1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 366  |
 |
Samet Metin 01
1 yıl önce - Prş 04 Ağu 2022, 21:18
O size istediğiniz her şeyden verdi.Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız.
Doğrusu insan zalim,çok nankördür.
(İbrahim suresi, Ayet 34)
|
 |
crypton
1 yıl önce - Cum 05 Ağu 2022, 11:31
|
 |
Alper Çağlar
1 yıl önce - Pzr 07 Ağu 2022, 19:41
|
 |
Alper Çağlar
1 yıl önce - Pzr 07 Ağu 2022, 20:46
Aşure gününün önemi nedir?
Peygamberler tarihi açısından önemli bir gün olup, Arapçada on anlamına gelen "aşara" kelimesinden türeyen Aşure Günü, hicri yılın ilk ayı muharremin onuncu gününe denk geliyor.
Hadis kaynaklarına göre, Hazreti Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması ve Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'den geçerek İsrailoğulları'nı Firavun'dan kurtarması hadiseleri de bu günde gerçekleşti.
Ayrıca kültür tarihine ait birçok esere göre, Hazreti Adem'in işlediği günahtan sonra tövbesinin kabul edilmesi, Hazreti İdris'in diri olarak göğe yükseltilmesi, Hazreti İbrahim'in ateşte yanmaması, Hazreti Yakup'un, oğlu Yusuf'a kavuşması, Hazreti Eyyub'un hastalıklarının iyileşmesi, Hazreti Yunus'un balığın karnından çıkması ve Hazreti İsa'nın doğumu ve ölümden kurtarılarak göğe yükseltilmesi gibi hadiselerin de bugün yaşandığı kabul ediliyor.
Aynı zamanda Emevi Devleti'nin ikinci Halifesi Yezid bin Muaviye tarafından 10 Ekim 680'de Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ve 72 yakınının şehit düştüğü "Kerbela olayı" da bugün yaşandı.
Bu olayların muharrem ayının onuncu gününde yaşanması dolayısıyla dini gelenekte bugüne büyük önem atfediliyor. Müslümanlar bugünü özellikle nafile oruç tutarak ifa ediyor.
Hazreti Nuh ve onun çağrısına uyarak gemiye binenlerin, aşure aşı tüketmeleri dolayısıyla Müslümanların aşure yaparak paylaşma geleneği bugün de yaşatılıyor.
Aşure günü 10 peygambere verilen 10 ikram ve ihsan:
1. Hz. Musa’nın denizi yarması üzerine Firavun ile ordusunun sulara gömüldüğü gün.
2. Hz. Nuh’un Cudi Dağı’nın üzerine gemisini demirlediği gün.
3. Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulduğu gün.
4. Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edildiği gün.
5. Hz. İsa’nın dünyaya gelip semaya yükseldiği gün.
6. Hz. Yusuf’un kardeşlerinin attığı kuyudan çıkarıldığı gün.
7. Hz. Davud’un tövbesinin kabul edildiği gün.
8. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in doğduğu gün.
9. Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı gözleri kapanan Hz. Yakub’un görmeye başladığı gün.
10. Hz. Eyyûb’un hastalığından şifaya kavuştuğu gün.
Peygamberimiz bir hadislerinde;
“Her kim aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.”
buyurarak, bizleri Aşure gününde ve bu ayda ailemizin rızkını zora sokmayacak şekilde- bol bol ikramda bulunmaya teşvik etmiştir.
Muharrem ayında ihtiyacı olanlara yardım etmeli,
sadaka vermeye özen göstermeliyiz.
Bu ayda yapılan hayır ve hasenata kat kat sevap yazılır.
|
 |
crypton
1 yıl önce - Pts 08 Ağu 2022, 09:00

|
 |
Kadir Kıymetbilir
1 yıl önce - Pts 08 Ağu 2022, 09:38
-Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.
|
 |
Alper Çağlar
1 yıl önce - Prş 11 Ağu 2022, 01:43
Necm Sûresi
Necm sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 62 âyettir. İsmini 1. âyette geçen ve “yıldız” mânasına gelen اَلنَّجْمُ (necm) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 53, iniş sırasına göre ise 23. sırada yer alır. İçinde secde ayeti bulunan sûrelerden biridir.
Kur’ân-ı Kerîm, Allah Teâlâ tarafından Cebrâil (a.s.) vasıtasıyla Resûlullah (s.a.s.)’e inzal buyrulmuştur. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.s.)’in tebliğ ettiği İslâm, onun kendi arzu ve istekleriyle ortaya attığı bir iddia değil, bütünüyle vahye ve kesin bilgiye dayanan en doğru dindir. O, hakîkatin ta kendisidir. Çünkü Peygamber (s.a.s.), bizzat kendi müşâhedelerine dayanan hakikatleri tebliğ etmiştir. O, kendisine vahiy getiren meleği kendi gözleriyle görmüş ve Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın büyük işaretlerini bizzat müşahede etmiştir. Müşriklerin tutundukları yol ise zanna dayanmaktadır. Taptıkları Lât, Menât, Uzza putlarının hiçbir gerçekliği yoktur. Meleklere Allah’ın kızları demeleri de, onların şefaatleriyle kurtulacaklarına inanmaları da bütünüyle zanna dayanan bir iddiadır. Sahip oldukları inançlarının ne naklî ne de aklî hiçbir delili yoktur. Onların kesin bilgiye dayanan İslâm’ı bırakıp sadece zanlarına tabi olmalarının altında yatan gerçek ise âhirete inanmayıp sırf dünyanın peşinden koşmalarıdır. Netice itibariyle Peygamber (s.a.s.)’in davetini kabul edenlerle etmeyenlerin karşılaşacakları sonuçlar farklı olacak; iman edip sâlih amel işleyenler mükafatlandırılırken, kötülük yapanlar da cezalandırılacaklardır. Bu sadece Hz. Muhammed (s.a.s.)’in verdiği bir haber değil, Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ gibi önceki tüm peygamberlerin tebliğ ettiği kadim ve değişmez bir hakîkattir. Bu gerçeklere inanmayan Nûh, Âd, Semûd ve Lût kavimleri nasıl helak edildilerse, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e inanmayanlar da öyle helak edileceklerdir. O halde ölüm ve kıyâmet gelmeden önce intibâha gelip Allah’a kulluğa dönmek gerekir.
|
 |
Samet Metin 01
1 yıl önce - Prş 11 Ağu 2022, 20:42
Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
(Enfâl suresi, Ayet 8/46)
|
 |
Alper Çağlar
1 yıl önce - Cum 12 Ağu 2022, 00:50
Zümer Suresi Hakkında
Mekke döneminde inmiştir. 75 âyettir. Sûre, adını 71 ve 73. âyetlerde geçen “Zümer” kelimesinden almıştır. Zümer; zümreler, gruplar demektir. Sûrede başlıca, göklerde ve yerde Allah’ın birliğini gösteren deliller, mü’minlerin cennete, kâfirlerin cehenneme sevk edilecekleri konu edilmekte; kullar, ölüm gelip çatmadan Allah’a yönelmeye çağrılmaktadır.
Sûrenin temel konusu Allah ve âhiret inancıdır. Bu çerçevede hiçbir şeyin Allah’a ortak ve denk tutulamayacağı, O’nun mutlak ve eşsiz yaratıcı olduğu, bu sebeple insanın her durumda O’na yönelip bağlanması gerektiği belirtilmekte; bu şekilde inanan ve yaşayanların ulaşacağı âhiret nimetlerine ve cennet hayatına dair bilgi verilmekte; inkârcıların olumsuz duygu ve davranışları değerlendirilmekte; bunların kötü sonuçları hakkında uyarıda bulunulmaktadır. Her şeye rağmen Allah’ın rahmetinden ümit kesilmesinin doğru olmadığı, çünkü Allah’ın, dönüş yapıp kendisine yönelenlerin bütün günahlarını bağışlayacağı müjdelenmekte ve insanlar, âhiret azabıyla yüz yüze gelmeden önce, fırsat eldeyken inançlarını ve yaşayışlarını düzeltmeye çağırılmaktadır. Sûre, müminlerin âhiret mutluluğunu tasvir eden âyetlerle son bulmaktadır.
Hz. Âişe (ra), Resûlullah’ın genellikle her gece yatmadan önce Zümer ve Benî İsrâil (İsrâ) sûrelerini okuduğunu söylemiştir (Tirmîzî, “Sevâbü’l-Kur’ân”, 21).
|
 |
crypton
1 yıl önce - Cum 12 Ağu 2022, 09:04

|
 |
sayfa 366  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|