Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Irkçılık, Kin ve Nefreti Yayma Suçu
« önceki   123 ... 242526

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 26
AnL_95
2 yıl önce - Prş 27 May 2021, 16:00

Alıntı:

Yasadigin bir olayı anlatmak istiyorum. Benim çocuk 1 yaşlarında hastanede yatıyor ameliyat olması lazım. Prof. Hastanenin bölüm başkanı ileri yaşlarda bayan bir doktor geldi. Muayene etti ameliyata karar verilecek. Başladı hükümete atıp tutmaya baya bi konuştu. Dinledik bisey diyemedik bisey söylesek çocuğa bakmayacak o günü hiç unutmuyorum. Böyle doktorlarla karşılaşmak istemiyorum.

1-)Irkçılıkla ilgisi nedir bu meselenin?
2-)Bir doktorun siyasi görüşü değil hastalarına iyi davranıp davranmadığı işinin ehli olup olmadığı önemlidir
3-)Çok geçmiş olsun. Acil şifalar dilerim.


BJK 5106
2 yıl önce - Sal 13 Tem 2021, 14:37

Alıntı:

Formula 1'de 7 şampiyonluk yaşayan Lewis Hamilton, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Yaşananları görmek acı verici. Bu durum bize ülkemizin önünde daha uzun bir yol olduğunu gösterdi. Bu konu üzerinde ne kadar çalışmamız gerektiğini bir kez daha gördük." ifadelerini kullandı.

Norveçli golcü futbolcu Erling Haaland, "Hala ırkçılık ve ayrımcılık yapanları anlamıyorum. Ayrımcılığın her çeşidiyle mücadele etmekten yorulmayacağız. Penaltı atacak cesareti gösterdikleri için alkışlamak yerine bu genç adamlara ırkçı saldırılarda bulunuluyor. Sözün bittiği noktadayız." değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere Milli Takımı'nın santrforu Harry Kane, "Onlar desteklenmeyi hak ediyor, ırkçı saldırıları değil. Üçü de bütün yaz boyunca harikaydı ve gerginliğin üst düzeyde olduğu anlarda penaltı atacak cesareti gösterdiler. Sosyal medya üzerinden bu tacizleri yapıyorsanız İngiltere taraftarı değilsiniz ve sizi istemiyoruz." şeklinde görüş belirtti.

Fransız futbolcu Paul Pogba, "Sizlerle gurur duyuyorum. Kazanır ya da kaybedersiniz. Penaltıları atacak cesareti gösterdiniz ve ülkenizin finale yükselmesine katkı sağladınız. Irkçılıkla mücadele etmeyi asla bırakmayacağız. Siz çocuklar başınızı dik tutun ve kendinizle gurur duyun." yorumunu yaptı.

Barcelona Kulübü ise sosyal medya hesabında penaltı atışları sırasında bekleyen İngiltere Milli Takımı oyuncularının fotoğrafına yer vererek "Penaltılarla maç kaybetmek futbol ve hayatın bir parçası ama ırkçılık değil." ifadesini kullandı.

Ayrıca Japon tenisçi Naomi Osaka, İngiltere Milli Takımı oyuncuları Jude Bellingham, Tyrone Mings, Kalvin Phillips ile eski İngiliz futbolcular Alan Shearer ve Gary Neville gibi birçok isim de yaptıkları açıklamalarla ırkçılığa tepki gösterdi.

İtalya, normal süresi ve uzatmaları 1-1 tamamlanan final maçında İngiltere'ye penaltılarda 3-2 üstünlük sağlayarak şampiyon olmuştu. İngiltere'nin son üç penaltısını kaçıran Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka hakkında çok sayıda sosyal medya kullanıcısı tarafından hakaret içerikli yorumlar paylaşılmıştı. UEFA ve İngiltere Futbol Federasyonu da yaşananları kınamıştı. ​(AA)


BJK 5106
1 yıl önce - Pts 21 Mar 2022, 21:19

Alıntı:
Avusturya'da 20 yılı aşkın süredir ırkçı saldırıları kayıt altına alan, Irkçılık Karşıtı Çalışma ve Sivil Tepki (ZARA) sivil toplum kuruluşu, "2021 Irkçılık Raporu'nu" yayımladı.

Rapora göre Kovid-19 kısıtlamalarının sosyal yaşamın birçok alanında etkili olduğu 2021'de, 1977 ırkçı saldırı yaşandı.

Çevirim içi ırkçılık hız kesmeden sürdü


İnternet, 1117 ile ırkçı saldırıların kendine en çok yer bulduğu mecra oldu. Çevirim içi platformlardaki ırkçı saldırılar geçen yılki toplam vakaların yaklaşık yüzde 56'sına tekabül etti.

Irkçı saldırıların en çok yapıldığı ikinci yer ise 273 ile kamuya açık alanlar oldu.

Ülkede geçen yıl eğlence ve hizmet sektöründe 185, kamu kurum ve kuruluşlarında 112, çalışma hayatında ise 104 ırkçı saldırı yaşandı.

Polisin ırkçı tutumunda artış


Güvenlik birimlerinin 102 ırkçı tutumda bulunduğu kaydedilen raporda, yazılı ve görsel basın ile siyasette 84 ırkçı ve nefret içerikli söylem ve eylem tespit edildi.

Raporda, kamuya açık alanlarda kadınların erkeklerden iki kat daha fazla ırkçılığa maruz kaldığına işaret edilirken mağdurların yalnız yüzde 22'sinin ırkçı saldırıya uğradıkları için ZARA'ya başvurduğuna, kayıt altına alınan vakaların büyük çoğunluğunun üçüncü kişiler tarafından bildirildiğine dikkat çekildi.

Müslümanlara yönelik polis şiddeti


Bu yılki raporda yapısal ve kurumsal ırkçılığa odaklanıldığı bildirilerek, 9 Kasım 2020'de aralarında akademisyen Prof. Dr. Farid Hafez'in de bulunduğu ve kamuoyunun yakından tanıdığı 30 Müslüman aktivistle akademisyene yönelik polisin orantısız şiddete başvurduğu operasyonlar kurumsal ırkçılığa örnek olarak gösterildi.

ZARA yöneticisi Fiorentina Azizi-Hacker, rapora ilişkin değerlendirmelerin aktarıldığı basın toplantısında yaptığı konuşmada, bu yılki raporda odaklanılan yapısal ırkçılıktan bir sistemin kastedildiğini, bu sistemin, beyaz olarak algılanan insanlara sürekli olarak ayrıcalık tanırken bu kategoriye girmeyen diğer tüm insanları ise dezavantajlı kıldığının altını çizdi.

Hacker, "Yapısal ırkçılık, hepimizin içinde büyüdüğü ve yaşadığı sosyal, ekonomik ve politik sistemlerimizin bir parçasıdır. Böylece düşünme ve konuşma şeklimiz, tutum ve eylemlerimiz üzerinde kalıcı bir etkisi olabilir." diye konuştu.

"Sistemli Irkçılık"


Irkçılığın bir sisteme sahip olduğunu belirten Hacker, 2021 raporunda bu durumu işaret eden örneklere değindi.

Hacker, "Eğer siyahi bir öğrenci, eğitimi kapsamında bir iş yerinde staj başvurusunda bulunuyor ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden iş görüşmesine çağrılmıyorsa, aynı sınıftan beyaz arkadaşları staj için söz konusu iş yerine davet ediliyorsa, bu ırkçılığın bir sisteme sahip olduğunun açık göstergesidir." ifadesini kullandı.

Programa konuşmacı olarak katılan Georgetown Üniversitesinden Prof. Dr. Farid Hafez da yaklaşık bir buçuk yıl önce "sözde terörle mücadele" gerekçesiyle polisin orantısız şiddeti ve savcılığın gerçek dışı iddiaları nedeniyle yaşadığı mağduriyetin gölgesinde yapısal ve kurumsal ırkçılığı anlattı.

Hafez, "Operasyon Lüxor" adı verilen polis baskılarında planlı bir şekilde orantısız güce başvurulduğunu belirterek, özellikle söz konusu operasyon kapsamında yapılan sorgularda herhangi bir terör eylemi ya da işlenmiş bir suça yönelik soruların yöneltilmediğini, daha ziyade başörtüsü yasağı, camilerin kapatılması gibi konular hakkında sorulara muhatap olunduğunu dile getirdi.

"Siyasal İslam'la kastedilen, aşağı yukarı İslam'ın kendisi"


Söz konusu polis baskınlarının "sözde siyasal İslam'la" mücadele kapsamında yapıldığını kaydeden Hafez, yalnız polis baskınları değil, hükümetin siyasal İslam'la mücadele adı altında attığı bütün adımlarda doğrudan İslam ve Müslümanları hedef alındığını vurgulayarak, "Sözde siyasal İslam'la kastedilen, aşağı yukarı İslam'ın kendisi." ifadesini kullandı.

Hafez, söz konusu olaydan kısa süre sonra Avusturya dışında yaşamaya başladığını, bu program için iki gün önce Viyana'ya ailesiyle geldiğini belirterek, operasyon gecesi polisin uyguladığı şiddetin izlerinin çocuklarının hafızasından silinmediğini söyledi.

"Viyana'ya geldiğimiz günün gecesinde kızım çok duygusal bir şekilde yanıma geldi ve 'özel harekat polislerinin yine evimize baskın yapmalarından korktuğunu' söyledi." diye konuşan Hafez, yaklaşık bir buçuk yıl önce yaşanan polis şiddetinin kızının psikolojisinde oluşturduğu travmaya dikkati çekti. 🔗( AA)




hasana23
1 yıl önce - Pts 21 Mar 2022, 21:26



BJK 5106
1 yıl önce - Pts 21 Mar 2022, 21:30

Alıntı:
AA muhabiri, "21 Mart Uluslararası Irkçılıkla Mücadele Günü" vesilesiyle aşırı sağcıların işlediği suçlara ilişkin Federal Meclis'e sunulan soru önergelerine hükümetin verdiği cevaplardaki ve Federal Kriminal Dairesi'nin hazırladığı raporlardaki verileri derledi.

Aşırı sağcıların, Almanya'da 2017'de 20 bin 520, 2018'de 20 bin 431 ve 2019'da 22 bin 342 suç işlediği kayda geçti.

2020'de 23 bin 604'e yükselerek rekora ulaşan aşırı sağcıların işlediği suç sayısı, 2021'de 21 bin 514 olarak belirlendi.

Konuya ilişkin nihai raporun gelecek aylarda Federal Suç Dairesi tarafından açıklanacak olmasından dolayı henüz bildirilmeyen vakaların da eklenmesiyle bu rakamın 2020'deki seviyeye ulaşabileceği ifade ediliyor.

Söz konusu suçların önemli bir bölümü, propaganda suçu olarak kayıtlara geçerken 2021'de aşırı sağcılar 1020 şiddet olayı gerçekleştirdi.

Aşırı sağcıların işlediği 332 şiddet suçu, Ocak-Haziran 2021 döneminde kayıtlara geçerken bu sayı, eylül sonunda 623'e, yıl sonunda da 1020'ye çıktı.

"İslam düşmanı suçlar"

Almanya'da 2021'de, camilere ve Müslümanlara karşı 662 suç işlendi.

"İslam düşmanı suçlar" kapsamında 2021'in ilk çeyreğinde 113, ikinci çeyreğinde 188, üçüncü çeyreğinde 190 ve dördüncü çeyreğinde 171 suç kayıtlara geçti.

Bunlar hakaret, halkı kışkırtma, adam yaralama, tehdit, mala zarar verme, tahkir ve anayasaya aykırı semboller kullanma gibi suçlar olarak sıralanıyor.

Müslümanlara yönelik saldırılar kapsamında 1'i ağır 16 kişi yaralanırken geçen yıl 46 camiye yönelik saldırı düzenlendi.

Uzmanlar, çoğu kişinin şikayette bulunmaması ve henüz nihai raporun hazır olmaması nedeniyle birçok suçun kayda geçmediğini ve gerçek sayıların daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

Antisemitizm 2021'de rekor seviyede

Almanya'da "Yahudi düşmanı suçlar" da şimdiye kadar en yüksek seviye ulaştı.

Ülkede 2021'de 3 bin 28 "Yahudi düşmanı" saldırı gerçekleşti. Bu bağlamda 63 şiddet olayı yaşanırken en az 24 kişi yaralandı.

2020'de 2 bin 275, 2019'da 2 bin 32, 2018'de 1799 ve 2017'de 1504 "Yahudi düşmanı" saldırı gerçekleşmişti.

"Yabancı düşmanı suçlar"

Almanya'da yabancılara yönelik işlenen suçlarda da 4 yıldan beri artış görülüyor.

2018'de 3 bin120, 2019'da 3 bin 311 ve 2020'de 3 bin 827 "yabancı düşmanı suç" kayda geçerken bu sayı 2021'de 3 bin 937'ye yükseldi.

Ülkede 2022 yılında da aşırı sağcıların işlediği suçlar ve saldırılar davam etti.

Alman İçişleri Bakanlığı'nın Sol Parti'nin soru önergesine verdiği cevaba göre Ocak 2022'de aşırı sağcılar 794 suç işledi.

Bunların 39'unun şiddet eylemi olarak kayıtlara geçtiği, işlenen suçların büyük bölümünün propaganda, halkı kışkırtma ve hakaret etme suçlarından oluştuğu ifade edildi.

Ocakta 12 "İslam düşmanı" suç işlenirken ayrıca 86 "Yahudi düşmanı" ve 204 "yabancı düşmanı" suç, kayda geçti. 🔗(AA)






BJK 5106
1 yıl önce - Cum 03 Hzr 2022, 16:39

Alıntı:
ABD'nin Kentucky eyaletinin Louisville kentinde 17 Ocak 1942'de dünyaya gelen Muhammed Ali, İslam dinini seçmeden önce Cassius Marcellus Clay Jr. adını taşıyordu.

Orta sınıf Afro-Amerikan bir ailenin 6 çocuğundan biri olan Ali'nin boksla tanışması, hırsızlık olayıyla başladı. 12 yaşındaki Muhammed Ali, bisikletinin çalınmasının ardından karakola başvurdu. Karakolda, sinirlerini kontrol altına almakta zorlanan Ali'ye boks yapması tavsiyesinde bulunuldu.

Sonraki 4 yıl boyunca boks antrenörü Chuck Bodak tarafından çalıştırılan Muhammed Ali, bu süre zarfında bölgesel birçok turnuvada "Altın Eldiven" kazandı. Ali, amatör olarak çıktığı 100 maçın 95'ini aldı.

Birçok otorite tarafından tüm zamanların en iyi ağır sıklet boks şampiyonu olarak kabul edilen Muhammed Ali, asıl çıkışını 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklette altın madalyaya ulaşarak yaptı. Zaferinin ardından gittiği bir restorana ten rengi nedeniyle alınmamasına kızan Ali, kazandığı altın madalyayı Ohio Nehri'ne fırlattı. ABD'li boksör, emekliye ayrılmasından yıllar sonra olimpiyat ateşini taşıdığı 1996'da Atlanta'da düzenlenen oyunlarda aldığı ödülle, kaybettiği madalyaya yeniden kavuştu.

Altın kemere 4 yılda uzandı

İlk profesyonel maçında 29 Ekim 1960'ta Tunney Hunsaker'ı yenen Muhammed Ali, aralarında döneminin önemli boksörleri Tony Esperti, Jim Robinson, Donnie Fleeman, Alonzo Johnson, George Logan, Willi Besmanoff, Lamar Clark, Doug Jones ve Henry Cooper'ın da yer aldığı rakiplerini de mağlup etti.

Profesyonel boks hayatının ilk üç yılı boyunca ringde çıktığı 19 maçın 15'ini nakavtla kazanan Ali, hızlı yükselişiyle boks camiasının da dikkatini çekti.

İlk büyük zaferi Liston'a karşı

Müsabakalarda alaycı ifadeler kullanarak psikolojik açıdan rakiplerinin üzerinde baskı kurmasıyla ünlenen Muhammed Ali, dönemin ağır sıklet boks şampiyonu Sonny Liston ile unvan maçına 25 Şubat 1964'te Miami'de çıktı.

Karşılaşma öncesinde düzenlediği basın toplantısında ünlü "Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım" ifadesini kullanan Ali'nin performansı, kesin favori olarak gösterilen ABD'li Liston karşısında büyük heyecan uyandırdı.

Liston'un 7. rauntta aldığı darbelerin ardından devam edememesi üzerine galip ilan edilen Muhammed Ali, böylece ilk altın kemerine henüz 22 yaşında uzandı.

En kısa rövanş

Liston ile 1965'in mayıs ayında rövanş maçına çıkan Muhammed Ali, ilk rauntta yaklaşık 2 dakika içinde rakibini devirerek unvanını korudu.

Muhammed Ali'nin rakibinin devrilmesine yol açan darbesi o kadar hızlıydı ki boks tarihine "hayalet yumruk" olarak geçti.

Profesyonel 61 maçta 56 zafer

Muhammed Ali, amatör olarak katıldığı 167 maçın 161'ini kazanarak bu alanda bir rekora imza attı.

Profesyonel döneminde yaptığı 61 maçta sadece 5 kez yenilen, olimpiyat ve dünya şampiyonu olan Muhammed Ali, 37'si nakavt olmak üzere 56 maçını kazandı.

22 yaşında Müslüman oldu

Henüz 22 yaşındayken 1964'te Sonny Liston'u yenip en genç dünya ağır sıklet boks şampiyonu olan Muhammed Ali, zaferinin ardından İslam dinini seçti.

Ali'nin İslam dinine ilgisi, Wallace D. Fard Muhammad tarafından ABD'de kurulan "İslam Milleti" adlı siyahi harekete 1964'te katılmasıyla ortaya çıktı.

İlk olarak kendisine "Cassius X" adını veren ünlü boksör, daha sonra ise Muhammed Ali adını seçerek Müslüman olduğunu açıkladı. Ali, dönemin Afro-Amerikan Müslüman siyasi temsilci ve insan hakları savunucusu Malcom X ile yakın ilişkiler kurarken, İslamiyet'in doğru tanınması ve yaygınlaşması amacıyla çeşitli çalışmalarda bulundu.

Siyahilerin birçok temel haktan mahrum olduğu 1960'ların ABD'sinde aynı zamanda Müslüman da olan Muhammed Ali, ABD hükümeti tarafından 1966'da acil koduyla Vietnam Savaşı'na çağrıldı.

"Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım." diyerek Vietnam Savaşı'na gitmeyi reddeden Ali, 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı, lisansı, pasaportu ve unvanları elinden alındı. Kararı ABD Yüksek Mahkemesinde temyiz eden Ali, 3,5 yıl boyunca bokstan uzak kaldı ve dava süresince ciddi maddi sıkıntı içine girdi. 1971'de Yüksek Mahkemedeki temyiz davasını kazandı.

Muhammed Ali, 1972 ve 1988 yıllarında iki kez Hacca gitti.

3 dünya şampiyonluğuna ulaşan ilk isim

1971'de Joe Frazier ile "asrın maçı" olarak adlandırılan müsabakaya çıkan Muhammed Ali, profesyonel boks kariyerinde ilk defa bir maçı kaybetti.

Ali, aynı yıl bir kez daha karşılaştığı Joe Fraizer'ı bu sefer yenerek dünya ağır sıklet boks şampiyonu unvanını geri aldı. Muhammed Ali, 1977'de Leon Spinks'e yenildi ancak bir yıl sonra rakibini yenerek dünya şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör olarak tarihe geçti.

Unutulmaz boksör, 1978'de boksu bıraktığında dünya şampiyonu unvanına sahipti.

1984 yılında Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapan Muhammed Ali, bunları kaybetti.

Bokstan sonraki yaşamı

1984 yılında, dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan'ın yeniden seçilebilmesi için kendisine destek verdiğini açıkladı.

1991 yılında Körfez Savaşı sırasında Irak'a gitti ve Amerikalı rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmek amacıyla Saddam Hüseyin ile bir araya geldi.

17 Kasım 2002'de, "Birleşmiş Milletler (BM) Barış Elçisi" olarak Afganistan'a gitti. BM özel konuğu olarak üç günlük bir iyi niyet misyonu kapsamında Kabil'de bulundu.

27 Temmuz 2012 tarihinde ise Londra'da, 2012 Yaz Olimpiyatları açılış töreninde olimpiyat bayrağını taşıdı. Parkinson hastalığından dolayı stadyumda bayrağı taşıyamayacak hale gelince eşi Lonnie, ayakta durmasına yardımcı oldu.

1996 Atlanta Olimpiyatları'nda da olimpiyat ateşini yaktı ve aynı olimpiyatlarda, 1960 yılında kazandığı ve nehre attığı altın madalyası düzenlenen bir törenle kendisine tekrar verildi.

Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan'daki çiftliğinde gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği "Bütün zamanların en iyisiyim" lafını ispatlayarak bir efsane haline geldi.

Farklı dönemlerde dört evlilik yapan Ali'nin toplam 9 çocuğu oldu.

Ünlü boksörün hayatı, Hollywood tarafından 2001 yılında beyaz perdeye de uyarlandı. ABD'li ünlü aktör Will Smith'in başrolünde oynadığı "Ali" adlı yapım, büyük ses getirmişti.

Uzun süre Parkinson hastalığı ile mücadele eden Muhammed Ali, solunum yolu rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü Arizona'nın Phoenix kentindeki bir hastanede 3 Haziran 2016 günü hayata gözlerini yumdu. 🔗(AA)




Kenanwow
1 yıl önce - Pts 11 Tem 2022, 01:32

Alıntı:
İçişleri Bakanı Soylu, metroda hakarete uğrayan Senegalliyi ziyaret etti


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul'da metroda hakarete uğrayan Senegalli Davut'u kaldığı evde ziyaret etti.

Haberin Devamı:


https://www.haber7.com/guncel/haber/3240680-icisl ...yaret-etti


Patron
1 yıl önce - Pts 11 Tem 2022, 09:39



crypton
3 ay önce - Çrş 24 May 2023, 09:39



BJK 5106
1 ay önce - Sal 27 Hzr 2023, 22:00



sayfa 26
« önceki   123 ... 242526
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET