Şarkıcı Teoman dumanlı kafayla nereye gittiğini bilmeden gelmiştir.
Ayık gezmez kendisi.
Teoman bence iyi bir sanatçı, çağdaş bir ozandır. Aynı zamanda bir sosyologdur. İnsanlara çeşitli şekillerde işkence edip öldüren, zindanlara dolduran, dışkı yediren antidemokratik zihniyetlerin karşısında yer alan aydin bir insandir. Kişilerin özel hayatini, mahremlerini hiçe sayan paparazzi basinindan takip ederek insanları yargılamayın.
Oktay Kaynarca ve Lale Mansur'un kahvaltıdaki tartışması
Alıntı:
Erdoğan’ın oyuncularla kahvaltısında, ünlüler arasında “Kürt” tartışması yaşanmış.. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sinemacıları ağırladığı kahvaltıda, Oktay Kaynarca ile Lale Mansur arasında da “Kürt” tartışması yaşandığı ortaya çıktı.
Toplantıda söz alan Kaynarca, “Başarılı olmasına rağmen sadece Kürt olduğu için istediği yere gelemeyen birini gördünüz mü hiç?” diye sorunca, Lale Mansur, “Evet, ben çok gördüm” yanıtını verdi.
Bakan desteği yetmedi
Mansur’a “Nerede gördün? Olayı provoke etme” diyen Kaynarca, daha sonra Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’e dönerek, “Sayın bakanım siz de Kürt kökenlisiniz. Hiç Kürt olduğunuzu söylemekten utandığınız ya da sıkıntı çektiğiniz oldu mu?” diye sordu. Çelik’in “Hayır” yanıtına rağmen Kaynarca ve Mansur arasında devam eden söz düellosu, Başbakan Erdoğan’ın “Arkadaşlar tartışmayalım, çözümler üretmeye çalışalım” diyerek araya girmesiyle sona erdi.
Gerginlik yok fikirler var
Mustafa Altıoklar, Sırrı Süreyya Önder ile arasında geçen diyalog hakkında şunları söyledi:
“Herkes istediğini söyleyebilir. Oraya konuşmaya, dertlerimizi anlatmaya gittik. Sırrı olaya bu şekilde bakıyordur, ben farklı bakıyorum. Yine söylüyorum; sinema beyaz perde değil, beyaz bir aynadır, toplumun aynasıdır. Stratejik bir sektördür. Anlayışa giden yol beyinden değil kalpten, demokrasiye giden yol da meclisten değil beyaz aynadan geçer. Biz orada tartışmadık. Herkes fikrini söyledi, konuştu, gerginlik yok.”
Lale Mansur ve Oktay Kaynarca'nın tartışmasını izledim. Oktay bey malesef bu açılımın insan hakları ve özgürlük konusu olduğunu anlamamış, adam bunun bir iş hayatında kariyer meselesi olduğunu sanıyor.
Tartışmanın komik yanı, Oktay Kaynarca'nın Lale hanımın insan hakları konusun söylediği herşeye katıldığını söylüyor ve bu ülkede kürt sanatçılar, iş adamları ve siyasilerin olduğunu idda edip kendini haklı çıkarmaya çalışıyor, hatta söz ABD de ki Meksikalıların kökenlerini kabul edip etmemelerine kadar gitti. Bilmiyor ki Miami şehrinde insanlar ingilizce yerine ispanyolca konuşuyor.
Yerel'de istersen kuş dili konuş,kimse birşey diyemez,demiyorda.
Miami şehrinde resmi dil ne olarak geçiyor?
Tabelalarda ne yazıyor,devlet dairelerinde hangi dil konuşuluyor?
İngilizce.
''Dil'de birlik,fikir'de birlik ülkü'de birlik.'' Gaspıralı İsmail
Bence sanatçıların açılımlara destek verip vermemeleri kendi tercihleriyle ilgilidir ama böylesine üst düzey bir davete icabet etmek şarttır.(sağlık sorunları hariç)
Bazı sanatçılar katılmayarak ayrıcalıklı olduklarını düşünüyorlarsa kaybeden kendileri olacaktır.
Bence bir sanatçı için en büyük ayrıcalık o masaya davet edilmiş olmaktır.
Katılmayanlar için şu söylenebilir;Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış.
Yerel'de istersen kuş dili konuş,kimse birşey diyemez,demiyorda.
Miami şehrinde resmi dil ne olarak geçiyor?
Tabelalarda ne yazıyor,devlet dairelerinde hangi dil konuşuluyor?
İngilizce.
''Dil'de birlik,fikir'de birlik ülkü'de birlik.'' Gaspıralı İsmail
Tamam dediğin doğru ama Miami de İspanyolca konuşmak yasak değil, sanatçılar ispanyolca şarkı söylediği için tutuklanmıyor ve devlet dairelerinde ispanyolca konuşmak serbest hatta ispanyolca bilmeyenler öğrenmek zorunda kalıyor
Doğru söze ne hacet..
Bölgesel ayrımcılık var diyen,Kürt Kökenli olduğunu söyleyen sanatçılar geceliği 100.000 TL'ye sahne almasını biliyorlar.Bu memlekette bahsı geçen böyle bir ayrımcılık olsaydı bu insanlar buralara gelemezlerdi.
Ciddiye alınmaması gereken bir şahsiyet. Sözde nükte yaptığını sanan, olaylara elinden geldiğince olumsuz yaklaşan, kendi milletini küçümseyen birisi.
Spor adamlarına “Demokratik Açılım”ı anlatan Başbakan Erdoğan, "zamanın artık sahada top çevirme zamanı değil, gol atma zamanı olduğunu" söyledi. Erdoğan, “Kimse kimseye kırmızı kart gösteremez” dedi.
İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Demokratik Açılım” çalışmalarını anlatmak için Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde spor adamları ile bir araya geldi.
Başbakan Erdoğan; Fatih Terim, Ali Şen, Aziz Yıldırım, Faruk Süren, Ertuğrul Sağlam ve Rıdvan Dilmen'in de aralarında bulunduğu davetlilerin tek tek ellerini sıktı.
Toplantıya, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay da katıldı.
Haber videosu | NTV video sayfasına aktarılır aktarılılmaz linki buraya ekleyecektır.
Haberin devamı | Kaynak:http://www.ntvmsnbc.com/id/25103312/
Su an Recep Tayyip Erdogan, Internet Medyasi Temsilcileri ile bir araya geldi. TRT Haber'de ve baska kanallarda da canli izleyebilir dinleyebilirsiniz.
Bu nasil bir tempodur yav .. .. sabah Spor adamlari, simdi aksam vakti de Internet medyacilarla .. Helal olsun !!
Az önce CNN Türk'te Başbakanımızın Medya temsilcilerine yaptığı toplantının resmi konuşması az önce bitti. Kahvaltıdan sonra soru cevap bölümüne geçilecek.
Erdoğan: Medya acilen özeleştiri yapmalı
Dolmabahçe buluşmalarında medya temsilcileriyle bir araya gelen Başbakan Erdoğan, "Gelecek adına bir özeleştirinin artık kaçınılmaz hale geldiği inancındayım. Tophane olaylarının ardından yapılan yayınlar bu özeleştiriyi daha da acil konuma getiriyor" dedi.
ntvmsnbc | Güncelleme: 10:21 TSİ | 25 Eylül 2010 Cumartesi
İSTANBUL - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Dolmabahçe buluşmalarında sıra medya temsilcilerine geldi.
Erdoğan yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türkiye anayasada yapılan değişiklikle farklı bir döneme adım atıyor. Ortaya çıkan tablo demokratikleşme yolunda çok önemli mesafe katedildiğini gösteriyor. Hiçkimse çıkıp da ABD'nin bölündüğünü, karpuz gibi ikiye ayrıldığını ifade etmiyor. Çok küçük oy yüzdeleri neticeyi belirlediği halde kimse sorgulamıyor. Seçmen tercihlerinin rasyonel gerekçelerle oluştuğunu görüyoruz. Türkiye 12 Eylül'le birlikte önünde temiz bir sayfa açtı. Geçmişe göre çok daha özgürlükçü anayasa ile yeni bir başlangıç yapılması gerekli hale geldi. 'Hayır' oylarının evet oyları kadar muteber olduğunu ifade ettim. 12 Eylül referandumunda ortaya çıkan sonucun Türkiye haritasını farklı renklere boyadığına, farklı kutuplara savurduğuna asla inanmıyorum. Biz bize oy versin ya da vermesin 73 milyonun tamamının hükümetiyiz. Biz kapıları kapatan olmayacağız. Kapımız da gönlümüz de herkese açıktır.