Otobüsler bazı semtlerde, saatinde ulaşım ilkesine uymuyorlar.
Trafik, hava şartları vesaire ilkesini anlıyorum. Fakat, bu şartların oluşmadığı anlarda da, yine geç geliyor otobüsler.
Ve şehrin bazı hatları, köylere ulaşım hattı gibi. 25 dakika-30 dakika otobüs bekleyen semtler var.
Buna ekseriyet üzere çözüm bulmaları gerekir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eshot Genel Müdürlüğü ve İZULAŞ A.Ş'ye 3 ayrı dilekçe gönderiyorum bunlarla ilgili.
Evet bence eshot sadece kıyı kesime bakıyor adaletsizlik hakim. kıyıdan kastım:
balçova narlıdere bornova üçkuyular karşıyaka çiğli , şuan seferleri en iyi işleyen köy hattı : 176.
en kötü işleyen hat 818 ve 518 hiç saatinde çıkamıyor
Kemer ve Halkapınar aktarma merkezleri için söylüyorum. Neden hiç bir otobüs durağında tarife yok. Bazı hatlar sık geçiyor ama bazı otobüsler yarım saatte bir hatta saat başı kalkıyor. E, şimdi durağa geldiniz otobüsün kalkmasına 50 dk var ama siz bunu bilemiyorsunuz. Kışta kıyamette bekleyeceksiniz. Otobüs saatini bilseniz belki başka bir formül bulur dolmuşa ya da başka bir hatta aktarma yaparsınız.
Yıl 2013 ve hala bizim Otobüs duraklarımızda (hatta ana durakta) otobüs saatlerini gösteren bir şey yok. Yoksa bu otobüslerin herhangi bir tarifesi yok da şöförler kafalarına göre mi takılıyorlar?
Bazı duraklarımızda hangi otobüsün kaç dk sonra geleceğini gösteren sistemler var. Bundan önce ana duraklarda otobüslerin kalkış saatlerini gösteren bir şeylerin asılması gerekmez mi?
Aktarma merkezlerine hareket saatleri panoları yerleştirildi.
Fakat vatandaş tabloya bakıp, otobüs gelmeyince hareket memurları ile kavga ettiği için
bu uygulamaya son verdiler.
Yağmur, soğuk fark etmez. Binmek isteyen beklesin mantığındalar. Kimsenin umrunda değil.
_________
Ayrıca belirtmek istiyorum;
Cengizhan hatlarının bu soğuk havalarda Çay Mahalleden geçmesi çok iyi oldu.
Artık 3 dakikada 1 otobüse kavuştuk. Keşke hep böyle kalsa...
Ne zaman geleceği belli olmayan otobüsleri soğukta bekleyen herkesin
Allah yardımcısı olsun.
Evet, ara durakları geçtim ( henüz daha o seviyeye ulaşamadık) ama aktarma istasyonlarında ve son duraklarda otobüs tarifelerinin olmaması düşünülemez. Özellikle hafta sonları daha çok sınıntı olur zira otobüstler daha seyrek kalkıyor. Geçen pazar Halkapınar'da bir otobüs bekledim. En az yarım saat bekledim. Oysa gideceğim yer o kadar uzak değildi. Saatini bilsek ona göre davranırız.
Bir zamanlar Türk Telekom'a gidip (devlet kuruluşu iken) ne zaman ADSL alabileceğimi sormuştum. Memurun cevabı ilginçti: "Burası Türkiye, bekleyecen!.."
Bir zamanlar Türk Telekom'a gidip (devlet kuruluşu iken) ne zaman ADSL alabileceğimi sormuştum. Memurun cevabı ilginçti: "Burası Türkiye, bekleyecen!.."
Memur zihniyeti böyle işte.
Türk Telekom devlet kurumu iken ADSL bağlatmak 15-20 gün sürüyordu. Bazen 1 ay sürüyordu.
Ama şimdi 1-2 günde bağlıyorlar.
ESHOT özelleşerek ESHOTAŞ olsa bugün yaşanan sıkıntıları yaşamayız.
Bir zamanlar Türk Telekom'a gidip (devlet kuruluşu iken) ne zaman ADSL alabileceğimi sormuştum. Memurun cevabı ilginçti: "Burası Türkiye, bekleyecen!.."
Alıntı:
Memur zihniyeti böyle işte.
Memurdan ziyade devletin imkanlarıyla ilgili bu durumlar.Şu an devletin imkanları daha iyi durumda.
Özel sektör - Amme sektörü vs. tartışmalarına girmek istemem, yeri burası değil. Ancak, "hizmet-yoğun" sektörlerde özelden hizmet almakta fayda var. Ama, tabii ki, toplu taşıma gibi konular tamamen özelin insafına bırakılamaz. Adamlar, karlı olmayan yerlere hizmet götürmez, vs. Ayrıca İstanbul'da özelleşen IDO'nun ne gibi şaklabanlıklar yaptığını da iyi biliyoruz.
Belediye hizmetleri de aslında bir anlamda özel'e giriyor zira, halk memnuniyeti oranında bir sonraki seçimi kazanıp kazanamama mevzubahis. Ama mesela özel anlamda İzmir'i düşünürsek, kaybetme korkusunun neredeyse bulunmadığı belediyelerde hizipçilik, hemşehricilik, partizanlık vs. derken vatandaşa verilen hizmetin kalistesinde zayıflama olabiliyor. Bu dediklerim mevcut belediye için değil, daha önce Doğruyol ve Anap dönemlerinde de yaşanan olaylar.
Ben İzmir belediyeyi toplu taşımada çok başarısız bulmuyorum. Bunun yanında çok da iyi bir noktada görmüyorum. Bundan 5 sene önce Çin'e gittiğimde bütün belediye otobüslerinde en az iki adet LCD Televizyon bulunduğunu müşahade ettim. Bütün otobüslerde (eskisi ve yenisi) gelinen durakları anons eden sesli sistem de vardı. Bakın, biz daha tam olarak o noktaya gelemedik.
Bu konuda Çin'in bile kaç sene gerisindeyiz demek ki... Ha bu arada, şehirlerarası otobüs ulaşımında da Çin'den on sene ileriyiz, o da ayrı bir mesele.
Denizli özelleştirmenin zararını görü şimdi geri dönmeye çalışıyor. Özel sektör verimsiz hatlara gece araç çalıştırmak istemez ve bu konuda da haklılar. Belediye şirketinin zararını belediye kapatır ama özelin zararını kimse kapatamaz.
Burdan çok önemli bir açıklamada bulunmak istiyorum. Bilhassa son seferlerini yapan hatlara çalışan şöförlerden bazıları, kentkart volidatörünü değil de, digital tabelalarını kapatıp, en yakın yoldan garaja gidiyorlar. Kentkart.com ve ya akıllı duraklarda, o aracın geleceği gözükmesine karşın, araç boş şekilde transit olarak geçiş yapıyor.
Şu tüm araçlardaki digital tabelalar, kentkart volidatörlerine entegre bir hale getirilsin ve de takip edilsin ! Hat adı ve ya durak adı vermeyeceğim ama, özellikle son günlerde çeşitli hat ve güzergahlarda sıkça oluşuyor... Vatandaş durakta, xxx yöne giden araç gelecek diye bekliyor, en yakın xxx yere gidecek araç digital tabela kapalı olduğu için, vatandaş anlayamıyor !
Tabii, bir de son seferini yapan bazı şöförler 2-3 dakika erken kalkıyor, bunun yerinde sabahları son seferi merkezi bir sonduraktan semt sondurağına olan parçalı araçlar ve ya akşam semt sondurağından genel bir sondurağa doğru sefer yapan hatlar, en yakın noktadan garaja kaçıyor !
İşlerini çok iyi şöförlerimiz de , işini layıkıyla yapmayanlar yüzünden sürekli eleştiriye maruz kalıyor. Tabii akla karayı ayırt etmek gerekir.