1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
irfan x
18 yıl önce - Çrş 06 Ekm 2004, 22:44
İnsanlar genelde yanılmak istemezler. Yanılgılar bir zaaf olarak görülür, insanı irkilten, çoğu zaman zarar veren ya da haklılığını kaybetmesine sebeb olan bşr zaaf. Ama ben bugün gerçekten yanılmak istiyorum ve bunu daha önce hiç böylesine yoğun ve içten bir şekilde istememiştim. Evet, yanılmak istiyorum!..
Umarım bu AB ülkeleri samimidir, ve ben yanılırım! Umarım, Türkiye'ye karşı dostça ve dürüstce yaklaşıyorlardır ve ben yanılırım! Umarım, gerçekten AB ye girmek, sadece bazı kriterleri yerine getirmekle yeterli olan bir hadisedir, ve ben yanılırım! Umarım bütün bu ülkelerin ( Geçmişde de olmadığı gibi?)Türkiye'ye kaşı kötü niyetleri yoktur ve ben yanılırım! Umarım Türkiye gerçek bir tehditle karşı karşıya değildir ve ben yanılırım! Böyle bir yanılgıyı kim istemez?...
Ama şu an yanıldığımı düşünmüyorum. Özellikle zafer havasında yaşanan, ve Türkiye'nin AB'nin kapısını araladığı söylenen bugünde yanıldığımı hiç ama hiç düşünmüyorum... Verheugen'in itirafı; eğer Türkiye'ye koyduğumuz şartları diğer aday ülkelere koymuş olsaydık AB'ye kimse giremezdi! Bu bir çifte standart itirafıdır, kendilerinin şu ana kadar ne kadar iyi niyetli! olduklarının itiraf edilmesidir...
Romano Prodi diyorki: Önkoşulsuz evet ama, ŞARTLI müzakere... Neden Türkiye olunca şartlı oluyor, niye AB tarihinde ilk defa müzakereler şarta bağlanıyor. Bazı dostlarımız, şu şartın eğer Türkiye ev ödevini yapmaz, kötü bir öğrenci olur da savsaklarsa AB'nin müzakereleri askıya alma ve ya belli bir yaptırımla Türkiye'yi ( biz acisiz ya?) hizaya getirmek gibi bir etken olacağını ve biz kötü çocuklar(?) AB rayından çıkarsa , bizi AB'ye sokmak için kullanılacağını düşünüyor olabilirler. Ama aslında ŞART bambaşka bir şeydir!
"Bir gün kapımıza geleceksiniz, ve bugün reddettiğiniz bütün bu ŞARTLARI bir bir masaya koyacağız" demişti ingiliz yetilisi Lozan'da İsmet Paşa'ya. Paşa o an savaşdan galip çıkmış bir milletin fakir ama onurlu temsilcisi olduğunun bilinciyle gayet net bir biçimde şu yanıtı verdi "gelirsem koyarsınız"...Ve gitmediler...Osmanlı borçları altında ezilmiş, savaşlarla tüm eğitimli insanlarını, tüccarını kaybetmiş, geride yanıp yıkılmış bir toprak, çocuklardan yaşlılardan, hasta ve eğitimsiz insanlardan oluşan bir halkla yollarına devam ettiler. Cumhuriyet kuşakları bir kuruş dış borç almak için bile kimsenin kapısına gitmeden, ve dünya krizine rağmen, üreten bir sanayii, işleyen bir tarım, değerli bir para birimi oluşturup, Osmalı borçlarını ödeyip, % 7 lik bir büyüme sağladılar. Binlerce yılı devirecek devrimler yaptılar (üstelik Verheugen olmadan ve sadece bu ülkenin yararına)... Çünkü muhtaç oldukları kudretin nerde olduğunu gayet iyi biliyorlardı...
ŞARTLAR... Müzakere boyunca kaşımıza çıkacak şartları merak edenler, herhangi bir ansiklopedinin Sevr maddesine bakabilirler... Bugün TV de ve basında konuşulanların daha önce Erzurum'da, Sivas'da konuşulduğunu okuyabilirler... Neden AB bize, kültürel haklar veya azınlık hakları diyorda, şu garip Türk işcisinin çalışma şartlarını hele bir düzeltin demiyor! Neden Kıbrıs, Ermenistan diyor da, arkadaşlar katılımcı demokrasiyi geliştirin demiyor! Bizim askerden bahsediyor da Yunanistan'da ki kilisenin gücünden bahsetmiyor...
Önümüze bir havuç koydular ve şimdi olacakları göreceğiz... Ucu nereye varacak!
Evet umarım yanılırım da bütün bu yazdıklarımı bana yalatırsınız. Evet, yanılmak istiyorum ve bunu bugüne kadar hiç bu kadar çok istememişdim!
|
 |
AydinE
|
 |
Patron
18 yıl önce - Prş 07 Ekm 2004, 09:25
Evet, 30 Avrupalı Brüksel'de bir ofisde bir raporu onayladı.
Bütün Türkiye'de hayatı durduran tarihi bir olay olarak kabul edildi..
Peki bu 30 kişi, bu raporu beğenmeseydi ne olurdu?
Hadi hayal gücümüzü zorlayalım...
Avrupa Birliği hayallerimiz suya düşerdi, kendi ayaklarımız üstünde durmak
zorunda olduğumuzu anlardık. Belki borsa düşer, ekonomik zorluklar olurdu.
Hep olduğu gibi. Ama Avrupa'dan artık hiç bir emir almazdık.
Bütün yaptırım güçleri biterdi... Hatta zararımıza olan gümrük birliğini fesh edebilirdik.
..işte bunu gördükleri için kapıyı kapatamadılar.
Bizim lehimize en ateşli savunmaları yapanlar, kapıda beklememiz halinde
en çok çıkarı olanlar idi. Mesela "kardeş" Yunanistan, çekip gitmemizi hiç istemez.
Tabii ortada henüz bir müzakere tarihi bile yok.
Olsa da 15 yıl kadar daha kapıda bekleyeceğimiz açık açık söyleniyor.
Evet, 15 yıl müzakere sürecek, zaten kriterlere uyduğumuza göre bu sürede bizden
ne yapmamız bekleniyor? Ruhban okulundan, Kürdistan'a kadar, Türkçe alfabeden
yabancıların toprak alım haklarına kadar binlerce konuda müzakere edip duracağız.
Hep biz vereceğiz, onlar da AB hayalini kısık ateşte yakmaya devam edecek.
Daha alacak bir şeyleri kalmayınca da bir Fransa referandumu ile iş kapanacak.
|
 |
ismail+
18 yıl önce - Prş 07 Ekm 2004, 10:35
Ben bir Turk olarak sahsen hukumetimizin, basinimizin ve halkimizin aydinlariyla birlikte surdurdugu bu yalakalik politikasindan utaniyorum. Hele bugunku Ertugrul Ozkok yalakasinin yazisi icler acisi:
http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,au ...533,00.asp
En son ismail+ tarafından Cum 15 Nis 2005, 07:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Elif
18 yıl önce - Prş 07 Ekm 2004, 11:14
Avrupa Komısyonu'nun Turkıye Icın
Verdıgı Tavsıye Kararı Ab Basınında Buyuk Yankı Yaptı.
Turkıye'ye "Katı Kosullar"In Getırıldıgı Konusunda Bırlesen
Gazeteler, "Ab, Kapılarını Ilk Kez Musluman Bır Ulkeye Actı"
Seklınde Baslıklar Attılar. Katılımın 2015'den Once Mumkun
Olamayacagı Belırtılırken, Gerı Donulmez Bır Adım Atıldıgı
Ancak, Is Gucu Dolasısına Kalıcı Sınırlamaların
Getırılmesının Dogru Olmadıgı Yorumları Yapıldı.
The Guardıan
Ingılız The Guardıan Gazetesı, Bas Yazısında "Turkıye,
Testlerı Gectı" Baslıgıyla Komısyon'un Tavsıyesını
Degerlendırdı. Turkıye'ye Bır Gun Avrupa'nın Bır Parcası
Olarak Kabul Edılebılecegı Ilk Soyledıgınde Baskan
Kennedy'ın Hala Hayatta Olduguna Ve Soguk Savasının En Yogun
Gunlerının Yasandıgına Dıkkat Ceken Gazete, Basbakan
Erdogan'ın Muhafazakar Hukumetının Cok Seyler Basardıgını
Kaydettı. Muzakerelerın Askıya Alınması Onerısını
Destekleyen The Guardıan, Buna Karsın Turk Is Gucu Icın
Kalıcı Sınırlamaların Dusunulmesının Yanlıs Oldugunu Yazdı.
Gazete, Turkıye'nın Avrupa Yolculugunda Kattedecegı Daha Cok
Yol Oldugunu, Ancak "Buyuk Bır Olasılıkla Gerı Donulmez"
Bır Adım Atıldıgını Belırttı.
Le Fıgaro
Fransız Le Fıgaro Da Turkıye Ile Ilgılı
Degerlendırmesıne "Katı Kosullarla Yesıl Ates" Baslıgını
Koydu. Gazete, Komısyon'un Tavsıyesınde Muzakerelerın
Durdurulabılmesı, Reformların Daha Sıkı Bır Bıcımde
Denetlenmesı, Uzun Gecıs Surelerı Ve Is Gucu Dolasımına
Kalıcı Sınırlamaların Getırılmesı Gıbı Unsurlara Yer
Verıldıgıne Dıkkat Cektı. Turkıye'nın Uyelıgının 2015'den
Once Mumkun Olamayacagına Isaret Eden Le Fıgaro, Fransa
Cumhurbaskanı Jacques Chırac'ın, Dun Muzakerelerın Uzun,
Asgarı 10-15 Yıl Surecegı Yonundekı Sozlerını Aktardı.
Fınancıal Tımes
Ekonomı Gazetesı Fınancıal Tımes Ise "Bruksel, Turkıye
Ile Muzakereler Icın Yolunu Hazırladı" Baslıklı Yazısında,
Muzakerelerın Surmesı Icın "Katı Kosullar" Uygulanacagına
Dıkkat Cektı. Ab Baskentlerının Buyuk Bır Cogunlukla Olumlu
Tepkı Gosterdıgını Kaydeden Gazete, "Ab Donem Baskanı
Hollanda, Muzakerelerın Gelecek Yılın Ikıncı Yarısında
Baslayabılecegını Soyledı. Turkıye'nın Katılımı Konusunda En
Cok Kaygıları Olan Ulkelerden Ikısı Kıbrıs Ve Avusturya Da
Muzakerelerı Bloke Etmeyeceklerını Soyledıler" Dıye Yazdı.
El Paıs
Ispanyol El Paıs Gazetesı De "Ab, Kapılarını Musluman
Bır Ulkeye Acıyor" Baslıklı Haberınde "Avrupa Bırlıgı'nın
Kapılarını Ilk Defa Musluman Bır Ulkeye Actıgını Belırterek,
Bunun Tarıhı Bır Gun Oldugunu Soyledı. Buna Karsın, Turkıye
Icın Bırcok Sınırlamanın Getırıldıgıne Dıkkat Ceken Gazete,
"Komısyon, 25'lere Turkıye'yı Davet Etmelerını Tavsıye Ettı"
Dıye Yazdı.
-Anka-
|
 |
Patron
18 yıl önce - Prş 07 Ekm 2004, 13:51
simdi önümüzde 17 Aralık diye bir tarih daha var.
2 ay daha bekleyeceğiz. Neden?
çünkü ne kadar oyalasalar o kadar iyi. Hani rapor onaylanmıştı? 2 ay ne bekliyoruz?
2 ayda biraz daha kapı aşındıracağız, her bir ülke ile görüşüp destek arayacağız.
Destek karşılığında bir takım talepleri olacak tabii. Eh, olur o kadar, alışmamız lazım.
Nitekim 15 sene daha sürecek bu..
2 ay sonra tekrar manşetler : "Tarihi gün", "Avrupalı olduk", "işte şimdi oldu"
10 sene önce gümrük birliğinde yazıldığı gibi.
Ve 10 senedir defalarca yazıldığı gibi...
Birkaç sene önce "Avrupa'ya Evet" kampanyası vardı, hatırlayan var mı?
Hatırlamayanlara tam tarih vereyim : 2002
Hürriyet tipi gazetlerde tam sayfa "Avrupa'ya Evet!" ilanları vardı.
Bütün otobüs duraklarında "Avrupa'ya Evet!"
O zaman bu kampanya neden yapıldı?
çünkü Türkiye'den bir takım abuk subuk kanunlar talep etmişlerdi, "uyum yasaları",
"Türk'lerin iyiliği için bunlar", işte bu yasaların çıkması için Avrupa'ya Evet dememiz
gerekiyordu. Dedik. Ne oldu? Aynen Kuzey Kıbrıs'in Avrupa'ya Evet demesi gibi oldu.
Yasalar geçti... "Avrupa'lı olduk!, Türkiye'nin önü açıldı, tarihi gün"
Sonra bir uyum yasası daha geldi. Bir tane daha geldi, bir tane daha, on sekizden sonra
ben sayıyı karıştırmaya başladım. Diyelim ki bunlar çok yararlı yasal değişiklikler...
Diyelim ki yabancı azınlıkların mülk edinme hakları gerçekten Türk'lerin yararına (!)
Peki hangi ülkenin milletvekilleri, yabancıların dikte ettiği yasaları kabul ediyor?
(Irak hariç?) Niye Büyük Millet Meclisini tümden fesh etmiyoruz, bu AB
bizim için en iyisini zaten biliyorsa, yasalarımızı direk onlar çıkartsın, milletvekiline ne
gerek var, Avrupalı olduk, Brüksel yönetsin bizi.
Avrupa Parlamentosunda açık açık "Türkler Ermeni soykırımı yapışlardır" diye kanun
kitaplarına yazdılar. Bunu da "uyum yasaları"na koyacaklarını görmeyenler, uyanın!
Ama bir an önce uyanın artık.. 15 sene sonra değil. Zararın neresinden dönersek kardır.
|
 |
AydinE
18 yıl önce - Prş 07 Ekm 2004, 14:09
nihayet kendine guveni olan, karali ve guclu bir Turkiye imkansizi gercek yapiyor.
1- Tarihte ilk defa Bati ve Dogu birlesmek uzere. Bu birlesim ilk olarak iki kutubun ortasinda olan Turkiye ile basliyor. Umarim gerisi gelir.
Turkiye den sonra Azerbeycan ve Gurcistan olabilir bir gun.
2- Turkiye sonucta nufusu itibari ile AB parlemontosundaki en guclu kanat olacak. Ve dunyada olup biten olaylar uzerinde soz sahibi olabilecek.
3- Son 60 senedir ekonomik ve askeri zayifligimizdan, bir komsu ulkede olan olaylar uzerine soz bile geciremedik.
Irak isgal edilirken kimse Turkiye'nin tavsiyesini dinledimi?
AB uyesi olmak Turkiyenin sadece itibarini degilde sesini yukselticektir.
4- Su anki %15 issizlik ve $3000 GSMH yi Turk haklina kader olarak baglamak yanlis.
5- Ayrica AB uyesi olmak Turkluk'ten cikmak demek degil. Bunca sene ne Alman Almanlik'tan cikmis, ne Fransiz Almanca konusmaya baslamis. Kimse kimsenin kafasina silah dayayip, "eger AB uyesi olmak istiyorsan, basla Fransizca konusmaya, birak muslumanligi, giy mini etegi" diyecek hali yok..
Ulkemize ve insanimiza guvenelim....
|
 |
ismail+
18 yıl önce - Prş 07 Ekm 2004, 14:22
[]
En son ismail+ tarafından Çrş 27 Nis 2005, 04:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Elif
|
 |
Bülent
18 yıl önce - Pts 11 Ekm 2004, 18:41
AB'de her kafadan bir ses çıkıyor
Türkiye'nin AB üyeliği, Aralık ayındaki devlet ve hükümet başkanları zirvesine kadar tartışılacağa benziyor.
Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlanması önerisi, bugün ilk defa Avrupa Birliği’nin Dışişleri Bakanları toplantısında tartışıldı. Komisyon’un genişlemeden sorumlu üyesi Günther Verheugen, Türkiye raporunu ve buna bağlı önerilerini bakanlara sunarken farklı görüşler ortaya çıktı.
Bugün yapılan toplantıda Avusturya, Kıbrıs, Yunanistan, İsveç ve Slovakya Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili görüşlerini dile getirdiler. Türkiye karşıtlarının giderek seslerinin yükseldiği Fransa’nın temsilcisinin ise sessiz kaldığı gözlendi.
Avusturya kuşku ile yaklaştı
Avusturya’nın AB nezdindeki büyükelçisi Gregor Woschnagg, konuşmasında, Türkiye’nin üyeliğinin AB’ne etkisine ilişkin ikinci bir raporun hazırlanmasının beklenmesini istedi. Müzakerelerin başlamasına ise kuşku ile yaklaştı.Avusturyalı büyükelçi, ‘’göç sorunu, iş pazarı ve Türkiye’nin üyeliğinin AB’ye maliyeti konularındaki sorunlara rağmen, müzakereleri açmalı mıyız?’’ sorusunu yöneltti. Ardından da, ‘’Kapıları kapatmamalıyız. Ancak, hangi kapının açık olduğu, müzakerelerin sonunda belli olacak‘’ sözleriyle üyelikten başka alternatiflerin varlığına vurgu yapmış oldu.
Rumlar sorunları sırladı
Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgos Yacovou, Türkiye ile sorunlar listesini sıraladı. Rumlar, Kıbrıs'ın devlet olarak tanınması ve Rum gemilerinin, uçaklarının Türk sınırından sokulması adımlarının 17 Aralık öncesi atılmasını istiyor. Rum tarafı Türk askerinin aşamalı olarak çekilmesi konusunda ise Ankara'dan siyasi güvence bekliyor.
İsveç: "Müzakereler başlasın'
Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Malivyadis, dini azınlıkların haklarına ilişkin Türkiye’den daha fazla çaba beklerken, İsveç Dışişleri Bakanı Laila Straw, reformlarda mesafe kaydetmiş ülke ile müzakerelerin bir an önce başlatılmasını talep etti. Çiçeği burnunda üyelerden Slovakya’nın Dışişleri Bakanı Eduard Kukan’ın ise, ‘’Müzakereler, Türkiye Kopenhag kriterlerine yüzde yüz uymadan başlatılmasın.’’ uyarısı dikkati çekti.
Bu tartışmaların seyri, AB’nin, 17 Aralık devlet ve hükümet başkanları zirvesi öncesinde, ‘Türkiye konusunda bir uzlaşmadan henüz yoksun olduğunu ve birlik içinde kafaların hayli karışık olduğunu gösteriyor.
Duygu Leloğlu/Brüksel
http://www2.dw-world.de/turkish/politik/1.104530.1.html
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|