1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
doğaM
13 yıl önce - Pts 08 Mar 2010, 18:14
Daha fazla kayıpların önüne geçmek için BİLİNÇLENMEK ŞART !!! Lütfen okuyun ve iletin !!!
Daha önce 2005 yılında bu konuya çok ayrıntılı olarak yer verilmiş.
Fakat; bu başlığın güncellenmesi ve bu konunun tekrarlanmasının yararlı olacağı düşüncesiyle, yineliyorum...
Deprem sırasında hayatta kalmak için bazı kuralların bilinmesi ve uygulanması gerektiğini belirten uzmanlar, şu bilgilere yer verdiler:
"Deprem öncesi yapılacak hazırlıklar, deprem anı ve sonrası uyulması gereken kurallar:
BİNA İÇİNDEYSENİZ
Deprem sırasında sakin olup, paniğe kapılmayın, cesaretinizi toplayın, koşmayın. Depremler genellikle hafif bir sarsıntı, gürültü ile başlar ve birkaç saniye sonra daha yıkıcı sarsıntılar gelir. Eğer bulunduğunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye içinde bina dışına çıkartacak pozisyonunuz varsa, bu yolu saptayın. Bu yöntem sadece giriş altı, giriş ve 1. katta olanlar için geçerlidir. Deprem sırasında ilk 10-15 saniye binayı terk edebilmek açısından çok önemlidir. Daha önce yaşanan depremlerden elde edilen istitastiki verilere göre, binalarda yıkıma yol açan unsur, hissettiğiniz ilk sarsıntı değil, binanın rezonansa girmesidir. Eğer binayı 10-15 saniye içinde terk edemiyorsanız, kesinlikle merdivenlerden, merdiven boşluklarından uzak durunuz. Asansör bir tuzaktır. Yıkılan binalarda en yüksek oranda ölüm bu noktalarda meydana gelmektedir. Birinci kattan daha yüksekteyseniz, atlamayı denemeyiniz. Dışarı çıkamayacaksanız ev depremi planını uygulayın. Büyük bir depremde ayakta durmanız, koşmanız mümkün değildir. Çömelin ya da döşemeye yatın. Sağlam bir masa, sıra, mobilya veya kapı kasasının altına girin ve başınızı koruyun. Masaya tutunun ve onunla birlikte hareket etmeye hazır olun. Pozisyonunuzu sallantı duruncaya kadar ya da hareket etmek güvenli oluncaya kadar değiştirmeyin. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, mutfak tezgahı , büfe ya da büyük kanepe gibi eşyalar çökme sonucu tavanı bir miktar tutarak küçük bir alan yaratırlar. Cenin pozisyonu alarak bekleyin. Bu alan bir insanın yaşaması için yeterli olabilmektedir. Yaşanan depremlerden elde edilen veriler, mutfak ve banyoların en uygun yerler olduğunu göstermektedir. Çünkü enkaz altında kalındığı takdirde, bu bölümlerde hem yaşam üçgeni yaratabileceğiniz unsurlar vardır, hem de patlayan borulardan sızan suyu içerek vücudunuzu crash sendromundan koruyabilme olanağı mevcuttur. Enkaz altında kalan kişileri bekleyen en ciddi tehlike böbrek yetmezliği nedeniyle ortaya çıkan sendromlardır. Pencerelerden, şöminelerden, sobalardan, veya kolayca devrilebilecek eşyalardan uzak durun. Bina içinde kalın. Dışarı çıkarsanız düşen cam kırıkları ya da bina molozlarından yaralanabilirsiniz. Tiyatro, okul, sinema, büro gibi kalabalık yerlerdeyseniz, kesinlikle merdivenlere, asansörlere koşmayın. Unutmayın ki bu yerler hasar görmese dahi, aynı anda yüzlerce kişinin panik içerisinde koşarak çıkış yerlerinden binayı terketmeleri mümkün değildir. Kendinizi koltuk, sıra gibi yerlerde koruma alın, sakin olun ve başkalarını da aynı şekilde davranmaya davet edin.
BİNA DIŞINDAYSANIZ
Binalardan dökülebilecek yıkıntılar ve camlardan, elektrik direk ve tellerinden uzakta güvenli bir yerde depremin durmasını bekleyin. Herhangi bir nesnenin (araba, balkon) altına girmek çok sakıncalıdır. Deprem bitene kadar açık alanda beklenmelidir.
Araç kullanıyorsanız:
Bulunduğunuz yer eğer güvenli ise durun ve araç içinde kalın. Normal trafikten olabildiğince uzaklaşın. Köprüler, üst geçitler, tünellerden uzak durun. Eğer mümkünse ağaçlar, direkler ve enerji nakil hatlarından uzakta kalın.
Tünel içinde iseniz ve çıkışa yakın değilseniz, aracınızı durdurup aşağıya inin ve yanına yan yatarak cenin pozisyonu alın. Aracınızın içinde durmayın. Aynı yöntemi kapalı bir otoparkta iseniz aynen uygulayın. Araç içinde olduğunuz takdirde, üzerinize düşen bir parça ile ezilme riski taşıyorsunuz. Oysa dışına çıkıp, yanına yattığınız takdirde, üzerinize yıkılacak tavan, tünel gibi büyük kitleler aracı belki ezecek, ama yok etmeyecektir.
HAYATTA KALMANIN ALTIN KURALLARI
Öncelikle yaşadığınız yerleşim biriminin deprem tehlikesi hakkında doğru bilgileri ilgililerden öğrenin. Aile bireyleri arasında olağanüstü bir durumda nasıl davranacağınızı konuşun, bir ev depremi planı yapın. Her odada üzerinize bir şeyin düşmeyeceği sağlam bir masa altı veya bir iç duvar yanı gibi güvenli bir yer seçin. Evinizin elektrik gaz, su ve şebekelerini kapatabilmek için ana şalter ve vanaların yerlerini ve nasıl kapatılacağını öğrenin. Kitaplık, yüksek mobilya gibi kolay devrilebilir eşyalar ile ağır eşyaları duvarlara veya döşemeye sıkıca bağlayın. Yatak odalarınızda, üstünüze kolayca devrilip yaralanmanıza neden olabilecek tablo, gardrop gibi eşyaları sabitleyin ve üzerinize devrilmeyecek şekilde yerleştirin. Mutfak dolapları gibi kırılabilecek eşyalarınızı koyduğunuz dolaplarınıza sağlam kilitler takın. Düzenlenen ilkyardım kurslarından ilk yardımı öğrenin. Olağanüstü bir durumda hemen kullanabileceğiniz el feneri, radyo ve yedek pilleri, ilk yardım çantası ve gerekli ilaçlarınızı, iş eldivenini önceden bir çantaya koyup, kolayca ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun. Ailenin bağlantı kuracağı şehir dışından birilerini belirleyin
DEPREMDEN SONRA
Bulunduğunuz yapı yıkılmamışsa, kontrollü, hızlı ve dikkatli bir şekilde binayı terk edin. Hemen ardından gelebilecek bir artçı şok, o ana kadar yıkılmamış, ancak taşıyıcı elemanlarına zarar vermiş olan binayı yıkabilir. Sarsıntı anında merdivenler bağlantı yerlerinden ayrılmış, tavandan dökülebilecek sıva, beton parçası olabilir. Binadan ayrılırken kapıları dikkatli bir şekilde açın, bu gibi tehlikelerden sakının ve başınızı koruyun.
Deprem durduğunda elektrik, gaz, su vanalarını ve yanan ocakları hemen kapatın. Kendinize güvenli bir çıkış yolu arayarak binayı terk edin.
Olası gaz sızıntıları nedeniyle deprem sırasında olduğu gibi deprem sonrasında da kesinlikle, kibrit, mum, çakmak yakmayın. Parlamalara yol açabilirsiniz. El feneriniz aydınlanma ihtiyacınızı karşılayacaktır. Eviniz hayatınıza zarar vermeyecek ölçüde hasar görüp, sizin dışarı çıkmanıza izin veriyorsa, binayı terk etmeden önce çevrenizdeki seslere kulak verin. Bu sesler, sizden çok daha zor durumda olan insanlara ait olabilir. Sese olan yakınlığınız sayesinde binanın dışından yapılacak bir yardımdan çok daha hızlı bir şekilde göçük altındakileri hayata kavuşturabilirsiniz. Aile bireylerinizi bir arada tutun ve açık bir yerde bekleyin. Varsa yaralılara ilk yardım yapın. Cidi şekilde yaralanmış kişileri telaş ve panikle hareket ettirmeyin, güvenli bir yerde yetkililerin gelmesini bekleyin. Özellikle ilk üç gün içerisinde, yetkililer izin vermedikçe, sağlam evlerinize dahi girmeyin. Bazı artçı sarsıntılar zayıflamış yapılarda yeni hasar yapacak kadar büyük olabilir. Yerlere devrilmiş elektrik direklerinden kesinlikle uzak durun ve bunlara temas eden cisimlere dokunmayın. Aracınıza binip şehirden uzaklaşmaya çalışmayın. Yollar kapalı olabilir ve kurtarma-itfaiye-yardım ekiplerinin gelmesini engellersiniz. Çok acil durumlar dışında yakınlarınız haber vermek ya da almak amacıyla telefonunuzu kullanmayın. Zira aşırı yoğunluk nedeniyle telefon şebekesi bloke olur ve acil durumlar için dahi kullanılamaz hale gelir. Fısıltı ve dedikodulara inanmayın, öğrenmek istediklerinizi yetkililerden sorun. Yetkililere ve kurtarma ekiplerine yardımcı olun. Enkaz ve yıkıntılar arasında gelişigüzel dolaşmayın. İhtiyacınızdan fazla yardım malzemesini kesinlikle almayın. Unutmayın ki fazladan alınan her yardım malzemesi bir hemşehrinizin ihtiyacının karşılanmamasına neden olacaktır. Yardımlaşma ve paylaşma olağanüstü durumlarda en yüce insani değerdir. Depremden önce yapılacak birkaç basit hazırlık depremden sonraki zor yaşantımızı çok kolaylaştırabilir. Örneğin aracımızın bagajında; bir çadır, uzun müddet bozulmayan yiyecek ve içecekler, fener, ilk yardım malzemesi, giysi, telsiz, battaniye, sıhhi malzemeler gibi eşyaların bulunması organize yardımın gelmesi için gerekli olan 3- 4 gün boyunca bizi çok rahatlatacaktır.
ENKAZ ALTINDAYSANIZ
Kıpırdayacak durumunuz varsa ve kesin bir çıkış yolu görebiliyorsanız hareketlenin. Aksi takdirde pozisyonunuzu koruyun ve sakin olun. Fazladan her çaba, size gelecekte gerekli olacak enerjiyi ve suyu tüketecektir. Dışarıdan bir müdahale sesi duyana kadar bağırmaya çalışmayın. Bu enerjinizi zamansız tüketmenize yol açacaktır. Bir ses duyduğunuzda cevap verin ve pozisyonunuzu anlatmaya çalışın. İlerleyen saatlerde dışarıya ses verebilecek bir ses kaynağı yaratma yolu bulun. Tencere benzeri bir metale vurulacak bıçak sapı, sert bir yüzeye vurabileceğiniz diğer sert bir cismin olup olmadığını kontrol edin. Çünkü saatler geçtikten sonra böyle bir şey edinme gücünü kaybetmiş olabilirsiniz. Kurtarma ekipleri, olay yerine ulaştıklarında bakacakları ilk yer enkaz üzerinde kabarmış bölgelerdir. Kabaran bu bölgeler muhtemel yaşam üçgenlerinin olduğu noktalardır. Buzdolabı, bulaşık ve çamaşır makinesi, çelik para kasası, demir dolap v.b. Böyle bir pozisyona sahipseniz, ilk ulaşılacak kurtarma bölgesindesiniz demektir."
|
 |
Ibrahim
12 yıl önce - Cmt 12 Mar 2011, 01:22
su deprem basliklarini birisi toparlasa fena olmaz
|
 |
formulaci_01
12 yıl önce - Pts 02 May 2011, 12:38
Şahsen 98 adana depreminde küçüktüm. deprem anında sallanan buzdolabını tutmuştum.
|
 |
HAKAN UZN
11 yıl önce - Sal 22 May 2012, 14:04
AK SİGORTA DEPREM SİMÜLATÖRÜ
(+)
(+)
Adapazarı Kent Meydanı'na gelen ve tırın içinde deprem simülatörü vardı. Türkiye'nin dört bir yanını gezerek deprem sırasında neler yapmamız gerektiğini halkı bilgi veriyor. Bende fırsat bularak ilgiyle izledim. Tırın içinde iki tane oda var. Sol tarafındaki oda deprem öncesi önlem alınmış güvenli odadır. Sağ tarafındaki oda ise deprem öncesi önlem alınmamış güvensiz odadır. Sonra 7.5 şiddetinde ve 45 saniyelik deprem mekanizmasını çalıştırdı. Soldaki güvenli oda da hiçbirşey eşya yerinden kıpırdamazken, sağdaki evin altı üstüne dönmüş oldu. Birde dikkatimi çekti 7.5 şiddetlik sallantı çokta büyük sallantı değilmiş. Tabi doğal sallantıda durum biraz farklı olur ama yinede abartılacak bir durum olmadığını düşünüyorum. Sadece en büyük zararın binanın sağlam yapılmadığını ve eşyaların güvenle sabitlemediğini fark ederek deprem kaybının sebebini daha iyi anlayabildiğini fark ettim. Japonya örneğinde durum mevcuttur. Demek ki önlem alsak, çok şeyi kurtarabiliriz.
|
 |
0345 özer er
11 yıl önce - Sal 22 May 2012, 14:40
bina tepemize yıkılmazsa sarsıntı bittikten sonra dışarı çıkarız.o telaşla aklıma hiçbir önlem gelmez.
|
 |
HAKAN UZN
11 yıl önce - Sal 22 May 2012, 14:51
| Alıntı: |
| bina tepemize yıkılmazsa sarsıntı bittikten sonra dışarı çıkarız.o telaşla aklıma hiçbir önlem gelmez |
Özer ağabey dediğiniz doğru da, biz böyle yaparsak can ve mal güvenliğimizi sağlayamayız ki. İnsanın başına birşey geldikten sonra akıllanır diyeceğim ama artık o da yok. Telaş başka acele başka olduğunu düşünüyorum.
|
 |
Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Cum 07 Arl 2012, 15:17
deprem anında salavat getirilmeli.
|
 |
yusuf lutfi
5 yıl önce - Cum 20 Tem 2018, 23:07
|
 |
bahadır 0302
3 yıl önce - Pzr 26 Oca 2020, 15:22
Depremde nerede durmalı ?
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.
875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler felaket 'azaltma' uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.
1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.
İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket 'çömel ve korun' metodunu uygularken, 10 maket 'hayat üçgeni' metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direk olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film 'çömelip korunan/saklanan' kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.
Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika'da RealTV programında izlendi.
Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu 'ayıptı, gereksizdi' ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.
Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim 'hayat üçgeni' dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir.
Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Heryerdeler.
Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.
Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim. Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür. Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:
'Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11 yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında 70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan 'hayat üçgeni' içinde hayatta kaldım.
Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım 'çömel ve korun' örnekleridir.
DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ ;
1) 'Binalar çökerken basitçe 'çömelen ve korunan' kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.
2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.
3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenliyapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.
4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.
5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..
6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür...Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!
7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar.
Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.
Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.
8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.
9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü.
Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.
10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini
keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur.
|
 |
ppalaremzi
3 yıl önce - Pzr 26 Oca 2020, 16:27
Yaşam üçgeni hayat kurtarıyor. Gevşek ve sallanan eşyalardan uzak durma da önemli tabi.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|