Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
turgutakbaş
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 01:42

Alıntı:
KENTSEL TASARIMCILAR TAMDA BU İŞİ YAPIYORLAR. KENTİN TARİHİ DOKUSUNA UYGUN SİSTEMLER ÜRETİYORLAR. HAVARAYI PEKALA SARAYLARIN YAPISINA UYGUN BİR ŞEKİLDE GEÇİRİLEBİLİR. CAMİLERİNDE AĞAÇLI BULVARLARINDA.


hocam çelik konstrüksüyon ile saray yanyana olmaz yakışmaz ne yapıyorsun allah aşkına ... üzerine istersen ahşap kapla gene olmaz ...


Enes A.
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 01:48
d y


Alıntı:
Sarayların ve camilerin, ağaçlı bulvarların arasından ve yüksekten geçir de, bak bakalım çirkin duruyor mu durmuyor mu Mehmet?


Sistemi savunmuyorum ama bugün sanki o sarayın yanından son model arabalar geçmiyor mu, heryer asfalt değil mi, yanıbaşında derme çatma bir stad yok mu?

Bunların hepsi yakıştı da havaray mı yakışmadı?


turgutakbaş
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 01:52

Alıntı:
Sistemi savunmuyorum ama bugün sanki o sarayın yanından son model arabalar geçmiyor mu, heryer asfalt değil mi, yanıbaşında derme çatma bir stad yok mu?

Bunların hepsi yakıştı da havaray mı yakışmadı?


valla iş bana kalsa ilk başta ordan trafiği kaldırırım ... haa gücüm yetermi yetmez o ayrı ...

şu güzelliğe bakınız : http://railforthevalley.files.reklam_link.com/2009/ ...1_1920.jpg


En son turgutakbaş tarafından Cmt 23 Oca 2010, 05:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


soner_caylak
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 02:22



Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 02:41

Alıntı:
Sistemi savunmuyorum ama bugün sanki o sarayın yanından son model arabalar geçmiyor mu, heryer asfalt değil mi, yanıbaşında derme çatma bir stad yok mu?

Bunların hepsi yakıştı da havaray mı yakışmadı?

Enes, mukayesende hata var. Öngörünüm denilen o perspektifi zeminle aynı hizada geçen arabalar etkilemiyor ama, tabanı Dolmabahçe Sarayı'nın taçkapısından dahi yükseğe oturtulan bir havaray, görüntüyü rezil-rüsvâ eder. Ya da Nusretiye Camii'nin şerefelerine dokunacak ölçüde yükselen bir çelik konstrüksiyon, bu sanat şaheserini seyretmemize haksızca mâni olur. Veyahut da Tophane meydan çeşmesinin çatısına tepeden bakan bir modern sanat eseri (!) yüzyılların eskitip bozamadığı bu güzide eseri görsel açıdan sıfırlar...

Ayrıca, hadi bir sabah kalktık ve kemâle erdik. O civarın görüntü kirliliğini yoketmek için ne yapabileceğimizi düşündük: Caddeyi iki ucundan kapatıp yolu alternatif taraftan verdiğimizde, önünden geçen modern çizgili ve işveli görüntülü otomobillerden, jiplerden, ruhsuz ve de renksiz özel minibüslerden kurtulmamız çok kolay. Ancak trilyonlar dökülerek yapılan böyle bir yükseltilmiş, genç irisi konstrüksiyonu nasıl kaldıracağız? O hiç de kolay değil işte... Çünkü, İstanbul'da hâkim olan biçim; "yapılmış yapılmıştır" mantığına dayanır... Geri almak imkânsıza yakındır (Bkz: Park Otel, bkz: Haliç Köprüsü, bkz: kazıklı sahilyolları...).

Akaretler'de Deniz Müzesi'nin dibindeki yayaüstgeçidini düşünün: Yolu sadece 8 metre eninde kapatarak karşıdan karşıya köprü vazifesi görür. Ama Akaretler yokuşunun oradan Beşiktaş'a baktığınızda, Sinanpaşa Camii'nin minaresi bile bu çelik yığınına takılır. Siz bu üstgeçitlerden yanyana yüzlerce şekilde konulacak şekilde Beşiktaş'tan Karaköy'e kadar Dolmabahçe ve Meclis-i Mebusan caddelerinin topyekûn üzerinin ya da önemli bir kısmının örtüldüğünü gözünüzün önüne bir getirin hele... Mehmet Kasım'ın önerisindeki terslik, zaten anında beyninizde canlanacaktır.

Havaray'ın estetiği falan olmaz arkadaşlar. Havaray, kentin görüntüsüne "tecavüz" eden çirkinlik yumağı bir sistemdir. New York'un anacaddelerini falan sakın örnek olarak göstermeyin. Çünkü New York; sultanlar sultanı Şehr-Istanbul ile karşılıklı kefelere konulamayacak ölçüde hafifmeşrep ve göz zevkini bozucu yeniyetme ve dahi sonradan görme bir kenttir. Tıpkı yeni kurulan şehirlerde, meselâ Dubai'de olduğu gibi... Oralarda öngörünüm bozulsa ne oluuur, bozulmasa ne olur?!

Osmanlı İmparatorluğu'nun mirası bu özel şehir, bugüne kadar orasından burasından çekiştirilerek rezil edilmeye çok uğraşıldı. Zaten deformasyon had safhada, iki ilâveden ne çıkar demeyelim. Evveliyatında halt edilmişse, bundan sonra da, hem de bizler eliyle bu haltın işlenmesine devam etmek en azından bu eşsiz mirasa saygısızlıktır.

* Mehmet, son söz: İlle de biryerden biryere ulaşmak hevesiyle, akla hayale gelmeyecek lüzumsuz projeler üretmek kaygısına kendimizi kaptırdığımızda; yanıbaşlarında oturan zenginlerin betonarme tripleks villasına özenerek, kendi ahşap ve mütevazı konaklarının çatısına da üstünkörü bir yüzme havuzu eklemeye çalışan, ancak havuzu lâyıkıyla yaptıramadıkları gibi, bu güzelim kuş kafesinin nefis görüntüsünü de rezil eden, çatı katlarını gereksiz yere çökerten Osmanlı mirasyedisi bir ailenin, hezeyanlar içinde çırpınan yeniyetme torunlarından hiçbir farkımız kalmaz...

Akın KURTOĞLU



Gökhan AsGül
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 03:08

Alıntı:
tabanı Dolmabahçe Sarayı'nın taçkapısından dahi yükseğe oturan bir havaray görüntüyü rezil-rüsvâ eder. Ya da Nusretiye Camii'nin şerefelerine dokunacak ölçüde yükselen bir çelik konstrüksiyon, bu sanat şaheserini seyretmemize haksızca mâni olur. Veyahut da Tophane meydan çeşmesinin çatısına tepeden bakan bir modern sanat eseri (!) yüzyılların eskitip bozamadığı bu güzide eseri görsel açıdan sıfırlar


Akın Üstadım çok doğru bir konuya değinmiş. Bozup eskitme konusunda önde gitmek yerine, olan değerlerimizi korumak birinci önceliğimiz olmalı. Ulaşım konusu havaraysızda çözülür, alternatif yollar her zaman var (Değişik başlıklarda bunları konuşup, tartışıyoruz zaten, tekrarlamaya gerek yok diye düşünüyorum ).


Enes A.
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 03:28



En son Enes A. tarafından Cmt 23 Oca 2010, 03:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


turgutakbaş
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 05:37

Alıntı:
Ama Akaretler yokuşunun oradan Beşiktaş'a baktığınızda, Sinanpaşa Camii'nin minaresi bile bu çelik yığınına takılır


bir kere zaten o yol sinanpaşa camisinin külliyesinin içinden geçiyor ... camininde içinde bulunduğu külliyeye dahil olan türbe tam karşısındadır ... bunlar vakti zamanında şehirleşme adına yapılmış yanlış hamlelerdir ... tarihi eserlerin katlidir ... istanbulda bir çok yerde bu tip yanlış hareketler maalesef yapıldı ... neden turist gelmiyor demeyi herkes biliyor ama ... bir italyadan örneklere bakmak lazım önce ... adamlar tarihi eserlerin etrafını boşaltıyor ... biz dolmabahçenin tepesine otel diktiriyoruz ... otelin bahçesinde ki havalandırmalar bulunmasa mahvolacaktı güzelim saray ...




Alıntı:
Havaray'ın estetiği falan olmaz arkadaşlar. Havaray, kentin görüntüsüne "tecavüz" eden çirkinlik yumağı bir sistemdir. New York'un anacaddelerini falan sakın örnek olarak göstermeyin. Çünkü New York; sultanlar sultanı Şehr-Istanbul ile karşılıklı kefelere konulamayacak ölçüde hafifmeşrep ve göz zevkini bozucu yeniyetme ve dahi sonradan görme bir kenttir. Tıpkı yeni kurulan şehirlerde, meselâ Dubai'de olduğu gibi... Oralarda öngörünüm bozulsa ne oluuur, bozulmasa ne olur?!


olay budur ... 300 yıllık bir şehirle binlerce yıllık bir şehir bir tutulamaz ... daha geçen yıl Harwardda hocam bir dönem misafir hocalık yaptı ... orada diyor 150 yıllık ahşap binalara kimseyi dokunurtmuyorlar komediye bakarmısınız ... adamlar 150 yıllık eserleri nasıl koruyorlar ... bizim hoca demişki gelin istanbulda 500 yıllık hamamda yıkanın şok olmuşlar nasıl yani diye amerikalılar ... orada öyle birşey olsa yıkanmayı bırakın elletmiyorlar bile ...

tek bir sorum olacak sizlere bu amerikan filmlerinde falan görüyoruz tepeden giden metro yollarını falan ... nerelerden geçiyor bunlar ...

daima şehrin en sefil bölgelerinden ... gürültüsü evlerin içindekileri çıldırtmıyor mu ? filmlerden hepimiz biliyoruz ...


allah aşkına mecidiyeköydeki üst geçit çokmu güzel ... onun üzerinden tren geçen versiyonu olacak sadece havaray ...


Mehmet Kasım
13 yıl önce - Cmt 23 Oca 2010, 18:15



İSMAİL ÇELİK

13 yıl önce - Pts 25 Oca 2010, 11:57



sayfa 4
ANA SAYFA -> ULAŞIM