Demokrasiyi amac degil de arac olarak gorenler anlamaz tabi. Ancak cok seslilik ulkenin gelismesi icin onemli bir unsur. Bu yuzden en az %2 seviyesine cekilmeli baraj. Bugun kurulan meclis ulkenin tamamini temsil edemiyor. Ustelik cogu kisi de istedigi partiye oy veremiyor.
Eee başbakan bir taraftan demokrat geçinip diğer taraftan seçim barajının indirilmesini savunacak değil tabi. Hal böyle olursa oylarının bir kısmı merkez sağ ve muhafazakar partilere gidecek. O seçim barajıyla çok övünen başbakan sayesinde merkez sağ çöktü bu ülkede. Benzer durum meclisteki diğer 3 parti için de geçerli. Sırf "oylar bölünmesin" safsatasıyla çok sayıda insan kandırılıp gerçekten kendilerini temsil edebilecekleri partilere oy vermesi engelleniyor. Ondan sonra da trajikomik bir şekilde "halkın yüzde 90 küsürü mecliste temsil ediliyor" diye seviniliyor.
Siyasetimizin artık bu 4 parti kısır döngüsünden kurtulup yeni renklere kucak açması gerekir, seçim barajını savunanlarda da zerre demokratlık yok diye düşünüyorum, alınanlar kusura bakmasın.
En son kaya06034 tarafından Prş 18 Tem 2013, 15:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Kesinlikle kaldırılmalı ve bunun için Anayasa değişikliğine de gerek yok. Başbakan geceyarısı geçirdiği bir çok yasa gibi bunu da meclisten geçirebilir ama işine gelmiyor.
Demokrasi'yi kısmen haklı nedenlerle sandığa indireyen Başbakan, iş Sandığın Demokratikleşmesine gelince yan çiziyor. Bu etik değil.
450+100 sistemi en güzeli.
450 milletvekili şu andaki sistemle yani %10 baraj ile seçilip,
100 milletvekili de baraj olmadan seçilsin.O zaman %1 oy alan parti de 1 milletvekili çıkarır.Temsil edilir.
Oyunda kaybedince oyunun kurallarının değişmesini isteyen çocuklar gibi aslında...
Bu alıntı bana 2000'li yılların başındaki bir olayı hatırlattı.
Hani, birisi "o günün kurallarına göre" milletvekili bile seçilemiyordu.
Muhalefet partisinin desteğiyle o günün seçim kuralı değiştirilmişti.
Ve bir ilde seçim yenilenmişti...
Ve o kişi milletvevekili olabilmişti.
Yukarıdaki alıntı cümleyle ne ilgisi varsa....
Hatırlayıverdim işte...
Oyunda kaybedince oyunun kurallarının değişmesini isteyen çocuklar gibi aslında...
Zamanında Erdoğan'ın da oyunu kaybettiği söyleniyordu.
Sonra ne oldu, anayasa ve kanun maddeleri değiştirildi, Erdoğan'ın milletvekili olması önündeki engeller ortadan kaldırıldı.
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/192444.asp
Alıntı:
13 Aralık— Anayasa’daki düzenleme ile Türk Ceza Yasası’nın 312. maddesinde yaz ayında yapılan değişiklik paralel hale getirildi ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu bazı siyasilerin milletvekili olmalarının önündeki engeli kaldırıldı.
Teklifin tümünün oylamasına 465 milletvekili katıldı. Milletvekillerinin 440 kabul oyu verirken, 18 ret oyu kullandı, 4 milletvekili çekimser kaldı 3 oy da geçersiz sayıldı. Değişiklik teklifi TBMM üye tam sayısının üçte iki (367) çoğunluğunun da üstünde bir oy ile yasalaştı.
AKP tarafından hazırlanan teklifin yasalaşmasıyla Anayasa’nın, “Milletvekili Seçilme Yeterliliği”ni düzenleyen 76. Maddesi’nin ikinci fıkrasında sayılan kısıtlılık hallerinden, “ideolojik ve anarşik eylemlere...” ibaresi çıkarılarak, yerine “terör eylemlerine” ibaresi getirildi. Değiştirilen haliyle sözkonusu ikinci fıkra şöyle oldu:
“En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam 1 yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.”
Anayasa’daki düzenleme ile Türk Ceza Yasası’nın 312. maddesinde yaz ayında yapılan değişiklik paralel hale getirildi. Değişlilik, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu bazı siyasilerin milletvekili olmalarının önündeki engeli kaldırıldı.
Seçim barajı kalksın diyoruz, ''maç oynanırken kural değişmez'' diye cevap alıyoruz.
''maç oynanırken kural değişmez'' sözünü Erdoğan için de söylüyorlardı zamanında...
Ama ne oldu, yasal engeller kaldırıldı ve Erdoğan vekil oldu, başbakan oldu.
Bizler de ''maç oynanırken kural değişmez, Erdoğan'ın vekil olması için yasal düzenleme yapmayın. ''gibi bir söylemde bulunmadık.
Aynı başbakanın, biz iktidara %10 barajıyla geldik, onlar da çalışıp barajı aşsınlar'' diye söylemesi, büyük bir tutarsızlıktır.
Maç oynanırken kural değiştirilerek, milletvekili ve başbakan olması sağlanan Erdoğan'ın,
ve Erdoğan'ın işini kolaylaştıran seçim barajının;
''maç oynanırken kural değiştirilmez'' diye savunulması da bir tutarsızlıktır.
''Oyunu kaybettik, kural değişsin istiyoruz'' sözü gerçeği yansıtmamaktadır.
Örneğin ben önümüzdeki seçimlerde CHP'ye oy atacağım, görüşlerime en uygun parti CHP'dir.
Erdoğan'a karşı olan, ancak oy attığı partinin barajı geçemeyeceğini düşünen seçmenler, mecburen CHP veya MHP gibi partilere oy vermek zorunda kalıyor, tepki oyu diye bir durum var.
Baraj kalkarsa, oy attığım CHP'nin, milletvekili sayısını düşüreceğini biliyorum. DSP, İP, ÖDP gibi partiler oyunu arttıracak, bu da CHP'nin oyunu düşürecektir diye düşünüyorum. Baraj kalkarsa, oy attığım partinin zarar göreceğini düşünüyorum. Ancak, yine de baraj insin diyorum. Tutarlı olmak adına.
Parti ayırt etmeden, her türlü anti-demokratik uygulamaların karşısında olalım, seçim barajının da karşısında duralım.
En fazla yüzde 3 uygundur.Diğer şekilde halk temsil edilemiyor.Verilen oyların üstüne büyük partiler oturuyor ve gerçekte alamadıkları oy oranını almış gibi görünüyorlar.Sonrada halkı şu kadar oy oranımız var deyip yanıltıyorlar.Sonuçta da ülkenin tamamının oyunu almış gibi politika üretiyorlar.