1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 326  |
| Anayasa Değişiklik Paketini Destekliyor musunuz? |
| Destekliyorum. |
 
|
47.5% |
[431] |
| Desteklemiyorum. |
 
|
48.0% |
[435] |
| Kararsızım. |
 
|
4.5% |
[41] |
|
| Toplam Oy : 907 |
|
 |
erolcoş
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 10:14
Referanduma günler kala AKP kaynaklı bir skandal daha patladı. AKP'nin Balıkesir İl Başkanı Adil Çelik, engelli yurttaşlara "Hükümet size yardım yaptı, evet oyu verin" anlamına gelen bir mektuba imza attı.
reklam_link'den Barış Pehlivan'ın haberine göre,mektup aynen şu şekilde:
“Sayın …
Anayasada ifadesini bulan Sosyal devlet olma ilkesinden hareketle;
Partimiz programında bulunan ve hükümetimizin eylem planında yer alan, engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya yönelik olarak;
2007 yılından bu yana ağır özürlüsü olan ve bu özürlüsüne bakan her vatandaşımıza yasal şartları tutması kaydıyla her ay düzenli olarak net asgari ücret (544,44 TL) tutarında evde bakım ücreti ödenmektedir.
12 Eylül 2010 Pazar günü yapılacak olan referandumda Engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak pozitif ayrımcılığı içeren düzenlemenin yer aldığı Anayasa Değişikliğine EVET oyu vermenizi diler, bu vesile ile Ramazan Bayramınızı tebrik eder,
Sevgi ve saygılarımı sunarım.
Av. Adil ÇELİK
Balıkesir AK Parti İl Başkanı”
Mektupta özetle engelli yurttaşlara “Ey engelli vatandaş ve ailesi! Devlet 2007 yılından beri size her ay bu kadar para veriyor. Bunu da “Sosyal” devlet ilkesine dayanarak yapıyor. Siz de buna dayanarak, referandumda Evet oyu verin!” denmek isteniyor.
Habere göre, mektup Balıkesir'deki tüm engellilere gönderilmiş. Bu da, AKP'nin bir il başkanlığının o ildeki tüm engellilerin adreslerine nereden ulaştığı.
İl Başkanı Adil Çelik’in mektupla ilgili sorulara yanıtları ise şöyle:
- Adil Bey, bu mektup gerçek mi?
Evet, gerçek.
- Burada bahsettiğiniz engellilere yardım, kim tarafından yapılıyor?
Devlet tarafından.
- Siz bu mektubu adreslere gönderdiniz. Peki, bu adresleri nasıl öğrendiniz?
Bir şekilde tespit ettik.
-İlgili bakanlığın yardım kayıtlarından mı elde ettiniz?
O kısmı bende kalsın.
Bir siyasi parti olan AKP’nin il teşkilatı, o ildeki istediği vatandaşın adresini “Bir şekilde” öğreniyor ve bunu, referandumda “Evet” oyu kullanmalarını talep etmek için kullanıyor.
Peki, o bu skandal olayın sorumlusu, yani o adresleri AKP teşkilatına veren “saklı kişi ya da kişiler” kim?
Haberde bu adresleri il başkanına kimin verdiğine ilişkin şu değerlendirme yer alıyor:
Mektupta bahsi geçen, engelli vatandaşların ailelerine yapılan maddi yardım, 2007 yılında yürürlüğe giren bir yönetmelikle uygulanmaya başlandı.
Bu yönetmeliğin son maddesi şu:
“Bu yönetmelik hükümlerini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü yürütür.”
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü kim?
İsmail Barış.
Peki, bu kurumun teşkilat yapısında en üstte kimin ismi var?
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf.
İşte vatandaşların adresleri gibi özel bilgilerinin, bir siyasi partinin il teşkilatına kim tarafından verildiği ortaya çıkana kadar, bu iki isim zan altındadır.
http://www.kenthaber.com/Haber/Genel/Normal/akpde ...6001925d56
|
 |
neşetyıldız
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 10:21
Ve Gandi için yolun sonu !
'Hayır'cı cepheden gelen ve 'bu kadar da olmaz' denilen gelişmeler, pazartesi günü farklı bir muhalefeti oluşturacak. İşte o çok önemli, CHP'yi zorlayan gelişme
Türkiye tarihi referanduma günler kala, siyasi tarihinde daha önce bu olmadığı kadar, muhalefetin iftira ve yalan kampanyalarıyla karşı karşıya kalıyor.
Halkı manipüle etmek için özellikle CHP tarafından ele yüze bulaştırılan, yalancının mumu hesabı kampanyalarla kamuoyunun direnci kırılmaya çalışıyor ancak 'Hayır' cephe bundan oldukça zararlı çıkacak gözüküyor. Zira artık kendi oydaşları dahi yapılanları anlamaıta zorlanıyor. Bu kadar amatör siyasi manevralar, bel altı tabir edilecek suçlamalar, açıklamalar ve boş çıkan iddialarla partilerine olan saygılarını her geçen gün daha fazla kaybediyor. Bu nedenle; CHP, MHP ve BDP seçmenlerinin çok büyük bir kısmı bundan bire iki ay önceye göre daha 'evet'çi gözüküyor.
Hatta hayırcı MHP'nin tabanının en az yüzde 40-50'sinin evetçi olduğu, yine referandumu boykot kararı alan ve özellikle güneydıoğuda halkın sandıklara gitmesini engelleyen BDP'nin de tabanından tokat yiyeceği belli. BDP'lilerin de en az yüzde 50'sinin referanduma katılacağı ve evet lehinde oy vereceği kaydedilirken CHP tabanından gelecek evet oylarının da yine en az yüzde 10-15 arasında olması bekleniyor. BDP'li seçmenin de en az yüzde 50-60'ının boykota rağmen sandığa gideceği ve bunlarında yarısından fazlasının da evet diyeceği bildiriliyor.
İşte CHP yalanları...
Türkiye'nin en köklü partisi özellikle son bir hafta içerisinde çok zor durumda kaldı. Yönetim ve koordinasyon kabiliyetindeki eksiklikleriyle daha ilk günden itibaren tartışılan bir genel başkan olan Kılıçdaroğlu için yolun sonu geldi.
Avcılar Belediyesi tarafından asılan ve mütedeyyin insanları rahatsız eden afişler için Başbakan başta olmak üzere hükümeti suçlayan CHP Genel Başkanı, çok ağır hakaretlerle konunun aydınlatılmasını isterken, bir iki saat sonra acı gerçek kamera kayıtlarıyla da ortaya çıktı. O halkın dini duygularıyla alay eden afişleri, CHP'li belediyenin astırdığı ortaya çıktı. Bu haftanın ilk iftirası ve CHP genel başkanı için haftanın ilk siyasi ayıbı oldu.
Son hafta ayıpları afişle bitmedi
Ayıp afişle bitmedi. Arkasından Bahçelievler'de CHP'li bir kadının broşür dağıtırken AK Partililer tarafından dövüldüğü iddiasıyla ortalık karıştırlmak istendi. Ancak o da yalan çıktı!
Emniyet, polis merkezine giden mağdur kadınların dövüldüğü iddialarının kesinlikle doğru olmadığını, gerektiğinde kamera kayıtlarının gösterilebileceğini bildirdi. Polisin, olayla ilgili araştırmasında, dövüldüğü iddia edilen kadına saldıran kişinin AK Partili olmadığı ve dağıtılan broşürü almadığı için hakarete uğradığını söyleyerek, broşür dağıtan bayanlar ile arbede yaşadığı öğrenildi.
Oysa CHP Kadın Kolları üyesi oldukları söylenen Gülhan A., Eda Ö. ve Nuray T. dün Bahçelievler Fatih Caddesi üzerinde broşür dağıttıkları sırada, AK Partili olduğunu ileri sürdükleri bir kişi tarafından saldırıya uğradıklarını iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştu.
Mağdur olduklarını iddia eden kadınlar, saldırgan bir kişi tarafından sokakta sopayla dövüldüklerini ileri sürmüşlerdi.
Görgü tanıklarının ifadesine göre, CHP İlçe Kadın Kolları üyeleri Referanduma 'hayır' broşürü dağıtmak için müstakil bir evde yaşayan şahsın ziline bastı. Ç.E. broşür istemediğini söyledi ve kadınlardan gitmelerini istedi. Ancak tartışma çıktı ve iddiaya göre sözlü hakarete uğradığı belirtilen Ç.E. ile kadınlar arasında arbede çıktı. Emniyet yetkilileri, Ç.E.'nin (37) ev ve iş yerinde bulunamadığı belirtilerek, şüphelinin yakalanması için çalışmanın sürdüğü belirtildi. Emniyet birimleri ifade için polis merkezine giden mağdur kadınların dövüldüğü iddialarının ise kesinlikle doğru olmadığı ve gerektiği taktirde kamera kayıtlarının gösterilebileceği belirtildi.
CHP'den bir başka bel atlı vuruş daha
CHP'nin rahibe afişi skandalının sıcaklığı henüz devam ederken bir skandal gelişme daha yaşandı. Bu sefer olayın merkezi Kocaeli oldu.
CHP Kocaeli İl Teşkilatı tarafından bastırılan el broşürlerinde SEKA'nın Yunanistan'a satıldığı harita üzerinde gösterildi.
Oysa İzmit SEKA, personeliyle birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi. Belediye de burayı parka dönüştürdü.
CHP Kocaeli İl Teşkilatı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kocaeli mitinginde vatandaşlara binlerce el broşürü dağıttı.
Vatandaşların 12 Eylül'de yapılacak referandumda "hayır" oyu vermesi için broşürde birçok yanlış yönlendirmeler yapıldı.
CHP Kocaeli il teşkilatı tarafından hazırlanan 8 sayfalık lüks baskı broşürde, AK Parti iktidarında yabancılara satıldığı iddia edilen kamu kurumları anlatıldı!
SEKA arazisinin bulunduğu yerlere Yunan bayrağı ayıbı!
"AK Emlak'tan satılmış yüzlerce fabrika ve işletmelerimizden bazıları" diye sıralanan kurumlar arasındaki SEKA'yla ilgili olarak "Satıştan sonra SEKA Yunan'ın oldu" diye yazması Kocaeli'nde şoke etkisi yaptı. Türkiye haritası üzerinde SEKA işletmelerinin bulunduğu yerler SEKA amblemi ve Yunan bayrağıyla gösterilmesi büyük tepki gördü.
İzmit SEKA Kocaeli Büyükşehir'in değil mi?
İzmit tesislerinin çalışanlarıyla birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmesini ve bulunduğu arazinin bir kısmına Türkiye'de eşi benzeri olmayan devasa bir parkın yapılmasını görmezden gelen CHP'liler Kocaeli halkından tepki gördü.
Kocaeli halkı, Yunanlılara satıldığı iddia edilen SEKA arazisi üzerinde yapılan SEKA Park'ın İzmit'in akciğeri, örnek gösterilen gezinti ve dinlenme alanı olarak kullanıldığını belirtiyor. Broşürde Yunanlara satıldığı yazan, SEKA'nın Kastamonu İşletmesinin 9 milyon 100 bin a Mopak Kâğıt A.Ş'ye, Balıkesir İşletmesinin Albayraklar'a bir milyon 200 bin dolara satılmıştı.
Koç Grubu ABD'li mi ki?
CHP Kocaeli İl Örgütü broşüründe iftiralarla siyaset yapılması büyük tepki gördü. İftiralar SEKA ile sınırlı kalmadı. TÜPRAŞ işletmelerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale, Batman illerine TÜPRAŞ amblemi ve TÜPRAŞ'ı satın alan ABD bayrağı işaretlendi. Halbuki TÜPRAŞ'ın yüzde 51 hissesi 2007'de 4 milyar 140 milyon dolara KOÇ Grubuna satılmıştı.
Şeker Fabrikası İsrail'in
Mitingde dağıtılan broşüründeki asılsız iddialardan Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Çorum, Çarşamba ve Yozgat Şeker Fabrikaları da nasibini aldı. Türkiye haritasındaki yerlerine şeker fabrikası amblemi ve İsrail bayrağının koyulduğu Şeker Fabrikaları, AK-Can Şeker Sanayi ve Ticaret AŞ'nin satılmıştı. CHP Kocaeli İl Örgütünün hazırladığı broşürde; İstanbul, İzmir, Mersin, İskenderun, Samsun limanları dahil 13 limanın Yunanlılara satıldığı da iddia edildi. Limanların bulunduğu yerler Yunan bayraklarıyla işaretlenirken, "Silahla alamadılar parayla aldılar" yazıldı.
Böyle oy kazanılır mı?
Referanduma 4 gün kala bu denli iftiralara yönelik iddialarla CHP'nin 'Hayır' çalışması yapması sizyasi kulislerde nezaketsizlikle karşılaşılırken, yapılanlar Kılıçödaroğlu'nun bitmeden önceki son kozu olduğunun altını çiziyorlar. Ancak iftirasların daha medil kurumadan yalan ya da hükemetle ilgisinin olmadığının ortaya çıkması sadece Kılıçdaroğlu'nu değil Türkiye'nin en köklü partisi CHP'yi de çok zor duruma sokuyor.
Referandum sonrası, pazartesi günü Kılıçdaroğlu ve CHP için çok zor geçecek...
Türkiye bu durumu görecek
toplumsalhafiza
Yukardaki haberlere baktığımızda chp nin ne kadar çok entrikalar çevirdiğini görmekteyiz,yalancının mumu 12 Eylüle kadar yanar.Sanki ülkede kendileri yıllardan beri iktidar oldular,ülkeyi ne hale getirdiler,hala pisliklerini temizleyemiyorlar,şimdide ortalığı karıştırmak için insanların duygularını kullanarak,yalan nutuklar savuruyorlar.
|
 |
Rüştü BAKMAZ
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 11:00
| Alıntı: |
| Mesela mayınlı arazilerin temizlenmesi İsraile verilirse kim hayır diyecek. |
Mesela yalan ve iftira atmaktan utanmayanlar bu dediklerini kanıtlayamıyorlarsa?
**
| Alıntı: |
| Anayasa mahkemesi meclisten çıkan kararları veto edemez. Meclisten çıkan her kanun ortada hiç bir şey yokken durum dururken Anayasa mahkemesi tarafından iptal ediliyor gibi bir algı oluşturmayınız lütfen. |
411 oy ile çıkan karar nereden çıkmıştı? Anayasanın 148. maddesinde ne yazıyor? AYM dahil herhangi bir mahkeme bazılarımızın değişmemesi için yırtındıkları mevcut anayasaya göre bile "gerekçesiz karar" açıklayabilir mi?
**
| Alıntı: |
NEDEN HAYIR !
4. madde varken Türkiye'nin üniter yapısı değiştirilemez.Referandum'da Evet çıkarsa 3 madde yani ;Sosyal devlet ,laik devlet ,hukuk devleti ödün verilerek değiştirilebilir hale gelecek.
Bu Evet diyeceğiniz Anayasa ile öyle bir Anayasa mahkemesi oluşturursunuzki mahkemeye başvurduğunuz zaman bu üç maddeye aykırı bişey olsa bile mahkeme olmadığını söyleyebilir.Kendi insiyatifine dolaysı ile hükümetin insiyatifine kalır çünkü Anayasa mahkemesi'nin neredeyse hepsini hükümet belirleyecek ! |
Olmayana ergi kavramının zirvelerinde dolaşıyorsunuz. Hayali senaryolarla taraftar toplamaya çalışıyorsunuz. O deniz bitti. Anca ideoloji körlerini yanınızda tutmaya devam edebilirsiniz. Akıllı, mantıklı, vicdanlı kişileri bu laflarla kandıramazsınız.
Ben şöyle sorayım o halde; ya AYM o üç maddeye aykırı olmadığı halde, önüne gelen herşeye bu maddeleri bahane edip yetkisi olmadığı halde anayasa değişikliklerinin esasına girerse? Ve ne yazık ki bunu hep yapıyor. Bu hukuksuzluğu göremeyip, olmadık hayali senaryolara kafa yormak ve bu senaryoları öne sürerek insanların maruz kaldıkları hukuksuzlukları giderecek değişiklikleri kötülemek hangi faydayı sağlayabilir?
**
| Alıntı: |
| Alıntı: |
| idam kararı veren cuntaya emir eri olmuş bu yargıyı nasıl savunuyorsunuz |
Peki Anayasa değişirse hükümetin emir eri olmuş bir yargıyı nasıl savunacaksınız ? |
Halihazırda cuntanın emireri olduğunu inkar edemediğiniz yargı yerinde durabilsin diye, nasıl olup da hükümetin emir eri olacağını ispatlayamadığınız hayali bir iddiayı bahane etmenizdeki açmazı görebilirsiniz umarım. Bir tarafta hazır ve nazır bir emir eri var, diğer tarafta sadece size göre bir ihtimal. Emireri olan bir yargıyı hazmedebildiğine göre sizi ilgilendiren bir şey olmaması gerekir aslında. Ha onun emir eri ha bunun, siz bundan gocunmuyorsunuz nasılsa...
**
| Alıntı: |
| Anayasa değişikliği Türkiye'ye daha çok demokrasi getireceğini öne süren hükümet, daha işin başında değişiklik metnini tek başına hazırlayarak anti-demokratik bir uygulama başlatmıştır. AKP, hiçbir sivil ve siyasi kuruma danışma/ortaklaşma gereği duymadan hazırladığı Anayasa değişiklik paketi, tepeden inme bir modelle halka dayatılmış durumdadır. Bu haliyle bile, Anayasa değişikliği ulusal uzlaşıyı sağlamadığı gerekçesiyle HAYIR demek için yeterli nedeni barındırmaktadır. |
valla mı?
**
| Alıntı: |
| 1982 de evet diyenler nolduda yine evet diyorsunuz kendi anayasanızımı beyenmiyorsunuz |
1982 de hayır diyenler kaldıysa, şimdi 1982 anayasasının değiştirilmesine hayır diyerek o boşluğu dolduruyorsunuz sanırım... Çok memnun olduğunuz belli olan 1982 anayasasını sahipsiz bırakmayın, sizin gibi sadakatli insanlara ihtiyacı var o anayasanın. yakışır hem, hayırlı uğurlu olsun...
**
| Alıntı: |
| WowTurkey'de hayır çıktıysa, daha büyük bir oranda seçimde de hayır çıkacak olabilir (Tabikide şahsi düşüncem bu) |
O sizin düşünceniz. 13 Eylülde patatese bulgura, Aziz Nesin'e sığınmak yok ama.
|
 |
erolcoş
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 11:27
| Alıntı: |
Alıntı:
NEDEN HAYIR !
4. madde varken Türkiye'nin üniter yapısı değiştirilemez.Referandum'da Evet çıkarsa 3 madde yani ;Sosyal devlet ,laik devlet ,hukuk devleti ödün verilerek değiştirilebilir hale gelecek.
Bu Evet diyeceğiniz Anayasa ile öyle bir Anayasa mahkemesi oluşturursunuzki mahkemeye başvurduğunuz zaman bu üç maddeye aykırı bişey olsa bile mahkeme olmadığını söyleyebilir.Kendi insiyatifine dolaysı ile hükümetin insiyatifine kalır çünkü Anayasa mahkemesi'nin neredeyse hepsini hükümet belirleyecek !
CEVAP:
Olmayana ergi kavramının zirvelerinde dolaşıyorsunuz. Hayali senaryolarla taraftar toplamaya çalışıyorsunuz. O deniz bitti. Anca ideoloji körlerini yanınızda tutmaya devam edebilirsiniz. |
Hiçbişey yazmıyacaktım ama bunun cevabı bumudur yani? Aksi bir durum varsa bu böyle değilse kanunden örnekler vererek gerçek olmadığını göstrmeniz gerekmezmi bunun ?
Bütün cevaplarda da aynı şeyi yapmışsınız cevap verdiğinizi sanmışsınız ama yok öle şey olmaz öyle bişey yok gibi cümlelerle cevap vermiş olmazsınızki ? Eğer bu yeni Anayasa çıkarsa oluşturulacak Anayasa mahkemesinin Türkiye'nin üniter yapısıni kendi insiyatifine bırakılmayacağını Anayasada ne şekilde yazdığını ekleyin de görelim .Örnekler vererek lütfen .Böyle içi boş söylemlerle değil !
Not: Anayasa mahkemesinin 19 kişisinin sadece ve sadece 18 'ini Hükümet belirleyecek böylelikle hiç söz sahibi olamaz değilmi ?
|
 |
Rüştü BAKMAZ
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 11:32
| Alıntı: |
| Böyle içi boş söylemlerle değil ! |
İçi boş söylem, olmamış, olmayacak, hayali bahaneler ile anayasa değişikliği paketi ile alakasız şeyler yazmaktır. Bu bakımdan içi boş söylemlerin neler olduğu çok açıktır.
|
 |
Mehmet Kasım
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 11:40
referanduma çok az süre kala bir anket daha. genar tarafından yapıldı. 4.295 kişiye soruldu.
EVET % 53.8
HAYIR % 46.2
hayırcılar hiç bir ankette % 50 barajını geçemiyor. bütün anketlerde 40 ile 46 arasında seyrediyor. bu da referandumun evetle sonuçlanacağını gösteriyor.
| Alıntı: |
Referandum için oylamaya günler kala, sonuçlara dair araştırmalar sandıktan EVET çıkacağını söylemeye başladı. Katılım oranının %88’lerde olacağı halk oylamasında %53.8 olarak EVET oylarına karşılık HAYIR oylarının %46.2’de kalacağı son ankette deneklerin hangi bölgeden oldukları da yayınlandı. Akdeniz ve Ege Bölgesi Hayır derken Geri kalan bölgelerde Evet oyları önde gidiyor.
Araştırma sonucunda Üç farklı karakterde kararsız kitlenin varlığı ortaya çıktı.Seçmenin bir kısmı sandığa gidip gitmeme hususunda karasızlığını korurken %2.9 oranında seçmen ise EVET ya da HAYIR oyu kullanma noktasında kararsızlık içerisinde olduğunu belirtiyor.
Sandık başında kararı değişecek olan %11’lik bir seçmen kitlesi ise referandumun belirleyici unsuru konumuna gelmiş durumda.
GENAR tarafından yapılan son kamuoyu araştırmasında EVET-HAYIR oyları Kır-Kent ayrımına göre incelendiğinde EVET oylarının kırsal alanda, HAYIR oylarının ise kentlerde daha yüksek olacağı tespit edilmiştir.
Bölgesel olarak incelendiğinde EVET oylarının Karadeniz, Marmara, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde; HAYIR oylarının ise Ege ve Akdeniz Bölgelerinde daha yüksek olacağı saptanmıştır.
Konuya ilişkin bir Cafesiyaset'e bir açıklama yapan GENAR Başkanı İhsan Aktaş ise katılımcıların demografik yapısını şöyşe değerlendi ; 'Katılımcıların demografik profiline göre yapılan analizler kadınların daha HAYIRCI erkeklerin daha EVETçi olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, eğitim ve gelir seviyeleri yükseldikçe EVET oylarının düştüğü ve HAYIR oylarının yükseldiği önemli gözlemlerimizin başında gelmektedir.'
4295 denek üzerinde yapılan ankette partilerin oy dağılımına bakıldığında
AKPARTİ’nin %43.4,
CHP’nin 27.8,
MHP %13.3,
BDP %3.9,
SP %3.4 olduğu sonucu dikkatleri üzerine çekiyor.
Partiler arasında yaşanan kutuplaşmanın sonrasında ise Cafesiyaset'in ortaya nasıl tablo çıktığını sorduğu GENAR Başkanı İhsan Aktaş son durumu şöyle değerlendirdi:
'Referandum sürecinde uygulanan kutuplaşma ve gerilim stratejileri, kutupları oluşturan AKPARTİ ve CHP’yi büyütürken diğer partileri küçültmüştür.
SP’de yaşanan iç sorunların, parti tabanını AKPARTİ’ye kaydırdığı görülmektedir. MHP’nin HAYIR cephesindeki ısrarcı tavrının parti tabanınca paylaşılmaması partinin oy oranını düşürmüştür.
Bir başka olumsuz etkilenmeyi boykot tavrı sebebiyle BDP yaşamış ve bu parti de oy kaybına uğramış gözükmektedir.' |
|
 |
erolcoş
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 11:49
| Alıntı: |
| hayırcılar hiç bir ankette % 50 barajını geçemiyor. bütün anketlerde 40 ile 46 arasında seyrediyor. bu da referandumun evetle sonuçlanacağını gösteriyor. |
Bu anketler veya Evet çıkması tek bişey gösterir halkımız bilinçsizce sadece parti için Evet veriyorlar malesef . Şurda baştan sona okuyorum bir kişi bile bilmiyor neden Evet verdiğini aslında ! Akp öyle tutuluyorki malesef her yaptıkları doğru gibi algılanıyor . Lütfen bir bakın ne için evet veriyorsunuz ! Bu son mesajım bu konudaki kusurabakmayın kimseyi kırmak değil amacım tek isteğim bazı şeylerin ileride doğabilecek tehlikelerin görülebilmesidir.
|
 |
Burak ÇİÇEK
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 11:53
Ünlü Köşe yazarları 12 Eylül'de ne oy kullanacak?
SABAH:
Mehmet Barlas (Evet)
Engin Ardıç (Evet)
Erdal Şafak (Evet)
Emre Aköz (Evet)
Hasan B. Kahraman (Evet)
Hıncal ULUÇ (Hayır)
Nazlı Ilıcak (Evet)
Yavuz Donat (Evet)
ZAMAN
Tüm yazarlar: EVET
HÜRRİYET:
Ertuğrul ÖZKÖK (Hayır)
Oktay EKŞİ (Hayır)
Cüneyt ÜLSEVER (Hayır)
Ferai TINÇ (Hayır)
Ahmet HAKAN (Hayır)
Tufan TÜRENÇ (Hayır)
Doğan HIZLAN (Hayır)
Hadi ULUENGİN (Evet)
Mehmet Y. Yılmaz (Hayır)
Yalçın Doğan (Hayır)
Enis Berberoğlu (Hayır)
Yılmaz Özdil (Hayır)
Fatih Çekirge (Hayır)
Rahmi Turan (Hayır)
Yalçın Bayer (Hayır)
Cüneyt Ülsever (Hayır)
Ayşe Arman ((Hayır)
Sedat Ergin (Hayır)
Özdemir İnce (Hayır)
Erdal Sağlam (Hayır)
HABERTÜRK YAZARLARI
Fatih Altaylı (Hayır)
Murat Bardakçı (Hayır)
N. Bengisu Karaca (Evet)
Yiğit Bulut (Evet)
Umur Talu (Oy vermeyecek)
Bekir Coşkun (Hayır)
Soli Özel (Hayır)
Balçiçek Pamir (Evet)
Muharrem Sarıkaya (Hayır)
Yavuz Semerci (Evet)
Amberin Zaman (Evet)
Serdar Turgut (Hayır)
Pakize Suda (Evet)
Ece Temelkuran (Hayır)
MİLLİYET
Hasan Cemal (Evet)
Fikret BİLA (Hayır)
Derya SAZAK (Hayır)
Güngör URAS (Hayır)
Melih AŞIK (Hayır)
Can DÜNDAR (Hayır)
VATAN YAZARLARI
Güngör Mengi (Hayır)
Okay Gönensin (Evet)
Selahattin Duman (Hayır)
Mehmet Tezkan (Evet)
Can Ataklı (Hayır)
Bilal Çetin (Hayır)
Reha Muhtar (Evet)
Mutlu Tönbekici (Evet)
Ruşen Çakır (Hayır)
Zülfü Livaneli (Hayır)
Ruhat Mengi (Hayır)
Hikmet Bila (Hayır)
Mustafa Mutlu (Hayır)
RADİKAL YAZARLARI
İsmet Berkan(Evet)
Haluk Şahin (Hayır)
Türker Alkan (Hayır)
Hakkı Devrim (Hayır)
Oral Çalışlar (Evet)
Hasan Celal Güzel (Evet)
Cengiz Çandar (Evet)
Akif Beki (Evet)
M. Ali Kışlalı (Hayır)
Altan Öymen (Hayır)
Avni Özgürel (Evet)
Murat Yetkin (Hayır)
Tarhan Erdem (Evet)
Erdal Güven (Hayır)
| Alıntı: |
| Kaynak: gazeteciler.com |
|
 |
Orhan Güzer
|
 |
enes
12 yıl önce - Çrş 08 Eyl 2010, 12:01
Hakim Canbazoğlu, “Evetçiler, boykotçular ne olur, mesleğimin biricik güvencesi, varlık sebebi, olmazsa olmazı, bütün gücü, kuvveti, güzelliği, hatta süsü olan ‘hür irademi/vicdanımı’ lütfen ama lütfen elimden almayın, onu bana çok görmeyin, beni birilerinin kulu, kölesi, ırgadı, marabası, kuklası, robotu haline dönüştürmeyin! Ne olur!” diye yalvardı.
Evet, biz onun kölesi olalım, astığı astık, kestiği kestik olsun. O "hür iradesi"yle bizim özgürlüğümüzü kısıtlasın, bunun adı da adalet mekanizması da yargı olsun.
Aklıma tek bir cevap geliyor:üyelerin affına sığınarak
|
 |
sayfa 326  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|