Siz sayet Kinali’li degilseniz *Ada hakkinda yazmanin ne kadar zor oldugunu*bilemezsiniz. Aslinda sizleri severim, gidin-görün-yatin-kalkin-midye’sini yiyin, gazozu’nu icin, faydalanin isterim. Ama öbür taraftan ballandira-ballandira yazdigim her yazimda, kartpostal’vari koydugum her resimde, kendimi her defasinda *Kinaliya, Kinalilara ihanet etmis* gibi hissederim.
Gecen hafta Sigrid’le, Daniel Kinaliada’dan eve Almanya’ya geriye döndüler. Söyledikleri ilk lâf: *Oglum sen artik Kinali’larin gözüne gözükme, senin yatacak yerin kalmadi, ellerine gecsen - bir kasik suda bogulursun !* idi. Eskiden millet sadece hafta sonunda, kalabaliktan, izdaham’dan sikayet ederdi. Simdi durum degisti, diger adalarda vapurdan 100-200 kisi inerken artik Kinalida bin kisi cikiyor (vapur bosaliyor). Sabah saat 9’a kadar denize girersen girdin daha sonrasini unut.
NOT: Daniel, makinami beraberinde götürmesine (beni bir ay fotograf cekmekten mahrum etmesine ragmen) milletin basini *daha fazla derde sokmayayim* diye tek resim cekmeden geriye gelmis. Farketmez benim daha evvelden cekmis olduklarim *zaten beni bir kac sene daha idare eder !* Hahaha...