Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6
m.ertug
12 yıl önce - Pts 02 Nis 2007, 16:59

Gökdelen, büyük bina, yeni proje olmayacak mı?
Hiçbir şekilde "gelişmeyelim", olmasın! diyen yok, bu açıkçası görüş açısının darlığını gösterir. Bunu düşünen birini ciddiye bile almayabiliriz.
Ama yaşanılan ortamları, yaşanılan çağa uygun şekilde değiştirmek için, imara yeni sahalar açarak, kentin en azından 30-40 yıllık (ana)semtlerine fazla dokunmadan, Taksim, Harbiye, Sultanahmet, Eyüp, Fatih, Bakırköy, Kadıköy-Moda, Bağdat Caddesi, Etiler-Levent gibi en azından 50/100 yıllık artık merkezileşmiş semtlerinin dışında yeni bölgelerde yeni gökdelenler tasarlamak ve şehri iş sahası, gökdelen bölgesi, eski kent merkezi gibi alanlara bölmek, eski ve değerlialanları korumak gerektiğini düşünüyorum. Buralar tarla değil, akla estikçe "yık yeniden daha büyüğünü yap" derseniz; o zaman aynı/benzer şekilde önünden geçen yolu da, alttan giden kanalizasyon borusunu da, yaya kaldırımını da büyütmeniz gerekir. Ancak bunun gecekonducu zihniyetten farkı olmuyorki, eh bir zahmet de Harbiye'ye, Eyüp', Moda'ya, Haydarpaşa'ya hakettiği değeri eski, değerli olan hallerini koruyarak verelim. On yılda bir, bir sermaye grubunun isteği doğrultusunda dev yapılarla geçmişe ait dokusunu harap etmeden... Ayrıca; herşeyde olduğu gibi, kent merkezlerinin de bir kapasitesi vardır; bu sınır ne midir? Eğer geçen Cumartesi akşam saat beşte benim gibi arabanın içinde oturup sıkışık trafikte 25 dakika kımıldamadan bekler, 25 metre gidemezseniz sınırın ne olduğunu anlamak zor olmaz...  Havanın kirlenme sınırından tutun da, bir sokakta gidebilecek araç sayısına kadar herşeyin bir sınırı vardır. Eğer sokak 100 metre ise, 4 metre boyunda bir arabadan 25 tane ancak arka arakaya dizilebilir. Eh; en fazla 25 araba sahibi o sokakta oturur diyebiliriz, o sokakta 35 araba sahibi barınırsa var olan arabalar sokağa sığmaz! (Buna lutfen 1 milyon araç * 4 mt hesabıyla gelmeyin, komik olur!)Ne kadar basit  bir matematik değil mi? Gelişme diyoruz, iyi hoş; ama gelişmenin bir göstergesini de, gökdelen olduğu kadar metropollerde veya metroköy lerde kişi başına düşen yeşillik(metrekare cinsinden) alanı olduğunu da biliyor muyuz? Keşke gökdelen yapılmasını istediğimiz kadar, yeşillik olsun diyenler de çok olsaydı; işte o zaman gerçekten geliştiğimizi daha da fazla düşünürdüm.

Özetlersek, gökdelen olmasın diyen yok; bunu iyi anlayalım. Ancak olacaksa, Haydarpaşa, Bağdat Cd, Taksim, Harbiye, Etiler, Kadıköy, Boğaz kıyıları, Moda, Bakırköy, Haliç kıyıları, içme suyu alanlarına yakın bölgeler, orman alanlarına yakın bölgeler gibi alanlar dışında Silivri'den Tuzla'ya çok alan var(örnek: Kurtköy, Pendik).

Frankfurt, Heidelberg, Paris, Köln, Barselona, Sofya, Zagrep, Budapeşte, Garda, Venedik, Milano, Floransa, Roma, Napoli(merkezi! Dış/kente giriş bölgeleri değil), San Remo, Toskana, Sicilya, Monako(Monte Karlo) gibi kentlerin hiçbirisinde burada uygulanan şekilde bir betonsal gelişme yok! Gökdelenlerine bayılınılan NYC'de(USA) var denilirse, kapı komşusu ve esas ikamet alanı(dah orta hallice) New Jersey'de yaygın biçimde bahçeli(tek/iki katlı) evler olduğunu hatırlatırım.

"Kent merkezi" (az örnekte olmakla birlikte bazılarında merkezleri) diye bir kavram var.
İstanbul'da da bu merkezler artık bellidir. Yenilemekle, yıkıp hep daha büyüğünü (PLANSIZCA, akla veya cebe estikçe) daha büyüğünü, en büyüğünü yapmak marifet değil. İstanbul'un -bana göre, siz geçmiş halini iyi bilmeyebilir; veya geçmiş halini(geçmişe sadece tarih konusunda sahip çıkılmaz!); sevmeyebilirsiniz- korunması gerekn bir silüeti, tarihi merkezi(merkezleri), dokusu var.

Bazı noktalara bakabiliriz; hatırlamak için; bundan 125 yıl önce zamanın padişahı bile şimdiki İnönü Stadı'nın  arkasında yer alan otelin bulunduğu alan için "inşaata uygun arazi değil burası" demişken, hatta kendisince imazlanmış bir inşaata yasak belgesi bile mevcutken, bizim gidip o araziye şimdi birçok konuyu göz ardı ederek gökdeleni dikmemize bence gelişme filan denmez.
Medeni yaşam karşılaştırması eğer gelişme ile özdeşleşirse, genel olarak ben Kuala Lumpur'dansa Venedik'i, Roma'yı, Barselona'yı, Hong-Kong'u daha gelişmiş, medeni bulurum.(Kuala Lumpur'daydı galiba en yüksek gökdelen, yanılıyor muyum?)
Uzun bina dikmeye çalışmaktansa, şehri en uzun süre değiştirmeye gerek duymayacak planları yapabilmektir bence gelişmişlik.


Behçet Uluvar

12 yıl önce - Pzr 08 Nis 2007, 12:21
Hilton'dan Otelin Bahçesi


 

(+)



 

(+)




Behçet Uluvar

12 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 14:24
Hilton Oteli - Yüzme Havuzu




(+)



 

(+)
Yüzme havuzunun şekli tam bir ayakizi veya kundura tabanı gibi olması ilginç.



simon

11 yıl önce - Pzr 30 Arl 2007, 01:42



(+)


MURAT ÇELİK

11 yıl önce - Prş 03 Nis 2008, 14:42



(+)




sayfa 6
ANA SAYFA -> İSTANBUL