"12 Mart 1971 muhtırasının ardından, Mahir Çayan'ın öldürülmesi ve Deniz Gezmiş'in tutuklanması üzerine okulda başlayan boykot eylemlerine o da katıldı, sol yumruğunu havaya kaldırıp, "Bağımsız Türkiye" diye bağıranlardan biri de oydu. 8 Nisan 1972'de gözaltına alındı, Mamak Askeri Ceza Evi'ne konuldu. Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nce üç ay hapis cezasına çarptırıldı, davanın sonuçlandığı tarihe kadar yaklaşık yedi ay ceza evinde yattı. Ceza evinden çıkmasından son sınıfa gelinceye kadar hem öğrenciliğini sürdürdü, hem de sol hareketlerden yavaş yavaş ayrılıp yine sosyalist eksende Kürtçü bir çizgiye yöneldi: "Kısa bir süre Türkiye soluyla birlikte hareket etmemle birlikte 1973 baharında bir grubun faaliyetine öncülük ederek PKK hareketinin temelini atmada önemli rol oynadım. 1975'te Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği başkanlığı yaptım. PKK programını 78'de kaleme aldık. 79 Temmuz başlarında Ethem Akçan'la Suruç üzeri Suriye ve Lübnan'a Filistinlilerin yanına geçtik..."
Bakın işte aynı görüşten olan biri (apo) o da "bağımsız Türkiye" diye slogan atanlardanmış.
Alıntı:
Denizler bugun yaşasaydı, belki de başbakandı deniz, belki milletvekiliydi, araştırmacı, gazeteciydi, ögretim gorevlisiydi belki...gencecik yaşamları yokettik...zaman bulardan ders alma zamanıdır.
Bu kadar emin olmayın, belki de Türkiye'nin uğraşmak zorunda kaldığı terör örgütlerinden birinin lideri de olabilirdi.
Bakalım 1969 yılında Filistin El Fetih gerilla kampında terör eğitimi alan "milli kahramanımızın" ve örgütü (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) THKO nun ne kahramanlıkları varmış.
29.12.1970 Ankara Kavaklıdere - polis noktasını kurşunlayarak görevli polis memurlarını yaralama.
11.01.1971 İşbankası Emek Şubesi silahlı soygun.
15.02.1971 1 ABD eri kaçırma.
04.03.1971 4 ABD çavuşu kaçırma.
27.02.1971 Silah zoruyla ODTÜ deki bir görevlinin arabasını gasp.
Nurhak dağlarına terörist eylemeler için gidiş.
16.03.1971 Sivas Şarkışla - güvenlik kuvvetleriyle silahlı çatışma.
Zorla evine girdikleri bir astsubayın eşini yaralama ve astsubayı kaçırma.Ve Gemerek' e kadar yol boyunca güvenlik güçleriyle çatışmalar.
Bakın kendisi nasıl anlatıyor çatışmaları.
Alıntı:
Deniz Gezmiş Anlatıyor
Yalnızsın. Gemerek’in dışında bir benzin istasyonunun arkası. Yerler ıslak. Çamur. Zifiri bir karanlık. Bir yamaçtasın orada. Yalnızca jandarmaların attıkları mermilerin alevlerini görüyorsun. Ateş etsen yerin belli olacak; ateş edemiyorsun.
O anda bombayı atmak aklıma geldi. Kafan çalışıyor. Mantığın tıkır tıkır işliyor. Soğukkanlısın. Pimini çekip bombayı elinde tutuyorsun bir iki saniye. Pimi çektikten dört saniye sonra bombanın patlaması gerek. Vakit geçirmemek gerek. Bomba elinde patlayabilir; bunun korkusu var içinde; elinde patlarsa diye.
Fırlatıyorsun bombayı. Sinip bekliyorsun. O andaki bekleme müthiş işte. Müthiş uzun geliyor o süre; zaman bir türlü geçmiyor; saniyeler dolmuyor bir türlü. Bomba, savunma bombası. Patlayınca bayağı etkili patlar. Havada birtakım kollar bacaklar göreceğini sanıp bekliyorsun.
Daha önce de kullandım bu bombadan. Eğitim atışları yaptım. Ama buradaki, eğitim atışlarından çok değişik. Patlayıncaya kadar, ilk akla gelen, bir türlü akıldan çıkmayan şey, bombanın patlamama olasılığı. Bomba bozuk çıkabilir. Ve bomba patlayınca isabet almak olasılığına karşı tam siper, yüzü koyun yere atıyorsun kendini. Çok gariptir, bir içgüdüyle ellerini ensende kenetliyorsun. Hiç tanımadığın, bilmediğin, hiç görmediğin birtakım insanların öleceğini düşünüyorsun birden; üzülüyorsun.
Patlıyor bomba. Kan kokusu duyduğunu, feryatlar, çığlıklar, bağırışlar duyduğunu sanıyorsun ilk anda. Sonra derin bîr sessizlik oluyor. Sonra da kaçışan birtakım insanların ayak sesleri. Yani, önce bir şok etkisi oluyor karşıdakilerde, bir şaşkınlık. Sonra da panik ve kaçışma.
Yağmur ve çamur. Sigaran bitmiş. Yok. Tek sigaran yok. Anlatılmaz bir sigara özlemi. Dayanılmaz bir istek. Yanında da bir bardak sıcak çay istiyorsun, iyi mi. Sonra birden anlatılması güç bir susuzluk. Yerden kar falan alıp yiyorsun; susuzluğunu biraz olsun gideriyor.
***
Çatışma sürüp giderken, silahlı çatışma, ölüm korkusu yok; hiç yok. Ancak, pusuya falan düşüp de düşünme fırsatı bulunca, yani beklerken geliyor ölüm insanın aklına. Ateş ederken, çatışırken bu korku gelmiyor aklına. Taktik falan düşünüyorsun daha çok. Tepeyi aştım, Gemerek’e girdim. Saat 23 falan. Hani bırakılmış kentler olur. Bomboş sokaklar. İnsansız, öyleydi Gemerek. Herkes uykudaydı, herkes evlerine çekilmişti.
Bir yapı var, bahçe içinde.
Sulu sepken, karla karışık bir yağmur.
Dönüp yapının üzerindeki tabelada yazılı yazıyı okuyorum: Ortaokul. Hemen yanındaki yapının yazısı da: Lise.
Bizim milletde şöyle bir olgu var eğer birisi emperyalizmi faşizmi ağzına alıyorsa emin olun o adamın başka neler yaptığı önemli değil kahraman olup çıkıveriyor O kadar korkusuz du o Amerika askerlerini niye öldürmedi ya da çatışmadı sadece etrafına adam toplamak için yapılmış şeyler bunlar
Bakalım 1969 yılında Filistin El Fetih gerilla kampında terör eğitimi alan
Sizin mantığınıza göre bu gün israil ile savaşan filistinliler ile onların yanında siyonistlerle savaşan başka ülke vatandaşları da terörist olmalı. O halde, Gazze ye çok büyük destekler veren insan hakları örgütleri,hatta sn. Başbakan da bu teröristlere lojistik destek sağlamaktadır.
12 Martçılar meclise gelip darbe konuşması yaparken Demirel korkudan şapkasını alıp gitmişti. Deniz Gezmişlerin idamı içinde cuntadan icazet alıp mecliste idam için iki elini kaldırmıştır. Bir darbede ve muhtırada da Demirel' i görmesek.
Sizin mantığınıza göre bu gün israil ile savaşan filistinliler ile onların yanında siyonistlerle savaşan başka ülke vatandaşları da terörist olmalı. O halde, Gazze ye çok büyük destekler veren insan hakları örgütleri,hatta sn. Başbakan da bu teröristlere lojistik destek sağlamaktadır.
Benim ne demek istediğim gayet açık ve net. Ülkemin anayasal düzenini değiştirmek için uğraşan, devletin güvenlik güçlerine tetik çeken, devletin düzenini bozmaya çalışan her kim olursa olsun ve nerede eğitim alırsa alsın veya almasın; benim için "vatan sever",'milli kahraman" değil vatan hainidir.
ne istediğini tam dillendirememiş belki kendi de bilmeyen rahmetli.tam bağımsızlık demiş ama amerikan hegemonyasından kurtulsak ortada koskoca kudretli bir sscb den onun işgalinden hem de komünist bir türkiyenin hem de coğrafi olarak bir taş atımı mesafedeki sscb den nasıl bağımsız kalınacağı hakkında bir fikri varmıymış bilinmez. yahu arkadaş neden özenirsin elalemin sistemine ideolojisine vaktiyle 1923 de en güzel ideoloji ile kurulmuş kendi milli referansların varken. ha kendi sistemin nerelerde tıkanıyor onu açmak yerine sen gel sorunlu referanslar üzerine inşa edilmiş bir başka ideolojiyi getirmeye kalk. sordunuz mu bu kurtarmak istediğiniz millete onlar komünist olmak istiyorlar mıydı.ha anlatsan belki isterlerdi de sen antipati toplayacak şeyler yapmasa idin.