Türk Rus ilişkileri kısa vadede güzel olabilir ama uzun vadede her iki ülke her zaman için düşman ülkeler olmuştur,
Ruslar Güney Denizlere inme gibi geleneksel politikalarından vaz geçmediği sürece ve Türk yurtlarındaki işgallerine son vermediği sürece böyle devam edip gidecektir.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, 1 Aralık'ta Ankara'yı ziyaret edecek olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde Rus mevkidaşı ile 'tarihi öneme sahip' diye nitelendirdiği 5 maddelik bir anlaşma imzalayacaklarını söyledi.
Rusya Federasyonu Ekonomik Kalkınma Bakanı Aleksey Ulyukayev ile görüşmek için Moskova'ya gelen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türk basınına yaptığı açıklamada çok faydalı görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti. Zeybekçi, ziyaretin Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin (ÜDİK) toplantısı için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ankara gezisi öncesi planlanan bir ziyaret olduğunu söyledi. İki ülke arasında görüşmelerin arttığını ve bunun memnuniyet verici olduğunu dile getiren Zeybekçi, şunları söyledi
Bu görüşme ile biz tabi İstanbul'da bir araya geldik heyetler halinde, o görüşmeden sonra da Türk ve Rus heyetleri defalarca diyebileceğim bir şekilde bir araya geldi. Teknik anlamda görüşmeleri yapmak üzere bir araya geldiler. Bu görüşmelerde amacımız şuydu; İstanbul'da verdiğimiz bir karar vardı, Türk ve Rus dış ticaretinin önündeki, yatırımların önündeki, bütün engelleri bu yılsonuna kadar kaldırmak ve yahut ta bunları kaldırmayı belirli bir takvime ve programa bağlamak. Netleştirmek yönünde bir kararımız vardı eylül ayında İstanbul'da. Bu çerçevede çok sayıda teknik görüşmeler yaptık. Geldiğimiz nokta son derece sevindirici bir nokta. Pazartesi günü iki devlet liderinin huzurunda iki bakan olarak 5 maddelik bir anlaşma yapacağız. Bu anlaşma benim tanımlamama göre tarihi öneme sahip bir anlaşma. İçerisinde belirli alanlarda tercihli ticaret anlaşması, serbest ticaret anlaşmasının artık resmi olarak görüşüldüğü, konuşulduğu bir anlaşma. İki ülke arasındaki ticaretin önünde ki engellerin kaldırılması için listelenen sorunların görüşülmesi için bir anlaşma. İki ülke arasındaki ticarette bankacılık sistemi, yatırım ve finans aynı zamanda da milli paraların kullanılması yönünde önemli bir anlaşma. Ve bunu takip etmek üzere düzenli ve en kısa sürelerde iki bakan olarak bir araya gelmeyi kararlaştırdık. Aynı zamanda da iki ülkenin teknik heyetleri en az aylık düzenlerle bu hedeflere ulaşmak için bir ataya gelmeyi kararlaştırdık. Hedefimiz, her iki ülkenin lideri bizim ülkelerimiz için çok büyük olmayan 100 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşmak ile ilgili bir hedef koydular ortaya. Bu hedefe ulaşmak için biz artık çok sık bir araya geleceğiz. Mesela 8 Aralık'da heyetler tekrar bir araya gelecekler. Yani 1 Aralık'ta Devlet Başkanı ve Sayın Ulyukayev Ankara'da olacak ve 8 Aralık'ta da iki ülkenin teknik heyetleri taşımacılık ile ilgili problemleri çok daha hızlı çözmek için bir araya gelecekler ve Aralık sonuna kadar belki bir kez daha bir araya gelecekler. Yılsonuna kadar inşallah bir noktaya gelmiş olacağız.
TÜRKİYE, RUSYA'NIN ÜRETTİĞİ, RUSYA'DA TÜRKİYE'NİN ÜRETTİĞİ BÜTÜN SERTİFİKALARI KABUL EDECEK
Yani asıl hedef o 100 milyar dolarlık hedefe giderken teknik olarak engelleri ortadan kaldırmak. Bir de şunda mutabıkız; her iki ülke mesela Rusya Türkiye'nin ürettiği tüm sertifikaları kabul etmek, Türkiye'de Rusya'nın ürettiği tüm sertifikaları kabul etmek gibi bir noktaya geliyoruz.
Tabi bildiğiniz üzere Rusya Avrasya Gümrük Birliği'ne bağlı bir ülke. Bizde AB ile Gümrük Birliği'ne tabi olan bir ülkeyiz. Bu iki dengeyi de koruyarak aramızda maksimum düzeyde serbest ticarete gidişin göstergeleri bunlar. Bir birine komşu iki büyük ekonomi ki büyük dinamonun bir araya gelmesinin önünde hiçbir engel olmamalı diye düşünüyoruz. Ve sonuçta şunu söylüyoruz bir birimize, Rusya'nın sahip olmadığı hemen hemen her şeye Türkiye sahip, Türkiye'nin sahip olmadığı hemen hemen her şeye Rusya sahip bunları bir araya getirerek çarpan etkisi ile karşılıklı olarak iki ülkenin menfaatlerini en üst düzeye çıkartmamız gerekiyor.
KAYNAK: HABERTURK.COM.TR
Hedef cok güzel, ama 100 milyar ticari hacmi nasil olacak?
Rusyadan 80 milyar dolarlik dogalgaz alirsak ve geri kalan 20 milyar dolarda Türkiyenin ticari hacmisi olursa, ben ne anladim bu anlasmadan…?
kardeşlerim
günümüzde abd yalakası...avrupa kuyruğu bir solizm...var...bunlar ın içinde ulusalcık olup..hdp ye oy atan mı ararsın...
biji obama diyen mi ararsın...
bbc
cnn
fox un peşinden ortalığı yakıp yıkanı mı ararsın...
lakin...
dünyada kapitalist nizama
baronlara karşı durabilen sadece 2 lider var ....
birisi cumhurbaşkanımız
diğeri putin ...
bu iki güç
dünyadaki halkları sömüren baron sistemini
faiz cenderesini
medya kumpasını bitirebilecek liderlik gösteriyor ...
Ticaret hacmi 100 milyar dolar olacak ama hedefe 50-50 olacak. 80-20 olsun diye umut edenler illa olacak ama bu işler öyle yürümüyor. İllaki tam eşitlik mümkün olmayabilir ama ortaya çıkan konjonktür Türkiye'ye avantaj sağlamış durumda.
II. Dünya Savaş'ı sırasında, İnönü'ün bir türlü Ruslara güvenememesi ve Almanya taraftarı olması nedeniyle büyük fırsatlar kaçırıldı. Belki Türkiye'nin Hazar gölüne sınırı olacaktı. Bu sefer Rusya ile ilişkiler asla soğutulmamalı. Şangay 5'lisine gerekirse üye bile olabiliriz. Ortadoğu'da oynanan oyunu ancak bu şekilde bozabiliriz.
Putin'in açıklaması 10 numara olmuş. Tam oyun bozan bir açıklama!
En son mtoman tarafından Pts 01 Arl 2014, 01:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Ticaret hacmi 100 milyar dolar olacak ama hedefe 50-50 olacak. 80-20 olsun diye umut edenler illa olacak ama bu işler öyle yürümüyor. İllaki tam eşitlik mümkün olmayabilir ama ortaya çıkan konjonktür Türkiye'ye avantaj sağlamış durumda.
II. Dünya Savaş'ı sırasında, İnönü'ün bir türlü Ruslara güvenememesi ve Almanya taraftarı olması nedeniyle büyük fırsatlar kaçırıldı. Belki Türkiye'nin Hazar gölüne sınırı olacaktı. Bu sefer Rusya ile ilişkiler asla soğutulmamalı. Şangay 5'lisine gerekirse üye bile olabiliriz. Ortadoğu'da oynanan oyunu ancak bu şekilde boza biliriz.
Putin'in açıklaması 10 numara olmuş. Tam oyun bozan bir açıklama
Bu yazdıklarını gerçekten inanarak mı yazdın?İnönü Ruslara güvenemiyormuşta,Alman taraftarıymışta bu kadar deli saçması bir laf olabilir mi?
Hiçbir ülkeye güvenmeyelim zaten en doğrusu bu...
Bu yazdıklarını gerçekten inanarak mı yazdın?İnönü Ruslara güvenemiyormuşta,Alman taraftarıymışta bu kadar deli saçması bir laf olabilir mi?
Hiçbir ülkeye güvenmeyelim zaten en doğrusu bu...
Bitaraf olan berteraf olur. Savaş boyunca Rusya, İngiltere, Almanya arasında gidip geldik. II. Dünya Savaşı bitti. Herşey ortadaydı o zaman bile İnönü Türkiye'yi savaşa sokmamak için diretti. Almanya'ya karşı savaşa girmenin delilik olduğunu düşünüyordu. Hitler bıyığı bırakacak kadar Alman faşistlerini beğeniyordu. Almanya'nın yenilmeyeceğine inanıyordu. Hitler intihar ettiği sırada, İnönü, Almanlara karşı savaşa girildiği an Yunanistan'dan Almanların Türkiye'yi işgal edeceğini zannediyordu.
İngiltere savaş sonuna kadar tarafsız kalan Türkiye'yi tehdit ile savaşa soktu. Rusya tehdidi ile başbaşa kalacağımızı ve bu sefer kimsenin yardıma gelmeyeceğini illettiler bize. Bizde girdik. Savaş sonu manzarası felaketti. Anadolu açlıktan kırılıyordu. Ekonomimiz savaşa girenlerden daha kötüydü. İnsanlar kuru ekmeğe muhtaçtı. Zaten CHP'nin bugüne kadar iktidara gelememiş olmasının en büyük nedeni o dönemde yaşanan rezalet yönetimdir. Korkak bir dış politika izlediğimiz için ne Rusya ne İngiltere bize saygı duyuyordu. Sadece ABD ile yakınlaşabildik onun nedeni de ABD'nin Yakındoğu politikası ile alakalıydı.
Asırlar boyu Rusya'yı düşman görmek bizim için bir hataydı. Komünizm tehlikesi ile Rusları her türlü satışa getirmemiz affedilecek bir durum değildi. Adamlar bize Lozan sırasında Boğazlar için destek olmaya çalıştı. Biz gittik İngiltere'nin dediğini yaptık. İyi hoş Lozan'da İnönü Lord Curzon ne istediyse onu yaptı. Nasıl olsa Curzon yakışıklı uzun boylu ve tecrübeli bir diplomattı. Ona hayran olmak İnönü için bir dezavantaj oldu.
Neyse uzun lafın kısası, hiç bir ülkeye güvenmeden uluslararası düzende hiç bir ülke ayakta kalamaz. Buna süper güç ABD dahil....Türkiye'nin şimdilik izleyecebileceği en iyi politika güçler dengesi politikası ve kendi politikasını üretmesi. Putin'in dediği gibi bağımsız bir devlet olarak hareket etmesi.
Not: Büyük ihtimalle İnönü hakkında yazdıklarımı deli saçması göreceksin ama sana tavsiyem ilk olarak İsmet İnönü tarafından yazılmış olan hatıratı okuman ve daha sonrada II. dünya savaşı ve Türkiye ile alakalı bir iki kitap karıştırman. Ha ben her türlü deli saçması olarak görürüm dersen o da ayrı! Bağnazlıkta bir tercih meselesidir.