1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
irfan x
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 05:49
Fransız Le Monde'nin iğrenç karikatürü
Hiç yorum yapmak istemiyorum...
|
 |
Nihat Joseph Ilkay
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 07:39
Ben bir igrenclik goremiyorum.Neden bizim kulturumuz igrenc ilfan?Turk usulu tuvaletin neresinde bir yanlisklik veya kotuluk var? Neden avrupali olmayan her adetimiz igrenc veya gerilik sayiliyor bu ulkede?Ben bu karukaturu cok begendim. Oburkuler gibi ayni ve SIKICI degiliz. ayriyiz ve ben bizi biz yapan ,ayri yapan adetlerden hoslaniyorum.
Lutfen tuvaletlerimizi,insanlarimizin giysilerini avrupa ile uyusmadigi icin yadirgamiyalim ve bu ayricaligimizi belirten yabanci yazilardan,filimlerden,karukaturlerden korkmayalim,igrenmiyelim.
saygilar
|
 |
messiah_haktan
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 08:09
Birincisi karikatür igrenc ve resmen burda bizi disladiklari belli oluyor.Bu tuvalet ile türk kültürünü birbirleriyle baglantili oldugunu düsünmüyorsundur umarim.Ikincisi o tuvaletlerden sadece Türkiyede degil genelde gelismemis bir cok ülkede var.Ben almanya ve Fransada da bile bunlardan gördüm,tabiki daha nadir ama var.
|
 |
Özcan
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 09:27
Bizler bu tuvaletleri kullanıyorken onlar odalarının bir köşesine ediyorlardı.
Ya da leğene yapıp pencerelerinden dışarı döküyorlardı.
Tuvaleti icat etmiş millet olarak bundan pek rahatsız olmamak lazım aslında.
Amaçları bizi küçümsemekten çok farklı olduğumuzu vurgulamak sanki.
|
 |
Elif
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 10:01
Fransızlar gibi oturaklara yapıp marifetmiş gibi bir de üstüne tüy mü dikmek daha itibarlı yapardı? Kendisini eleştirmeyenin başkasını da eleştirmeye hakkının olmadığını düşünüyorum. Yaptıklarını iyiniyet için yapmadıkları ortada.. Herkes ihtiyaçlarını istediği gibi giderir. Bunlara ne? Bir de klozet standardı gelirmiş artık. AB normlarında klozet:)
|
 |
ASLI
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 10:18
Bu da dun bana forward edilmis.. Buyrun burdan yakin..
| Alıntı: |
KÖPEK KAPISI
Arslan Bulut
Adamlar, Avrupa Birliği kapısının altına bir köpek kapısı açmış, ay yıldızlı çantası olan bir kişi sürüne sürüne delikten içeri girmeye çalışıyor!
Der Spiegel dergisinin karikatürü bu! Türkiye basınında ise bir sevinç, bir coşku: -Yolumuz açıldı! -Biz Avrupalıyız! -Gitti, çözdü, geldi! -AB yolunda engel kalmadı! -AB kapısı açıldı! -Erdoğan''ın çizgili takım elbise uğuru! -Biz iktidarda iken zina bir daha konu edilmez!
Meğer ne çok meraklısı varmış Avrupa''nın açtığı köpek kapısının!
Türkler, dünyada gururuna en düşkün millet olarak tanınır! Ben eminim ki, damarlarında Türk kanı dolaşan hiç kimse, Türkiye''nin bu kadar istiskal edilmesine dayanamaz! Fakat adamların hakaretleri bile halka "ileri adım" olarak gösteriliyor! Öyle bir medya terörü estiriliyor ki, kökü İslamcılığa dayanan AKP''nin destekçisi olan bir gazete bile "Biz iktidarda iken zina bir daha konu edilmez" diyebilen genel başkanları için "Gitti, çözdü, geldi" diyebiliyor! "Gitti, çözüldü, geldi" deseler daha doğru olmaz mı? Bakınız, Tayyip Erdoğan, Avrupa Komisyonu''nda temaslarına başladığı sırada Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu''nun Avrupa eş başkanı, Fransız parlamenter Jacques Toubon, "AB ile müzakereler başlatmış bir Türkiye laik sistemi ile ülke bütünlüğünden vazgeçmek zorunda kalacaktır" diyordu! Yanlış mı söylüyor? Hayır, yüzde yüz doğru? Peki nerede bugüne kadar irtica diye yırtınan sözde Atatürkçüler! Onlar bu durumu bilmiyor mu? Yoksa, "Bugünkü dünyada egemenlik kavramı değişmiştir" anlayışı ile, ülke bütünlüğünden de, laiklikten de mi vazgeçtiler? Fransız parlamentere göre Türkiye bölünmek istemiyor, laik Atatürkçü sistemini muhafaza etmek istiyorsa, Avrupa Birliği üyeliğinden vazgeçer.
Zira, üyelik süreci Türkiye''nin siyasi bağımsızlığını elinden alacak, sorunlarını çözmeyecek daha da artıracak. Toubon da "ayrıcalıklı ortaklık" öneriyor! Toubon bu önerinin yeni olmadığını, dört yıl önce gündeme getirdiklerini söyledikten sonra böylece ortak kararlara Türkiye''nin katılımının sağlanabileceğini, Kıbrıs, Ermeni soykırımının tanınması gibi duyarlı konularda baskının azalacağını, zaten NATO çerçevesinde koruma altına alınan hudutlarının AB ile de oluşturulabilecek ortak bir mekanizmayla pekiştirilebileceğini söylüyor! Toubon''un Türkiye''ye layık gördüğü sözde üyelik tarzı da Der Spiegel''in karikatüründeki kapıdan farksız! Üstelik, Türkiye''nin sınırlarının AB sayesinde korunabileceğini söyleyerek dalgasını da geçiyor! *** Fransa''nın eski Dışişleri Bakanı Hubert Verdine de Türkiye''nin Avrupa Birliği''ne üye olması yerine Türkiye ile "stratejik ortaklık" yapılması önerisini tekrarladı! Verdine, ''''Türkleri üyelik anlaşmasının onaylanabileceğine inandırmak dürüstçe ve doğru değil'''' diye konuştu. Bu arada, Danimarka''da iktidardaki koalisyonun meclisteki tek ortağı aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi Başkanı Pia Kjaersgaard, ''''Türkiye''nin Avrupa''da yeri olmadığını ve Danimarkalılara bu konunun danışılmamasının kabul edilemez olduğunu'''' söyledi. Kjaersgaard, ''Türkleri kandırmak yerine Avrupa''da yerlerinin olmadığını ve AB''ye hiçbir zaman üye olamayacaklarını söylemenin daha dürüstçe olacağını'''' belirtti.
*** Fotoğraf bu kadar net! Fakat, Türkiye adına karar verme yetkisine sahip olanların bunlara aldırdığı yok! Çünkü, Türkiye''nin Türk devleti olmaktan çıkarılması için, Avrupa Birliği''ni bir kaldıraç olarak kullanıyorlar! Hani, Arşimet "Bana bir dayanak noktası ve kaldıraç verin, dünyayı yerinden oynatayım" demiş ya, bu ülkenin kuruluş felsefesini beğenmeyenler, Türkiye''yi ve Türkleri yerinden oynatmak için o kaldıracı Avrupa Birliği olarak görüyorlar! Vatan topraklarını satmalarının sebebi de bu! Türklere yapılan hakaretleri de kendi üzerlerine alınmıyorlar! Çünkü zaten Türk değiller! Onun için ikide bir "Türkiye kimliği" diyorlar! Bir Türk bu kadar hakareti sineye çekmez!
|
|
 |
Ufuk
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 10:21
Bizim karikatüristler neden boş duruyor?
Bu Avruplı adamların hepsi pis. Alafranga tuvalet kullanırlar ama, kıçlarını yıkamazlar, kesekağıdı gibi tuvalet kağıdı kullanırlar. Eminim yıllar sonra, kıçlarını yıkamayı da akıl edecekler.
Yine bu pis Avrupalılar banyo yapmasınıda bilmezler. Kese nedir bilmezler. Küveti suyla doldurup, girip çıkmayı temizlik sanarlar. Bazen sadece parfümlenirler.
Kıllarını temizleme alışkanlıkları yoktur. Olimpiyatlarda, milyonların karşısına çıkarken bile, koltuk altlarındaki sakallardan çekinmezler.
Biraz iğrenç bir yazı oldu ama, neyse (ahlak konusuna hiç girmiyorum bile)
|
 |
messiah_haktan
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 11:03
Ne yaziiki avrupaya "bagli" oldugumuzdan dolayi bosubsuna laf olsun diye karikaütr cizen olmuyor allahtan.O cizecegimiz karikatürler ile ancak kendimizi kandirmis oluruz.Olay ortada,gelimis,medeni ve zengin olan Avrupa,peslerinden kosan biz,böyle bir olayda ne tür bir karikatür cizebiliriz?Tuvalleten sonra "kese kagidi" kullanan adam mi?Ayrica o "kese kagidinin" türk usulünden daha saglikli olduguna eminim Dus almaya gelince,avrupadakilerin daa bakimli olduguna eminim,yani cizecek bir karikatürümüz yok.
Ancak fener bu aksam Manu'yu yenerde kanaryali bir karikatür cizip bir günlük olsada karikatüre bakarak övünürüz.
|
 |
Mert K
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 11:06
ala turka tuvalet insan sagligi icin alafrangadan daha sagliklidir bunun aciklamasina burada girmeyecem, ama sunu belirtiyim 1979 senesdine almanyada bir dergi ki aile buyugmun anlattigni yanlis hatirlamiyorsam bu focus dergisiydi, almanlar turkler neden bu tuvaleti kullaniyolar baslikli bi yazi yazmis ve arastirmis yukarida belirttigim kiyasi alafrange alaturka tuvalet arasinda yapmis ve alaturkanin daha yararli oldugu kanaatiyle yaziyi bitirmis.
o kiyaslamayi size soyle ozetliyim
alaturka tuvalet bagirsaklarin omrunu uzatiyor, ve emin olun atalarimiz tesadufen bulmadilar bunu, islamin altin cagini yasadigi ve atalariminz anadoluyu ele gecirdigi donemdeki cagdaslik duzeyimiz kitaplarda okuduklarimizdan cok daha ileri idi.
|
 |
Okhan
18 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 11:24
İşin komiği Fransa'da da a la turka tuvaletlerin çoğunlukla kullanılması. Özellikle Alman arkadaşların Fransa'da en şikayetçi oldukları durum bu. Onlar nereden bilsin ki Fransızlar'ın diğer bütün Avrupa ülkeleri gibi hela olayını bizden öğrendiğini ve örnek olacak bir çalışmayla orjinale (a la turka) en benzer sistemi kullandıklarını . Daha da komiği burada (Almanya) bizim "a la turca" dediğimiz heların "Fransız helası" (Französisches Plumpsklo) diye tanınması . Arkadaşlardan biri "siz neden Fransız helalarını kullanıyorsunuz, size oradan mı geldi?" diye sorduğunda, uzun uzun biz de bu tarz helalara a la turca diye tanımlandığını, bütün Avrupa'nın hela olayını bizden öğrendiğini, Topkapı sarayı sultan helası fotoğrafları destekli anlatmışlığım olmuştur. Ama yine de suratıma "hadi len, bizim yüz yıllık Fransız helasını a la turka yapmışsınız işte" tarzı bir bakışı vardı.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|