1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
muratmuratçelik
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 20:40
| Alıntı: |
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
"Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!"
( Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri )
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin.. Ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları..
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağı'na göçen,
Yörükler yaylasında Toroslar'da eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımi ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya...
Ceyhun Atuf KANSU
|
Bir öğretmen çocuğu olarak öğretmenlik hala kutsal bir meslek olumsuz birkaç örnek olsada öğretmenlerimizde hala kutsal insanlar. Babam dünyaya tekrar gelsem ve bana sorsalar hangi mesleği yapmak istersin diye yine hiç düşünmeden ilkokul öğretmeni olurum diyor hala.
|
 |
Emel A
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 21:07
| Alıntı: |
Eskiden öğretmenlik ideal mesleği idi. Yani hayali öğretmenlik olan kişiler iradî olarak bu mesleği seçerlerdi. Dolayısıyla fıtrat olarak öğretmenliğe uygun olanlar öğretmen oldukarı için eli öpülesi saygı duyulası muhteremler olurlardı.
Sonraları hiç olamazsan bari öğretmen ol furyası çıktı. Yarım gün okula giderim, yazın babalar gibi 3 ay tatil yaparım anlayışı çıktı. Salla başı al maaşı çıktı. Bu zihniyetin öğretmenleri de defol oluyor tabiatıyle. Şiddet uygulayan, taciz eden, rüşvet yiyen,işinin hakkını vermeyen ucube yaratıklar türedi. |
Yusuf Hocam eğitim sürecimizi çok güzel özetlemiş... Buna ekleyecek pek birşey yok aslında. Bir ülke geleceği için öğretmenlerini, doktorlarını ve iç-dış huzuru için güvenlik güçlerini ihmal ederse sorun hep katlanarak büyüyecektir. Mühendis ya da mimar hata yaparsa telafisi vardır ama bir öğretmen ya da bir doktorun hatası kolay geçiştirilemez.
|
 |
mehmet ÇİMEN
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 21:15
Son zamanlarda,mesleğinin kutsiyetine erememiş bazı öğretmenlerimizin,Bazı olumsuz davranışlar içinde olduğunu üzülerek görmekteyiz..
Her kurumun içinde olduğu gibi eğitim camiasındada bu tür kendini bilmezler çıkacaktır.
Bu tür durumlar,Kendini çok küçük yaştan beri eğitime adamış Değerli öğretmenlerimizin fazla hicap duymamaları gereken bir durum olarak görüyorum..
Öğretmenlik mesleği kutsaldır!
Dolayısıyla öğretmenlerimizde toplum içinde hakettiği saygıyı,sevgiyi fazlasıyla görmeli diyorum..
Ne demiştir hz Ali?
Bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum
Bu değerle hepinize saygılar,sevgiler.
En son mehmet ÇİMEN tarafından Çrş 21 Nis 2010, 21:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Tarlan Bara
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 21:29
| Alıntı: |
| ...öğretmende mi sıkıntı, öğretmen yetiştirmede mi nerede? |
Bence ikisinde de değil ama aynı zamanda ikisinde de.
Ahmet Hoca kardeşim, ben bir öğretmen değilim, (eşim öğretmendir), ve memleket dışında yaşayan bir kimse olarak bu konuda sizlerin aranızda konuştuklarınıza katılmamın bir yeri varmı yokmu bilmiyorum, ama şu düşüncemi ifade etmeden geçemedim.
Tahsilimin üçte ikisini memleketimizde yaptım ve evet öğretmenlerimizi sevsek de sevmesek de onlara sorumsuz saygı gösterirdik. O zamandan bugüne elli sene geçti ve bu zaman zarfında sadece Türkiyede değil, dünyanın her köşesinde toplumların hayat tarzı, sosyal durumu, edepleri değişti.
Bugün anneler, babalar çocuklarını eskidenkiler gibi yetiştirmiyor yahut yetiştiremiyorlar. çocuklar saygıyı, edepliği, geçinebilmeyi ve birçok sosyal derslerini küçükken ailelerinden alırdı. Bugün bazı aileler bu dersleri çocuklarına verebilseler bile, televizyon, internet gibi vasıtalar gençleri yanlış yollara sevk edebiliyor. Dünya küçüldü ve üzüm üzüme baka baka kararıyor.
Dün bu gibi dersleri ailesinden alamayan bir kimse bugün bir öğretmen olunca bu eksiklik de kendini gösteriyor. Bekleyin, yarın böyle şeyler maalesef çoğalacak.
|
 |
Kazım Arslan
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 22:07
Her meslekte olduğu gibi Öğretmenlikte de iyiler ve kötüler olabilir.. Allah işini layıkıyla yapmaya çalışanların yardımcısı olsun.. Isimlerini diğerlerinin yanında kötüye çıkartmasın..
Biz ebeveynler de çok değiştik.. Eskiden yediğim tokat ya da kalın cetveli evde anlattığımda, "hak etmişsindir de ondandır" diyen hacı annemin kulakları çınlasın.. Mantosunu üzerine alıp okulun ya da karakolun yolunu tutmuş olsa şımarmaz mıydık? Öğretmenlerin işlerini daha da zorlaştırmaz mıydık? Bu konuda değişen toplumların, değişen zamanın, en önemlisi de "değişen değerlerin" etkisi çok büyük..
|
 |
M. Ali veli
13 yıl önce - Prş 22 Nis 2010, 08:31
Öğretmenliğin saygınılığını önceki yıllara göre yitirdiği bir gerçektir. Değer yargılarını/ ölçütlerini maddi unsurlar üzerine bina eden günümüz insanı/toplumu öğretmenlik mesleğini de bu ölçütlere göre yeniden anlamlandırdı. Öğretmenlerin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve öğretmenlerin satın alma gücü onların bir anlamda toplum içindeki "gücüyle" eş değer görüldü. Saygınlığını yitiren bir mesleğin mensupları da zaman zaman mesleğinin ağırlığını kaldıramayarak istenmeyen haberlerin konusu oldu. Meselenin bir başka boyutu da babaerkil bir aile sisteminden "bebeerkil" bir aile sistemine geçen Türk toplumunun yeni yapısı. Dönüşümünü tam olarak tamamlayamamış Türk toplumunun bu yeni sınıfını tüm hayatını çocuklarına göre dizayn etmekte; her şeyin merkezine çocuklarını yerleştirmektedir. Çocukların her dediği yapılmakta onlara sınırsız bir seçme özgürlüğü verilmektedir. İnsanlar artık arabalarının markasını, evlerinin metrekaresini, yatak odalarının yerini bile çocuğun isteklerine göre belirlemekte ve bunu çocuklara daha fazla sorumluluk verme olarak görmektedirler. Evde her istediği yapılan, evde kuralları kendisi belirleyen (bir evin bir oğlu/kızı olan)çocuklar aynı şeyi okullarda ve sınıflarda denemeye kalktıklarında sorunlar ortaya çıkarmaktadırlar. Öteki arkadaşlarına karşı daha bencil daha anlayışsız yetişen bu çocuk öğretmenden de her istediğini almak gayretinde olmaktadır. Bu durumda veliler kendilerinin çocuklarına karşı gösterdiği bu sınırsız ilginin ya da serbestliğin aynısını öğretmenlerden beklemektedirler. Onlar, okulda bir öğretmenin 300-500 öğrenciyle muhatap olduklarını kendilerinin ise bir evin bir oğlu/kızıyla muhatap oldukları gerçeğini ise görmezlikten gelmektedirler.
Şahsen amacım öğretmenleri aklamak ya da velileri karalamak değil. Amacım bir durum tespitidir. Başlıkta belirtilen sorunun cevaplarından biri de eğitim sisteminde yatmaktadır. Onu da bir daha ki sefere yazmaya çalışacağım.
|
 |
Yusuf Esengül
13 yıl önce - Prş 22 Nis 2010, 11:02
Öğretmenler Sendikaları
Her ne kadar öğretmenlerin haklarını korumak için kurulmuş olsalar da ben sendikaların öğretmenliğin saygınlığına gölge düşürdüğüne inanıyorum. Öğretmeni siyasallaştıran, diğer sendikadan arkadaşları rakip ve tehlikeli gören, boykot-grev gibi öğretmenlik mesleğinin ruhuna aykırı davranışlara iten bu kurumların faydalı olduğuna inanmıyorum.
Tabi bu benim şahsi görüşüm.
|
 |
M. Ali veli
13 yıl önce - Prş 22 Nis 2010, 12:50
| Alıntı: |
Öğretmenler Sendikaları
Her ne kadar öğretmenlerin haklarını korumak için kurulmuş olsalar da ben sendikaların öğretmenliğin saygınlığına gölge düşürdüğüne inanıyorum. Öğretmeni siyasallaştıran, diğer sendikadan arkadaşları rakip ve tehlikeli gören, boykot-grev gibi öğretmenlik mesleğinin ruhuna aykırı davranışlara iten bu kurumların faydalı olduğuna inanmıyorum. |
Sendikalar birer siyasi parti gibi davranıyor. Sİyasi partilerin söylem ve eylemlerini okullara taşıyorlar ve dolayısıyla öğretmenler arasındaki ayrışma giderrek artıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor.
|
 |
Yağmur_06
13 yıl önce - Prş 22 Nis 2010, 13:21
Ahmet Hocam demişki,
| Alıntı: |
| Bize yardım edin, akıl verin, öğretmende mi sıkıntı, öğretmen yetiştirmede mi nerede. |
Sıkıntı Öğretmenin kendini ve Ailesini geçindirememesinde, bizim ülkemizde Öğretmene parasal açıdan değer verilmiyor,
Sorarım size aklından bu ayki kirayı nasıl ödeyeceğim, poffff kredi kartınıda yatıramadık diye düşünen, acaba hafta sonları iş falanmı yapsam diye türlü türlü senoryolar çizen bir Öğretmen bizim çocuklarımıza ne verebilir,
Yapacaksın Öğretmenin maaşını 4.000 tl bak o zaman ülke nasıl değişiyor, bir öğretmene işini yapmaması için her türlü engeli sunuyoruz, sonrada ondan randıman bekliyoruz.
Öğretmenin maddi açıdan sorunu olmayacakki işine kendini daha iyi verebilsin, Gelecek nesillere daha eğitimli insanlar yetiştirsin...
|
 |
Nergiz
13 yıl önce - Prş 22 Nis 2010, 18:25
Yukardaki görüşlerin katıldığım noktaları da var katılmadığım noktaları da. Evet asıl sıkıntılardan biri öğretmenlerin refah düzeyi ile ilgili. Kesinlikle maaşlarda iyileştirme yapılmalı ki hem mesleğin kendisine biraz değer verilsin, hem de öğretmenin hayattaki tek kaygısı çoluk çocuğunun geleceğini evinin kirasını ödemelerini düşünerek geçirmek olmasın.
Hep söylerim; öğretmen üniversiteyi bitirip bir sınav puanıyla mesleğe başlamamalı. Öğretmen birkaç elekten geçirilmeli. Mülakatı da olmalı ve gerçekten iyi bir eğitim almış olmalı.
Bir diğer değinmek istediğim konu ise: "Lütfen öğretmen arkadaşlarım, çuvaldızı kendimize batıralım.." Acaba mesleğimizin hakkını veriyor muyuz gerçekten? Müdürü, veliyi, öğrenciyi suçlamadan önce dönüp kendimize iyice bakıyor muyuz?
Teneffüs biter sınıfa girmeyiz (çayımız ve sohbetimiz yarımdır).
Plansız derse gireriz ki hala plan gerektiren derslerimiz var.
Kulüp çalışması, statejik planlamalar, rehberlik çalışmaları, sosyal etkinlikler kağıt üstünde kalır.
Bir iş vardır, gönüllü çıkmaz.
Ne bir seminer başvurumuz olur kendimizi geliştirmek için ne de bir şey okuruz doğru dürüst (seminer verenlerden neyimiz eksiktir).
Neyse bu uzar gider... Dışımızdakileri suçlamak her zaman her durumda daha kolaydır. Biliyorum, bazen ben de yapıyorum.
Biz birbirimizi anlayabiliriz.. Gerçekten toparlanmak zamanıdır. Evet bizim hatalarımız düzeltilemez, biz insan yetiştiriyoruz...
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|