1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
irfan x
18 yıl önce - Pts 04 Ekm 2004, 13:19
Sonucu açık müzakere hiç hoş değil!
Erdoğan, Alman basınına konuştu: 'Sonucu açık müzakere' hiç hoş değil!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda 'sonucu açık müzakere' ya da referandum yapılması gibi önerileri beğenmediğini söyledi
Başbakan Erdoğan, Berliner Morgenpost ve Die Welt gazetelerinde ''Biz ev ödevlerimizi yaptık'' başlığıyla yayımlanan demecinde, Türkiye ile başlanması beklenen üyelik müzakerelerini, ''sonucu açık'' olması durumunda da kabul edip etmeyecekleri konusundaki bir soruya karşılık şunları söyledi: ''Türkiye'nin AB üyeliği konusunda 'sonucu açık müzakere' ya da referandum yapılması gibi önerileri hiç hoş bulmuyorum. Normal yol şudur: Biz Kopenhag kriterlerini yerine getirmeliyiz. Daha sonra müzakereler başlar ve sonuçta, müzakere süreci içinde gerekli şartlar yerine getirilince tam üyelik olur. Bugüne kadar hiçbir üye ülke konusunda referandum yapılmadı. Şimdi sadece Türkiye konusunda bir referandumdan söz edilirse, bu çifte standart anlamına gelir. Bu, AB'ye üye olan bazı ülkelerin Türkiye'den daha kötü durumda oldukları düşünülecek olursa daha da acı bir durum. Şimdi Türkiye konusunda AB ülkelerinde referandum yapılacak olursa, bu AB'nin kendi yasalarına uymadığı anlamına gelir''.
Bir politikacı olarak ihtimaller üzerine konuşulmasının yanlış olduğunu ve gerçeklere göre davranılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, ''Biz ev ödevlerimizi yaptık. Kopenhag kriterlerini yerine getirdik. Bundan sonrası aslında AB için bir çeşit sınav olacak. Şimdi AB'nin de ev ödevlerini yapıp yapmadığını görmek istiyoruz'' dedi.
Türkiye'de her ay, halkın reformlara ve AB üyeliğine nasıl baktığı konusunda araştırma yaptırdığını kaydeden Erdoğan, ''Şu sıralar halkın yüzde 75'i bizi destekliyor. Ancak bu böyle kalmayabilir. Bu nedenle reformların uygulanması sırasında da kamuoyu araştırması yapıyoruz. Saydamlık ve bilgilendirme yoluyla halkın bu 3'te 2'lik büyük desteğini korumayı ümit ediyoruz'' diye konuştu.
04/10/2004 13:02
|
 |
Patron
18 yıl önce - Pts 04 Ekm 2004, 18:55
AB tarihinde ilk defa, "görüşmeler zaman zaman durdurulabilir" diye bir şart ile
görüşmelere başlayan tek ülke : Türkiye...
AB tarihinde ilk ve tek defa "10-15 sene boyunca sürecek" görüşmeler yapacak ülke :
Türkiye..
AB tarihinde ilk ve tek defa "görüşmeler sürecinde yeni reformlar talep edilebilir" şartı
ile masaya oturan ülke : Türkiye...
AB tarihinde ilk defa "Fransız halkı tarafından üyeliğine karar verilecek" ülke : Türkiye..
(Anketlere göre Fransız halkının %71'i, Hollanda halkının %83'ü Türkiye'yi istemiyor.)
Hatta isteyen bir tek AB ülkesi yok.
Tek ama tek kurtuluşumuz var :
Halkımız uyanacak!
AB'nin bize değil, kendine bile yararı olmadığını anlayacak!
|
 |
Alp
18 yıl önce - Pts 04 Ekm 2004, 19:03
tebrik ederim burc boyle dusundugun icin... bu ulkede daha ne kadar boylesi oyunlari alet ederek siyaset yapacaklar anlamadim.. bugun de cok ilginctir ki soyle bir haber okudum cok uzuldum neden boyle mukayese ederler ki anlamam.
cumhuriyet tarihinden beri Ataturkten sonra yaptigi reformlar ile Turkiyeye bir adim one goturen kisi Erdogandir gibi bir haber okudum...buna uzuldum....
|
 |
irfan x
18 yıl önce - Pts 04 Ekm 2004, 20:31
Aslında bu kıyaslamayı daha önce Özal ile de yapmışlardı- neye yaradı? Bu adamlar Atatürk'ü anlamadıkları gibi, hem dünyaya hem de bize yanlış anltmaya çalışıyorlar.
Evet Burç'un bütün bu saydıları çok doğru ve haklı. Zaten artık takke düştü kel göründü. Ama artık içimizden bazıları yok bu adamlar bizi engellemez demesin ( bir şartla olmaz; dünya konjektürü aniden değişirse!!!!)... Aslında bizim bundan sonra tartışacağımız şey, Türkiye'nin ne yapması gerektiği. Bu Frankafonlar referanduma gideceler belli. Üstelik de açıkca söylendiğine göre, artık genişleme persfektifi değişiyor, her üye ülke genişleme konusunda alacağı tavrı belirlemek için gerekirse ülke anayasasını bile değiştirecek. AB bu işten toplu olarak yırtmak için içlerinden birini günah keçisi olarak belirleyecek, ve bu keçi de sözü geçen bir baba keçi olmalı ki, dünya ses çıkaramasın...
Arkadaşlar, yeni bir forum açalım. Bizim yapmamız gerekenleri konuşalım uzun uzun ayrıntılı bir biçimde, almamız gereken tavrı ve gelecek planlarımızı. Lütfen bunu yapalım. Bu hepimiz için gerekli
|
 |
ahmetoralz
14 yıl önce - Prş 19 Mar 2009, 17:58
İŞTE GERÇEK KURTULUŞ BİRLİĞİ
Avrupanın TÜRKİYEYİ almamak için direnmesiyle avrupanın EEU deil ERU olduğunu açıkça görüoruz.Onlar madem kendi hristiyan birliklerini kurmuşlar ve bizi hiçbir zaman tam anlamıyla yani halklarının istemiyle ekonomik avantajlarla almayacaklar o zaman aşağıdakini yapmaktan başka çare kalmadı.Zaten bizi bööle oyalamalarının tek nedeni uyanıp aşağıdakini yapmamamız için:
(Aşağıdaki yazının kaynağı http://www.ataturkunverasetivevasiyeti.com/tr/index.php)
Türk - İslam Birliği’nin oluşmasında boşa geçen her gün bir kayıptır, bir zarardır.
Hiç gecikme olmaksızın Türk İslam Birliği hemen oluşturulmalıdır.
Bütün Türk milleti bu güzel birliği destekliyor ve onaylıyor.
Bütün Türk Devletleri , İslam ülkeleri bu birliği bir zaruret olarak görüyor ve oluşumu Sevinçle samimiyetle destekliyor.
Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in, Avrupa’nın bütün dünyanın hem maddi hem manevi olarak lehine, hayrına olan bu birlik, bütün dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve ferahlık getirecektir.
Türk İslam Birliği, dünyadaki terörü, karmaşayı, huzursuzluğu, küresel krizi derhal durduracak yegane çözümdür.
* Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir. Muhabbet birliğidir, gönül birliğidir.
Bu birliğin Temeli ;
Sevgi, fedakarlık, yardım severlik , merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır.
Ayrıca ; insana saygı, sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir. Birliğin kurulmasıyla sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.
Son dönemlerde yaşanan gelişmeler, Türk-İslam Alemi tarafından büyük bir şevk ve heyecanla beklenen Türk-İslam Birliği'nin kurulmasının çok yakın olduğunu göstermektedir
Bu tarihi birliğin ilk ve en önemli adımı ise Azerbaycan ve Türkiye'nin iki devlet, tek millet olarak birleşmesi olacaktır.
Yakın gelecekte Türkiye Süper Devlet olarak, Türk-İslam Aleminin liderliğini üstlenecek ve Kafkasya'dan Tanzanya'ya, Fas'tan Fiji'ye uzanan geniş bir coğrafyada, tüm Müslümanları tek bir çatı altında birleştirecektir.
Birlik olmak Türk-İslam dünyasına müthiş güç kazandıracaktır. İman edenlerin ittifakını güçlü kılan aslında onların imanları ve ihlaslarıdır. Gerçek dostluk ve ittifak ancak samimi iman ile kurulur. Müminler, birbirlerini araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için dost olur ve Allah rızası için birlik olurlar.
Temeli dünya üzerindeki en sağlam kaynağa, Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu birliğin bozulması, dağılıp yıkılması Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şekilde mümkün olmaz.
TÜRK - İSLAM Birliği Dünyaya Barış getirecektir !
Türk-İslam Birliği öncelikle Müslüman ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözüp İslam dünyasına sulh getirecek, öte yandan dünya genelinde çatışma ve savaşı kışkırtan her türlü hareketin karşısında yer alacak, savaşı körükleyen her türlü girişime karşı engelleyici bir güç olacaktır.
Türk İslam Birliğinin kurulmasıyla, Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail kısaca tüm dünya rahatlayacaktır. Terör sorunu son bulacak, hammadde kaynaklarına ulaşım garanti altına alınacak, ekonomik ve sosyal düzen korunacak, kültürel çatışma tamamen ortadan kalkacaktır.
Amerika Askerlerini topraklarından binlerce kilometre uzağa göndermek zorunda kalmayacak , İsrail duvarlar arkasında yaşamayacak, Avrupa Birliği ülkeleri ekonomik herhangi bir engelle karşılaşmayacak, Rusya güvenlik endişesi duymayacak, Çin ham madde sıkıntısı çekmeyecektir.
Avrupa Birliği’nin terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Türk-İslam Birliği, bunu sağlayacak kesin çözümdür. İslam âleminde ki bütün çilelerin, bütün kargaşanın bitmesi de Türk İslam Birliği ile mümkündür.
Türk Devletler bu vesileyle , Avrupa ayarında hatta onu da geçen büyük bir medeniyet hamlesi yapabilirler.
Çünkü ; Türk Devletleri potansiyel yönden çok zengin bir coğrafyadır , Türk İslam Birliği bu bölgeye büyük bir zenginlik bereket , huzur ve kalite getirecektir.
TÜRK – İSLAM BİRLİĞİ DÜNYADAKİ
Küresel Ekonomik Krizi Durduracak Yegane Çözümdür !
Ekonomik büyüme , İlim, bilim ve teknolojiye yapılacak yatırımları artıracaktır.!.
Ekonominin gelişimi ile birlikte Eğitim , Öğretim seviyesinde de doğal bir yükselme olacak, toplum çok yönlü gelişecektir.
Türk-İslam Birliği, Müslüman Alemini de kalkındıracaktır. Oluşturulacak İslam ortak pazarı sayesinde, bir ülkede üretilen ürünler, gümrük , kota gibi sınırsal engellere takılmadan bir diğer ülkede kolaylıkla pazarlanabilecektir.
Ticaret alanı genişleyecek, tüm Müslüman ülkelerin pazar payı artacak, ihracat gelişecek bu Müslüman ülkelerdeki sanayileşme sürecini hızlandıracak, ekonomide sağlanacak kalkınma ile teknolojide de gelişme yaşanacaktır.
Türk-İslam Birliği'nin tesis edilmesiyle enerji kaynakları da güvence altına alınacaktır. Türk-İslam Birliği'yle zengin yer altı kaynaklarının bulunduğu bölgelere istikrar ve barış , hakim olacak, buralarda demokratik sistem en düzgün şekilde işleyecektir.
Böylece bu kaynakların en verimli şekilde kullanılmasında ve kaynakların değerlendirilmesinde İslam ülkelerinin olduğu kadar diğer toplumların da hiç bir zarar görmeyeceği bir model oluşacaktır.
Bu da, başta petrol üretimi ve fiyatları olmak üzere dünya ekonomik dengeleri açısından son derece önemli olan hususlarda, istikrarlı ve dengeli bir siyaset izlenmesini sağlayacaktır.
Ekonomisi güçlü bir Türk-İslam alemi , Batı dünyası ve diğer toplumlar için de önemli bir refah kaynağı olacaktır. Bu toplumlar karşılarında güven içinde, tedirginlik duymadan iş birliği yapabilecekleri, ticari faaliyet içinde olabilecekleri bir güç bulacaklardır.
Ayrıca ; Batılı kurum ve kuruluşların sürekli olarak bu bölgelerin kalkınması için aktardıkları fonlara da gerek kalmayacak, bu fonlar dünya ekonomisinin güçlenmesi için kullanılacaktır.
TÜRK - İSLAM Aleminin Liderliği , Dünya Tarihinin en Büyük Vazifelerinden birisidir.!.
|
 |
Hakan ERTÜRK
14 yıl önce - Prş 19 Mar 2009, 18:02
| Alıntı: |
Tek ama tek kurtuluşumuz var :
Halkımız uyanacak!
AB'nin bize değil, kendine bile yararı olmadığını anlayacak!
|
Burç Bey 2004 yılında bunları söylemiş,peki değişen ne var?
Halka sorsan kaç kişi AB taraftarı?
Hükümet tüm imtiyazları AB adına vermiyor mu?
Halk mı veriyor imtiyazları?
2009 yılında uyanması gereken halk mı,hükümet mi?
|
 |
Hüseyin C
14 yıl önce - Prş 19 Mar 2009, 18:04
AB mi kaldı ortada, sanal bir bilikten başka bir şey değil yakında o da kaybolacak zaten.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|