''Kardeşimsin'' dediğimiz adamla ilişkilerimizin şöyle 5-10 yıl düzgün gittiği hiç görülmedi son zamanlar. Kardeşim Esat oldu zalim ESED, ikinci evimiz İran oldu bölgenin huzurunu tehdit eden ülke.
Yani işlerimiz ne zaman rayına girer, dış politikada ne zaman sağlam ve dirayetli adımlar atarız bilmiyorum. Hep uç noktalarda geziniyoruz, ya çok seviyoruz ya nefret ediyoruz. Ortayı bulduğumuz zaman ülke olarak rahat ederiz bana kalırsa.[/quote]
ABD ve Avrupa Birliği, nükleer anlaşmanın ardından İran’a ambargoyu kaldırmaya hazırlanırken Türk iş dünyası da durum değerlendirmesi yapıyor. İran’a hem fırsat, hem rakip olarak bakılıyor
Alıntı:
İran’la yürütülen nükleer görüşmelerinden çıkan olumlu sonucun ardından bu ülkeye uygulanan ambargonun kaldırılması için bekleyiş başlarken, Türk İş dünyası hem fırsatlara hem rekabete hazırlanıyor. İran ve 6 büyük ülke Tahran’ın nükleer programının en az 10 yıl sınırlanması için Lozan’da çerçeve anlaşmaya vardı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İran ile Batılı ülkelerin nükleer programın sınırlanması konusunda anlaşmasının hem petrol fiyatları, hem de Türkiye’nin ihracatının artması açısından önemli olduğunu söyledi.
NTV’nin sorularını yanıtlayan Şimşek, anlaşmanın petrol fiyatları üzerindeki düşüş yönlü etkisinin hemen görüldüğünü, Türkiye’nin ihracatının da yıllara bağlı olarak birkaç kat artabileceğini belirtti.
Bölgesel güç yarışı
Türk iş dünyası ise, özellikle makine ve teçhizat ihracatının, ambargonun kalkmasından olumlu etkileneceğini belirtirken, İran’ın dış ticaretteki serbestleşmesinin, rekabet ortamı açısından Türkiye’yi zorlayabileceği görüşünde.
ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya ile İran arasındaki nükleer çerçeve mutabakatının ekonomiye ilk yansımaları olumlu. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, ambargonun kalkmasının ardından Türkiye’nin İran’a ticaretinin kolaylaşacağını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bütün ülkeler bu pazara hücum edecek. Biz komşu olarak avantajlıyız. İran’da iş yapma hacmi artacak ama rakipler de artacak. İran ve Türkiye, bölgesel güç olma potansiyeli bulunan iki ülke. Özellikle İran’daki Şii rejiminin baskısıyla yaşanan radikalleşme, Batı’da İslamofobi yaratıyor. Bunu değerlendirmek isteyen İran bölgesel güç olma çabası içinde. Batı tarafından Türkiye yerine İran’ın ikame edilmesi hedeflenebilir. Bu da İran’la rekabeti zorlaştıracak bir şey.”
Makine satarız...
Ambargonun kalkmasının ardından Türkiye’nin İran’a makine, demir-çelik ürünleri, çelik boru, gıda ve endüstriyel malzemeler gibi ürünleri satabileceğini belirten Özdebir, “Türkiye, bölgedeki politikalarını gözden geçirip daha kapsayıcı bir tutum içine girmeli. İran, ABD’nin müttefiki ve Türkiye’nin yerini doldurabilecek bir güç olabilir. Batı Şiiliği panzehir olarak görmeye başladı” dedi.
Pazar rekabeti
TOBB Yönetim Kurulu üyesi Ebubekir Bal Türkiye ile İran arasındaki yüksek ticaret hacmininin ambargodan sonra düştüğünü belirterek, “Ambargonun kalkması yararlı olur. İnanç turizmiyle ilgili hareket olacaktır. Daha önce İranlılar Türkiye üzerinden Şam’a gidiyordu. Suriye’ye giderken Diyarbakır ve Gaziantep’i kullanıyorlardı. Buralarda her otele gidişimizde 15-20 İranlıyla karşılaşıyorduk. Sonra ortadan kayboldular. Ambargonun kalkmasından sonra daha çok geleceklerini düşünüyorum” dedi. Ambargonun kalkmasının, Türkiye’nin Irak’la ticaretinde ise olumsuz bir etki yapabileceğini ifade eden Bal, Irak’a düşen ihracat hacminin, İran’ın bu pazara girmesinden sonra daha da düşebileceğini dile getirdi.
‘Halkbank’ı olumlu etkiler’
Garanti Yatırım da İran’la yaşanan sürecin Türk şirketlerine yansıması için şu analizi yaptı:
Türk Hava Yolları ve Pegasus: Anlaşmanın petrol fiyatlarında düşüş getirmesi bekleniyor. Bu da Türk Hava Yolları ve Pegasus’un maliyetlerini azaltabilir.
TÜPRAŞ: Şirketin uzun vadede İran’dan petrol alımlarını artırma ihtimali şirket için olumlu.
Petkim: Düşen hammadde fiyatlarından Petkim’in maliyetlerinin olumlu etkilenmesini beklerken Türkiye’ye artışı muhtemel petrokimya ürünleri, yurtiçi ürün fiyatlarını aşağı çekeceğinden bu olumlu etkiyi azaltabilir.
Gübre Fabrikaları: Halihazırda İran’da operasyonları olan Gübre Fabrikaları için de anlaşmayı olumlu.
Halkbank: Halkbank bilindiği gibi İran’la yapılan ticarette önemli bir paya sahip ve işlemlerin çoğu bu banka üzerinden gitmektedir.
Kardemir: Altyapı yatırımlarının da hızlanması durumunda ray ihracatı nedeniyle kardemir de artan iş ilişkisinden olumlu katkı elde edebilir.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Insallah Iranin armbargosu Türkiyenin ihracatisini canlandirir.. Ama Irani tanimasaydim, Dünyadan alir bizden almaz bir millettir!
ambargonun kaldırılmasından sonra İran çok güçlenecek hem siyasi hem ekonomik olarak. zaten siyasi olarak gücünün zirvesinde şuan.
Dünyanın petrolü ve doğalgazı var iran'da.Teknik kapasitelerini de batı desteği ile artırırsa milli gelir olarak Türkiye'yi çok rahat geçer. zaten İran 1980 devriminr kadar Türkiye'den daha zengin ve askeri olarak daha güçlü bir ülkeydi.
bizim yapmamız gereken şuan bu büyük pazardan pay almaya çalışmak düşmanca söylemlerden kaçınmak
En son altay_tr tarafından Cmt 04 Nis 2015, 15:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
türk ve iran sirketleri ortak islere girmeli ki iran siyasetide düsman tavirlarindan uzaklasin. fakat iranda sirketlerin ve ekonominin büyük cogunlugu devletin elinde rejimin elinde.
bati her zaman türkiyeye karsi irani desteklemis. türkiye ve iran arasindaki ticari bag güclenirse batinin etkiside azalir.
ambargonun kaldırılmasından sonra İran çok güçlenecek hem siyasi hem ekonomik olarak. zaten siyasi olarak gücünün zirvesinde şuan.
Dünyanın petrolü ve doğalgazı var iran'da var.Teknik kapasitelerini de batı desteği ile artırırsa milli gelir olarak Türkiye'yi çok rahat geçer. zaten İran 1980 devriminr kadar Türkiye'den daha zengin ve askeri olarak daha güçlü bir ülkeydi
iranin güclenmesi icin dogru düzgün calisan acik piyasa ekonomisine sahip olmasi lazim. su an öyle bir seyden bahsetmek yerinde degil, dolayisiyle iranin daha güclü olmasi icin en az bir 10 sene gecer. toplum olarak ben türklerin iran halkindan daha egitimli ve yaratici olduguna inaniyorum. biz ister türk cumhuriyetlerine olan bagmiz olsun ister yurtdisinda yasayan türkler olsun dünyaya daha cok acik bir toplumuz. yeniliklere gelisime daha cabuk adapte oluyoruz ve bu kosmopolit alt yapi ile yenilikleri yaratabilme imkanlarimiz var. imkanlardan ne kadar faydalanacagiz o tabii gelecekte belli olacak, sahsen benim genc nesilden beklentilerim cok büyük.
rekabet her zaman iyidir. daha iyi ve verimli calismamizi tetikler.
ile artırırsa milli gelir olarak Türkiye'yi çok rahat geçer. zaten İran 1980 devriminr kadar Türkiye'den daha zengin ve askeri olarak daha güçlü bir ülkeydi.
Iran'in petrol'u ve dogalgazdan baska seyi ne varki? Bir ülke sadece o ürünlerden kalkinamaz.. Heleki petrol fiyatlar bu kadar düsük ise...
Iran'in petrol'u ve dogalgazdan baska seyi ne varki? Bir ülke sadece o ürünlerden kalkinamaz.. Heleki petrol fiyatlar bu kadar düsük ise...
kendi arabası var bilimsel çalışmaları var enerji sorunlar yok petrol doğalgaz var daha ne olacak ambargoları kalkarsa bizden hızlı gelişirler bu açık net tabi onlar gelişmesi bizi de pozitif etkiler.
iranin ekonomisi petrol ve dogalgaz odakli, bir tane uluslararasi rekabet edebilecek sirketlerini tanimiyorum. acik piyasasi yok, müslüman ülkelerinde oldugu gibi girisimcilik düsük seviyede ve tesvik edilmiyor hatta zorlastiriliyor. türkiyenin petrolu turizmdir. her sene 40 milyon insan ülkemizi ziyaret ediyor ve bundan dogan kaynaklar ekonomiyi destekler.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-İran İş Konseyi Başkanı Rıza Eser, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran’a ziyaretinin, iki ülke arasındaki ticarete de ivme kazandıracağını belirterek, hedeflerinin 2016 yılına kadar dış ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarmak olduğunu bildirdi.
Alıntı:
Türkiye’nin 2014’te en fazla ihracat yaptığı 10. ülke olan İran, toplam dış ticaret hacminde de önemli yere sahip bulunuyor.
Eser, nükleer müzakerelerde uzlaşma sağlanmasının ardından özellikle Avrupa ülkelerinin İran’da lobi yaptıklarını ve pazardan pay almaya çalıştıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinin zamanlamasının da bu anlamda çok iyi olduğunu dile getiren Eser, işadamları olarak bundan memnun olduklarını ifade etti.
Rıza Eser, İran’la imzalanan ve ocak ayında yürürlüğe giren tercihli ticaret anlaşmasının da ülkeler arasındaki ticarette büyük bir çığır açacağını belirtti.
Türkiye’nin İran’dan yaptığı ithalatın büyük kısmının doğalgaz ve petrol ürünlerinden oluştuğuna işaret eden Eser, iki ülke arasındaki dış ticaret dengesini Türkiye lehine değiştirmek için daha çok çalışacaklarını ifade etti.
‘Hedef ülke İran’
Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, İran, bakanlık tarafından 2014-2015 döneminde ihracatta hedef ülkelerden biri olarak belirlendi.
Türkiye ile İran arasındaki dış ticaret hacmi, 2000 yılında 1 milyar dolar civarındayken, 2012’de 22 milyar dolar seviyelerine çıkmış, geçen yıl ise 13.7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
Türkiye’nin İran’a ihracatı 2014’te 3.9 milyar dolar, ithalatı ise 9.8 milyar dolar olmuştu.
Türkiye’nin Orta Asya pazarlarına açılımında en kısa güzergaha sahip olan İran’a yapılan ihracatta başlıca ürünlerin başında ise mücevherci eşyası veya aksamları geliyor.
Ekonomi Bakanlığı’na göre, İran ekonomisi önemli bir dönüşüm yaşıyor. Özellikle turizm, enerji, bankacılık, petrokimya, telekomünikasyon, ulaştırma ve otomotiv sektörlerinde ülkede büyük fırsatlar bulunuyor.
22 proje tamamlandı
İran’da 1983 yılında faaliyetlerine başlayan Türk müteahhitleri ve müşavirlik firmaları, ülkede bugüne kadar toplam 531 milyon dolar değerinde 22 proje üstlendi.
İran’ın başkenti Tahran’da, çoğu ithalat ve ihracatla ilgilenen 100’e yakın Türk firması faaliyet gösteriyor.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Güzel bir hedef, ama 30 milyar dolarin 28 milyar dolari Iran dogalgazindan geliyorsa ben 30 milyar dolar dis ticari hacminden ne anladim ozaman? (örnek)