İnsanlar biraz bilinçlendi ancak, ciddi anlamda sigara tüketiminin azaldığını zannetmiyorum, sigara fiyatları yükseldiği için insanlar kaçak sigara ve tütün kullanıyor bu da resmi sigara satış rakamlarının düşük gözükmesine sebep oluyor.
AK Parti hükümetinin bence en başarılı olduğu konu tütünle mücadele. Ancak yapılan onca çalışma vatandaş seviyesinde pek etki göstermemiş gibi. Gencecik çocukların sigara içtiğini gördükçe içim yanıyor.
Bir de denetimler yetersiz, kapalı alan yasağını çoğu işletme sallamıyor. Teelfonumda yeşil dedektör yüklü, ihlal gördükçe bildiriyorum ancak çoğu zaman gelen giden olmuyor. Son olayda ise ihbarımın üzerinde 15 dakika falan geçmişti ki, mekan panikle tüm masalardaki kültablalarını topladı. Ardından denetçiler geldi. Sanırım birileri içeriden haber uçuruyor.
Televizyon kanallarında sürekli sigara karşıtı kamu spotlari dönüyor. Sürekli sigaranın ekonomik ve sağlık yönünden zararları vurgulanıyor. Oysa sigara kullananlar zaten bu illeti zararlarını bilerek kullanıyor. Sigara kullanma oranları bu kamu spotlarina ve yasaklara rağmen artıyor.
Bence sigaranın ve sigara kullananların toplum nezdinde "itibarsizlastirilmasi" doğru olacaktır. Çağımız algı çağı . Sigarayı bırakamayacak kadar bağımlı olmak,iradesizlik göstermek asagilanmayi ve hor görülmeyi hak eden bir davranıştır.
Bir zamanlar sigara
içmek sağlık demekti...
Çünkü sigara üreten firmalarla
ilaç üreten firmaların patronları aynıydı.
Sonra zararları kanıtlanınca,
milyonlar bu illet yüzünden süründükten,
öldükten sonra,
son günlerin kampanyaları başladı.
Eroin ilk çıktığında ilaçtı
ve eczanelerde satılıyordu.
Margarini de sağlık olarak bilirdik.
Yıllarca reklamlarda yer aldı.
Sonra bir gün öğrendik ki,
kötüledikleri,
tu kaka ettikleri tereyağı sağlık,
margarin hastalıkmış.
Süte sağlık kaynağı dediler.
Pastörize ettiler,
sütün sağlık olmasının
sebebi olan faydalı mikropları
öldürdükten sonra
çocuklarımıza içirdiler.
Bir gün diyecekler
bunlar da zararlıymış.
Tuz yemeyin diyorlar.
Tuz tansiyonu artırır diyorlar.
İnsanlar mineralsiz kalınca
kendilerini halsiz hissediyor,
onlara ilaç satıyorlar çünkü.
Yakın zamanda tuzun
tansiyonla alakası yokmuş diyecekler.
Kalorisiz yiyecek reklamı yapıyorlar.
Şekeri çıkarınca, sağlıklı oluyormuş.
Şekeri çıkarıp ne koyuyorlar peki?
Kanserojen etkisi kanıtlanmış,
şekerden onlarca yüzlerce kat tatlı olan,
pankreası daha çok yoran,
muhtemelen şeker hastalığına
yol açan endüstriyel
tatlandırıcıları koyuyorlar.
Kalorisiz ama kanser eden yiyecekler.
Zamanında kadınlara
menapoz geciksin diye
hormon replasman ilaçlarını sattılar.
Milyonlarca kadın kullandı bunu.
Sonra
"pardon bu kanser yapıyormuş"
deyip işin içinden çıktılar.
Talidomid verdiler gebelerin
içi bulanmasın diye,
bebekler kolsuz bacaksız doğunca
yine pişkince sırıttılar.
Bilim yavaş yavaş gelişiyormuş.
Bu uğurda yapılan gayretler de kutsalmış.
Cennetleri dünya olduğu için
ceplerini doldurdukları
paralar da ödülleri oluyor.
Ölen, sakat kalan milyonlar
bilim gazileri, şehitleri...
Unutmayın,
biri size "bilim" diyorsa,
oradan kaçacaksınız.
Bakmayın onların kafasının
karışık olduğuna,
bal gibi biliyorlar neyin doğru
neyin yanlış olduğunu,
ama size biraz daha zehir satıp
bir de ilaçlamak,
cehenneme gidene kadar
biraz daha ilahlık taslamak dertleri.
Bizim bildiğimiz
"İlim",
"bilim"
diye uyduruk bir tanrıya
dönüştükten sonra oldu ne olduysa,
hiçbir şey yaratmayan,
insanlara yararı dokunmayan
bir şeyi ilah edindi insanlar.
"Bilim insanı"
olunca,
bu koca çarkları olan
sömürü sisteminin sözcüsü oldular.
Siz siz olun,
ne sağlıkta,
ne dinde,
ne eğitimde,
ne de gıdada
hangi sektör olursa olsun
aklınızı kapitalizmin
sözcülerine kiraya vermeyin.
Karşılığı dünyada da
ahirette de perişanlık olur vesselam...
Sigara içmiyorum.Ama zamanında yalandan ağzıma almıştım.Arkadaşlarım çok ikram ettiler ben tabi başlarım diye içmedim.Bir tane çeksen bile sigaraya bağımli oluyorsun.