Daha beş sene öncesine kadar %10 seçim barajı kimsenin umurunda bile değildi.
Çünkü neden? 12 Eylül cuntasının talimatı ile mütedeyyin kitlenin tercih ettiği parti ile Kürt milliyetçiliği iddiasıyla siyaset yapan partilerin önünü kesmek için dizayn edilmiş bir perde idi. Ak Parti 2002 yılında bu barajı tarumar edene kadar da işe yaramış bir cuntacı tedbiri idi.
Ne zaman ki mütedeyyin kitlenin artık barajla durdurulamadığı, aksine bu barajın mütedeyyin kitlenin partisine destek olacak şekilde çalıştığı görülünce kıvranmalar başladı...
İnanmayan başlık ne zaman açılmış, hangi argümanlarla gündeme gelmiş bakıversin. Koskoca 1980'ler, 1990'lar boyunca, defalarca iktidarlar değişmesine, defalarca koalisyon hükümetleri kurulmasına rağmen kimsenin aklına baraj maraj gelmemiş... Şimdi baraj, kuruluş fonksiyonunun dışında işlev gördüğü için bazılarınca "tü-kaka" ilan ediliyor.
En baştan bu konuda itirazı olan çok azınlıktaki insanlar müstesna; bu konu da ilkesiz ve şartları kendi lehine kurgulamaktan utanmayan fırsatçı zihniyetlilerin gündeminde.
Ancak, görüntüde barajı yüksek bulup, ülke yönetimini kaosa teslim etmekten zerre nedamet göstermeyecek aymaz, arsız, fikirsiz büyük bir kitle de var. Mesele niyet ve ilke meselesi.
Şu örnek üzerinde, meseleyi Türkiye ve yakın tarihimiz ile de kıyaslayarak tefekkür edin lütfen: Adamın üç kuruşluk ortak bakkalı olsa, sadece deterjandan anlayan ve %10 sermaye koymuş ortağı ile kendi %25 sermayesini bir görecek, bakkal yönetiminde eşit hak verecek değil ama ülkeye ve ülke yönetimine bu tedbiri "antidemokratik" buluyor. Oysa 30 sene %25 sermaye ile tüm bakkalı üstelik sadece plaj havlusu ve güneş kremlerinden anladığı halde kimseye danışmadan kendisi işletmiş... Şimdi %50 malsahibi olan, bakkaldaki tüm işlerden anlayan ana ortağa uyuzluk yapmak için kendi %25 cüssesine ve kısıtlı bilgisine bakmadan "eşit olalım" diyor.
Seçim sonuçlarına bir bakın. Tüm coğrafi bölgelerimizde birinci parti Ak parti. Diğerleri sadece kısıtlı coğrafi alanlarda etki sahibi ve orada bile Ak Partinin gerisinde.
Bu baraj meselesini gündeme getirenler, ülke yönetimini de, istikrarı da, partilerin temsil kabiliyetini de düşünmek zorundadır. Yok öyle "hep bana, hep benim istediğim gibi" tavırları...
İlla parlamenter sistemde kalınmak isteniyorsa, ülke barajı %5 veya %7 olsun. Bölge barajı da konulsun o da %5 veya %7 olabilir. Beğenmediniz mi?
Bir de çift turlu seçim sistemi ihdas edilsin ama mesela 550 MV'den 100 tanesi toplam oy oranına göre; yani %1 oy alan bir parti bile 1 MV çıkaracak şekilde bölünsün. Geri kalan 450 vekil çift turlu sisteme göre finale kalan iki parti arasında bildiğimiz ve şu an uyguladığımız şekilde bölüştürülsün. Hem her kesimin temsili mümkün, hem de istikrar. Bunu da mı beğenmediniz?
O halde sizi Başkanlık sistemi paklar.
Adamlara bak, bakkalını bile %10'luk ortağının kontrolüne bırakmaz ama gelmiş burada bütün ülkeyi yüzde yarımlık marjinal partilere paylaştırmaya kalkıyor. Bu kafanın derdi "demokrasi", "temsil" falan olamaz. Kaşıntının sebebi belli...
**
Alıntı:
konuyla doğrudan alakası yok ama bana ilginç geldi yurt dışında 1,2 milyon kişi oy kullandı hatta japonyada kavga bile çıktı sadece manisa bir milletvekilini oynatabildiler bence hiç gerek yok yurt dışında oy kullanmayıversinler
Yanlış bilgi efendim. Manisa'daki değişim, tüm oylar kesinleştiği için son anda gerçekleşen kesin sonucun eseri. Pek çok şehirde son Milletvekilliği yurtdışı oylar sayesinde zaten değişmişti. Tabi bazılarının sıkıntısı şu ki; yurtdışı oylarında aslan payı yurtiçi dağılımdan bile fazla şekilde Ak Parti lehine... O bahsedilen 1.2 milyon oyun %55 civarı Ak Partiye gitti ve bu oylar her seçim bölgesine paylaştırıldı. Dolayısı ile Ak Partinin hafif geride olduğu ne kadar son MV varsa Ak Partiye geçti.
Ak Partiye nispet edilen %49,5 genel oy içerisinde %1'den fazlası Yurtdışı oylardan kaynaklanıyor...
Bir başka ayrıntı ise şu: Avrupa görmüş, dünya görmüş, makarna kömür gibi ihtiyacı olmayan en azından Ak Partiden makarna-bulgur-kömür aldığı iddia edilemeyecek yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız acaba neden %55 civarı bir oyu Ak Partiye vermiş olabilir? Bu sonuç bile bildik deccal medyasının, sümsük muhalefetin rezil bir yalanının iflasıdır...
**
Alıntı:
Küçük nüfuslu Doğu illerinde ve Orta Anadolu illerinde yaklaşık 30-40 bin oyla bir vekil seçilirken, büyük nüfuslu batı illerinde vekil çıkarmak için 90-100 bin civarı oy gerekmektedir. %11.90 oranında oy alan MHP'nin 40 vekil, %10.76 oranında oy alan HDP'nin 59 vekil çıkarması bu durumun bir sonucudur.
Bir kısmı doğru ama hüküm cümlesi yanlış.
Evet şehirden şehire MV çıkarmak için gereken seçmen sayısı çok dengesiz. Ancak MHP ülke genelinde en güçlü olduğu şehirlerde bile birinci parti değil ama HDP çok sayıda ilde birinci. Dolayısı ile D'hondt sistemi birinci partiye avantaj sağladığı için bu fark oluşuyor.
% 10 ulke baraji kalkmali. yerine bolgesel % 10 baraji uygulanmali. illerde her secim bolgesinde % 10 barajini asan partiye 1 milletvekili verilmeli tipki 87 genel secimlerinde oldugu gibi
Bugün Hdp %10.7 oy alıyorsa bu seçim barajının %10 olmasından dolayıdır.Eğerki seçim barajı %5 olsaydı inanın bu oran %7 yi zor bulurdu
.
Sadece HDP'yi neden örnekliyorsunuz? Şuanki 4 partininde oyu düşerdi barajın düşmesi ile birlikte. Örneğin AKP'nin politikalarını ve siyasetini beğenmeyen bir çok muhafazakar seçmen var. Bu kesim kerhen AKP'ye oy vermek durumunda kalmaktadır. Ayrıca HEPAR'lı olup, baraj problemi yüzünden MHP'ye veya CHP'ye oy veren insanlar var. Zaten bir kaç sayfa önceki mesajımda seçim barajının getirdiği sorunları 8 madde halinde sıralamıştım göz atabilirsiniz.
Arkadasimzin yanildigi birsey var akparti yol partisidir liderinin ardindan her kosulda giden secmen birlesimidir ve bu hareket liderine Recep tayyip.erdogana oy verir her kosulda ve yillarin verdiği kemiklesmis %40 oyu vardir goz ardi etmeyelim biz gibide birdd chp var %25 oyu olan geri kalan partilerde buna mhp de dahil oy durumlari.değiskendir ..
İlk icraat kaldırılmalı ya da düşürülmeli, Davutoğlu kaolisyon görüşmelerinde kaldırılacağı
sözü vermişti zaten.
Barajın kaldırılması için illaki koalisyon olması gerekmez. Yeter ki 4 partide daha demokratik bir ortam istesin ve el birliği ile barajı düşürsün veya kaldırsınlar. Bizde görelim ne kadar demokratik bir ülkeyiz (!).