Bir zamanlar sigara paketlerini misafir salonundaki vitrine dizen coktu... Kültablalari da cesit cesitti. Simdi insana gülünc geliyor.
Sigarayi birakmak aslinda kolay. Konu kafada bitiyor. Genelde birakmak irade ister densede bence cok öyle degil. Kendinizi ikna edebilirseniz isin yarisi hallolmustur zaten. Neye mi? Örnegin sigarasiz cayin, kahvenin icilebilecegine, hatta daha da lezzet alinabilecegine sartlanabilirsiniz. Zaten cogu tiryaki buna tam kafa yormak istemediginden bir cesit korku yasiyor. Sigarasiz kalan hayatinda büyük bir eksiklik olacagini, herseyin yavan olacagini zannediyor. Ama inanin öyle degil. Hepsi bilincaltina girmis etkiler.
Hic düsündünüz mü? Sigaranin iki parmak arasinda tutulmasi bile ne kadar tuhaf! Insan neden yanan bir kagit silindiri bir iki agzina götürür?? Biraz bilinli baktiginizda cok sacma gelecektir size. Ayrica biyolojik acidan nikotinin etkisi 3 hafta sonra tamamen gidiyor. Yani nikotinden dolayi isteme olmuyor.
Birakmak isteyenler azaltarak vs. degil dogrudan kesin bir sekilde birakmali!!
Uyandignizda ilk olumlu etkisini görürsünüz! Ramazan ayi da ayrica firsat olabilir. Herkese dumansiz hayatlar!
Onyedi yaşında paket taşımaya başlamış bir tiryaki olarak aralıksız elli iki yaşıma kadar, günde bir paket sigara içtim. Taa'ki altı ay evvel geçirdiğim Ağır bir gripten sonra,, onbeş gün kadar içemedim. Tekrar içmeğe başladığımın ilk günü onbeş yaşındaki oğlumun şu sözü üzerine ( bu yaşımda Babasız kalmak istemiyorum, ne olur içme şu sigarayı tekrar baba, dedi.. şu an bile daha tüylerim diken diken oluyor) hemen bıraktım ve o günden beri'de içmiyorum. 16 Ağustos'da 6 ay olacak.
Niyetim var, oğlumu genç yaş'da babasız bırakmıyacağım.
Ona çok şey borçluyum. Kendimi şu an öyle sağlıklı ve öyle dinamik hissediyorum ki, keşke oğlum bu sözü bana, daha önce söyleseydi diyorum.
Sevdikleriniz için sigarayı bırakın. Sizin sağlığınız sevenleriniz için kutsaldır.
Ben de uzun zaman sigara kullandım. Daha sonra dizlerimde meydana gelen şiddetli ağrılarla altı ay doğru dürüst uyku uyuyamadım. Doktorum, problemin damarlarımdaki daralmadan meydana geldiğini söyledi ve kanım akışkanlığını kaybettiği için başta kalp krizi olmak üzere ciddi riskler taşıdığımı söyledi. Altı ay boyunca günde dört adet ilaç kullandım ve şükürler olsun ki altı ay sonra ayaklarım uyku uyumama müsaade etmeye başladı.
Hastalığımda sigara tek başına bir faktör değildi ama en güçlüsüydü. Damarlarımın daralmasına ve kan akışının zayıflamasına yol açan güçlü bir etkendi.
Şimdi de tedavim devam ediyor. Büyük riskler azaldı ama tedavi devam ediyor.
En kötüsü de kan akışkanlığındaki zayıflama şeker hastalığına da neden olduğu için şeker tedavisi de görüyorum.
Bütün riskleri gönlümde duya duya yaşamaya devam...
Son sigaramı tedavinin başladığı gün içtim.
Sigarayı bırakmak için kimseden yardım almadım.
Çünkü tek düşüncem vardı, ayaklarımdaki ağrılardan kurtulup uyuyabilmek...
Hastalık karakter yapımda da olumsuz etkiler ortaya koydu.
Uyuyamadığım zamanlarda anormal asabiyetler ortaya çıktı.
İşyerimde iki yıldır istediğim gibi bir öğretmen olamadım.
Çocuklarım ve eşimin, ilk defa endişe dolu gözlerle beni izleyip durumum karşısında çaresizce beklediklerini gördüm.
Şimdi hayata tutunmak için bir fırsat yakaladığımı düşünüyorum.
O fırsatı iyi kullanacağım ve ömrümün geri kalanında asla sigara olmayacak.
Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi(SSUK), dumansız hava sahası uygulamasında iki yılın geride kaldığını, buna göre 2009 yılında yıllık 107 milyar 55 milyon adet olan sigara tüketiminin, 2010 yılında 93 milyar 355 milyon adete indiğini ve 2011 yılının ilk dört ayında da düşme trendinin devam ettiğinin görüldüğünü bildirdi.
SSUK'tan yapılan yazılı açıklamada, 19 Temmuz 2009’da yürürlüğe giren ve restoran, bar ve kafeler gibi tüm kapalı kamusal alanlarda sigarayı yasaklayan yasanın iki yılı başarıyla geride bırakarak, üçüncü yılına girdiği bildirildi. Yasanın başarısız olacağını savunanların iddialarının hiç birinin gerçekleşmediği belirtilen açıklamada, aksine uygulamanın Türkiye'de sağlık ve ekonomik açıdan çok olumlu sonuçlar doğurduğu savunuldu. Buna göre, 2009 yılında 107 milyar 55 milyon adet olan yıllık sigara tüketiminin, 2010 yılında 93 milyar 355 milyon adete indiği, 2011 yılının ilk dört ayında düşme trendinin devam ettiğinin görüldüğü belirtildi.
HAVA KALİTESİ YÜKSELDİ
Sigara yasasının iki yılının değerlendirildiği SSUK'un açıklamasında, uygulama ile kapalı alanlarda hava kalitesinin yükseldiği, partikül miktarının azaldığı, sigara kullanımına bağlı görülen hastane acil başvurularında düşüş görüldüğü, sigara tüketim sayılarının azaldığı, ikram sektörü işletmeleri ile alışveriş merkezlerinin sayıları ve cirolarında artış görüldüğü belirtildi. Bu noktaları rakamlarla destekleyen SSUK, "Yasanın en olumlu geri dönüşlerinden biri olarak, kapalı alanda sigara içmeyen vatandaşların içtikleri sigara sayısını azalttıkları veya sigara içmekten vazgeçtikleri görülüyor. Bu doğrultuda TAPDK verilerine göre, 2009 yılında 107 milyar 55 milyon adet olan yıllık sigara tüketimi, 2010 yılında 93 milyar 355 milyon adete indi ve 2011 yılının ilk dört ayında düşme trendinin devam ettiği görüldü" denildi.
ACİL HASTALIK BAŞVURULULARI YÜZDE 20 AZALDI
Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı verilerine göre, iki yılını geride bırakan yasa ile kafe, pastane ve kahvehanelerin yüzde 55'inde, lokantaların yüzde 31'inde, bar ve içkili lokantaların yüzde 62'sinde hava kalitesinde düzelme olduğu görüldü. İşletmelerin ise zarar görmediği belirtilen SSUK'un açıklamasında, Sanayi Bakanlığı'nın verilerine göre, 2010 yılında 15 bin 739 kahvehane açılırken, sadece 7 bin 956'sı kapandı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ve Marmara Üniversitesi verilerine göre ise pasif sigara dumanı ile artan solunum yolu enfeksiyonları, akciğer kanseri, astım, kalp damar hastalıkları gibi hastalıkların acil başvuruları İstanbul ilinde yüzde 20 oranında azaldığı saptandı.
Sigara yasasının iki yılını değerlendiren SSUK Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, SSUK'un şikayet kutusuna gelen başvuruların, hala ihlallerin devam ettiğini gösterdiğini, ancak vatandaşların bu konuda hassas olduğunun görüldüğünü söyledi. Vatandaşlardan gelen şikayetlerin çoğunun, yaz aylarında açık hava olmasına rağmen kalabalık yerlerde sigara dumanının rahatsız ettiği yönünde olduğunu ifade eden Dağlı, "Bu yakınmaların devamı New York ve Avustralya’da olduğu gibi park ve plajlarda da sigara tüketiminin yasaklanmasını getirebilir" dedi. SSUK'un bir önceki dönem başkanı Prof. Dr. Nazmi Bilir ise TAPDK'nın yaklaşık 10 gün önce yayınladığı yönetmelik ile tütün ürünlerinin, marketlerde kapalı yerlerde muhafaza edilerek, satışa sunulması gerektiğine işaret etti. Bu konuda denetim mekanizmasının yeterli olmadığının altını çizen Bilir, sigaranın, müşteriler tarafından açık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Burada amaç, özellikle çocukların ve gençlerin sigara alışkanlığı edinmesinin önüne geçilmesidir" dedi.
Ve nihayet insanlarımız şu lanet şeyden vazgeçiyor.Şahsen 20 yaşındayım ve hiç başlamadım ağzıma dahi sürmedim.Şimdi ilk hedefim biraz zor olsa da babamı vazgeçirmek.
2009 yılında yıllık 107 milyar 55 milyon adet olan sigara tüketiminin, 2010 yılında 93 milyar 355 milyon adete indiğini ve 2011 yılının ilk dört ayında da düşme trendinin devam ettiğinin görüldüğünü bildirdi
benim kişisel fikrim insanların ucuz olması sebebiyle kaçak sigaraya yönelmiş olmasıdır ve bu yüzden
kayıtlarda sigara tüketiminin azaldığı yönünde yanıltıcı bir rakam ortaya cıkmaktadır umarım ben yanılıyorumdur ama piyasada kacak sigaranın cirit attığını kimse yalanlayamaz adım bası kacak sigara satanlara rastlıyorum bu demektirki rağbet kacak sigaraya
benim kişisel fikrim insanların ucuz olması sebebiyle kaçak sigaraya yönelmiş olmasıdır ve bu yüzden
kayıtlarda sigara tüketiminin azaldığı yönünde yanıltıcı bir rakam ortaya cıkmaktadır umarım ben yanılıyorumdur ama piyasada kacak sigaranın cirit attığını kimse yalanlayamaz adım bası kacak sigara satanlara rastlıyorum bu demektirki rağbet kacak sigaraya
Son zamlardan sonra bu ihtimal dahada geçerli hala gelecek sanıyorum. Ancak zaten sigarayı bırakmayı düşünenler için de bu zamlar iyi bir bahane olur diye düşünüyorum. Bırakmayı düşünmeyenler içinde düşünmelerini sağlar. İşin ekonomik yana bir yana sağlığımızın bozulmasının en büyük etkenlerinden birisi hala sigara.