1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Seçkin_k
18 yıl önce - Çrş 15 Eyl 2004, 14:21
Osmanlı köprüsü Roma köprüsü yapılmak isteniyor
akşam gazetesi 12 eylül 2004
Balkanlar'da Osmanlı izlerini silme politikasına bir yenisi eklendi. Makedonlar, Fatih'in Üsküp'te yaptırdığı köprüyü Bizans'a mal etti
Osmanlı köprüsü Roma köprüsü yapılmak isteniyor
Onarım projesi adı altında Üsküp'te bulunan Fatih Sultan Mehmed Köprüsü'nün Osmanlı'ya ait özellikleri yok ediliyor. Yeniden inşa edilmekte olan köprü, Balkanlar'dan Osmanlı izlerini silmek için yürütülen politikanın son örneği
Üsküp şehrinin simgesi olan Fatih Sultan Mehmed Köprüsü, 2002 yılından beri Üsküp Şehir Anıtları Koruma Kurulu tarafından 'Jüstinyen Köprüsü' ve 'Taş Köprü' adıyla restore ediliyor. Sırp, Makedon ve Bulgar kaynakları efsanelere dayanarak köprünün Roma, Bizans, Sırp Kralı Stephan Duşan ve Kral Makro dönemlerine ait olabileceği görüşlerini ileri sürüyor. Oysa sözde bilim adına ortaya atılan bu hamas” görüşlerin hiçbir bilimsel dayanağı yok. Çünkü Osmanlı arşiv belgelerine göre köprünün inşaatına 1444'te Sultan II. Murad döneminde başlanmış, 1456'da Fatih Sultan Mehmed döneminde tamamlanmış. Ancak Üsküp Şehir Anıtları Koruma Kurulu tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda köprünün tarihçesi ile ilgili Osmanlı arşiv belgelerinden hiç yararlanılmazken Türkiye'den de bilgi istenmemiş. Bu belgelerde köprünün gerek inşaatı gerek onarımlarında gider ve gelirler ayrıntılı şekilde verilirken inşaatta hangi taş ocaklarından taş getirildiği dahi belirtiliyor. Bütün arşiv belgelerinde köprü Fatih Sultan Mehmed Köprüsü olarak adlandırılıyor.
ONARIMLAR SIRASINDA DELİLLER YOK EDİLDİ
Kurulun hazırladığı raporda köprünün 'Jüstinyen Köprüsü' olarak adlandırılmasının sebebi ise Makedon halkının kendi kültürünü kabul ettirme çabasından kaynaklanıyor aslında. Makedonlar kimi çevrelerce 'tarihi kökleri bulunmayan, yeni bir ulus' olarak nitelendiriliyor. Buna karşılık Makedonya'nın Roma Medeniyeti ile bağlarının bulunduğunu vurgulamak için köprünün Roma İmparatoru Jüstinyen döneminde yapılmış olduğu iddia ediliyor. Ayrıca Üsküp'ün simgesinin bir Osmanlı eseri oluşu da rahatsızlık uyandırıyor ve tüm Balkan ülkelerinde olduğu gibi bilimsellikten uzak birtakım görüşler ileri sürülerek yapıya zarar veriliyor.
Vardar Nehri üzerinde bulunan 220 metre uzunluğunda ve 13 kemer gözlü köprünün sofa köşkündeki 1579 tarihli onarım kitabesi 1930'lu yıllardaki onarımda, köprü mihrabındaki 1909 tarihli onarım kitabesi ise 1970'li yıllarda yapılan onarımda ortadan kaldırılmış. 7'nci ayak üzerinde yer alan mihrabiyesi 2002'de bazı işçilerin dikkatsizliği sonucu yıkılmış. Hem 1970'li yıllardaki onarımda hem de son onarımda restorasyondan sorumlu mimar aynı kişi: Vasil İlyov. 1970'li yıllardaki onarımda kitabelik köşkünü yıkarken komünist rejimde fazla bir tepkiyle karşılaşılmadı. Ancak 2002'de köprünün mihrabı 'kaza sonucu' Vardar Nehri'ne düşerek parçalandığında, Türk ve Müslüman nüfus büyük tepki gösterdi. Makedonya basınındaki aklıselim köşe yazarları ve bilim çevrelerince bu durum eleştirildi. Üsküp büyükelçimizin Makedonya makamları ve UNESCO nezdinde temaslarda bulunması üzerine dönemin aşırı Makedon milliyetçi partisi VMRO-DPMNE iktidarı köprünün restorasyonunu durdurmak zorunda kaldı. Ancak, Makedonya'da Eylül 2002'deki seçimlerde sosyalistlerin iktidara gelmesiyle köprünün restorasyonundan sorumlu mimar görevden alındı. Ve tekrar Vasil İlyov atandı. Üsküp'te meydana gelen şiddetli depremin 40'ıncı yılı anısına, 26 Temmuz 2004'te restorasyon bitmeden açılış yapıldı.
ROMA MİMARİSİNE UYGUN OLARAK ONARILIYOR
Ancak Fatih Sultan Mehmed Köprüsü'nün onarım çalışmaları esnasında köprüye zarar verildiği ortaya çıkınca Üsküp halkı duruma tepki gösterdi ve birtakım protesto eylemleri gerçekleştirildi. Türk kökenli Makedon vatandaşlarının başvurusu üzerine Dışişleri ve Kültür bakanlıkları Üsküp'e uzman bir ekip göndermeye karar verdi. 10-20 Ağustos 2004 tarihleri arasında yerinde incelemeler yapmak üzere Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) tarafından Yrd. Doç. Dr. Mehmet İbrahimgil başkanlığında, Prof. Dr. Hakkı Acun ve Prof. Dr. Halit Çal'dan oluşan bir uzman ekip görevlendirildi. Ekip, Makedonya Üsküp Şehir Kültür Eserleri Koruma Kurulu Müdürü Yani Antoniev ve restorasyondan sorumlu mimar Vasil İlyov ile görüşmelerde bulundu. İncelemeler sırasında köprü korkulukları ile zeminindeki taşların sökülerek orijinallerinden geniş olarak yenilendiği, eski taşların köprünün yanına atıldığı, Türk Köprü mimarisinde görülen bir özellik olan köprünün yedinci ayağı içinde yer alan iki bekçi odası girişinin kapatıldığı, köprü ayaklarında ve kemer yüzeylerinde bulunan sekiz adet gülbezek, çarkıfelek gibi Osmanlı süsleme sanatı motiflerin detaylı çizimlerinin bulunmadığı, köprüden geçen birliklerin denetlenmesi ve hatta mevcutlarının sayılması için yapılan sofa ile kitabelik kısmıyla yıkılan mihrabiyenin de yapılmadığı tespit edildi.
Aslında Üsküp Fatih Sultan Mehmed Köprüsü'nün Osmanlı dönemine ait olduğunu anlamak için uzman olmak da gerekmiyor. Çünkü köprü hem malzeme ve teknik hem de mimari üslup bakımından 15'inci yüzyıl Osmanlı eseri olduğunu açıkça gösteriyor.
Balkanlar'da daha önce neler oldu?
Makedonya
Ohri'deki İmaret Camii, diğer adıyla Fatih Sultan Mehmed Camii yıkılarak kiliseye dönüştürüldü.
Manastır'daki Yeni Cami ile Ustrumca'daki Durak Efendi Camii avlusunda ve altında kilise var bahanesiyle yıkıldı. İki cami de inşaat halinde duruyor. Üsküp'teki Telgrafhane Binası fonksiyon değişikliği nedeniyle bir kuyumcu şirketine devredildi. Şirket onarımlar sırasında elektrik teliyle kitabedeki tuğrayı ikiye böldü ve durum 'Kaza sonucu oldu' diye açıklandı.
1994 yılında Manastır'daki saat kulesine haç takıldı. Osmanlı tarafından inşa edilen kulenin kitabesi indirilip yerine 'Bu anıt Makedon kahramanlara aittir' yazan bir levha asıldı.
Bulgaristan
Razgrad'daki İbrahim Paşa Camii ile Eski Zağra'daki 1408 yılında inşa edilen Hamza Bey Camii avlusunda ve altında kilise var bahanesiyle kazıldı ve yıkıldı. Halen inşaat halinde duruyor. Bulgaristan'ın çeşitli yerlerindeki Osmanlı tarafından yapılan saat kulelerinin kitabeleri söküldü. Yerine Bulgaristan, Osmanlı'dan ayrıldıktan sonra valilik görevini devralan kişilerin bu saat kulelerini yaptırdıklarına dair yazılar asıldı.
|
 |
Seçkin_k
18 yıl önce - Çrş 15 Eyl 2004, 14:23
Arkadaşlar bu adamlar bib hiç mi sevmiyorlar allahın aşkına...
|
 |
Ümit.
18 yıl önce - Çrş 15 Eyl 2004, 17:30
Sevmedillerinden degil de...Bassiz bir toplumun basindan gecebilecek bir hadise; sanirim kuzgun lese saldiriyor!
|
 |
Fahri
13 yıl önce - Cum 22 Oca 2010, 18:36
Bu köprü onarildimi? Nedir durumu su anda, bilen varmi?
|
 |
burakerkıral
13 yıl önce - Cum 22 Oca 2010, 20:11
Yugoslavya'nın dağılmasından sonra bu bölgelerde Osmanlı ve Türk izleri tahrip edilmiş kimisi yakılıp yıkılmış kimisininde ismi değiştirilip Hristiyan yada Katolik alemine mal edilmeye çalışılmıştır.Bu köprü şuan yoğun şekilde Türk,Müslüman Arnavut ve diğer çeşitli müslümanların bulunduğu Üsküp şehrinin belediye logosudur.
Logoda bahsi geçen ''Taşköprü'' ile birlikte Şar Dağları,Üsküp Kalesi ve Vardar Nehri gözükmektedir.Mimarının Mimar Sinan olduğu söylenmesine rağmen tam olarak bir bilgi yoktur fakat Mimar Sinan çalışmasına benzemektedir.Köprü logoda görüldüğü gibi Vardar'ın üzerine kurulmuştur.Halk tarafından sevilen köprüdür.Yerel halk tarafından ''Fatih Sultan Mehmed Köprüsü'' yada ''Taş Köprü'' olarak bilinir fakat resmiyete göre hristiyan bir devlet olan Makedonya ve kök tebaası olan katolikler bu durumdan diğer Balkan bölgelerinde olduğu gibi rahatsız olmaktadırlar.Nedeni ne yazıkki Osmanlı ile aynı cümle içinde bulunmak istememeleridir.Halbuki Fatih'in Bosna talimatnamesi şuan bile Birleşmiş Milletler tarafından tescillenmiş ve örnek gösterilmiştir.Sırp kışkırtmalarından etkilenen genel katolikler millet ayırt etmeksizin Balkanlar'da birbirleriyle iyi geçinirler ve günümüzde bile içten içe Osmanlı & Türk düşmalığı beslemektedirler.Bunun göstergeleri ise bu gibi olaylar ve bazı eylemleridir.
Türk mimarisi olan bazı eserlerin başına haç bazılarını ise kendi mimarilerine çevirip orjinalliğini bozmuşlardır.Diğer bazı eserler gibi bu köprününde ismini değiştirip gelecek nesile Osmanlı köprüsü olarak öğretilmemesi istenmektedir.Çünkü günümüzde o bölgede yaşayanlar bu köprünün Osmanlı köprüsü olduğunu bilmektedir.Bunun için amaç geleceğe yanlış bilgi verip derme çatma tarih oluşturma ve yanlış bilgilendirme kampanyasıdır.Neredeyse Balkan ülkelerinin çoğunda vardır.Türkiye'nin bu eserlere sahip çıkarak dokundurmaması gerekmektedir.
Not: Bosna Savaşı sırasında Türk yapısı olan Mostar köprüsü'nün yıkılışı ve telsiz konuşmaları hala nette dönmektedir.Osmanlı eserlerini yok etme düşüncesinin bir ıspatıdır.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|