Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
ozgurakkoyun
10 yıl önce - Çrş 10 Şub 2010, 23:59

Öncelikle İzmir'de aşırı yağışlardan dolayı yaşanan "sel felaketi" ile ilgili haberin linkini paylaşıp böyle bir başlık açtığınız için teşekkür ederim. Yalnız anlamadığım tek bir nokta var; madem o kadar sel felaketi yaşandı İzmir'de -ki nedense ben bir türlü göremedim- neden dereye dönen caddeler yerine Poligon deresinin fotoğrafı haberin galeri kısmına eklenmiş? Yani affınıza sığınarak soruyorum deniz seviyesi altında kalan dükkanlar, evler, arsalar haricinde son birkaç güne ait gerçek anlamda "felaket" fotoğraflarına nasıl ulaşabilirim? Böyle sürüklenen arabalar (bunu 1995'te İzmir'de daha sonraki dönemlerde Kuşadası merkezde tecrübe ettim), yerinden sökülen ağaçlar, hatta Allah korusun can kaybı yaşanmışsa ben neden bilmiyorum. 5 Kasım 1995'te de İzmir'de tatsız bişiler olmuştu. Bu hafta yaşanan sel felaketiyse, 1995'teki hadise neydi? Onca insan neden ölmüştü?

1995 seli için bilgi arayanlar arkadaşlar aşağıdaki linklerden kaynak olarak faydalanabilirler:

http://www.cekirdeksanat.com/index.php/tag/izmir- ...bolgeleri/

http://www.imoizmir.org.tr/UserFiles/File/Izmir-K ...200862.pdf (Sayfa 682'ye bakabilirsiniz)

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=5%20kas%C4 ...20felaketi (belki çok güvenilir bir kaynak değil ama o günlerde insanların nelere yaşadığını anlamak açısından fikir verebilir)

http://www.yapi.com.tr/Haberler/Tarih_18-09-2009. ...ml?Sayfa=2

Objektif olarak bakınca ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor; 1995'ten bu yana İzmir'de çok şey değişti, dereler ıslah edildi, Büyük Kanal Projesi tamamlandı, alt yapı iyileştirildi ancak dere kenarındaki yapıların da ıslah edilmesi, ortaya çıkan alanlara ağaç dikilmesi gerekli. Tabi eskiden dere yatağı olan, ama bugün kullanmakta olduğumuz caddeler de aşırı yağışlar olduğunda sıkıntı yaratabiliyor. Yürüyerek karşıdan karşıya geçilemiyor. (Evet bence bu yayalar açısından sıkıntı) İzmir'deki yerel yönetimlere yağış dönemlerinde eleştiri de bulunup nerede bu belediyeler diye sormaktansa, kafayı gecekondu bölgelerinde ki altyapı eksikliklerine ve sosyal durumlara takıp, çözüm üretmek için muhalefet oluşturabiliriz. Belediyeleri dilekçeye boğup, altyapı eksikliklerinin giderilmesi için onlar üzerinde kendimizce baskı oluşturabiliriz. Unutmayın İzmir sadece İzmir'lilerin değil bütün Türkiye'nindir. Yanlı medyanın pek de doğru olmayan bir haberini kopyala yapıştır yapmak, bir İzmirli olarak daha iyi yaşamama katkı sağlamıyor ne yazık ki.

Nasıl ödediğimiz vergiler bütün millet için harcanıyorsa yada askere gidip bütün ülke için canımızı ortaya koyuyorsak, İzmir gibi büyük bir şehirde bir sorun yaşandığında "işte bilmem ne partisine oy vermediniz bunlar bunlar oluyor, Üçkuyular'dan Üçyol'a metroyla ancak rüyanızda gidersiniz, ideolojik oy verdiniz bedelini ödüyorsunuz" demek yerine biraz daha sahiplenmeye çalışın İzmir'i...


Kaan Akkoyun

10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 01:38

Alıntı:
15 milyon = 3 milyon
aradaki farkı anlayan anladı


İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yıllık geliri ile İzmir'inkini karşılaştırın bakalım. Aradaki farkı anlıyan anladı



ali_35
10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 01:53

Son 72 yılın rekor yağışını aldık. Can kaybı olmadan atlaktık belediyemizin sayesinde. Aynı olay 15 yıl öncede olmuştu. Yıl 1995. Yine İzmir'de büyük bir sel olmuştu ve 60 civarında ölü sayısı çıkmıştı. Aynı olay daha sert şekilde olupta ölü sayısı çıkmıyorsa demekki birşeyler değişmiş di mi.

Hüseyin BAŞ
10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 02:14

Alıntı:
Son zamanlarda yapılanlar.Bir çok cadde yenilendi ve yenileme çalışmaları sürüyor.Bir kaç örnek.Oturduğum Girne caddesi inanın daha geçen sene rezildi.Şimdi dil ısırtacak cinsten bir çalışma ile modernleşti.


Birçok arkadaşın İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni eleştirirken partizanlık yaptığını sanmıyorum.

Türkiye'de belediyeciliğin hangi boyutlarda, hizmet kalitesinin ne denli geliştiğini anlamak için biraz civar illere bakmak gerekiyor.

Sadece İzmir değil, Türkiye'nin bütün illerinin gelişmesini, altyapı sorunlarını haletmesini, fiziki belediyecilikten ziyade sosyal ve kültürel belediyeciliğe yönelmelerini istiyoruz. Fiziki belediyecilik bütün belediyelerin en temel hizmet alanlarıdır. Yıllardır esirgenen asflatlama, kaldırım düzenlemesi, yaya geçişlerinin yeni yapılması övünülecek bir durum değil, geç kalınmışlık dolasıyıla utanılması gereken bir durumdur. Türkiye belediyecilik hizmetlerinde artık bir çağ atladı. Ancak üzülerek söylüyorum, daha bir çok ilimizde belediyecilik hizmetleri fiziki anlamda gelişmedi, geliştirilmedi.

İktidar partisine mensup olmayan belediye başkanları -neden hizmet yapmıyorsunuz sorusuna hemen hükümet bize destek vermiyor önümüzü kesiyor yalanına sarılıyorlar.
İller Bankası'nın hangi ilin mutat gelirlerini kestiğini söylebilirsiniz. Hiç bir belediyenin mutat gelirleri kesilmiyor. Yıllardır düzenli bir şekilde aktarılıyor.

Merkezi yönetim, yerel yönetimin ilgi alanına giren hizmetlere karışmaz, karışmıyorda. Eğer karışmış olsa inanın CHP-MHP bunu hergün TBMM'ye, medyaya taşır. Ama yok böyle birşey.

Şu gerçeği kabul etmek gerekiyor, İzmir altyapı bakımından gelişmemiş bir kentimiz. Bulunduğu konum, tarihi geçmişi itibariyle Türkiye'nin gelişmeye en açık ili yanlış ve ideoljik yönetim anlayışı dolasıyla halen sokak-cadde düzenlemeleri ile meşgul olan bir kent görünümündedir. İzmir'de yapılanları veya yapılmayanları görmek için İzmir'de olmaya gerek yok.

elinizin altında internet var google earth'a girerek şehirlerin gelişim ( büyükşehirler için söylüyorum ) süreçlerini sistem zaman çizelgesini açarak görebilirsiniz. Ben Konya'da yaşıyorum. Konya'daki belediyecilik hizmetlerinin zaman çizelgesini açtığınızda nasıl bir değişime neden olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. İzmir içinde aynısı geçerli. Göreceksiniz, İzmir hep aynı İzmir...

Ben şahsım adına söylüyorum, sizden partinizi deştirmenizi istemiyorum. Sorgulayın, sıkıştırın, takipçisi olun ve yerel yönetimlerinizi çalıştırın. Eğer siz şehrinize duyarsız kalırsanız, yerel yöneticileriniz sizi ikna edecek çok güzel metinler bulabilirler.


ozgurakkoyun
10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 03:14

Alıntı:
Şu gerçeği kabul etmek gerekiyor, İzmir altyapı bakımından gelişmemiş bir kentimiz. Bulunduğu konum, tarihi geçmişi itibariyle Türkiye'nin gelişmeye en açık ili yanlış ve ideoljik yönetim anlayışı dolasıyla halen sokak-cadde düzenlemeleri ile meşgul olan bir kent görünümündedir. İzmir'de yapılanları veya yapılmayanları görmek için İzmir'de olmaya gerek yok.


"İdeolojik yönetim anlayışı"nı örneklerle beraber biraz daha açmanızı rica edebilir miyim?

Alıntı:
elinizin altında internet var google earth'a girerek şehirlerin gelişim ( büyükşehirler için söylüyorum ) süreçlerini sistem zaman çizelgesini açarak görebilirsiniz. Ben Konya'da yaşıyorum. Konya'daki belediyecilik hizmetlerinin zaman çizelgesini açtığınızda nasıl bir değişime neden olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. İzmir içinde aynısı geçerli. Göreceksiniz, İzmir hep aynı İzmir...


Konya şehircilik konusunda Avrupalı şehirlerle rekabet edebilecek düzeyde. Konya'ya ne zaman gitsem gurur duyarım. Ancak düzlük üzerine kurulu ve İzmir gibi büyük kentlere göre çok daha yavaş büyüyen şehirler ile İzmir ayarında ki kentler arasında yapılan karşılaştırmayı da pek adil bulmuyorum. Sonuç olarak İzmir göçün etkisiyle bir anda büyüyen kentlerimizden birisi ve Konya yada Kayseri gibi düzlük bir kent değil. Açgözlü bir şekilde tepelerine kadar yapılaşmanın olduğu, arazilerin değer kazandığı ve yıllar içersinde de büyüyen bir kentin altyapı sorunları güncel belediyelerin sorumsuzluğu olarak görülmemeli. Evet yerel yönetimleri eleştirmeliyiz ancak mantıksal düşünmekte de fayda var. İzmir'in dev gibi gecekondu mahallelerini göz ardı etmemeliyiz. Ha bir de şunu göz önünde bulundurmamız da fayda olduğunu düşünüyorum; şu anki mevcut altyapı eksiklikleri ve elektriği, suyu, yolu olan gecekondu bölgeleri farklı ideolojik yapıdaki yerel yönetimlerin bize bir armağanı. Bu nedenle belediyeleri eleştirirken, parti odaklı düşünmeyi bir kenara bırakmalıyız.

Konuyla ilgili kaynak eklemekte de fayda var.

http://www.yapi.com.tr/Haberler/carpik-yapilasma- ...57748.html



Berat Öz
10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 13:45

Alıntı:
Güzel İzmir'e kendi ideolojik saplantılarınız nedeniyle saldırmaktan vazgeçin


Asıl siz ideolojik saplantılarınızla İzmirdeki rezaleti savunma atağına kalkmayın.Komik görünüyorsunuzda.


Saygın ÖNGEN

10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 13:49

Alıntı:
Asıl siz ideolojik saplantılarınızla İzmirdeki rezaleti savunma atağına kalkmayın

İzmirde ki rezalet izmirlileri ilgilendirir.Siz ilk önce istanbuldaki rezaleti bir ideolojiye bağlayın sonra biz burada bekleriz sizi.


Rüştü BAKMAZ
10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 14:34

İzmirde son yaşanan görüntülere bakıp da bu görüntüler sadece İzmir'de yaşanıyormuş
gibi davranmak, üstelik olayı asıl mecrasından çıkarıp ideolojik bir çerçeveye almaya çalışmak bana uymaz.

Doğrudur, olması gereken altyapı halihazırda mevcut değil. İyi de hangi şehrimizde yoğun yağış esnasında bu görüntülerin yaşanmayacağının garantisini verebiliriz? Burada aslında tartışılması gereken, "o parti bu belediye başkanı" üzerinden siyasi fayda sağlamaya çalışmak değil, gerçek bir hizmet anlayışının ülkemizdeki tüm yerel yönetimlerde tesis edilmesine yönelik "hedef" içeren, yol gösteren noktalara dikkat etmek olmalıdır.

Yoksa, "şu parti bu belediye başkanı" demek dünyanın en kolay işidir. Bu kolaycılığı özellikle wowturkey üyelerinin bırakmasında fayda var.

Yaşanan yağışlar için "son bilmem kaç yılın en yoğun yağışı" ifadelerine o zaman gerek kalmaz. Neticede altyapı yetersiz işte. Kaldı ki, bazıları son 70 yıl derken bazıları son 4 yılın en fazla yağışı diyor. Besbelli ki siyasi mülahazalarla bu seneler ortaya konuluyor. Biri mazeret sunmak amacı taşıyor, diğeri vurmak amaçlı.

"İzmir'de hiç bir şey yapılmadı" demek kolay değil, ama her şey tastamam yapıldı demek de aynı derecede.

Bu sefer de benim İzmir ile bağlantımı veya bağlantısızlığımı bilmeden tartışmayı yerelleştirmeyiniz lütfen. Zaten konu o değil. Ülke olarak, millet olarak hizmetsiz kalmışız. Hizmetsizliği de "tencere dibin kara" moduna çekmek hiçbirimize fayda sağlamıyor. Bize, şu veya bu partinin yerel yönetimi alması değil, hizmet olarak birşeylerin ortaya konması fayda verir. Hangi parti yönetimi alırsa alsın, doğru ihtiyaçları izah edebilecek sivil baskı grupları oluşturmak ise bizim sorumluluğumuz.

Singapur'a yağan yağış, Türkiye'de belki de Rize falan dahil hiç bir yere yağmıyordur, ama orada böyle bir manzara yaşanmıyor. (Nereden bildiğimi merak eden olursa izah ederim...) Bizde ise yaptığımız tartışmalara bak. Yakışmıyor gerçekten...


Orhan Kınık

10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 15:46

Alıntı:
İzmirde ki rezalet izmirlileri ilgilendirir.

Şayet İzmir milli bütçeden pay alıyorsa İzmir'in sorunu herkesi ilgilendirir. Bizden toplanan vergilerin yerinde kullanılıp kullanılmadığını bilme ve sorma hakkımız olmalıdır. Birde ne zaman İzmir eleştirisi yapılsa İzmirlilerin bir kısmı burnundan kıl aldırmıyor. Bu refleks gerçekten çok itici geliyor insanlara.


tarkan arslan

10 yıl önce - Prş 11 Şub 2010, 16:02

İzmir daha modern olsa(şehircilik açısından) ülke ekonomisi kazanır. Ne demek bu sorun İzmirlileri
ilgilendirir. Sen ben kavgası olurmu bu bana göre bölücülük. İzmirde bizim şehrimiz Hakkaride
Sonra güneydoğuda marjinal gruplar bölücülükten bahsedince kızıyoruz.



sayfa 3
« önceki   1234 ... 282930   sonraki »
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet