Tüm üyelerin Mevlid Kandili'ni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim...
Alıntı:
Yüce Yaratıcı’nın Kuran-ı Kerim’de “yüce bir ahlak üzere” olduğunu belirttiği ve tüm insanlara rahmet elçisi olarak gönderdiği, peygamberlik zincirinin son halkası olan Sevgili Peygamberimiz (sav)’in hicri takvime göre doğumu vesilesiyle kutlayageldiğimiz Mevlid Kandili’ni 25 Şubat Perşembe gününü Cuma’ya bağlayan gece idrak edeceğiz.
Kur’an-ı Kerim’de “Andolsun ki Rasûlullah’da sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için mükemmel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 33/21) buyrularak Sevgili Peygamberimizin hayatı bizlere yaşanabilir ‘en güzel örnek’ olarak takdim edilmiştir. Hz. Peygamberi örnek almak, ancak O’nun insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı daveti hayatımıza yansıtmakla ve güzel ahlakını bir bilinç ve hayat tarzı olarak davranışlarımızın mihveri yapmakla mümkündür.
“Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her türlü kötülükten arındıran, size Kitabı ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.” (Bakara, 2/151) ayet-i kerimesinin açıkça dile getirdiği gibi, ilahi hitabı bizlerle buluşturan Rahmet Elçisi (sav), aynı zamanda o kelamı bize açıklamış ve onun hayat veren mesajını bizzat yaşayarak bizlere aktarmıştır. Kur’an ve bütün ahlaki erdemleri şahsında toplayan Hz. Peygamber, tüm insanlığa bir kurtuluş ve diriliş çağrısı yapmıştır. İşte Mevlid Kandili ve diğer mübarek gün ve geceler, bu çağrıyı gönlümüzde, zihnimizde ve hayatımızda diri ve canlı tutmak adına fırsat günleridir.
Dünyanın sanal ve geçici meşgalelerinin ve sonu gelmez heveslerinin bütün hayatımızı ve geleceğimizi ipotek altına aldığı modern dönemde, Rabbimizin rahmet yüklü mesajı Kur’an-ı Kerim’i ve âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz (sav)’in Sünnetini daha iyi anlamaya, bunun için de gönlümüzü Kur’an’a açmaya ve Sevgili Peygamberimiz(sav)’in örnek hayatını ve ahlakını rehber edinmeye ne kadar çok ihtiyacımız var. Çünkü Kur’an ve Sünnet, bizi sıradan bir canlı olmaktan kurtarıp aslımıza döndüren bir çağrı olarak, bize kendimizi, Rabbimizi ve varoluşun sırrını tanıtan bir hakikat bilgisi olarak 14 asırdır bizleri korumuş, dünya hayatının engebeli yolculuğunda dimdik ayakta durmamızı ve dosdoğru yol üzere yürümemizi sağlamıştır. Öyleyse Mevlid Kandili’nde Kur’an’la ve Peygamberimiz(sav)’in Sünneti ile buluşalım, onları evimize misafir edelim, Peygamber Efendimizi daha yakından tanıyalım, çocuklarımızı O’nun sevgisi ile yetiştirelim, Kur’an-ı okuma ve anlamayı ibadet, yaşamayı hayatımızın gayesi edinelim.
Bu duygu ve temennilerle, Sevgili Peygamberimizin dünyayı şereflendirmesinin yıldönümü olan Mevlid kandilinin bütün insanlığa rahmet ve huzur getirmesini, O’nu ve insanlığa getirdiği en büyük hediye olan Kur’an’ı yakından tanımamıza ve çağrısı etrafında birleşmemize vesile olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz eder, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve bütün İslam âleminin Mevlid Kandilini tebrik ederim.
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı
Ya Rasulallah!Sen her şeyi bizden iyi bilirsin gerçi ama keşke Allah`u teala sene iki tercihten birini seçmeni bildirdiğindeÜmmetimi isterim Ya Rab deseydin de’kıyamete kadar ümmetinin başında olup onları da refik-i Ala ya ulaştırsaydın.Belki ozaman gözlerimiz senin siyah zeytin tanesi gözlerinle buluşur,ve dudaklarımız mis kokulu tenine değerdi.Ama sende biliyorsun ki senin bedeninden bir parçayı,sakalından bir kıl tanesini,sana olan sevgimizden dolayı nasıl da kırk tane mendile sarıp saklıyor ve bir kere olsun öpebilmek için saatlerce sırada bekliyoruz.Senden bize kalan,öpebildiğimiz tek hatıra…Keşke yanımızda olsaydın da,sahabelerin gibi seni doya doya görebilsek öpüp koklayabilseydik.Mubarek sakalını veya sırtındaki peygamberlik mührünü bir kere olsun öpebilseydik.Hz. Hamza gibi paramparça edilseydik,Hz Hubeyb gibi işkence altında şehit edilseydik te, sana 1 sn. olsun sarılabilseydik.
Ya Rasulallah!Sensiz dünyanın ne değeri varki?Senin vefatından sonra Ashab-ı Kiram nasıl da deli divane olmuş, gözyaşı dökmüştü.Hz Ömer gibi yüce bir sahabi bile kılıcını çekmiş ‘kim Muhammed öldü derse kellesini uçururum’ derken,herhalde sensiz bir dünyanın ne kadar boş ve anlamsız olduğunu düşünüyordu.Hz Bilal bile senin olmadığın Medine’de duramamış Şam’a hicret etmişti.Sahabelerin senin yokluğuna dayanamamış,dünyanın dört bir tarafına hicret etmişken biz nereye kaçalım, kime sığınalım Ya Rasulallah!
Biz senin yokluğunda senin müjdenle teselli buluyoruz.Hani demiştin ya asırlar önce ‘kardeşlerime selam söyleyin’ashab- kiram şaşırmıştı ve ‘Ya Rasulallah!
Senin bizden başka kardeşlerin mi var’demişlerdi de sen Evet.Siz benim arkadaşlarımısnız.Ahir zamanda beni görmediği halde bana inanan getirdiğim dini kabul edenler benim kardeşlerimdir’demiştin.Kardeşlerin mahcup kadeşlerin kederli de olsa senin selamına büyük bir aşk ve şevkle diyorlar ki ALEYKUM SELAM YA RASULALLAH.Haddimiz olmayarak,layık olmayarak ta olsa senin merhametine ve şefkatine güvenerek diyoruz ki VE ALEYKUM SELAM YA RASULALLAH….
Ya Rasulallah!Hani demiştin ya Birgün gelecek İslam’ı yaşamak elde kor tutmaya benzeyecek.Bırakırsanız sönecek bırakmasanız eliniz yanacak.’Ne kadar doğru söylemişsin.Ellerimiz ateşten kavruldu küle döndü YA Rasulallah!
Yanımızda olsaydın Ashab-ı Kiram`ın dediği gibi ‘Anam babam sana feda olsun Ya Rasulallah’diyecek olan bizler, senin dinin için ellerimizi,kariyerimizi,makamımızı,arkadaşlarımızı ve sevdiklerimizi feda ettik.Eminim ki sen bunları biliyor ve ‘Kardeşlerimi gördünüz mü?Nasılda dünyayı ellerinin tersiyle itiyorlar’diyor ve öteler aleminden bize
bakarak ‘Ya Rabbim!Kardeşlerimi affet.Onlara merhamet et.Sıkıntılarını gider.Sen Erhamürrahiminsin,Tevvabürrahimsin’diyerek bize dua ediyorsun.Duana bütün kalbimizle amin diyoruz ve ümid ediyoruz ki senin duanı bir kere bile geri çevirmeyen Rabbul Alemin gene çevirmeyecektir.
Ya Rasulallah!Seni göremesek te sen aramızdasın.Ümmet-i Muhammed’in parça parça olduğu,Müslümanların birbirine düştüğü,imanın ve sana olan sevginin yok edilmeye çalışıldığı ahir zaman ortamında,seni ve dinini acizane korumaya çalışan şu kardeşlerine de bir görünüversen…Bir kere tebessüm etsen.
Senin bir tebessümün fitneler arasında sıkışmış,eli kolu bağlanmış,çaresizlikten ne yapacağını şaşırmış şu kardeşlerine nasıl moral olur…Senin o tebessümünle tekrar canlanır,aşılmaz denilen surları aşar,geçilmez dağları geçer,Bilallar,Hamzalar,Ammarlar olup akar gideriz…..Senin bir tek gülüşün ‘Allah`ın adıylayürüyün, Cennet önünüzde’demen tüm dünyaya bedel değil midir?
Ya Rasulallah!Biliyoruz ki bizi Havzu Kevser kıyısında ya da Sırat’ın başında bekliyorsun.Geçen her saniye bizi sana yaklaştırıyor.Allah’ın azbından korkuyor
fakat rahmetini ümit ediyoruz.Günahımız çok olsa da sana inanan ve getirdiğin dine samimiyetle inanan ve yaşamaya çalışan şu kardeşlerine şefaat et.Bizim için Allah’tan mağfiret dile.Zira biliyoruz ki biz ne kadar ibadet etsek te Allah’ın rahmeti olmadan cennete gidemeyiz.Bizler,Ahir Zamanda yaşayan kardeşlerin senin şefahatini ve Allah’ın rahmetini ümit ederek diyoruz ki:
Ya Rasulallah!Aklımız başımızda ve ruhumuz tenimizde olduğu müddetçe seni Seveceğimize,elimizden geldiğince senin yolunda yürüyeceğimize,şeytana ve
dostlarına asla teslim olmayacağımıza seni ve dinini elimizden geldiğince yüceltmek için çalışacağmıza söz veriyoruz.Bize dualarınla destek ol ve huzurundan boş çevirme.Her türlü hamd ve sena alemlerin Rabbi olanAllah’a, salat ve selam senin ve ashabının üzerine olsun.
Biz senin köleniz ya Resulallah. Anamız babamız sana feda olsun. Gözlerimiz seni istiyor ya nebi . O gül yüzünü göster bize ey ahmed. Gel bu gece ne olur tekrar gel biz seni özledik ya Resulallah. Rüyalarına girdiğin ümmetin rüyasına tekrar gir Ya nebi. Senin aşkınla yanan Veysel Karani olduk ya Muhammed. Yer gök sana salavat getiriyor. Gözler yaşlı ne zaman geleceksin. Biz seni göremedik. Biz bastığın toprağa yüzümüzü süremedik. Biz senin gül kokunu alamadık. Biz ne kadar şansızmışız ya nebi.
Sen yoksun insanlar birbirini öldürüyor.
Sen dedin ki "bir kalp kıran kabeyi yıkmış gibi olur". sen yoksun ya Muhammed ne kabeler yıkılıyor ne olur gel gör....
Sen dedin ki "yusuf'un nefsi züleyhaya göğüs gerdi". sen yoksun ya muhammed züleyhalar talan etti bizi. yusuf gibi olamadık ne olur gel...
sen dedin ki "Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın." sen yoksun ya biz hep başkalarının hatalarını gördük hiç aynaya bakmadık ya resulallah. nefsimize uyduk. ya nebiler nebisi sen bizi şefaatinden mahrum etme....
sen dedin ki "Erkeğe benzemeye çalışan kadın, kadına benzemeye çalışan erkek bizden değildir." sen yoksun ya muhammed gel gör bizi ne hallere düştük ne olur gel...
Selam,
Doğum günümüzü önemsiyor; kutlanmasından hoşlanıyoruz.
Bu PERŞEMBE AKŞAMI Hz. Muhammed (S.A.V)´in doğum günü ve mevlid kandili olarak kutlanıyor.
Düşünüyorum da, kısaca,
"Mevlid, milâd olmalıdır." diyorum.
Elimizin altındaki bir kitaptan veya yeni edindiğimiz bir kitaptan;
O´nu anlayabilmek için, bir kere daha hayatını ...okumalıyız.
Buna karar vermiş ve başlamışsak, Mevlid Kandili kutlanmış olur.
Yoksa "dostlar alış-verişte görsün" cinsinden bir kutlama olur.
Nitekim nice mevlid kandilleri kutladık ve gördük.
Ancak onlardan bize ne kaldı?Yine öyle olsun mu?
Bu düşüncelerle, Allah Elçisi´nin doğum gününü kutluyorum.