su anda deniz gezmişin dayattıgı ideolojinin yetiştirdiği yeni nesil gençleri biliyoruz aşama aşama hepsi dağa çıkarılıyor askere kursun sıkıyor
deniz gezmişin ideolojisi budur...
bkz. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak.
Alıntı:
Dar ağacında 3 fidan değil,DAR AĞACINDA 3 YİĞİT:
ADNAN MENDERES
HASAN POLATKAN
FATİN RÜŞTÜ ZORLU
Alaka?
En son Tevfik Akdora tarafından Sal 23 Şub 2010, 15:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
İnandıkları uğruna mücadele etmiş ve o uğurda canını vermiş kendi davasında samimi bir devrimci diyelim. Keşke bugün kendilerine solcu, sosyal demokrat, devrimci diyenler onu örnek alabilse ama bu gün devrimci geçinenlerin büyük çoğunluğunun cuntacı olmaktan öteye geçemedikleride bir gerçek
bkz.düşünedemeden arastırmadan ideoloji seçebilmek
deniz gezmiş denilen adam mandacılıga emperyalizme karsı oldugunu söylüyor ama ne hikmetse rus emperyalizmini çin emperyalizmini türkiyeye devrim diye yutturmaya çalısıyor
çakma devrimlerle memleket yönetilmez atatürk gibi devrim yoktan kendi zihninizden çıkanlarla var edilir
yoksa rusyada su olmus venezüelada su olmus getirelim türkiyede bunuda uygulayalım demek EMPERYALİZMİN DANİSKASIDIR
bkz.düşünedemeden arastırmadan ideoloji seçebilmek
deniz gezmiş denilen adam mandacılıga emperyalizme karsı oldugunu söylüyor ama ne hikmetse rus emperyalizmini çin emperyalizmini türkiyeye devrim diye yutturmaya çalısıyor
çakma devrimlerle memleket yönetilmez atatürk gibi devrim yoktan kendi zihninizden çıkanlarla var edilir
yoksa rusyada su olmus venezüelada su olmus getirelim türkiyede bunuda uygulayalım demek EMPERYALİZMİN DANİSKASIDIR
"bkz.düşünedemeden arastırmadan ideoloji seçebilmek" sözü anca bu kadar manidar olurdu.
Cumhuriyet rejimini Atatürk'ün icadı sanan birisinin bu cümleyi söylemesini kastediyorum.
Atatürkten önce cumhuriyet kavramı diye birşey yoktu değil mi? Bu ülke kanunlarıyla, inkılaplarıyla sıfırdan esinlenilmeden yaratıldı demek. hmm ilginç
Deniz Gezmiş Rusyada şu oldu "hadi uygulayalım bari" dedi. Hatta bahse girerim bunu düşünen komünizmin Ruslar tarafından ortaya atılmış bir ideoloji olduğunu sanıyordur.
Deniz Gezmiş kendi inandığı yolda dürüst şekilde gitmiş olabilir,Doğrudur.
Banka soymuştur,Adam kaçırmıştır falan filan ancak Adam öldürmediği doğrudur.
Ama Deniz Gezmiş'in ölümünden sonra 1974'de Ecevit affıyla hapishanelerden çıkanlar bu ülkeyi anarşi alanına çevirmişlerdir.
Yahu Deniz Gezmiş'in misyonunu devam ettirdiğini söyleyen İnsanlar,Deniz Gezmiş'in idamına karşı çıkan dönemin CHP kökenli Başbakan'ı Nihat Erim'i bile 7 sene sonra 1980 yılında katletmişlerdir.
Onların izahı bile yoktur memleketi parçalamak isteyenler,kaos yaratanlar büsbütün bellidir.
Ayrıca bir şeyi hatırlatmak isterim,bu konu hakkında yanlış bilgi veren arkadaşlar var.
Deniz Gezmiş sağ-sol çatışmasına girmemiştir çünkü onun vefatından 1-2 yıl sonra çatışmalar körüklenmeye başlamıştır.
(Mesaja yanlış diyen arkadaş,merak ettiğiniz kaynaklar bir sonraki sayfada olabilir.)
En son ibrahim alıcı tarafından Prş 04 Mar 2010, 05:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
bkz.düşünedemeden arastırmadan ideoloji seçebilmek
deniz gezmiş denilen adam mandacılıga emperyalizme karsı oldugunu söylüyor ama ne hikmetse rus emperyalizmini çin emperyalizmini türkiyeye devrim diye yutturmaya çalısıyor
çakma devrimlerle memleket yönetilmez atatürk gibi devrim yoktan kendi zihninizden çıkanlarla var edilir
yoksa rusyada su olmus venezüelada su olmus getirelim türkiyede bunuda uygulayalım demek EMPERYALİZMİN DANİSKASIDIR
Emperyalizm veya yayılmacılık, bir devletin veya ulusun başka devlet veya uluslar üzerinde kendi çıkarları doğrultusunda etkide bulunmaya çalışmasıdır.
Emperyalizm terimi Latince “imperium” sözcüğüne dayanmaktadır ve diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir. Bu kullanımının dışında Fransa’da 1830’larda Napolyon imparatorluğuna hayranlık duyanları nitelemek için, 1848’den sonra ise Napolyon III’ün kötü yönetimini ifade etmek için kullanılmıştır. Emperyalizm kavramının kullanımı 1870’lerde İngiltere’de yaygınlaşmıştır.
Çeşitli kaynaklar Emperyalizmi aşağıdaki şekilde tanımlar:
Bir ülkenin topraklarını genişletmesi
Bir ulusun veya toplumun başka bir ulusu veya toplumu vergiye bağlaması
Bir ulusun veya toplumun başka bir ulus veya toplumun topraklarındaki kaynaklarından yararlanması
Bir ülkenin veya toplumun başka bir bölgeye kendi kültürünü yayması ve oranın halkını köle olarak kullanması
Emperyalizm işte
En son savaşşentürk tarafından Prş 04 Mar 2010, 04:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Yahu Deniz Gezmiş'in misyonunu devam ettirdiğini söyleyen İnsanlar,Deniz Gezmiş'in idamına karşı çıkan dönemin CHP kökenli Başbakan'ı Nihat Erim'i bile 7 sene sonra 1980 yılında katletmişlerdir.
1. Nihat Erim'in Deniz Gezmiş'in idamına karşı çıktığını ilk kez duyuyorum. Kaynak rica etsem?
2. Nihat Erim'e , Mahir Çayan'ın öldürülmesinin intikamı olarak suikast yapılmıştır. Deniz Gezmiş'le ilgisi yoktur. (Bkz. Vikipedia/Nihat Erim)
Nihat Erim'e suikast yapanlar Deniz Gezmiş'in misyonunu devam ettirdiğini söyleyen insanlar değildir. Deniz Gezmiş ile Mahir Çayan'ın önderliğini yaptığı iki fraksiyon o dönemde devlet tarafından hedef seçilmiştir; bunun üstüne Mahir çayan önderliğindeki THKPC (Türkiye halk kurtuluş partisi cephesi) anarşizm ile mücadele kararı almıştır. Deniz Gezmiş önderliğindeki THKO ise anarşizme uzak kalmıştır. (Bkz: Vikipedia 68 Hareketi/Türkiye)
3. Deniz Gezmiş marxist-sosyalist bir insandı. (Bkz. Google: Deniz Gezmiş) Sanırım bunu inkar edecek değiliz. Ancak, o tarihte yoğun bir sağ sol çatışması yoktu ama sağcı fikirleri benimsemiş öğrenci dernekleri vardı. Karşıt görüşlü dernekler arasında çatışmalar oluyordu. (Bkz: Vikipedia 68 Hareketi/Türkiye)
Alıntı:
rus emperyalizmini çin emperyalizmini türkiyeye devrim diye yutturmaya çalısıyor
Bu sözlerinize bir kaynak gösterebilir misiniz? Benim bildiğim, Deniz Gezmiş Marxist ve anti emperyalisttir ve Fransa'da 60.lı yıllarda başlayan öğrenci hareketlerinin bir uzantısıdır.
En son mine atafirat tarafından Prş 04 Mar 2010, 05:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
her başlıkta yazdığım başlangıç cümlemi burada yinelemek istiyorum : neyin peşindesiniz!!!
insanlar düşünür , okur , seçer , seçilir..gerçi günümüzde yönlendiriliyor ama neyse..
genel itibari ile yazdığım gibidir insan..buradan çıkacak sonuç şudur ki ; senin fikrini kabul etmeyip aksini kabullenmem son derece normaldir..ben a derim sen b dersin..buna kimse karışamaz...
gel gelelim bu başlığa ; şahsi görüşüm şudur ki bu başlık fitili ateşlenmiş bir bombadır..ve ancak bombanın sahibi bu fitili söndürebilir..insanların idam edilebildiği , en hassas yıllarımızın baş aktörlerinden birini bu sitede iki zıt görüş olarak tartışmak üstte bahsettiğim düşünüp okuyan seçen ve seçilen insana yakışmaz...
ama şu da bir gerçek ki (dileyen üstüne alınabilir) ; sitemizin eğitim seviyesi ve mantıklı konuşup medenice hareket edilme oranı yerlerdedir...hiç bir konuda fikir sahibi olmayanları ahkam kestiği bir sitedir ve ben biliyorum ki benim bu yazdıklarımda anlamayan için tabi ki çöpe gidecektir...
1. Nihat Erim'in Deniz Gezmiş'in idamına karşı çıktığını ilk kez duyuyorum. Kaynak rica etsem?
Nihat Erim,İsmet İnönü gibi zamanın bütün CHP'lileri idama karşı çıkmışlardır.
Darağacın'da Üç Fidan isimli kitabı okumuştum,kitap yanımda olsaydı sayfa sayılarını yazardım kaynak olarak gösteriridim.Bende ilk kez sizden duydum böyle birşeyi,O Dönem Meclis'de ki CHP'liler resmen mücadele vermiştir bu olay için.
Buyrun Deniz Gezmiş'in avukatından:
Yani ben ilk defa sizden duydum bunu,bu bilinen birşeydir.
DENİZ GEZMİŞ'İ ASMAYIN...
Alıntı:
Dönemin Başbakanı Nihat Erim'in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesini önlemek için 04.00'de Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na mektup yazdığı ortaya çıktı.
24 Temmuz 2005 Pazar 11:18
12 Mart Muhtırası'nın ardından Başbakan olan Nihat Erim'in anıları yakın tarihimize ışık tutuyor. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan iki ciltlik ''Nihat Erim Günlükler'' isimli kitapta Erim'in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesini önlemek için 04.00'da Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na yazdığı mektuba da yer veriliyor. Kitapta, Erim Hükümeti'nden CHP'nin bakanlarını çekme kararını alması nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın İnönü ve CHP için ''Ceheneme gitsinler'' dediği bilgisi yer alıyor. Erim'in hayattayken yayınlanmasına izin vermediği günlükleri, Ahmet Demirel tarafından derlendi.
İdamı durdurun mektubu 04.00'de verildi
Nihat Erim'in 'Günlükleri'nde yer alan ve yakın tarihimize ışık tutan bazı bölümlerde şu bilgiler yer alıyor:
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına yönelik ilk kanunun Meclis'te kabul edilmesi üzerine dönemin Başbakan'ı Nihat Erim, Cumhurbaşkanı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanı'na mektup yazdığını bildiriyor. Gezmiş ve arkadaşlarının idamını öngören kanunun Meclis'te gece 03.30'da kabul edilirken, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na gönderilen mektupta ise ''Özel Kalem Şefi Osman Canan tarafından Ankara Skyönetim Komutanlığı Nöbetçi Subayı Piyade Üsteğmen Hasan Güneycan'a verildi. Saat 04.00 notu bulunuyor. Nihat Erim'in Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na yazdığı mektup ise Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamına ilişkin kanunu iptal ettirmek üzere CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağı belirtilirek, ileride telafisi imkansız durum ortaya çıkmaması için infazın yapılmaması isteniyor.
Hangi demokrasi
12 Mart 1971 Muhtırası'yla ilgili olarak Nihat Erim günlüğünde şu satırlar yazıyor: ''12 Mart saat 17.00'de hükümet çekilmiş. İstifa tezkeresinde Demirel, 'Hukuk devleti ve Anayasa ile bağdaşmayan bu tutum karşısında çekildiğini' söylüyor. CHP'ye gelince. İnönü istifa üzerine 'Demokratik usül yürüyor' demiş. Hangi demokrasi, hangi Anayasa. Ültimaton veriyor kumandanlar. Hükümet çekiliyor. Doğrusu Demirel'in istifasında yazdığıdır. İnönü 12 Mart gecesi yeni bir demeçle ilkini tahsis ediyor. 'Benim söylediğim bir temennidir' dedi.
''Ben şapkamı alır giderim''
Hükümeti kurma görevinin kendisine verilmesinin ardından kabineyi nasıl oluşturduğuna ilişkin günlükte şu bilgiler yer alıyor: ''CHP'den İstanbul Milletvekili Amiral Sezai Orkunt'a Ulaştırma Bakanlğı teklif ettim. Kabul etti. Fakat ertesi gün ona da gene ordudan itiraz geldi. Deniz Kuvvetleri Kumandanı Amiral Celal Eyiceoğlu ''Eğer o bakan olursa, şapkamı alır giderim' demiş. Dünya Bankası'na gitmiş Atilla Karaosmanoğlu'nun Washington'a telefon ederek çağırdım. MİT onun için 'solcu' diye rapor verdi. Dinlemedim. Dünya Bankası Genel Müdürü Mr. McNamara'dan acele Amerikan istihbarat teşkilatı kanadından sordurdum. Şu cevap geldi: ''Parlak bir beyin, sonsuz vatan sevgisi vardır, yalnız kendi kafasında olmayanlarla çalışmayı sevmez''
Sunay: Faruk'a güveniyorum!
Sunay'la buluştuk. Bana 'Faruk'a güveniyorum. Memduh Tağmaç orduda fazla sevilmez, teması yoktur. Faruk sevilir' dedi.''
''Cumhurbaşkanı ile buluştuk. Tağmaç'ı çağırmamıştı. Komutanların süre uzatımı konusunda şunları söyledi:
''Faruk Gürler'in Genelkurmay Başkanlığı'nı yakmayalım. Tağmaç'ı Haziran'da kontenjan senatörü yapalım. Faruk böylece Genelkurmay Başkanı olur' dedi. Muhsin Batur bana birkaç gün önce 'Albay ve daha yukarı rütbedekilerin iki yıl süre ile toplam süreleri uzatılırsa mesele kalmaz''dedi. Sunay bunu uygun görmedi. ''Çok mesele çıkar. Yol olur. Yeni 1 Mart Muhtırası vermek heveslerini teşvik eder'' dedi.
''Siyasilerin davranışları istismar ediliyor''
'Faruk'a güveniyorum. Memduh Tağmaç orduda fazla sevilmez, teması yoktur. Faruk sevilir' dedi.''
''Cumhurbaşkanı devlet ileri gelenlerini yeni yıl dolayısıyla kabul etti. Siyasiler de vardı. AP Genel Başkanı Demirel ile el sıkıştık. Cumhurbaşkanı bu barışmayı arzu ediyordu. 27 Ekim'den beri görüşmemiştik. Benim o gün verdiğim demeç, onun cevabı da ağırdı. Sunay bana 'Şunla konuş biraz' dediyse de fırsat olmadı. Yalnız birarada resimler çektirdik. Genelkurmay Başkanı Tağmaç bugün bana eve geldi. 'Siyasilerin son zamanlardaki sözleri ve davranışları orduda istismar edili-yor.' dedi. İmzasız bir mektup almış. Bir generalin yazmış olabileceğini tahmin ediyor. Mektupta Cumhurbaşkanı'na atıp tutuluyor. Benim Demirel ile Çankaya'da barıştırılışımı Sunay'dan biliyorlarmış. Mektubu yazan 'Biz 12 Mart'tan sonra faaliyeti durdurmuştuk. Şimdi gene toplantılar yapmaya başladık' diyormuş.''
'Cehenneme gitsinler'
Saat 11'de Milli Güvenlik Kurulu toplandı. Ankara sıkıyönetim komutanının Trabzon, Giresun, Ordu illerinin sıkıyönetim konulması teklifi ele alındı. Ben konuştum: ''Sıkıyönetimi yaymakla birşey halledilemez,önce siyasi mesele halledilmeli. Ankara komutanı dün bildiri yayınladı. Bana sormadan yaptı. Halbuki yazı ile tedbir istemişti. Cevabını beklemeden bunu yaptı. Şimdi, İnönü bakalım buna karşı ne yapacak?' Cumhurbaşkanı benim işi gene istifaya getirdiğimi, bunun doğru olmadığını, liderlerinde benden şikayetçi olmakla beraber , kendilerine düşeni yaptıklarını söyledi. Ben cevap verdim ''Kapris yapmıyorum. Geleceğimi görüyorum. Osmanlı tarihinde sadrazamın kellesi gider, parça parça ederler, ama kapıda 20 kişi sadrazam olmak için bekler. Bugün de başbakan olmak isteyen liyakatlı kişiler hamdolsun var. Zaruret görmesem bırakmak istermiyim'' dedim. Az önce başyaver bir haber getirdi: CHP Merkez Yönetim Kurulu bakanlarını hükümetten çekme eğiliminde imiş. Ankara Skıyönetim Komutanın'nın bildirisi karşısında 'İşte' dedim. 'Görüyorsunuz. Ben bunu tahmin ettim' Cumhurbaşkanı İnönü'ye ve CHP'ye bir küfür savurdu, 'Cehenneme gitsinler' dedi.''
Ecevit demagog
''CHP kurultayı 5 Mayıs'ta başladı. Dün gece Ecevit'çilerin zaferi ile bitti. İnönü bugün genel başkanlıktan çekilmiş. Yeni bir dönem, Tarihi bir olay. Bunca mücadeleden gelip çıkan İnönü, Ecevit'e yenildi. Ama kendi hatası yüzünden Biz ona 1970 kurultayından önce Ecevit'in işi nereye götüreceğini, CHP'yi parçalayacağın söyledik. 'Ecevit komünist' diyenlere ben katılmıyorum. Ama tehlikeli bir adam. Oportünist, demagog ve yalanı rahat söylüyor.''
'İnönü memleketin batmasına sebep olacak'
''Dün akşam yemeğini orduevinde komutanlarla birlikte yedik. Yüksek Askeri Şûrâ üyeleri. İnönü ile görüşmemizi anlattım. Muhsin Batur müstesna, hepsi İnönü'nün lüzumsüz alınganlık gösterdiği kanaatinde. Tepki gösterdiler: ''İnönü için savcıların yazdığı az bile. Gençleri kışkırtmadı mı?'' Erdal İnönü de ODTÜ olaylarından suçlu' diyenler oldu.'' ''Sabahleyin Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Cihat Alpan telefon etti. İnönü saat 11.00'de Cumhurbaşkanı'na gidecekmiş. İnönü'nün Sunay'a Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idam edilmemesini telkin için gittiği anlaşılıyor. Akşam 18.30'da Cumhurbaşkanı beni çağırdı anlattı. Sonra Tağmaç'ın da çağrılmasını söyledim. Geldi, söyledik. ''Bekliyordum, biliyordum. Yarın sıkıyönetimin uzatılmasına gene karşı çıkacak. Silahlı Kuvvetlerin hevesini kıracak birbirine katacak. Bu memleketi bu hale getiren CHP'dir. CHP ve İnönü memleketin batmasına sebep olacaklar. Bakın göreceksiniz' dedi.