1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
| 3. Köprü mü yapılsın, yoksa (yenisi yapılmayıp) 1. köprü yıkılarak yeniden ve daha kapsamlı bir şekilde mi inşa edilsin? |
| 3. Köprü yapılsın |
 
|
45.4% |
[88] |
| 1. Köprü yıkılıp yerine yenisi ve daha kullanışlı olanı yapılsın |
 
|
30.9% |
[60] |
| Hiç bişey yapılmasın olduğu gibi kalsın |
 
|
23.7% |
[46] |
|
| Toplam Oy : 194 |
|
 |
OzanEmre
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 00:04
Niye Boğaz Geçişi için Karayolu Tüneli düşünülmüyor?
7 tepeye 7 Tünel projesinde şehir içindeki kamulaştırma maliyetlerinden kurtulmak için tünel yapılacağı vurgulunuyordu. Bu kapsamda 8 kmlik tüneller bile vardı.
Boğaz geçişi içinde Anadolu ve Rumeli yakalarında uygun bir yerde olan tünel girişleri ile bu iş halledilebilir.
|
 |
K.Gemici
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 00:40
En mantıklı çözüm 1. köprünün daha güneyine karayolu tüpgeçişi yapmak o bittikten sonra 1. köprüyü yıkıp yerine 10 şeritli + 2 hat raylı sistemli yeni bir köprü yapmak. Hem bu arda metrobüsü tüpten geçirerek ulaşımıda sekteye uğretmamış oluruz.
Bütün bunların maliyeti şu an yapılması düşünülen 3. köprüyle başabaş gelir ve bu şehrin sorununu 20 yıldan daha fazla bir süre için çözmüş olur. 3. köprü ise güneydeki hiçbir sorunu çözmez. adam mecidiyeköye taksime tarihi yarımadaya bakırköye avcılara karadeniz üzerinden gidermi hiç.
Ha bunu dedim diye istemezükçü oldum sanırım malum 1. köprüyü yıktırdım.
|
 |
realtuncakin
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 00:53
Bu köprünün transit taşımacılığa hizmet edeceği ve ilk 2 köprüyü transit araçlardan kurtaracağı söyleniyor.
Peki neden yük trenlerinin kullanacağı raylı sistem düşünülmemiş? Kent değil de ülke ölçeğinde düşünüldüğünde demiryollarının 1. görevi yük taşımaktır, yolcu 2. planda gelir. Zaten bu köprü bırakın kenti, ülkeyi, 2 kıta ölçeğinde düşünülmelidir. Planlı programlı gelişen bütün ülkelerde karada yük taşımacılığında esas yük trenlerdedir, bizdeki gibi kamyonlarda değil. Avrupa'da kamyon popülasyonu en yüksek ülkelerden biri Türkiye'dir. Sonuç: Sürekli yenilenmesi gereken asfalt kaplamaları, yüksek kaza oranları, harcanan fosil yakıt, salınan karbonmonoksit, vesaire... Bunların parası bizim cebimizden çıkıyor.
Kuzey Marmara'ya alternatif bir otoyol projesi lazım, eyvallah.
Peki neden bu yol İzmit'ten Silivri'ye kadar yerleşim yoğunluğunun bu kadar seyrek olduğu ve büyük çoğunluğu korunması gereken orman arazilerinin içinden geçirilerek yapılıyor? Neye hizmet ediyor? Boğaz trafiğinde transit geçit oranının nereden baksanız %5'i geçmediği söyleniyor. Cinali Yıldırım diyor ki; merkeze bağlantı yollarını sınırlı tutarak güzergahtaki yapılaşmanın önüne geçeceğiz. Dediklerinden ben bunu anladım. Anlamadığım ise transit geçiş oranı %5 civarındaki bir bölgede, bu kadar para harcanarak, 2x4 şeritli bir otoyolun neye hizmet edeceği...
3. köprü yapılsın. Şu açıklanan yere değil de güneyde bir yere yapılsın. Ortasından 2 şeritli demiryolu geçsin. Mahallelere bağlantı yolları olsun. İşte o zaman işlevsel olur.
Sadece transit geçişe hizmet edecekmiş... Bağlantı yolları sınırlı tutulacakmış.... Çevresinde yapılaşmayı engellemek için önlemler alınacakmış... İnternetten araştırın... Bunların hepsi 80'lerde FSM inşa edilirken söylenen sözler. Ne eksik, ne fazla... FSM'nin hizmete girmesinden sonra İstanbul'un geldiği nokta da ortada.
Köprüler çözüm değildir. Çözüm her Allah'ın günü İstanbul sakininin Asya'dan Avrupa'ya ya da tersine gitmesini gerektiren nedenleri ortadan kaldırmaktır. Düşünülmesi gereken budur...
Buna benzer bir konu başlığında forumdaşın teki haklı olarak 'neden bütün yumurtaları aynı sepete koyuyoruz' diye sormuştu... Evet, neden İstanbul koca ülkenin finans, hizmet, sanayi, turizm vb. merkezi olmak zorunda? Büyük deprem geliyor, yolda... Vizyon sadece artan nüfusa göre ihtiyaçları karşılamak değil, gelmesi beklenen potansiyel nüfusu ülkenin başka noktalarına kaydırmak olmalı. İstanbul'un nüfusu azaltılmalı. Yeni cazibe merkezleri oluşturulmalı.
Belediye başkanı ile başbakan helikopterle 3. köprünün güzergahını belirleyecek diye bir haber çıktıydı bir kaç ay önce... İnşallah söyledikleri yalandır. İnşallah rantiyecilere 'cambaza bak' demek için böyle bir haberi servise sunmuşlardır...
Bu memlekette üniversiteler, meslek odaları, bilim adamları (şehir plancısı, inşaatçı, çevre mühendisi vs) var. Bunlara danışılmadan, Age of Empires oynar gibi helikopterdeki iki kafadarın güzergah belirledine ben inanmak istemiyorum. Öyleyse vay halimize...
Hatırlarsınız, 'hızlandırılmış tren' vardı... Kimseyi dinlemeden projeyi uyguladılar. Karşılarındakileri 'istemezük' çü diye yaftaladılar. Sonuç: Pamukova'da 34 parçalanmış ceset... Sonra akılları başlarına geldi de güzergahı düzeltilmiş YHT'yi uygulamaya soktular...
Demek istediğim, önceki hükümetlere göre icraatçı ve iş bitirici bulduğum bu hükümetin aynı zamanda kimseye danışmadan, kafasına göre iş yapmayı çok sevdiği...
Özetle, Marmaray'ın kentte yapacağı etkiyi görmeden bu köprünün (özellikle açıklanan güzergaha) yapılmasına kesinlikle karşıyım. Köprünün sadece transit geçişe hizmet edeceği martavalına ise kesinlikle inanmıyorum.
|
 |
hamit nabi
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 01:21
epeydir yorumları takip ediyorum körü körüne bağlı arkadaşlar haricinde sağduyulu arkadaşlar 3.köprüye karşı değil,güzergahı ve demiryolu,metro gibi raylı sistem proje alternatiflerine hizmet etmemesine karşı.
ne kadar ''istemezükçü'' diye lanse edilselerse edilsin, çok haklı gerekçeler yazılmış.bu körü körüne bağlı arkadaşlar lütfen sağduyu ile okusunlar bunları.
hepimiz faniyiz arkamızdan gelen nesillere nasıl bir gelecek bırakacagız? lütfen yarın kendimize lanet ettirmeyelim,iyi düşünelim arkadaşlar...
|
 |
melih92
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 01:27
3.köprü yapılsın diyenleri hayretle karşılıyorum 3.köprü yapılırsa trafik rahatlamıcak arkadaşlar o bölgedeki beleşciler gecenkonducular rahatlıcak trafik değil çevre kirliliğini ormanların ağaçların kesileceğini bu konuya girmiyorum bile yazık
|
 |
MehmetYıldız
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 01:56
Aslında benim hayalim Kağıthane-Dolmabahçe tünelinin yanına birer tane daha yapılıp buradan çıkan araçların Dolmabahçe Sarayı ile Dolmabahçe Camii arasından tüpgeçitle karşıya geçmeleri... Kağıthane bölgesinde kamulaştırmalar daha rahat yapılabilir., hem kaçak yapılaşmalar yıklmış olur.
Ya da Barbaros Bulvarı'ndan devam eden araçlar doğrudan tüpgeçitle karşıya geçebilir, Marmaray'ın kardeş projesi olur,
hem Beşiktaş Meydanı düzenlemesindeki trafiğin yeraltına alınması projesiyle de uyumlu olur...
Belki karşı kıyılar sorunludur ama Avrupa yakası açısından mantıklı görünüyor.
Siz ne dersiniz 6 milyar doları geçmez gibi geliyor bana?
|
 |
halil17
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 09:22
| Alıntı: |
Köprü yıkmak yerine yeni köprü yapmak çelişkidir ve de bu görüşü ortaya atanlar slogan peşinde koşan tiplerdir.
Bu tip insanların değil topluma kendine bile faydası yoktur.
Bütün bu düşüncelerin temelinde iztemzük mantığı yatmaktadır.
Yazıklar olsun demekten başka bişey bulamıyorum.
Yeni bişey yapılmasına ilişkin öneriler geliştirilmesi gerçekten çok faydalıdır ancak yıkalımda diye başlandığında niyetlerin ne olduğu belli oluyor.
|
Bu ülkede slogan peşinde koşmanın ve çelişkiler içinde yüzmenin ne kadar prim yaptığını gördüm.
Başka bişey demey gerek yok.
(bu yazı yukarıdaki alıntı için eksi puan verenlere hediye olması amacıyla yazılmıştır)
|
 |
Murat Caner
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 10:05
Rahat olun kimse bu tasarıya para yatırmaz. Geçen yıl Aralık ayında Göstepe Kazlıçeşme karayolu tübü yapımı başlayacaktı. Hani nerde? YİD bir köprüyü kimse yapamaz. Yapılabilmesi için yapılabilecek en güney noktada olması ve bazı geçiş güvencelerinin yükleniciye verilmesi gerekir. Bu güveceleri verebilecek babayiğit daha anasının karnından doğmadı. Hiç bir bürokrata böyle bir şeye imza attıramazsınız.
| Alıntı: |
| Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak: “Üçüncü köprü güzergâhı, İstanbul’un tarihini, doğal varlığını, kent yaşamını ve sağlıklı gelişme kararlarını olumsuz etkileyecek. Belirlenen güzergâh, Kuzey Boğaziçi Önemli Bitki Alanı’nın ve Önemli Kuş Alanı’nın içinden geçiyor. Yeni köprü ve çevresindeki bağlantı yollarının, küresel ölçekte tehlike altında bulunan ve nesli dünya çapında tehlike altında bulunan kuş türlerinin göç yolunu tehdit ettiğini belirtiyoruz. Başta içme suyu havzalarını, ormanları tehdit eden plansız büyüme, kentin kuzeyinde yer alan ormanları ve yeşil kuşağı tahrip etmiştir.” |
Siyaset yapma layn...
Sevindiğim bir yan var. İStanbul hiç yapılamayacak tasarılarla oyalanarak yatırım geciktiriliyor. Para diğer illere kayar mı bilmem ama en azından boşa para harcanmıyor. YHT, Marmaray gibi tasarılar İstanbul'u merkeze çekecek ve İstanbullular'ı en azından haftasonu ve yıllık tatillerinde anababalarının yanına göndererek tersine göçü sağlayacak tasarılar. Oysa tüpgeçiş ve 3. köprü tam tersi işler. İzmit Körfezi Köprüsü ise içinden raylı sistemi çıkardıkları için topal kaldı.
Demem o ki doğa yasaları gereği uyduruk tasarılar zaten gerçekleşmiyor. Marmaray ise mükemmele yakın bir tasarı olduğu için Japonlar'ın göz bebeği bir iş.
En son Murat Caner tarafından Pts 03 May 2010, 10:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
oguzugur
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 10:07
Ulaştırma Bakanlığı tarafından açıklanan 3. köprünün yüzde 48'i ormanlık alandan geçiyor.Yani uzmanlara göre 50 bin hektar orman tehlike altında.Birileri rant sağlıyacak diye Türkiye'nin heryerinde olduğu gibi buradada doğa hiçe sayılıyor neyazık.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın önceki gün açıkladığı 3. Boğaz Köprüsü projesine uzmanların ve çevrecilerin tepkisi devam ediyor. Eski İstanbul 3 No’lu Koruma Kurulu Üyesi Oktay Ekinci, üçüncü köprünün üzerinden geçeceği Garipçe Köyü’nün Bizans döneminden kalma kale ve kulesiyle SİT alanı ilan edildiğini belirterek, yapılacak köprünün bu tarihi dokunun silüetini bozacağını söyledi. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ise, “Silivri’de kimlerin arazileri var? Arnavutköy’de kimlerin arazileri var, bunları kimler aldı? Bu planlar açıklandıktan sonra bunları kimler almış, açıklansın” dedi.Oktay Ekinci, daha düşük kamulaştırma maliyeti sağlamak için güzergâhın kamu arazilerinin yoğun olduğu kuzey bölgesinin seçildiğini ancak bunun doğaya çok büyük zarar vereceğini savundu. Köprünün üzerinden geçeceği Garipçe Köyü’nün Bizans döneminden kalma bir yerleşim yeri olduğunu hatırlatan Ekinci, şunları söyledi:
“1995 yılında 3 No’lu Koruma Kurulu üyesiydim ve hem Garipçe hem karşı yakadaki Poyrazköy SİT alanı ilan edildi. O dönemde Karayolları Genel Müdürlüğü de 3. köprü için şimdi açıklanan güzergâhın aynısını önermişti ve kurul reddetmişti. Kurulun bu kararı kesinleşmişti. Şimdi aynı güzergâh olduğu için hukuken yapmaları mümkün değil. Ayrıca o dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan da bu köprüye karşı çıkmıştı.”
Orman tehlikede
Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Besim Sertok, 2. Boğaz Köprüsü’nün çevre yollarının geçtiği güzergâh üzerinde yaklaşık 25 bin hektarlık ormanlık ve yeşil alanın tahrip olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, “TEM yolunun yaklaşık yüzde 20-25’i ormanlık alan üzerindeydi. Üçüncü köprünün yüzde 48’i ormanlık alandan geçiyor. En iyimser tahminle 50 bin hektarlık ormanlık alan, tahrip olma ve yerleşime açılma tehdidiyle karşı karşıya. Bu da 100 bin futbol sahasına denk geliyor” diye konuştu. Sertok, bugün İstanbul’da orman vasfını yitirmiş 2B arazilerinin metrekaresinin 200-250 liradan satıldığını belirterek, ikinci köprü için oluşan rantın 50 milyar lira, üçüncü köprü için ise 100 milyar lirayı bulabileceğini de iddia etti. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak ise “Belirlenen güzergâh, Kuzey Boğaziçi Önemli Bitki Alanı’nın ve Önemli Kuş Alanı’nın içinden geçiyor. 3. köprü ve çevresindeki bağlantı yolları, küresel ölçekte tehlike altında bulunan ve nesli dünya çapında tehlike altında bulunan kuş türlerinin göç yolunu tehdit ediyor” dedi.
Tekin: Arazileri kimler aldı?
CHP İstanbul İl Başkanı Tekin, hukuki yollara başvuracaklarını belirtti. Tekin, şunları söyledi: “Bu 150-200 kilometrelik güzergâhta ormanlık alanlar ve su havzaları nasıl korunacak? Bakan ‘En az zarar’ diyor. En az zararın limitinin ne olduğunu bilmiyoruz. İstanbul’u ilgilendiren bir projenin İstanbul Belediye Başkanı tarafından konuşulması gerekiyordu. İstanbul’u Ankara yönetiyor. Hiçbir kent bilimcinin ‘evet’ dediğini duymadım. Rant olacağını iddia ettiğim bölgelerin hiçbirinde değişiklik yok. Silivri’de kimlerin arazileri var? Arnavutköy’de kimlerin arazileri var, bunları kimler aldı? Herkesin arazisi olabilir. Bu planlar açıklandıktan sonra bunları kimler almış açıklansın.”
Kaynak: Milliyet
|
 |
Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Pts 03 May 2010, 10:12
Sanırım bakanın açıklamalarını buraya eklemeden sadece muhalefetin açıklamalarını eklemek biraz kara propaganda oluyor .
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14567060.asp
Boğaz geçiş noktaları Garipçe ve Poyrazköy mevkiidir. Çevre yolu bölümü ise malum Anadolu yakasında ve Avrupa yakasında olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Kınalı odayeri, asya yakası paşaköy Akyazı, köprü ile birlikte yapılacak çevre yolu bölümü ise odayeri, paşaköy, poyrazköy, garipçe kesimidir. Toplam 260 km anayol ve buna bağlı bağlantı yollarında oluşmaktadır. Yaklaşık maliyet 6 milyar dolar civarındadır, kamulaştırma bedeliyle birlikte.
Seçilen güzergahın tercihinde öne çıkan kriterlerden de bahsetmek istiyorum. Yeşil alanların korunması için İstanbul Boğazı ve yakın çevresinden şehir içine doğrusal bağlantılar projede asgari ölçüde bulunmuştur.
Belgrad ormanları, fatih ormanları, polonezköy milli park gibi orman alanlarıyla tarihi yerlerin korunması temel hedef olarak benimsenmiştir. Kamulaştırma maliyetinin yüzde 75 oranında daha düşük olması dikkate alınan diğer bir kriter olmuştur.
Başta şehir içi ulaşım olmak üzere transit trafikte yaşanan gittikçe ağırlaşan sorunlara çözüm bulmak ve İstanbul şehir içi trafiğini rahatlatmanın yanı sıra, doğudan batıya, batıdan doğuya ticaretimizin yüzde 95’inin gerçekleştirildiği bu koridorda yeni bir projeyi hayata geçirmek elzem bir durum haline gelmiştir.
İstanbul’un ulaşım sorunu sadece bu şehrin değil, tüm türkiye’nin bir sorunudur. İstanbul Türkiye’nin bir özetidir. İpek yolu güzergahı üzerindeki ülkeleri de çok yakından ilgilendirmektedir. Bakü Tiflis kars demiryolu projesi, yüksek hızlı tren projesi, marmaray projesi, İstanbul modern ipek demir yolu koridorunun en önemli durağı istanbul’dur.
Doğrudan kamu kaynağı kullanılmayacak. Bu projeyle ilgilenen dünyanın her tarafından büyük firmalar olduğu gibi yurt içinde de ilgilenen şirketler mevcuttur. Teklif konusunda sıkıntı yaşanacağını zannetmiyorum. Bu sene içinde bütün bunları tamamlamayı hedefliyoruz. Belediyelerle birlikte çalışmamız icap ediyor.
Yüklenici firma bulunduktan sonra etap etap gerçekleşecek. En geç 3 yıl içinde birinci bölümünü tamamlamış olacağız, tamamı da 4 veya 5 senede tamamlanacak. Raylı sistem ön görmüyoruz.
TÜM YÖNLERİYLE İNCELENDİ
Bütün bu veriler üçüncü köprüyü de içeren kuzey Marmara otoyol projesi olarak adlandırdığımız projenin geciktirilmeden hayata geçirilmesini zorunlu hale getirmemizi gerekmektedir.
1993 yılında ilk defa biz devlet planlama teşkilatında yatırım programına konmuştur. 1993-98 yıllarına kadar İstanbul boğazından geçilebilecek güzergahlar yerinde yapılan incelemelerle tespit edilmiştir. 2005 yılında 5 üniversite uzmanı ulaştırma sektörüne hizmet veren tüm kesimlerin ayrıca 29 kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla yaptığımız ulaşım ana plan stratejisinde de üçüncü boğaz köprüsü ve çevre ve otoyol projesi yer almıştır.
2005’ten bugüne yapılan çalışmalar 6 koridor, 6 güzergah için, Nakkaştepe Ortaköy iki köprü arasında Arnavutköy Çubuklu Yeniköy, Beykoz Tarabya, Anadolu Kavağı Sarıyer, Poyraz ve Garipçe güzergahları bütün yönleriyle incelenmiş ve bu 6 güzergahın birbiriyle karşılaştırılması yapılmıştır.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|