1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Ahmet Arif Hoca
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 11:08
Biz öğretmenlere neler oluyor?
İlkokulu bitirip İlköğretmen Okulunu kazandığımda henüz 10 yaşında idim…Model olarak da çok sevdiğim öğretmenim hemen karşımdaydı. Öğretmenliğin manevi hazzını çocukken almaya başlamıştım bile ve ben kesinlikle öğretmen olacaktım ve geleceğimizin teminatı olan yavrularımızı yetiştirecektim…
Hasbelkader yirmiüç yıldır öğretmen olarak eğitimin hizmetindeyim.
…
Ancak son günlerde yaşanan şiddet olayları ve öğretmenler, çok acı bir durum.
Geleceğin aydınlık yarınlarına uygun bireyler yetiştirecek biz öğretmenlere neler oluyor…
Akıl çağındayız ama biz aklımızı mı sıyırıyoruz acaba.
Şiddet biz öğretmenlerle anılmamalı, aksine şiddeti yok eden olmalıyız.
…
Bu, ülkemiz içinde büyük bir sıkıntı arkadaşlar.
Bize yardım edin, akıl verin, öğretmende mi sıkıntı, öğretmen yetiştirmede mi nerede.
…
Lütfen sataşmadan, kişiselleştirmeden fikirlerimizi paylaşalım.
Belki bizi duyan yetkililer ve etkililer olur da…
|
 |
Yusuf Esengül
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 11:17
Eskiden öğretmenlik ideal mesleği idi. Yani hayali öğretmenlik olan kişiler iradî olarak bu mesleği seçerlerdi. Dolayısıyla fıtrat olarak öğretmenliğe uygun olanlar öğretmen oldukarı için eli öpülesi saygı duyulası muhteremler olurlardı.
Sonraları hiç olamazsan bari öğretmen ol furyası çıktı. Yarım gün okula giderim, yazın babalar gibi 3 ay tatil yaparım anlayışı çıktı. Salla başı al maaşı çıktı. Bu zihniyetin öğretmenleri de defolu oluyor tabiatıyle. Şiddet uygulayan, taciz eden, rüşvet yiyen,işinin hakkını vermeyen ucube yaratıklar türedi.
Her meslek grubunda olduğu gibi maalesef bize de bir halley oluyoy.
En son Yusuf Esengül tarafından Prş 22 Nis 2010, 10:48 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Atilla DÜNDAR
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 11:19
Öğretmenlik mesleğinin kutsallığı ne yazık ki, kişisel sorunların, mesleki olumsuzlukların, ekonomik şartların getirdiği psikolojik yıpranma ile öğretmenler üzerinde bir baskı oluşturuyor. Elbette her meslek mensubu öncelikle insandır. Ancak, bazı meslekler vardır ki, kişisel sorunların ön plana çıkmasını kaldıramaz.
Bugün topluma hizmet için görevlendirilen kamu personelleri periyodik olarak psikolojik eğitim alıyor. Polis ve toplu taşıma araçlarının sorumluları üzerinde yapılan bu uygulamanın olumlu sonuçları birçok olayda gözlemlenebiliyor. Öğretmenlerin de bu tip bir eğitime tabi tutulmaları eminim hem kendileri açısından hem de öğrenci ve aileleri açısından olumlu sonuçlar verecektir.
Son zamanlarda şiddete yönelen, kanunu veya cezayı kendi koyup uygulayan bir toplum olma yönünde hızla ilerliyoruz. Bu durum eğitmen için ne kadar yanlış ise, eğitilenin bundan çıkartacağı ders de bir o kadar yanlış olacaktır. Maalesef ülkemizde eğitim sistemi ve aile-çocuk koruma planları yetersiz. Suçu ve suçluyu sadece ve sadece kınamakla, görevden el çektirmekle bu sorunun çözülemeyeceği açık.
|
 |
alpernlf
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 11:21
Dediğiniz gibi hiçbir şey olamazsam öğretmen olayım mantığı var. Ve en önemlisi dershanelerde formasyon olmadan da eğitim verilebiliyor olması. artık onbinlerce öğretmen adayı kalitesiz, vasıfsız yetiştiriliyor. Gün gelecek kıymeti anlaşılacak ama 2-3 nesle yazık olacak.
|
 |
Hüseyin ATAR
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 12:42
"ÖNCE EKMEKLER BOZULDU"
Sayın Ahmet Hoca, bu konuyu açtığınız için önce size teşekkür ederim.
Ben de sizin gibi İlköğretmen Okulu mezunuyum(1970-İmroz) ..
Kırk yıllık meslek hayatımda hep şu acı gerçeği yaşadım. Bir toplumun gelecek kuşaklarını bozmak istiyorsan önce eğitim sisteminden başlayacaksın işe... İlk hedef Öğretmen yetiştiren kurumlar olmalı. Sonrası çorap söküğü gibi gelir zaten...
Bizde de öyle olmadı mı ?
Önce, "yaparak-yaşayarak öğrenmenin, işbaşında eğitimin" kaleleri olan, bugün bile dünyanın hayran olduğu ve az gelişmiş ülkelerin örnek aldığı KÖY ENSTİTÜLERİ kapatıldı. Sonra onlar kadar mükemmel olmasa da "ehven-i şer" İlköğretmen okulları liseye çevrildi. En sonunda Öğretmen lisesi ve Eğitim Enstitüsü mezunlarının direk öğretmen olma hakları KPSS ile engellendi. Şimdi okullarda çalışan arkadaşlara ben, (kusura bakmasınlar) öğretmen değil ÖĞRETİM ELEMANI diyorum.
Beyinleri bilgi dolu fakat ruhları 11 yaşından itibaren "öğretmen olacağım" hevesiyle yoğurulmamış !
Toplumumuzda (özellikle genç nesilde) görülen olumsuzlukların temelinde eğitim sistemimizin yaz-boz tahtasına çevrilmesi yatmıyor mu ?
Oktay AKBAL' ın dediği gibi ÖNCE EKMEKLERİ BOZMADILAR MI ?
60 Yıldır bunu yapan siyasilere benden 1 kg. KINA !!!
|
 |
bayramalin
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 13:08
Muhterem hocam;
Kendim de bir müddet öğretmenlik yaptığım ve eğitim sektör(!)ünün içinde olduğum hatta akademik olarak alanımın eğitim yönüyle ilgilendiğim için cesaretle yazma hakkım var diye düşünüyorum.
Bence temel sorun (diğer pek çok sorunu inkar etmiyorum) öğretmen ordusunu oluşturan hammaddenin seçiminde yatıyor. Mevcut sitemde öğretmen yetiştiren Eğitim Fakültelerine Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi testleriyle ve yazılı olarak öğrenci seçiliyor.
Halbuki, öğretmenliği önemli kılan, bilginin yanında insani niteliklerdir. Sabır, sevgi, adalet, paylaşım, korumacılık, güleryüzlülük, vakar, alçakgönüllülük gibi temel insani nitelikleri oluşmamış kişilerin öğretmen olmalarına mani bir durum yok bugün. Sistem bunun engelleme noktasında zafiyet içinde. Haliyle ekmek parası için öğretmen olan ve sabırlı olmayı bilmeyen, gülmekten bihaber yığınla insan öğretmen oluyor.
Bu özelilkler temel karakter özellikleridir. Fakültede insana sabırlı olmayı, güleryüzle davranmayı anlatabilirsiniz, ancak bunu öğretemez, onda davranış haline getiremezsiniz.
Öğretmenlik, en çok insani nitelik gerektiren meslektir. Mühendislik değildir bu. Makineyle değil, insanla uğraşıyorsunuz neticede. Onun için öğretmen seçiminde karakter esası üzerinde durulmalı. Karaktersiz, ya da karakteri bozuk adamdan öğretmen yaparsan bakan yumruklayan öğretmene de hazırlıklı olmak zorundasınız.
İşin vehameti de aslında bakanın yumruklanması değil, her gün okullarda çocukların psikolojik ve fizilksel şiddete maruz kalmalarıdır. Maalesef yakından tanıklık da ediyorum, öğrenci döven ve bu tavrı arkadaşları tarafından alkışlanan bir sürü psikopat ruhlu meslek mensubu var. Bunların ayıklanması da çok zor. Ayıklamaya kalksan elinde öğretmen kalmaz belki de.
Hiç unutmuyorum, ilk öğretmen olduğumda 25 yıllık bir öğretmen bana aynen şunu tavsiye etti: "Derse girdiğinde hemen sınıftan birini gözüne kestir, tahtaya kaldır okkalı iki tokat patlat yüzüne, rahat edersin". Anlatabiliyor muyum mantığı?
Birşeyler daha yazacaktım ama vaktim sınırlı, şimdilik bu kadar.
Saygılar şelale!
--------------------------------------
| Alıntı: |
| Şimdi okullarda çalışan arkadaşlara ben, (kusura bakmasınlar) öğretmen değil ÖĞRETİM ELEMANI diyorum. |
Bir öğretim elemanı olarak alınmalı mıyım?
|
 |
narses
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 13:11
Meslektaşlarımız bu aralar coşuyor .Baharın verdiği etki mi acaba?
En kalabalık meslek grubuyuz, elbette bu sayı içerisinden yanlış söz ve davranışlarda bulunanlar olabiliyor ancak basın da yapan öğretmen olunca daha bi üzerine gidiyor, bu yalnızca basınla alakalı değil aslnda toplumun geniş kesiminde
'öğretmen yapamaz, yapmamalı' algısı var.
Halbuki öğretmen de bir insan doğrusuyla, yanlışıyla.
|
 |
alican3565
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 13:16
Öğretmenlik ülkede artık para kazanmak için yapılan bir meslek haline geldi maalesef.Önceleri
maaşlar düşüktü ve gerçekten bu işi yapmak isteyenler yapıyordu ama şuan maaşlar neredeyse 2000lerde ve açgözlülerin hedef alanı haline geldi.
|
 |
Ertuğrul MERTEL
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 13:20
Hocam Affınıza sığınarak 2 kelam edeyim.
Sene 2006. Taraklı'da Okul sıkıntısı olduğundan Mücadele ediyoruz,yer vatandaştan yer alıp Özel idareye teslim ettik. İl milli eğitim'de 11 derslikli bir okul yaptı. Şimdi bu sırada benim kız 3.sınıfta.
Öğretmeni bekar bir arkadaş. Şahsen çokda severim hakkını yemeyeyim. Ders Eğitimciliği hususunda da Kötü örnekler de benzemezdi kendisi.Ahlaken de kötü bir insan değil.
Okul 2007 yılında faaliyete geçince Aslen YİBO olan okuldan Normal bir Okul olan Yeni Okula geçmesi istendiğinde Tercih etmedi. Sebebinin ne olduğuda belli.
Orada Öğlen yemeği veya bazen Sabah kahvaltısı için olan avantajı.
Bu derece 3.sınıfa getirmişsin 2 sene sonra gideceksin(Gittide) ve Öğrencilerin seninle başlamış hayata.
Tek kabul etmeyiş sebebin ve YİBO'da kalma sebebin Maddi avantajlı olması. Kriter bu olunca Eğitimde,Öğretmenlerde bakış açım yeni nesilde biraz soğuklaştı açıkçası.
Ben diğer Memurlarla Öğretmenleri bir kefeye koyamam. Koyanıda kalitesizliğine veririm. Hayatını rahatlatmak zorunda hissedeceğimiz Öğretmenler olmalı. Toplum olarak onları baştacı etmeliyiz amenna.
Ama meseleye Ekonomik yaklaşan her ferdin,o sıkıntıdan çokda mesleğiyle kurtulacağını sanmıyorum.
Beden Öğretmeni hadisesi çok acı bir durum. Eğitimci insanların bunu yapması belki en son olacak işler olmalı veya Engelleyen olmalı. Açıkçası camia adına üzücü bir durum. Ama ferdi bir kalkış. Camianın içinde böyle tepki verecek insanların sayısının (Kızsa dahi) çok çok azınlık olacağı fikrindeyim.
Bu durumu eğitimciler olarak Sizler ve Sendikalarınız sağlıklı bir şekilde İç değerlendirmeye tabi tutmalısınız bence. Samimi olarak Orduyu ayaklar altına alan rezilliklerin irdelendiği bir ülkede Öğretmenlerin Nesli Topluma hazırlaması hususunda Kalite,bilgi ve Rehberlik görevini illa birilerinden beklemsi de yanlış olur kanısındayım. Çünkü onlar Topluma Işık saçacak insanlar. Doğruları ve doğru hamleleri Sağlıklı işleyen bir Toplum adına üretebileceklerine inanmak istiyorum.
Sizin bu mevzuyu açmanız Rahatsızlığınızın bir göstergesi. Fakat Teşkilatlar içinde Öğle insanlar varki bunu sizin mahremiyetinize ve yılların birikiminize bırakıyorum. Yoldan geçse iş vermeyeceğiniz adamlar Devletin ve Toplumun neslini şekillendiriyor. Biraz derse çalış,hayatı Garantiye al mantığı ile Dünya'ya bakmakla Hedef belli.
Şu anda en çok kadrolaşma Zannedersem M.Eğitim ve Sağlık alanında oluyor. Buda Eğitime Hayat garantisi olarak bakan insanların gelmesine sebep oluyor. Garantiyi yok saymayayım ama Fakütelerde bunun törpülenmesi gerekir. Zaten çalışırsa onu alacak. Okuldayken Hayatının gayesi yapıp,Sonradan mesleğe geçince hayata öyle devam etmekle ne kazanacak anlamışta değilim açıkçası.
Saygılar.
|
 |
Turgay34
13 yıl önce - Çrş 21 Nis 2010, 13:29
Eskiden öğretmenimizi gördük mü ceketimizi düğmeler ve başımızla selam verirdik.. Korkuyla karışık saygı duyardık.. Öğretmen toplumda örnek gösterilen, görüşlerine önem verilen, her halukarda danışılan bir başvuru merciiydi.. Ancak değişen devirle birlikte birçok değerimiz maalesef erozyona uğradı.. Öğretmenlik mesleği de bundan nasiplendi.. Kalitesi düştü.. Böyle olunca "örnek" olması gereken öğretmenler , örnek alınmayacak hareketlerin içine girmeye başladılar..
İşte en son çıktı birisi memleketin bakanını yumrukladı.. Muhtemelen öğrencilerine övünerek anlatacaktır da.. Yine daha bugün medyaya yansıyan bir haberde, öğrencisine tecavüz eden müdür yardımcısından bahsediliyordu.. Elbette her meslek grubundan çürük elmalar çıkabilir ama öğretmenlik "leke" götürmez.. Onların iki kez dikkat etmeleri icap eder..
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|