Ana Sayfa 900 bin Türkiye Fotoğrafı
Aydinsert
10 yıl önce - Sal 21 Eyl 2004, 13:25
Harbiye Askeri Müzesi ve Kültür Sitesi


Bugün Askeri Müze ve Kültür Sitesi olarak kullanılan Harbiye binası, ilk defa 1841 yılında Harp Okulu olarak inşa edilmiştir. 1853 yılında çıkan bir yangın sonucunda bina tamamen yanmıştır. 1862 yılında tekrar inşa edilen bina, 1936 yılına kadar Atatürk’ün de 1899-1905 yılları arasında öğrenim gördüğü bir çok değerli komutan ve subayın yetiştiği Harp Okulu olarak kullanılmıştır.

Harp Okulu’nun 1936 yılında Ankara’ya nakledilmesinden sonra bina 1936-1966 yılları arasında 1 nci Ordu, 3 ncü Kolordu, Merkez Komutanlığı Karargahları olarak çeşitli askeri birliklere tahsis edilmiştir.

1966 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ATATÜRK’ün de içinde eğitim gördüğü tarihi Harp Okulu binasının, tarihi ve mimari karakterini bozmayacak şekilde restore edilerek modern anlamda bir Askeri Müze haline getirilmesi planlanmıştır. 1985 yılında restorasyon çalışmaları biten bölümler, 10 Şubat 1993 tarihinde ise Kültür Sitesi’nin de dahil olduğu diğer bölümlerle birlikte bugünkü durumuyla Askeri Müze ve Kültür Sitesi olarak hizmete açılmıştır.


ASKERİ MÜZE’NİN TARİHÇESİ

Koleksiyonların zenginliği ve çeşidi açısından dünyanın en önde gelen müzelerinden birisi olan Askeri Müze’nin kuruluşu modern anlamda olmamakla beraber 15 nci yy.’a kadar uzanmaktadır.

1453’de İstanbul’un Türkler tarafında fethinden sonra Aya İrini Kilisesi, değerli harp silah, araç ve gereçlerinin toplandığı “Cebehane” olarak düzenlenmiştir. 1726 tarihinde Cebehane’deki tüm malzemeler düzenlenerek “Dar-ül Esliha” adı ile yeni bir kuruluş gerçekleştirilmiştir. Modern anlamda müzeciliğin temeli Tophane Müşiri Damat Ahmet Fethi Paşa’nın gayretleri ile 1846 yılında atılmış ve bu tarih Türk Müzeciliği’nin ve Askeri Müze’nin gerçek anlamda ilk kuruluşu olmuştur. Aya İrini’deki revakların araları camekanlarla kapatılarak, sergileme mekanları haline getirilmiştir. Bu mekanlardan bir bölümünde eski harp silah, araç ve gereçlerinden oluşan koleksiyonlar, diğer bölümlerde ise arkeolojik eser koleksiyonları sergilenmiştir. Ahmet Fethi Paşa’dan sonra Aya İrini’deki bu koleksiyonlar kısa bir süre sonra ilk defa müze adını alarak “Müze-i Hümayun” olarak isimlendirilmiştir.

Müze teşkilatının kurulmasından sonra özellikle arkeolojik eserlerin sayısının artması üzerine bu eserler Çinili Köşk’e taşınmış ve bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin temeli atılmıştır. Ahmet Muhtar Paşa, silah koleksiyonlarını ilanlar ve resmi yazışmalarla zenginleştirmiştir. Kütüphanesi, sineması, atış poligonu, yayınları, kıyafethanesi ve mehteri ile günümüz çağdaş müzecilik anlayışına uygun nitelikte bir müze oluşturulmuştur. 1940 yılına kadar Aya İrini’deki faaliyetlerini sürdüren Askeri Müze, İkinci Dünya Savaşı'nın Türkiye’ye sıçrayabileceği düşüncesi ile faaliyetlerine bir süre ara vermiştir. Savaş tehlikesinin ortadan kalkmasından sonra 1949 yılında Maçka Silahhanesi’nde depolanan eserler 1959’dan itibaren Harbiye Mektebi Jimnastikhanesi binasında tekrar segilenmeye başlamıştır. Bu binanın zamanla Askeri Müze koleksiyonları için yetersiz kalması ve çağdaş anlamda gelişime yönelik adımların atılmasına imkan vermemesi üzerine 1966 yılından itibaren restorasyon çalışmaları sürdürülen eski Harbiye binasının Askeri Müze olarak kullanılmasına karar verilmiş ve 10 Şubat 1993 günü yeni bir düzenleme ile ziyarete açılmıştır. Müzecilik faaliyetlerinin yanında dünyanın en eski bandosu olan Mehter de Askeri Müze bünyesinde bulunmaktadır. Yine Askeri Müze’de yerli ve yabancı, sivil, asker her türlü kültür ve sanat faaliyetlerine açık “Kültür Sitesi” kompleksi de yer almaktadır.


Fotografta solda görülen adam Çanakkale Savaşlarında kendisinden katbe kat ağır olan
mermiyi bu topun içine tek başına taşımış



(Çanakkale savaşlarında kullanılan toplardan biri)





(+)





(+)





(Fatih Sultan Mehmet in at üstünde tasviri)





(Yavuz Sultan Selim in at üstünde tasviri)



Aydinsert
10 yıl önce - Çrş 22 Eyl 2004, 14:59



(denizden gelebilecek tehlikeler için Bizansın haliçin girişine Karaköy le Eminönü arasına çekilen zincir)


Atış aletleri salonu


(+)





(+)


Binicilik aletleri salonu


(+)


Kesici aletler salonu


(+)




(+)


Koruyucu aletler salonu


(+)





(+)


Aydinsert
9 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 12:27

Ataturk köşesiyle devam ediyor Askeri müze gezimiz
Ataturk ün okuduğu sınıf ve kullandığı eşyaların sergilendiği bölüm burada


(+)




(+)




(+)





(+)





(+)




(+)





(+)


En son Aydinsert tarafından Prş 30 Eyl 2004, 08:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Burç

9 yıl önce - Sal 28 Eyl 2004, 16:40



(denizden gelebilecek tehlikeler için Bizansın haliçin girişine Karaköy le Eminönü arasına çekilen zincir)


Bu zincirin nasıl işe yaradığını hep merak etmişimdir, öğrendiğime göre zincirin
suyun üzerinde durabilmesi için zincir tahta dubalara çakılı imiş. Orta bölümünde
kapı gibi bir açılan bir kısım varmış ve buradan geçmesini istedikleri gemileri geçirirlermiş.


Aydinsert
9 yıl önce - Prş 30 Eyl 2004, 08:52

Askeri müze gezimiz tabancalar ve hafif silahlar kısmıyla devam ediyor



(+)





(+)





(+)





(+)





(+)




(+)





(+)





(+)





(+)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> İSTANBUL