1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 196  |
 |
ÖzgürZB
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:29
Mustafa Kemal Atatürk'ün, diyanet başkanlığını kurması, meclisi dualar ile açması neyi ispat ediyor anlamıyorum?
Hadi birşeyleri ispat ediyor diyelim...
Peki kendi ağzı ile aynı dualar ile açtığı mecliste din hakkında ki açıkladığı görüşlerini ne yapacağız?
Nereye yoracağız?
Hani ata bizim millette resmen BAŞAK geçmiş deseniz inanırım o derece valla, o da müslüman halkı sizin gibi YOBAZ olarak kabul ettiğinden bu düşünceye de olumlu bakarım yani, tek mantıklı açıklaması bu olur bu durumda!
Müfredatta izin verdiği gökten indiği sanılan ve muhammedin kendi uydurduğu din dediği gerçeğini ve biz balıktık, karaya çıktık, oradan gelmeyiz, biz chp'nin anayasasını kaale alıyoruz, gökten indiği sanılan kitapları değil söylemlerini ne yapacağız?
En son ÖzgürZB tarafından Sal 13 Eyl 2016, 17:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Misafir cc7
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:29
müfredatta ki kitapta sistematik olarak türk çocuklarına Hz. Muhammed SAV.'mi ARAP'ın BİRİ, ARAP'ın oğlu diye bir adam bir din uydurmuş, milleti de bu şekilde kekliyor diye öğrettiniz, insanlara bunu bu şekilde öğretmeye neden kalktınız?
_____________________________
Öğretmeye çalıştırlar da ne oldu? Bu milletin büyük bir kesimi tam tersine dinine daha çok bağlandı, sarıldı. Onlar bizi dinimizden uzaklaştırıp koparmaya çalıştıkça milletimiz islamın etrafında birbirine daha çok kenetlendi. Yüce peygamberimiz, dönemin iktidarının yalakası bazı dinsizlerin kaleminden çıkan, o dönemde basılan tarih kitabı bozuntusu paçavra kağıtlarda ne kadar haşa basitleştirilmeye, çöl arabı şair gibi zavallı kelimelerle hafifletilmeye çalışılsa da, İslamın askeri Türk milleti bu iğrenç oyuna gelmedi. İslama daha sıkı sarıldı, Avrupa'nın süfli yaşam ve dini inançlarının dayatılmaya çalışıldığı kuralları reddetti. Onların çocukları ve torunları olan bizler bugün o dedelerimiz büyüklerimizin sağlam duruşu sayesinde ülkemizde islam dinini halen yaşatabiliyoruz. Yoksa çoktan bitmiştik, eriyip şeytani Avrupa kültürüne entegre olmuştuk.
|
 |
sadevatandas
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:30
| Ertugrul34 demiş ki: |
Sizin de bildiğiniz gibi, Atatürk'ün İnönü'ye söylediği bir laf vardır. "İsmet, Türk milletini ayağa kaldırmak zordur, kalkınca da oturtmak zordur"
Ezilmiş, farkındalığı nerede ise sıfır, toprakları kaybolmuş, artık havlu atmak üzere olan bir milleti nasıl uyandıracaksınız? Ve onları nasıl motive edeceksiniz? Cevap çok basit. Din, vatan, bayrak üçlüsü! Türk'ün motivatörü Tıpkı şu anda da yapıldığı gibi.
Herkes Atatürk'ten dindarlık bekliyormuş gibi konuşuyor. Atatürk her şeyden önce çok zeki bir kumandan ve muhteşem bir devlet adamıydı. O anda milletin nabzı neyi istiyor ise şerbetini ona göre verdi. Önemli olan "vatan"dı. Şu anda bütün siyasetçiler bizi kandırmıyor mu? Ülkenin menfaatleri gereği siyasetçiler çoğu zaman düşündüklerinden farklı söylemlerde bulunurlar. Adı üstünde "siyaset"!
En kötüsünü düşünelim. Atatürk ateist diyelim. Ne olacak? Bu sonucu değiştirir mi? Ateist olan biri Müslümanları yönlendirmiş, motive etmiş, uyandırmış, fena mı olmuş, hep birlikte ülkeyi kurtarmışlar.
Adam anlaşılsın diye cebinden parasını ödeyip Kuran'ı Türkçeleştirmiş, dini doğru öğrensinler diye Diyaneti kurmuş. (ok daha sonra imam hatipleri açan da CHP'dir) Din başka, devlet başka.
Atatürk'ün dindar olup olmadığı, bizi ilgilendirmiyor, kaldı ki din adı altında takiyye yapıp CIA'nın oyuncağı olan dindarları da gördük. Ülkenin en kanlı darbesini yapmaya çalıştılar. Kaç tane şehit verdik!Herkes dinini yaşamakta özgür. Atatürk hiç kimseyi "sen dindarsın" diye öldürtmedi. Sadece FETÖ gibi yapılanmalara açık olduğu için tekke ve zaviyeleri kapattı. Çok da iyi yaptı. Eğer bir yerde güç oluşmaya başlarsa CIA oradadır hemen onu kullanmak isteyecektir. (buna Üniversiteler, sendikalar, bilumum okullar da dahil)
Sonuç; Bir devlet adamı dindar olmak zorunda değildir. Her birey, kendisi dindar olmak isterse olur, buna kimsenin itirazı yok Aksi halde dinsiz biri bu vatanı kurtarmış gibi ironik bir sonuca ulaşırız. Kaldı ki konu vatansa dinsiz biri de vatanı kurtarabilir. (eğer dindar bir lider bulunamıyorsa) |
Atatürk'ün dini görüşü, dindar, mütedeyyin veya ateist olması kimsenin umrunda değil. Bu konular üzerinden Atatürk'ü eleştirmek vs. kimsenin haddi de değil hakkı da değil. Zaten mesele bu da değil. Kimse bu konularla ilgilenmiyor.
İnsanların karşı çıktığı toplum mühendisliği yapılarak insanların hayatlarına ve inançlarına müdahale de bulunmak, onlara ehlilleştirilmesi gereken hayvan muamelesi yapılması. Atatürk'ün dini kullandığını kabul ediyorsunuz. Milli Mücadele yıllarında Atatürk meşruiyet kazanmak için dini kullanmış ve siyasete alet etmiştir. Bu müdahale, en basitinden meclisin açılma anında yaşananlar yüzünden dindar olan Kazım Karabekir'i "bu kadar da olmaz!" diyerek sinirlendirmiştir.
Atatürk "köprüyü geçene kadar..." minvalinden yola çıkarak dün A dediğine bugün Z demiştir. Siyaseten belki de kabul edilebilir. Bugün bu yapılana "kıvırdılar, tükürdüğünü yaladılar, tutarsız politika izliyorlar" diye eleştiriler getiriliyor.
"Devrimler çocuklarını yer" diye bir gerçek var. Sonuçta eskiyi kötüleyeceksin ki yeninin bir meşruiyeti olabilsin. Ancak aradan on yıllar geçtikten sonra bu yanlışı devam ettirmek art niyettir ve milletin arasına tefrika sokmaktır. Bugün geçmişini bilmeyen ve nefret eden ucube bir güruh oluşmasına sebebiyet veren bu politikalardır. Atatürk kendisine muhalif olan kim varsa susturmuştur. İstiklal Harbi'nde hayatını ortaya koyarak savaşan insanları önce "İstiklal Kahramanı" diye lanse etmiş; siyaseten ayrı düştüğünde ise "vatan haini" diye yaftalayarak ya sürgün etmiş, ya da ortadan kaldırmıştır. İstiklal Şairimiz bile "Güya özgürlük getireceklerdi. Bu baskı ve zulüm eskide bile hiç olmadı" diyerek süreci eleştirmiştir. İstiklal Şairinin peşine polis takılmış ve ölümle tehdit edilmiştir. Bu yüzden de yurt dışına gitmek zorunda kalmıştır. Halbuki aynı Akif, dönemin padişahı Abdülhamit'e açıkca küfür ettiği halde bile başına hiçbir şey gelmemişti. Hani nerede özgürlük? Tabii bu zorbalık sadece mütedeyyin kesime yönelik değildi. Örneğin Cumhuriyet döneminde Nazım Hikmet birçok kez şiirleri yüzünden yargılanmış ve en sonunda 28 yıllık hapis cezasına çarptırılmıştı. Osmanlı zamanında ise Abdülhamit'e karşı suikast düzenleyen adama karşı "Ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın! Attın... ama yazık ki, yazıklar ki vuramadın!" diyen Neyzen Tevfik'e padişah veya erkanı tarafından hiçbir şey yapılmamıştır. O dönem kim rejim veya yapılanlara karşı ses çıkarırsa hain ilan ediliyordu. Bugün ise Atatürk'ü eleştirenler hain ve Atatürk düşmanı olarak yaftalanıyor. Bu kafa yapısında değişen hiçbir şey yok. İnsanlar yıkılan Osmanlı'dan sonra daha müreffeh bir hayat arzularken hiç görmedikleri zulümlere tabii kalmıştır.
Atatürk'ün güvenlikçi politikalarına karşı çok bir karşıtlığımız olamaz. Devletin bekasına yönelik isyan eden kişiler hak ettiği şekilde cezalandırılır. Ancak Atatürk'ün kültürel politikaları yanlıştır.
Not: günümüz ana muhalefet partisi imam hatipleri açtığında "ölü yıkayacak ve rejim propagandası yapacak" insanlar yetiştirmek için bu kurumları açtı. Daha sonra istediği verimi alamayınca da kapattı. Aynı ana muhalefet partisi bu okullar gerçek amacıyla eğitim vermeye başladıktan sonra hep düşman olmuştur. Bugün bile bu bilgi "imam hatipler kapatılsın" diye tepişenler tarafından onaylanabilir.
Not2: Tekke ve Zaviyeler kapatılmasaydı din, merdiven altına inmezdi. Tek parti rejiminde uzun yıllar dini eğitim veren bir kurum olmadı ve din merdiven altına itildi. Devlet kontrolü altında verilen din eğitimi, devlet ve milletin kazancınadır.
Not3: Din adı altında CIA uşaklığı yapan din adamları gibi; laiklik adına CIA uşaklığı yapanlar da olmuştur. "Our boys did it" diyenleri unutmadık. Laiklik sosuyla 60'da Başbakanı asanları, 80'de bir sağdan bir soldan astık diyenleri unutmadık.
|
 |
ÖzgürZB
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:45
Atatürk'ün bana göre kurtuluş savaşı mücadelesi vermesi, halkı örgütlemesi şusu, busu bu konuda eyvallah, taktir edilecek bir durumdur...
Ancak kabul edelim ki, Atatürk'te bir siyasi idi ve despotlukta kendisinde fazlaca vardı! Bunu kabul etmemek, katiyen öyle birisi değildi, olamaz o dört dörtlük bir insandı diye diretmek kusura bakmayın onu yarı tanrı olarak görmekten başka birşey değildir...
O böyle bir tanrı tasviri içerisinde kendisini görüyor muydu? Öyle birşey istiyor muydu? Kesinlikle sanmıyorum...
Ancak Onu yere göğe sığdıramayanlar malesef onunda bir insan ve beşeri bir varlık olduğunu, toplum mühendisliğinde, Türk Halkına atmaya çalıştığı bir formatta ciddi yanlışlar içerisine düştüğünü görmekte zorluk yaşıyor...
O da bir insandı ve o da bir insan herşeyden önce de bir siyasetçi olarak CUMHURİYET KURULDUKTAN sonra bazı SİYASİ HATALARA DÜŞTÜ!
Mayasında, İMAN olan bu halkı bir toplum mühendisliği ile tamami ile avrupalılara benzetmek istemesi belki kendi nezdinde kabul edilebilir, anlayışla karşılanabilirdi ama yanlıştı...
Bu tür bir politika, Türk toplumunda onarılmaz sorunlara yol açtı...
Türk Toplumu batının kötü bir ÇAKMASI, kötü bir özentisi olmaktan taklitten öteye gidemedi!
Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım, biz hiç bir zaman avrupalı olmadık, avrupalı da olamayız...
Biz onlar gibi olamayız çünkü, hamurumuz, yaşayımız, tarihimiz herşeyimiz onlardan farklı...
İçimizde ki o özentiler de son derece abartılı olduklarından kendilerini hemen her olayda aşırıya kaçmak sureti ile kendilerini palyaço durumuna düşürüyorlar...
Atatürk bunu bir devlet politikası ile yapmaya kalktı, kendisinden sonrakilerde bunu devam ettirmek istedi, hala daha da atatürk ilke ve inkilapları diyerek sadece islam ile mücadelede kullanıyorlar bu ilkeleri...
|
 |
ÖzgürZB
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:51
Oysa artık islam ile mücadele etmekten vazgeçip sahiden atatürk'ün ilke ve inkilaplarını muaassır medeniyetler seviyesine ulaşmakta kullansa idi, bugün belkide sahiden o arzu ettiğimiz bir zamanlar osmanlı da yaşadığımız karşılıklı hoşgörüye, bir zamanlar avrupada gerçekleşmiş sanayii atılımında ve endüstriyelleşmede pastadan çok ciddi paylar almış olabilirdik şimdiye kadar...
Çünkü bu içi boş tartışmalar ile çok zaman, çok yıllar kaybettik... Çok birbirimizin kanını döktük... Çok zarar verdik ülkemize...
Hala daha bu kafada olanlar var evet ama bunlara takılıp kalmamalıyız artık bence...
Atatürk'ünde bir siyasetçi ve bir insan olduğunu siyasi olarak belki başarısızlık bile gösterebileceğini ve bununda son derece normal olduğunu kabul edebildiğimizde bence komplekslerimizden kurtulacağız...
Çünkü Atatürk'ün cumhuriyet'inde de kendisine muhalif eleştiriler son derece yoğundu, halk tarafından da kendisine ciddi tepkiler vardı!
Bugün tıpkı Erdoğan'a verilen tepkiler gibi...
Bugünde nasıl erdoğan'ın yanlışları, doğruları varsa mutlaka atatürk'ünde vardı! Siyasetçi kimliğinden kasıtla söylüyorum bunları...
|
 |
RId0
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 18:03
| Alıntı: |
| İnsanlar yıkılan Osmanlı'dan sonra daha müreffeh bir hayat arzularken hiç görmedikleri zulümlere tabii kalmıştır. |
Cumhuriyet rejimine geçildikten sonra demokrasiye son verilmiş, çoğulculuk kaldırılmış, tek parti oligarşisi hakim olmuş, din ve vicdan hürriyeti tatil edilmiş, resmî ideoloji ve vesayet sistemi terörü uygulanmış, millî kimliğe ve kültüre aykırı zorlama değişiklikler yapılmış, zalim İstiklal Mahkemelerinde din adamları, yazarlar, aydınlar, vatandaşlar inançlarından, düşüncelerinden, görüşlerinden, tenkitlerinden dolayı âdil olmayan şekilde, müdafaa (avukat tutma) ve Yargıtay'a müracaat imkanı ve hakkı olmaksızın karakuşî şekilde yargılanıp idam edilmişlerdir
|
 |
Ertugrul34
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 20:02
Kimseye ayrı ayrı cevap yazacak değilim. Yazdıklarımı iyice okuyup biraz mantık çalıştırırsanız Atatürk'ün dini düşüncelerinin ne olduğunun bir anlamı olmadığını anlarsınız.
Önce şunda mutabık kalalım.
Hayatın her aşaması için geçerli olan öncelikler vardır. Bir ülkenin önceliği ise tartışmasız ilk sırada VATAN dır. Vatanın nasıl kurtarıldığı önemli değildir. VATANIN KURTARILMIŞ OLMASI önemlidir.
VATAN, ATATÜRK'ÜN DİNİ DÜŞÜNCELERİNDEN ÇOK DAHA DEĞERLİDİR!
Vatan namus demektir? Özgürlük demektir? Ve Türk için Vatan/Namus çok çok değerlidir.
Bu vatan dini zayıf dediğiniz o muhteşem insanın çabaları ile kurtarılmış olmasaydı bu gün çoğumuz hıristiyan, yahudi, musevi, katolik v.s olabilirdik!
Sizin asıl sorununuz ülke kurtarıldıktan sonra olanlar. Yani çok kısa sürede gerçekleştirilen ikinci savaş!Büyük değişim.
Bu değişimin neden yapıldığını yazmıştıım. Bu devrimler ülke bir daha eski sorunları yaşamasın, çağa ayak uydursun amacı taşıyor. Yani bizi istila eden emperyalistlerin silahını kuşanmadır bu.
Hiç bir devrim öyle bedava değildir. Değişim zordur. Uzuuuunca süre uyumuş bir millette daha da zordur. Kaldı ki başka ülkelerde yapılan reformlar yüzlerce yıl sürdüğü halde Cumhuriyet devrimleri çok kısa sürede gerçekleşmiştir. Emperyalistlerin en fazla canını sıkan da bu devrimler olmuştur. Ülke kaybettiği tüm zamanları bu değişimle kazanma yoluna girmiştir. Asıl silahı o zaman donanmaya başlamıştır. Türkiye Orta Doğu tarzından batının bilgi, teknoloji, farkındalık tarzına dönmüştür.
Haksız da değildir. Orta Doğuya bir bakın ATEŞ HİÇ DİNİYOR MU?
|
 |
olcay oytunalp
6 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2016, 15:33
ATATÜRK DİNLE İLGİLİ NE DEMİŞSE DOĞRU DEMİŞTİR NE YAPMIŞSA DOĞRUSUNU YAPMIŞTIR ?
|
 |
Engin Topal
6 yıl önce - Pzr 25 Eyl 2016, 01:57
Tayyip Erdoğan'ın Anıtkabiri ziyareti onu ne kadar Kemalist/Atatürkçü yapıyor ise, M. Kemal'in Diyanet'i kurdurması onu o kadar dindar yapar. Alakasız alaka kuruyorsunuz. Bir de resmin tamamına bakmak lazım bir insanı değerlendirmeden önce. Dua ile meclisi açtı diye dindar olunmaz. Yaşamının bütününde dinin yeri ne idi diye bakılır. Sabah akşam alkol tüketen birisini ve devlet başkanı olduktan sonra Cuma namazına bile gitmemiş birisini dindar yapma hevesini anlamakta zorlanıyorum. Klasik anlamda dindar bir insan değildi; hatta kendi sözlerinden dini tamamen rettettiğine dair önemli emareler var. Bunu siz de bal gibi biliyorsunuz. Dindar olmak zorunda da değildi ki zaten. Bütün bir millete dinini unutturmak istemeseydi benim için mevzubahis bile olmazdı. Dinle mücadele etmek yerine münevver bir din anlayışının önünü açabilirdi. Cenaze namazı kıldırabilecek insan kalmamıştı Türkiye'de.
.
|
 |
Olgun AKBAL
6 yıl önce - Pzr 25 Eyl 2016, 04:33
Öncelikle bu konu üzerinde tartışırken her türlü duygudan uzak, mantık çerçevesinde tüm hakikatleri paylaşmamız gerekiyor, tıpkı bir mahkemede tüm gerçeklerin ortaya çıkarılması gibi...
Bu konunun irdelenmesi yönünde siz değerli wowturkey üyelerine teşekkür ediyorum.
Kuvay-yi Milliye hareketi ile ordularımıza önderlik eden Atatürk, askeri başarısından ötürü saygı duyduğum bir kişidir, fakat kendisinin aldığı bazı kararları yanlış buluyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün din hakkındaki düşünceleri Cumhuriyet kurulduğundan beri, uzun yıllar boyunca doğru dürüst irdelenemedi.
Osmanlı'nın ardından alfabemizin değiştirilmesi, zorla şapka giyilmesi, tüm Müslüman ülkelerinde Arapça okunan ezanın Türkçe okunması, sürekli batıya uyum sağlama ideolojisi, bütün bunlar gerçekten akıllarda büyük soru işaretleri uyandırıyor. Çünkü bu ideoloji bir çok kitapta, makalede bahsi geçen Yeni Dünya düzenini anlatıyor gibi. Yeni Dünya düzeni: herkesin tek tip olması, düzeni sorgulamanın yasak olması, liderlerin yada nesnelerin kutsallaştırılması, dini inancı olmayan bireylerin oluşturulması, milli ulus bütünlüğü olmayan toplumların oluşturulması... (Emperyalizm, Komünizm vb.)
Somut örneklere bakacak olursak;
Amerika Birleşik Devletleri:
Yeni Dünya düzenin öncü devletidir, bayrağında 50 adet yıldız bulunur, yıldızları kutsallarıdır, nitekim 1. sıradaki paraları da, yani 1 Dolar, arkasında çok kutsal saydıkları diğer bir nesneyi, piramidi yerleştirmiştir. (Piramit; tüm gücün hakim olduğu büyük göz, kapitalizm, yani paranın gücü, satın alamayacağı hiç bir şey yoktur, acımasızdır, gerektiğinde savaşlar çıkartır)
Sovyet Rusya (1922-1991):
İdeolojisinde işçi sınıfını kutsal saymıştır, yani kutsal olan işçi yani tek tip insandır, kutsal olan şey Tanrı değildir. Yüzyıllardır Ortodoks Hristiyanlarının yaşadığı bir toplum ne oldu da birden bire Tanrı yerine tek tip insanı kutsal saymaya başladı ? Ayrıca geçen sene Moskova'ya yaptığım gezide dikkatimi bir şey çekmişti, Sovyet Rusya kurulurken, önemli yapılarında bir yıldızı en üst konuma yerleştirmişler, tıpkı ABD'nin bayrağındaki 50 adet kutsal yıldız gibi Sovyetlerinde bir kutsal yıldızı var;
Moskova Gorki parkında bir yapı;
Bir ayrıntı daha, Dünya'da devrim amacı ile ortaya çıkan çoğu sol terör örgütünün bayraklarında da bunun gibi bir yıldız bulunur... Sonuç olarak Sovyet Rusya ve ABD, Hristiyan dininden uzak sembolleri kutsal saymıştır.
1. Dünya savaşı sonrası, sanki Dünya üzerindeki tüm dengeler birileri tarafından ustaca değiştirilmiş gibi bir tablo ortaya çıkıyor. 1. Dünya savaşı sonrası, yüzlerce yıllık devlet geleneği ile yönetilen ve askeri açıdan çok ileride olan, Osmanlı Devleti ve Rusya İmparatorluğu adeta sinsi bir şekilde çökertildi.
Cumhuriyetin ilanı 1923 yılında gerçekleşmiş. Benzer yıllarda dikkat edin Dünya üzerinde büyük bir değişim rüzgarı, devrim modası hakim. İnsanların beyninde devrim fikri oluşturuldu, tüm eskiye ait geleneklerin yıkılması, eskiye lanet okunması amaçlandı, bir nevi isyan gibi bir olguydu devrim. Bu devrimin en kanlı örneği ise 1917 Ekim ayında St. Petersburg şehrinde gerçekleşiyor, Bolşevikler Lenin önderliğinde Kışlık saraya yürümüşlerdir, sarayın sadık muhafızları öldürülmüş, ardından dönemin Çar'ı ve ailesi, hepsi idam edilmiş, mezarları dahi olmamış, cesetlerini maden ocaklarına atmışlardır.
1917 Ekim devriminin ardından, 1922 yılında SSCB kurulmuş. (TC'nin kuruluşundan 1 sene önce)
Sovyet döneminde Rus halkının tüm dini inancı engellenmiş, ateizm sürekli övülmüştür.
Moskova'daki mezarlıklarda Sovyet döneminde ölmüş çoğu kişinin mezarı yoktur, kavanozlarda külleri saklanmaktadır. Stalin, bütün kiliseleri kapatıp balo salonuna dönüştürmüştür.
Zamanında, Çar deli Pedro tüm Avrupa'ya kök söktürürken, nasıl oldu bittiye getirilip Lenin adından biri koskoca Rus İmparatorluğunu yıkmayı başardı ? İmparatorluk ile neydi alıp veremedikleri ?
Yeni Dünya düzeni bu konuda gerçekten şüpheli bir proje, ülkemize baktığımız zaman sürekli terör olayları, darbeler ile hükümetlerin düşürülmeye çalışılması...
Türk gençliğinin dini inançlarının ve ahlak seviyesinin azaltılmaya çalışıldığını sadece TV dizileri, müstehcen sinema filmlerine bakarak bile anlayabiliriz...
Bu konuda din kişiyi bağlar deyip geçemeyiz, tarihe baktığımız zaman Dünya üzerindeki çoğu savaş, çekişme, oynanan oyunlar kutsal dinlerin yok edilmesidir. Milli bütünlüğü, dini inancının gücü sayesinde olan, nice zaferler elde eden Rusya imparatorluğu ve Osmanlı Devleti yıkılmıştır, istenen sonuç elde edilmiştir.
Kaynak Rus Devrimi : https://tr.wikipedia.org/wiki/Rus_Devrimi_(1917)
Kaynak Yeni Dünya Düzeni: https://tr.wikipedia.org/wiki/Yeni_D%C3%BCnya_D%C3%BCzeni
|
 |
sayfa 196  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|