1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
İ.Hakkı Erdoğan
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 15:28
Kimse bu otobüslerden vazgeçemiyor anlaşılan. EGO son 3-4 yılda 1200'e yakın yeni otobüs alarak filosunu çok büyük ölçüde yeniledi. Ancak buna karşılık elden çıkardığı araçlar 94 model BMC Belde'ler ve 87-88 Man SL200-Mercedes'ler oldu. Bu araçlar bence İkarus'lara göre daha iyi araçlar olmasına rağmen İkarus'lar muhtemelen işletme kolaylığı sağladığı için gitmiyorlar. Bir sürü eski İkarus'tan malzeme sökülerek, görev yapan az sayıdaki aracın ihtiyacı karşılanabiliyor çünkü. Neyse ki arıza ve görevlendirme durumları dışında normalde sefere çok az eski araç veriliyor. Bu sayede filoda hala bir sürü İkarus olmasına rağmen sokaklarda pek görünmüyorlar.
İstanbul'da da artık büyük alımlar yapılarak, İkarus'lar olabildiğince azaltılmalı.
|
 |
ural karaca
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 15:39
Eğer İBB'nin elinde ise,herhalde üzerinden bir 50 sene geçmesi gerek diye düşünüyorum ben,arkadaşlar koltuk düzenlemesi ve kimilerine klima koyunca birden otobüslerin citaro seviyesine çıktıgını düşünüyor sanırım
|
 |
tolginho
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 15:59
marmaray kazılarında şok gelişme
yenikapı kazılarında 500.000 yıllık olduğu tahmin edilen Ikarus kalıntıları bulunmuş.
Şu anda arkeoloji müzesi, türkiye otobüsçüler federasyonu ve iett'den yetkililer olay yerine sevk edilmekteymiş.
Tolga KAPRL
|
 |
ahmetsever
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 16:50
| Alıntı: |
yenikapı kazılarında 500.000 yıllık olduğu tahmin edilen Ikarus kalıntıları bulunmuş.
|
Şok şok! yenikapı kazılarında 500.000 yıllık olduğu tahmin edilen ikarus kalıntılarından sonra, nesli tükenmiş dinazor fosillerini inceleyen bilimadamları fosillerin yanında Ikarus kalıntıları buldu, bulunan bu Ikarus kalıntılarının kaç yıllık olduğu karbon testi sonucu anlaşılacakmış.
Yani bu araçlar yok olmaz, devamlı küllerinden yeniden doğar..
|
 |
sinanucar
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 17:35
neden böyle bir araç tercih edildi ; önce bunu sorgulamak lazım.
ilk parti ikarus'lar; 1980 senesinde belediye yönetimine el koyan askeri idarenin, kışla mantığı ile verdiği bir kararın ürünüdür. O zamana kadar İstanbul'da otobüs sıkıntısı müzmin bir halde idi; ekonomik zorluklar ve ülkenin genel durumu, otobüs filosunun gelişmemesine zemin oldu. Bir de ; halihazır tramvay sisteminin sökülerek, tüm taşımacılığı lastik tekerleklere yüklemek, 1960 darbesi ile yönetime gelen anlayışın , toplu taşımacılıkta vizyonsuz ve günü kurtarır bir yönetim tarzının tezahürüdür. Bu anlayış, 1980 yılında da varlığını devam ettirmiştir.
Yine de; ortada çözüm bekleyen kentsel ulaşım sorunu vardı ve acil olarak birşeyler yapılması gerekiyordu. İşte tam bu noktada; Batı Avrupa menşeili modellere göre daha ucuz, siparişinin çabuk teslim edilebildiği, emsallerine göre sade ve basit yapısı olan, yedek parçanın kolay temin edilebildiği ( o zamanlarda) bir araç bulundu. Ve hemen filoya alındılar.
Ucuz etin yahnisi misali, bu araçlar birkaç sene sonra dökülmeye başladılar. Avrupalı, hatta MAN SL200, SG220, 0302 gibi yerli emsallerinden daha fazla işletme masrafı olan, daha sık arızalanan, yolcusunu bindiğine pişman ettiğinden adı kötüye çıkmış birer garibeye döndüler. 1980'de filoya katılan çok sayıda İkarus, 1988-89 yıllarında ıskat edildiler. Körüklü modeller ise 1992'lere kadar dayanabildiler.
1989'da belediye yönetimini devralan SHP 'li başkan N.Sözen ve ekibi, büyüyen İstanbul'un ihtiyacı olan filoyu geliştirmek için, yine otobüsleri gündeme getirdi. 1983-1988 arasında filoya katılan MAN araçların kalitesine yaklaşır araçların alınacağını düşünen İstanbullu, bir sabah billboard'larda " yeni otobüslerimizin renklerini oyluyoruz" ilanını ve o ilandaki ikarus'ları görünce dehşete düştü. nitekim kısa süre sonra 1980'lerde tanıştığı o ikarus'ların birebir aynısı ile zorunlu beraberliği başladı. Bu sefer öyle yüzlerle değil, 2000 'den fazla adedi ile adeta İstanbul sokakları ikarus istilasına uğramıştı.
Bu otobüslerin alımında; yerli üreticiler isyan etti, üstelik ihalede ikarus'ların birim fiyatlarının mercedes otobüs civarında olduğu ve inanılmaz yolsuzlukların yapıldığı iddiaları ayyuka çıktı. İBB yönetimi, bu iddialara sessiz kaldı, tam da o dönemde "Ergun Göknel-İsKİ" skandalı patlak verince, İkarus'un yolsuzluk iddiaları da hasır altı oldu.
Muhtemel; İkarus'un ucuz olması, Macaristan elinde stoklanmış çok sayıda aracın olması ve bu yüzden erken teslimat, o dönemde ( 1991-92) erken seçimlerin olması ve seçim yarışları, DYP-SHP hükümeti ve yargıda Moğultay-S.Oktay ekibinin işbaşına geçmesi ile soruşturma korkusunun olmaması, ithal araç olduğundan fiyatlandırmada beyan edilen kıymet üzerinde istenildiği gibi oynama yapılabilmesi ( imalat maliyetinin komuoyu tarafından soruşturulmaması), yurtdışı kökenli avanta gibi bazı örtülü durumların kolay kamuflesi, bir de sosyalist bir ülkenin malı olması ve son olarak sosyalist sanat ve dizayn anlayışının, evrensel anlamda bir ikonu olması, zor günler geçiren komünist rejime romantik bir destek olmak, o araçlara binince özlenen( ?) düzenin bir ferdi gibi olduğunu hissetmek ve hissettirmek gibi nedenler ile Sözen ve ekibi, bu araçları tercih etmiş olabilir. Hatta o turuncu-lacivert rengin, Tuncelispor renkleri olduğu bile iddia edilmişti.
İBB'nin ve aynı dönemde Ankara,İzmir, Bursa belediyelerinin toplu alımları sonrasında; yanılmıyorsam 1996'da İkarus Macaristan iflas etti. Sonrasında, Hollanda'lı VDL BUS tarafından satın alındı.
devamı daha sonra 
|
 |
sinanucar
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 17:53
binlerle filoya katılan ve istanbul'un ulaşımında ana omurga olarak görevlendirilen ikarus filosundan kurtulmanın kolay kolay olmayacağını hepimiz biliyoruz.
ancak, yine de birgün tarih olacaklar ve bizim kuşağın anılarında var olmaya devam edecekler. Fakat, bence bu araçlardan yeter derece stoklanmalı, restore edilmeli ve belirli aralıklar ile sefere konulmalıdır. Çünkü;
Türkiye'de toplu ulaşım tarihine damga vuran kilometre taşlarından biridir.
Tarihi eser niteliğine sahiptir. Türkiye'de insana verilen değerin evrimleşmesinde , hizmet anlayışında, medeniyet seviyesi ve gelişmenin somut kavramlar ile anlatılmasında ibretlik bir göstergedir.
İstanbul'un siluetine, son 30 senelik tarihine malolmuş, beğenmesek te artık şahsiyet kazanmış bir kişiliktir. İkarus'suz bir İstanbul, biraz yavan olur.
Bunca sene kahrımızı çektiğinden, saygıyı da haketmektedir.
Eminim, bir süre sonra İkarus fankulüpler, ikarus hayranları bu araçla kısa süreli nostaljik tur atabilmek için İstanbul'a koşarak geleceklerdir.
10 milyon KM yol da yapsa, 100 kez motor yenilense de, İkarus hayatımızda tadımlık olarak kalmalıdır.
|
 |
Abdullah B
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 18:19
Ikaruslara her bindiğimde şaftın kopup tabandan yukarıya çıkacağı izlemine kapılıyorum.Araç giderken sanki birşey kırılıp kopuyormuş gibi geliyor.
|
 |
yigit arslan
12 yıl önce - Cum 03 Hzr 2011, 19:26
Dün Kadıköy'de 8A yı bekliyorum durakta..Hemen 5-6 metre yanda 4 lü aliminyum koltuklarda iki adam da başka bir numarayı bekliyor.Hemen arkalarında ise yani adamların sırtının 2 m arkasında yeşil bir ikarus vardı.Birden o yeşil ikarus çalıştı ve ekzosundan çıkan simsiyah duman direk adamları boğdu.Birden gün ortasında geceyi yaşadılar ve aniden fırladılar koşuştururken geri dönüp birisi ''yahu bunlar çevreci değil miydi?'' diye sordu.Herhalde rengine aldandı.Öteki adam da şöyle cevapladı ''bunun dışı çevreci,içi değil!''..
Tabi sonra bana da kırmızı renk cillop gibi bir 8A ikarus denk geldi..8A'nın güzergahını bilenler bilir..100 metrede bir durak..Vallahi arabanın ekzosunu içerde soluya soluya ataşehir'e vardım..Aylar sonra yine bir ikarus yaptım yanii..
|
 |
Cemoli D18
12 yıl önce - Cmt 04 Hzr 2011, 11:00
ikarus bu her şey beklenir o araçtan
|
 |
cargo
12 yıl önce - Cmt 04 Hzr 2011, 13:09
Bence iş yine Halka kalıyor, Ikarus´lara binmeyi bir müddet boykot etsin...
..belki faydası olur
ı
(+)
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|