 11:00
Planlamayı biliyoruz. Bu konuda Avrupa'dan kesinlikle geri kalmayız.
Ancak, bizim akademisyenler belediye başkanları için nabza göre şerbet verdikleri için örneğin, İstanbul çekmece göllerinin çevresine dünya ölçününde yapılaşma olmaması gerekirken belediye istediği için yapılaşmaya izin verildiğinden ve sonradan bu akademisyenler keşke bunu yapmasaydık dediğinden planlama kağıt üstünde olur.
Avrupa'da şehir plancıları çevreyi ve vatandaşı kollayan bir yol izlediği, ranta kesinlikle pirim vermediği için adil davrandıklarından kentler planlıdır. Ama bizde örneğin köprü için çevre katliyamı dediğinizde ya da Marmaray'a akademisyen olarak destek verdiğiniz, köprüye vermediğinizde siyâset yapmakla suçlandığınız için planlama kağıt üstündedir.
İstanbul Ulaşım Ana Planı'nda 7 tepeye 7 tünel ve karayolu tüp geçişi yoktur. Oysa ikisi de ihale edilmiştir. Böyle olunca UAP çöpe atılmıştır. Hatta bu yüzden 30-40 akademisyen istifa etmiştir.
Ayamama deresi üzerinde son yıllarda 120 tane belediye meclisinden onaylı tadilat vardır. Sonuç ortadadır. Avrupa'da milyonlarca Avro'ya otoyol projesi çizilir ve bir biyolok o yol için olumsuz rapor verince proje çöpe atılır. Bizde bir akademisyen olumsuz rapor verdiğinde o rapor yok edilir ve olumlu rapor veren akademisyen aranır. O da raporun altına gözü kapalı imza atar. Böylece Boğaz'a kaçak süzer plaza, yeni polat otel, Toki seyrantepe konutları imar tadilatı ile yapılır. Buna itiraz eden benim gibiler de bu sayfalarda Kalkınma karşıtı olarak suçlanır. Oysa bu dünya üzerindeki en büyük Adalet sizliktir.
|
 |
İsmail Kılıçaslan
13 yıl önce - Çrş 05 May 2010, 11:23
Evet masesef şehir planlamacılığı bilmiyoruz. Büyükşehirlerimiz de dahil bir çok kentimizde halkın kutlama yapacağı bir meydan yok.İstanbulda taksim,ankarada kızılay daha çok kavşak vazifesi gördüğü için bunlara meydan demek zor. 1920 yılında temelleri atılan Ankaranın bu durumu planlamayı ne kadar bilip bilmediğimiz yönünden düşündürücü.
Birçok kentimizde yerel yönetimler kaynak oluşturmak için belediyelere ait yerleri satmış; zamanla cadde sokak olacak alan kalmamış böylelikle.Gittiğim birçok il de aynı manzarayı görüyorum resmi bir bayram ve kurtuluş töreni nedeni ile şehrin ana caddeleri kapatılıyor,o gün için ulaşım felç oluyor 
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|