Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 196
ÖzgürZB
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:29



En son ÖzgürZB tarafından Sal 13 Eyl 2016, 17:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Misafir cc7

6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:29



sadevatandas
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:30

Ertugrul34 demiş ki:
Sizin de bildiğiniz gibi, Atatürk'ün İnönü'ye söylediği bir laf vardır. "İsmet, Türk milletini ayağa kaldırmak zordur, kalkınca da oturtmak zordur"

Ezilmiş, farkındalığı nerede ise sıfır, toprakları kaybolmuş, artık havlu atmak üzere olan bir milleti nasıl uyandıracaksınız? Ve onları nasıl motive edeceksiniz? Cevap çok basit. Din, vatan, bayrak üçlüsü! Türk'ün motivatörü Tıpkı şu anda da yapıldığı gibi.

Herkes Atatürk'ten dindarlık bekliyormuş gibi konuşuyor. Atatürk her şeyden önce çok zeki bir kumandan ve muhteşem bir devlet adamıydı. O anda milletin nabzı neyi istiyor ise şerbetini ona göre verdi. Önemli olan "vatan"dı. Şu anda bütün siyasetçiler bizi kandırmıyor mu? Ülkenin menfaatleri gereği siyasetçiler çoğu zaman düşündüklerinden farklı söylemlerde bulunurlar. Adı üstünde "siyaset"!

En kötüsünü düşünelim. Atatürk ateist diyelim. Ne olacak? Bu sonucu değiştirir mi? Ateist olan biri Müslümanları yönlendirmiş, motive etmiş, uyandırmış, fena mı olmuş, hep birlikte ülkeyi kurtarmışlar.
Adam anlaşılsın diye cebinden parasını ödeyip Kuran'ı Türkçeleştirmiş, dini doğru öğrensinler diye Diyaneti kurmuş. (ok daha sonra imam hatipleri açan da CHP'dir) Din başka, devlet başka.

Atatürk'ün dindar olup olmadığı, bizi ilgilendirmiyor, kaldı ki din adı altında takiyye yapıp CIA'nın oyuncağı olan dindarları da gördük. Ülkenin en kanlı darbesini yapmaya çalıştılar. Kaç tane şehit verdik!Herkes dinini yaşamakta özgür. Atatürk hiç kimseyi "sen dindarsın" diye öldürtmedi. Sadece FETÖ gibi yapılanmalara açık olduğu için tekke ve zaviyeleri kapattı. Çok da iyi yaptı. Eğer bir yerde güç oluşmaya başlarsa CIA oradadır hemen onu kullanmak isteyecektir. (buna Üniversiteler, sendikalar, bilumum okullar da dahil)

Sonuç; Bir devlet adamı dindar olmak zorunda değildir. Her birey, kendisi dindar olmak isterse olur, buna kimsenin itirazı yok Aksi halde dinsiz biri bu vatanı kurtarmış gibi ironik bir sonuca ulaşırız. Kaldı ki konu vatansa dinsiz biri de vatanı kurtarabilir. (eğer dindar bir lider bulunamıyorsa)



Atatürk'ün dini görüşü, dindar, mütedeyyin veya ateist olması kimsenin umrunda değil. Bu konular üzerinden Atatürk'ü eleştirmek vs. kimsenin haddi de değil hakkı da değil. Zaten mesele bu da değil. Kimse bu konularla ilgilenmiyor.

İnsanların karşı çıktığı toplum mühendisliği yapılarak insanların hayatlarına ve inançlarına müdahale de bulunmak, onlara ehlilleştirilmesi gereken hayvan muamelesi yapılması. Atatürk'ün dini kullandığını kabul ediyorsunuz. Milli Mücadele yıllarında Atatürk meşruiyet kazanmak için dini kullanmış ve siyasete alet etmiştir. Bu müdahale, en basitinden meclisin açılma anında yaşananlar yüzünden dindar olan Kazım Karabekir'i "bu kadar da olmaz!" diyerek sinirlendirmiştir.

Atatürk "köprüyü geçene kadar..." minvalinden yola çıkarak dün A dediğine bugün Z demiştir. Siyaseten belki de kabul edilebilir. Bugün bu yapılana "kıvırdılar, tükürdüğünü yaladılar, tutarsız politika izliyorlar" diye eleştiriler getiriliyor.

"Devrimler çocuklarını yer" diye bir gerçek var. Sonuçta eskiyi kötüleyeceksin ki yeninin bir meşruiyeti olabilsin. Ancak aradan on yıllar geçtikten sonra bu yanlışı devam ettirmek art niyettir ve milletin arasına tefrika sokmaktır. Bugün geçmişini bilmeyen ve nefret eden ucube bir güruh oluşmasına sebebiyet veren bu politikalardır. Atatürk kendisine muhalif olan kim varsa susturmuştur. İstiklal Harbi'nde hayatını ortaya koyarak savaşan insanları önce "İstiklal Kahramanı" diye lanse etmiş; siyaseten ayrı düştüğünde ise "vatan haini" diye yaftalayarak ya sürgün etmiş, ya da ortadan kaldırmıştır. İstiklal Şairimiz bile "Güya özgürlük getireceklerdi. Bu baskı ve zulüm eskide bile hiç olmadı" diyerek süreci eleştirmiştir. İstiklal Şairinin peşine polis takılmış ve ölümle tehdit edilmiştir. Bu yüzden de yurt dışına gitmek zorunda kalmıştır. Halbuki aynı Akif, dönemin padişahı Abdülhamit'e açıkca küfür ettiği halde bile başına hiçbir şey gelmemişti. Hani nerede özgürlük? Tabii bu zorbalık sadece mütedeyyin kesime yönelik değildi. Örneğin Cumhuriyet döneminde Nazım Hikmet birçok kez şiirleri yüzünden yargılanmış ve en sonunda 28 yıllık hapis cezasına çarptırılmıştı. Osmanlı zamanında ise Abdülhamit'e karşı suikast düzenleyen adama karşı "Ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın! Attın... ama yazık ki, yazıklar ki vuramadın!" diyen Neyzen Tevfik'e padişah veya erkanı tarafından hiçbir şey yapılmamıştır. O dönem kim rejim veya yapılanlara karşı ses çıkarırsa hain ilan ediliyordu. Bugün ise Atatürk'ü eleştirenler hain ve Atatürk düşmanı olarak yaftalanıyor. Bu kafa yapısında değişen hiçbir şey yok. İnsanlar yıkılan Osmanlı'dan sonra daha müreffeh bir hayat arzularken hiç görmedikleri zulümlere tabii kalmıştır.

Atatürk'ün güvenlikçi politikalarına karşı çok bir karşıtlığımız olamaz. Devletin bekasına yönelik isyan eden kişiler hak ettiği şekilde cezalandırılır. Ancak Atatürk'ün kültürel politikaları yanlıştır.

Not: günümüz ana muhalefet partisi imam hatipleri açtığında "ölü yıkayacak ve rejim propagandası yapacak" insanlar yetiştirmek için bu kurumları açtı. Daha sonra istediği verimi alamayınca da kapattı. Aynı ana muhalefet partisi bu okullar gerçek amacıyla eğitim vermeye başladıktan sonra hep düşman olmuştur. Bugün bile bu bilgi "imam hatipler kapatılsın" diye tepişenler tarafından onaylanabilir.

Not2: Tekke ve Zaviyeler kapatılmasaydı din, merdiven altına inmezdi. Tek parti rejiminde uzun yıllar dini eğitim veren bir kurum olmadı ve din merdiven altına itildi. Devlet kontrolü altında verilen din eğitimi, devlet ve milletin kazancınadır.

Not3: Din adı altında CIA uşaklığı yapan din adamları gibi; laiklik adına CIA uşaklığı yapanlar da olmuştur. "Our boys did it" diyenleri unutmadık. Laiklik sosuyla 60'da Başbakanı asanları, 80'de bir sağdan bir soldan astık diyenleri unutmadık.


ÖzgürZB
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:45



ÖzgürZB
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 17:51



RId0
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 18:03

Alıntı:
İnsanlar yıkılan Osmanlı'dan sonra daha müreffeh bir hayat arzularken hiç görmedikleri zulümlere tabii kalmıştır.



Cumhuriyet rejimine geçildikten sonra demokrasiye son verilmiş, çoğulculuk kaldırılmış, tek parti oligarşisi hakim olmuş, din ve vicdan hürriyeti tatil edilmiş, resmî ideoloji ve vesayet sistemi terörü uygulanmış, millî kimliğe ve kültüre aykırı zorlama değişiklikler yapılmış, zalim İstiklal Mahkemelerinde din adamları, yazarlar, aydınlar, vatandaşlar inançlarından, düşüncelerinden, görüşlerinden, tenkitlerinden dolayı âdil olmayan şekilde, müdafaa (avukat tutma) ve Yargıtay'a müracaat imkanı ve hakkı olmaksızın karakuşî şekilde yargılanıp idam edilmişlerdir


Ertugrul34
6 yıl önce - Sal 13 Eyl 2016, 20:02



olcay oytunalp
6 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2016, 15:33



Engin Topal

6 yıl önce - Pzr 25 Eyl 2016, 01:57



Olgun AKBAL
6 yıl önce - Pzr 25 Eyl 2016, 04:33



sayfa 196
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET