Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Akın Kurtoğlu

4 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 00:53
Meteoroloji Sözlüğü ve Temel Meteorolojik Kavramlar


Sitedeki mevcut İstanbul ve Türkiye geneli meteorolojik veriler ve tahminlerle ilgili 2 ayrı başlığımız mevcut. Lâkin bu başlıkları merakla takibeden birçok üye; sadece amatörce, hatta amatör dahi denilemeyecek ölçüde bir bilgi birikimine sahipler (/sahibiz). İşte, bu başlık altında "Temel Meteorolojik Kavramlar"ı biriktireceğiz.

Bulutların türlerinden şekillerine, hangi bulutun ne tür bir yağışa sebep olduğuna, alçak/yüksek basıncın ne anlama geldiğine, rüzgâr yönlerinden kar tanelerinin geometrik şekillerinin açıklamalarına kadar her türlü enteresan meteorolojik bilgiyi bir sözlük ciddiyetiyle biraraya getirmeyi amaçlayarak, faydalı olabilecek türden bilgileri burada depolayalım.

* Yalnızca küçük bir rica: Sağdan-soldan başka sitelerden verileri alıp da, bunları kalıp halinde bu başlığın altına yapıştırmayalım. Kendi yorumumuz ve bileğimizin katkılarıyla olsun bu maddelerin birikimi. Yoksa sayfalar şeklinde iliştirilen veriler, emin olun ki sitede hiç okunmuyor, pas geçiliyor. Bütünüyle sizden olsun, varsın imlâsı azbuçuk yarım olsun, râzıyız...

Akın KURTOĞLU


berk okul
4 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 01:29

bir de hava tahmini yapımı sitede anlatılamaycak kadar zor birşey değilse burada anlatabilirler mi?


Orçun Bostancı

4 yıl önce - Sal 05 Oca 2010, 21:10
TÜRKİYE'DE HAVA TAHMİN YÖNTEMLERİ VE RADARLARIN KULLANILMASI


Selamlar

Akın abi şimdilik beni affet öncelikle bilgileri bir araya getirebilmek için kopyala - yapıştır yapmak zorundayım
Ancak daha sonra Soru-Cevap şeklinde tüm site sakinlerine hizmet etmeye başlayacağım/cağız.

Meteorolojik olaylar sonucu ortaya çıkan doğal afetlerin önlenmesi veya
zararlarının azaltılabilmesi için en önemli unsurlardan birisi, etkin bir meteorolojik
gözlem ağına sahip olunması ve erken uyarı sistemi kurulmasıdır. Yersel gözlemler
noktasal bazda yapıldığından, yağış gibi uzaysal değişkenliğin yüksek olduğu
parameterelerin temsil edilmesinde yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla, yer gözlemlerinin
afetlerin erken öngörulmesindeki katkısı sınırlıdır. Yüksek zamansal ve uzaysal
çözünürlüğe sahip olmaları nedeni ile meteorolojik radarlar, bu eksikliği kapatacak
özelliğe sahiptirler. Bu çalışmada, meteoroloji radarlarının ve ürünlerinin doğal afetlerin
belirlenmesinde ve takibinde kullanılması araştırılmıştır. Farklı zamanlarda gözlenen
meteorolojik karakterli afetlerin radar yardımı ile tespiti incelenmiş, radar ürünlerinin
afetlerin tespitindeki potansiyel kullanımları üzerinde durulmuştur.

1. GİRİŞ
İnsanoğlu varoluşundan bu yana doğal afetlerle iç içe yaşamaktadır. Sebebiyet
verdikleri can ve mal kayıplarından dolayı, afetlerin öngörülmesi varoluşundan bu yana
insanoğlunun üzerinde çalıştığı bir konudur. Bu amaç doğrultusunda, çalışmalarını hem
yeterli bilgi edinebilmek için farklı gözlem şebekelerinin kurulması hem de elde ettiği
bilgilerden afetlerin fiziksel yapısını anlamak için sürdürmüştür.
Sel/taşkın, fırtına ve dolu gibi meteorolojik karakterli afetler, en çok can ve mal
kaybının gözlendiği [1,2] afetler olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle sağanak
yağışların sebebiyet verdiği seller ve taşkınlar, bugün dahi en çok çekinilen afetler
arasındadır.
Bu tür afetlerin önceden öngörülerek gerekli uyarıların yapılması için yoğun çaba
harcanmaktadır. Ancak, ortada bulunan en önemli problem, alansal yağışın
temsililiğinin zorluğudur. Bunun nedeni ise, noktasal ölçüm yapan yağışölçerlerin
gerekli sıklıkta bulunmayışı ve yağış parametresinin uzaysal değişkenliğinin yüksek
olmasıdır [3]. Bununla birlikte hesaplamalarda kullanılan homojenlik ve/veya izotropik
yaklaşımların yanısıra, topoğrafik etkilerin hesaplamalarda dikkate alınma zorluğu da
[4] problemi zorlaştıran diğer etkenlerdir.
Yağış ölçümlerindeki temsililiğin arttırılması [5] radarların meteorolojik amaçlık
kullanmaya başlanması ile gerçekleşmiştir. Her ne kadar Z-R düzeltmesi [6] ve yağış
ölçer ayarlamalarının [7] yapılması gerekse de, özellikle sel ve taşkın tahminlerinde
radarlar etkin sonuçlar vermektedir. Alansal yağışın daha yüksek tutarlılıkla
hesaplanmasına olanak sağlaması ise, sel ve taşkın tahminleri için son derece önemlidir.
Ek olarak, anlık veri sağlaması ve uzaysal çözünürlüğün yüz metreler mertebesine
indirgemesi radarı diğer ölçüm araçlarına göre ön plana çıkartmakla birlikte, birçok
yağış kaynaklı afetin daha erken öngörülmesine de olanak sağlamaktadır. Nedeni ise,
radarların afet kuvvetli meteorolojik hadiselerin başlangıç safhasının, hareket
değişikliklerinin, gelişme ve dağılmalarının önceden tespit ve tahmin edilebilmesine
imkan sağlamalarıdır.
Bu çalışmada, radardan elde edilen ürünler ayrıntılı olarak tanıtılmakla beraber,
ürünlerin değerlerine göre temsil ettikleri farklı sınıflar açıklanmıştır. Ek olarak,
gözlenen bazı afetlere ait radar ürünleri irdelenerek, ürünlerin afet öngörüsünde nasıl
kullanılabileceği konusunda bilgi verilmiştir.

2. METEOROLOJİ RADARI KULLANIMI VE ÜRÜNLERİ
2.1. Radar Gözlem Ağı
Ülkemizde operasyonel olarak kullanılan toplam 4 radar vardır. Bunlar, Balıkesir,
Ankara, İstanbul ve Zonguldak radarlarıdır Her bir radarın kapsama alanı
tarama modunda 370 km, dopler modunda 120 km yarıçapa kadar çıkabilmektedir. Bu
meteoroloji radarlarının, bir tam tarayış periyodu 8 dakikadır ve 125 metre uzaysal
çözünürlüğe sahiptirler. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü (DMİ) yakın
gelecekte radar sayısını arttırmayı planlamaktadır.

2.2. Meteoroloji Radarı kullanımı
Meteorolojik radarlar, kısa vadeli hava tahmini (nowcasting) ve erken uyarı amaçlı
olmak üzere iki farklı şekilde kullanılırlar. Kısa vadeli hava tahmini 0-2 saatlik zaman
zarfını kapsayan hava tahminidir. Erken uyarı ise, doğal felaketlere sebep olabilecek
hava olaylarının yerinin ve şiddetinin belirlenmesi, izlenmesi ve kamunun uyarılması
şeklinde gerçekleştirilmektedir. Gerçek zamanlı elde edilen veriler kısa süreli hava
tahmin merkezinde değerlendirilerek uyarı ve ihbarlar hazırlanır. Bu uyarılar
haberleşme araçları vasıtasıyla gerekli birimlere iletilir.
Radar ile aşağıdaki meteorolojik hadiselerin tespit ve tahmini mümkündür.
1. Kuvvetli orajlar
2. Dolu
3. Soğuk cephe fırtına hatları
4. Mikropatlama (microburst) ve makropatlama (macroburst)
5. Rüzgar burulması (wind shear)
6. Kuvvetli yer rüzgarları
7. Türbülans
8. Fırtınalar, hortum ve tornadolar
9. Sel ve taşkınlar
Hortum, mikropatlama ve makropatlamalar gibi yere yakın bölgelerde gerçekleşen
hadiselerin tespit edilmesinde radarın bulunduğu konum çok önemlidir. Topoğrafik yapı
nedeniyle oluşabilecek yer ekolarından kaçınma ve kapsama alanının geniş
tutulabilmesi amacıyla radar yüksek bölgelerde konuşlandırılmış ise bu hadiselerin
tespiti oldukça zor olabilir.
Radarlardan elde edilen temel parametreler ve meteorolojik anlamları aşağıda
sıralanmıştır. Temel parametreler hadisenin tanımlanmasında kullanılır.
V = Hız (m/sn): Dopler radarlar kullanılarak hava kütlelerinin hareket hızı ve yönü
ölçülür.
W = Spektral Genişlik (m/sn): Spektral genişlik rüzgar burulması ve türbülans
göstergesidir. Tablo-1’de spektral genişlik ve türbülans ilişkisi verilmiştir.
Tablo- 1: Spektral Genişlik ve türbülans ilişkisi
Ortalama Spektral Genişlik Değerleri (m/sn)
Orta Şiddette Türbülans Şiddetli
Türbülans
Aşırı Türbülans
4 7 ≥ 8
Z = Logaritmik Reflektivite (dBZ): Hedeften yansıyan sinyalin gücüdür. Tablo-
2’de, radar yazılımları tarafından işlenen reflektivite değerlerine karşılık gelen yağış
tipleri ve diğer istenmeyen eko (echo) kaynakları gösterilmiştir.
Tablo-2: Çeşitli eko kaynaklarına karşılık gelen radar reflektivite faktörü
değerleri.
Hadisenin Cinsi
Su içeren fakat yağış vermeyen Sis – Bulutlar
Eko Değeri
< 0 dBZ
Buz parçacıkları içeren Bulutlar 20 dBZ’ye kadar
Çisenti 0-20 dBZ
Hafif Yağmur 10-30 dBZ
Şiddetli Yağmur – Hafif Sağanak 30-45 dBZ
Şiddetli Sağanak >40-65 dBZ’ye kadar
Dolu Donma seviyesi üzerinde
dBZ ≥45
Eğer dBZ ≥55 ise tüm
yüksekliklerde mümkün
Kar 35 dBZ’ye kadar
Duman – Toz – Böcek
(Yerden 2km yüksekliğe kadar)
10 dBZ’ye kadar
Clutter (Yeryüzünden, binalardan, ağaçlardan, su
yüzeylerinden v.b. olan istenmeyen ekolar)
Filtrasyon yapılmadığında 80
dBZ’ye kadar
Kuşlar 20 dBZ’ye kadar

R = Yağış Oranı (mm/saat): Radarlar yağışı doğrudan ölçmezler. Yağış değeri
için, radar reflektivite faktörüne bağlı olarak radar yazılımları tarafından ampirik
(empiric) bir bağıntı kullanılır. Bu ilişki Z-R eşitliğidir.
Z = A Rb
A ve b deneysel sabitlerdir. Araştırmalar sonucunda en yaygın kullanılan şekli,
Marshall ve Palmer tarafından (Marshall ve Palmer, 1948) Z = 200 R1.6 şeklinde
belirlenmiştir. Aşağıda bazı yağış tiplerine göre literatürde tavsiye edilen Z-R ilişkileri
verilmiştir.
Stratiform tipi yağış Z = 200 R1.6
Orografik yağış Z = 31 R1.71
Fırtına Z = 286 R1.37
Kar Z = 2000 R2
Tablo-3: Radar reflektivite faktörü ve yağış şiddeti arasındaki ilişki.
dBZ < 30 30-40 40-45 45-50 50-57 > 57
Yağış Şiddeti Hafif Orta Kuvvetli Çok kuvvetli Şiddetli Aşırı
D = Diferansiyel Reflektivite ZDR (dB): Hedeften yansıyan yatay ve dikey
reflektivitelerin oranıdır.
ZDR =10 log10(zh / zv)
Yatay ve dikey reflektivite değerleri birbirine ne kadar yakınsa, yani parçacık ne
kadar küreye yakın bir şekilde ise ZDR değeri o kadar 0’a yakın bir değer olacaktır. ZDR
yağmur ve dolu taneciklerinin ayrılmasında ve yağmur damla çapının belirlenmesinde
kullanılır (Tablo-4).
Tablo-4: Hedef ZDR ilişkisi
Hedef Çisenti Yağmur Kar, Graupel Dolu
ZDR (dB) 0 0.5 - 4 (-1) - (+1) ~0

2.2. Radar Ürünleri
Doğal afetlerin meteoroloji radarlarıyla belirlenmesi radar ürünlerinin analiziyle
mümkündür. Aşağıda bazı ürünler ve kullanım alanları verilmiştir.
Plan mevki göstericisi (PPI-Plan Position Indicator): Uzun menzilli hava
gözetlemesinde kullanılır. PPI görüntüsünün Google Earth programı üzerine
konulmasıyla, yüksek çözünürlükte radar datasının coğrafi bilgi sistemiyle birleşimi
sağlanmıştır.

Sel ve taşkın gibi yağıştan kaynaklanan doğal afetlerde yere düşen yağış miktarı
bilgisi çok büyük önem taşır. Yağış ölçer ölçümlerinde sahanın yeri, rüzgar, kar yağışı,
damla ebadı gibi faktörler ölçüm sonuçlarını etkilemektedir. Afet yönetiminde 200-400
cm2’lik bir yüzeyden elde edilen ölçüm sonuçları 100 km2’lik bir alandaki yağışın
değerlendirmesinde kullanılmaktadır.
Şiddetli yağış ve sel durumlarında yağışın bölgesel farklılıkları göz önüne
alındığında, ölçümün çok noktadan yapılması gerekir. Radarlar geniş alanlar için anlık
yağış yoğunluğu dağılımının görüntülenmesini sağlayarak, bu eksikliği giderebilirler.

3. METEOROLOJİK HADİSE ANALİZİ VE İHBAR
Radar yazılımları, parametreleri önceden ayarlanan erken uyarı ürünleri
üretebilirler. Böylece son kullanıcılar, otomatik olarak temel parametreleri
sorgulamadan istedikleri ürünleri elde edebilirler. Bu ürünler ve ihbar kriterleri Tablo 5’
de verilmiştir.
Tablo 5:Otomatik elde edilen ürünler ve ihbar kriterleri
Ürün İhbar Kriterleri
Yağış Gözetlemesi 10 km²’lik bir alanda, 1.5-14 km tabakasına ait
VIL>1mm
Sel Uyarısı 25km²’lik bir alan için, 1 Saatlik Yağış veya N
Saatlik >5mm
Dolu Uyarısı 10 km²’lik bir alanda VIL>5mm ve 45 dBZ Tepe
(TOPS)>1.5 km
Kuvvetli Fırtına Tespiti 10 km²’lik bir alan için, 1.5-15 km tabakasına ait
VIL>10mm ve 10 dBZ Tepe(TOPS)>8 km
Türbülanslı Fırtına Tespiti 10km²’nin üzerindeki bir alan için, Spektral
Genişlik>6m/s ve Reflektivite>20dBZ
Rüzgar Değişiminin Tespiti 0.5° ve 0.7° açılarında, 3km²’den fazla bir alan
için Rüzgar Burulması>10m/s/km
Microburst Tespiti Rüzgar Burulması ürünü kullanılır. Eşik değer 4-
5m/s/km seçilir.

DMİ, ihbar kriterleri doğrultusunda pek çok ürünü analiz ederek gerektiği takdirde
kamuya “Uyarı ve Takip Raporu” yayınlamaktadır.

Her ne kadar bu örnekte radarlardan elde edilen yağış miktarı yağış ölçere yakın
çıkmışsa da, genellikle radarlar gerçekleşen yağışlara göre daha düşük bir yağış miktarı
ölçerler. Bunun sebebi radar sinyalinin yer yansımaları, atmosferik zayıflama, ışın
engellemesi, anormal yayılım, hatalı dikey reflektivite profili vs. gibi dış kaynaklı
faktörlerin yanı sıra radarların elektronik kalibrasyonu gibi parametrelerden de olumsuz
olarak etkilenmesidir. DMİ, radarların hatalı yağış ölçümlerini mümkün olduğu oranda
azaltmak amacıyla yağış ölçer ayarlaması çalışmaları yapmaktadır.
4. SONUÇLAR
Bu çalışmada meteoroloji radarlarının meteorolojik kaynaklı doğal afetlerin
tespitinde ve takibindeki önemi üzerinde durulmuştur. Gerek radardan elde edilen
ürünler gerekse önceden tanımlanmış algoritmaları kullanarak kuvvetli meteorolojik
hadiselerin meteoroloji radarı kullanarak tespiti anlatılmıştır.
Radarları kullanarak atmosferin yüksek çözünürlükte ve sık aralıklarla
ölçülebilmesi, başta kısa süreli hava tahmini olmak üzere birçok meteorolojik çalışma
için çok büyük katkılar sağlar.
Veri kalitesini olumsuz etkileyen faktörlere rağmen radarlar, gerçek zamanlı,
yüksek alansal ve zamansal çözünürlüğe sahip yağış bilgisinin elde edilmesinde en
önemli meteorolojik cihazlardır.
Radarlar, yağış bilgisinin elde edilmesinde kullanılan reflektivite ölçümünün
yanısıra atmosferin hareketine ilişkin hız ölçümü de yapabilmektedir.
Türkiye’de meteorolojik hizmetlerin kalitesini ve güvenilirliğini artırmak, kuvvetli
meteorolojik hadiseler sonucu mal ve can kaybını en aza indirmek amacı ile kısa süreli
meteorolojik uyarıların zamanında hazırlanması ve yayınlanması radar sistemleri ile
mümkündür.

KAYNAKLAR
1. Rosenfeld, J. (1997), ‘The day of Judgement’. Weatherwise, June/July, Vol. 50,
Issue:3, ss. 22-24.
2. Stipp D. (1997) ‘A New Way to Bet on Disasters’. Fortune, Vol. 136, Issue:5,
ss.124-131.
3. Jackson, I. J. (1972), Mean daily rainfall intensity and number of rain days over
Tanzania, Geogr. Ann. A.54 : 369 – 375.
4. Summer, G. (1988), ‘Precipitation Process and Analysis’. John Wiley and Sons ,
New York : ss. 455
5. Rinehart, R.E. (1991), ‘RADAR for Meteorologists’. Ronald E. Rinehart, Grand
Forks, North Dakota. ss. 334.
6. Marshall, J. S., Palmer W. McK. (1948), ‘The distribution of raindrops with size’. J.
Meteor., 5, 165–166.
7. Öztürk, K ve Yılmazer A.U. (2006), ‘Türkiye’de Meteorolojik Radar Yağış
Ölçümleri ve MM5 Sayısal Model Tahminlerinin Farklı İstatistiksel Ayar Teknikleri
Kullanılarak İyileştirilmesi’, Ankara Üniversitesi, Doktora Tezi, ss. 23, Ankara.

Saygılar Hürmetler
Orçun Bostancı


En son Orçun Bostancı tarafından Sal 05 Oca 2010, 21:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Orçun Bostancı

4 yıl önce - Sal 05 Oca 2010, 21:35
Meteorolojik terimler...


Abrolos : Brezilya'da, St. Thome ve Frio Burunları arasında, Mayıs ve Ağustos ayları arasında gözlenen şiddetli fırtına.

Adveksiyon : Havanın hareketi (rüzgar) sonucunda, atmosfer içindeki herhangi bir özelliğin yatay taşınımı. Örneğin; sıcaklık ve nem adveksiyonu gibi. En basit anlatımıyla, yatay olarak ısının bir bölgeden bir bölgeye taşınmasıdır

Afos : Alan İşlemleri ve Hizmetleri Otomasyonunun kısaltması (Automation of Field Operations and Services). Bu otomasyon, Ulusal Hava Servisi birimlerini, hava veri iletişimini sağlamak amacıyla birbirine bağlayan bir bilgisayar sistemidir.

Akdeniz Batılısı
Akdeniz üzerinde esen batılı rüzgarlara verilen yerel bir isim.

Akı
Radyasyon, ısı ve ışık gibi özelliklerin, bir yüzeyin birim alanından geçen veya akan miktarı

Aktinometre
Güneş radyasyonlarını ölçen alet. Bu aletin yazıcılı yani kaydedicili olanına da Aktinograf adı verilir.

Alçak Basınç (Depresyon)
Alçak Yağış ve şiddetli rüzgarın eşlik ettiği esasta alçalan hava bölgesi. Alçak basınç kötü hava sistemidir, bununla beraber cephesiz eski alçak basınç çok kötü hava koşulu oluşturmayabilir.

Altimetre
Basınç yerine yüksekliği göstermek üzere düzenlenmiş aneroit barometre. Üzeri eşit aralıklarla bölünmüş bu barometrede "sıfır" uçuşun başladığı yüksekliğe ayarlanmıştır. Yazıcı tipine ise "altigraph" adı verilir. Meteorolojistler tarafından altimetre, deniz seviyesi basıncına göre yüksekti ölçmede kullanılmaktadır.

Altokümülüs
Uluslararası bulut sınıflandırmasında, B ailesi içinde bir orta bulut türü. Beyaz yada gri renkte, tabaka veya parça şeklinde olabilen gölgeli bulutlardır. Kenarları ince ve geçirgendir. Birkaç farklı seviyede birden gözlenebilir. Altostratus bulutu gün içinde değişerek altocumulus şekline dönüşebilir ve bu gün boyunca devam edebilir. Çoğunlukla genel görünüşü lif lif ve dağınık olmalarıdır. Orta enlemlerde bulut tabanı 8 000-18 000 feet arasındadır. Yün demeti şeklindeki görüntülerinden dolayı bazen cirrocumulus bulutlarıyla karıştırılır ama onlardan farkı kütlelerinin büyük olması ve gölgesinin olmasıdır. Bu bulut tipinin altocumulus castellanus veya altocumulus lenticularis, cumulogenitus, floccus, opacus, translucidus, undulatus ve Virga gibi alt tipleri vardır.

Altokümülüs




Antisiklon veya Yüksek
Berraklaşan gökyüzü ve uzaklaşan yüzey rüzgârlarıyla esas olarak çöken hava sahası.

Bahar Gündönümü
Kuzey Yarımkürede ilkbahar, Güney Yarımkürede sonbahar mevsiminde hemen hemen gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu zaman. Kuzey Yarımküre için 20 Mart civarı gece ve gündüz birbirine eşit olur. Sonbahar gündönümünde ise 20 Eylül civarı ikinci kere gece ve gündüz süresi eşitlenir.

Bar Basınç birimi.
Ortalama deniz seviyesinden 100 m. yukarıdaki ortalama atmosfer basıncına eşittir. Standart atmosfer basıncı ise 760 mm.dir (1013.3 Mb.). Milibar ise barın binde biri değerindedir.

Baroklinik
Atmosfer içerisinde basınç yüzeyleri ile yoğunluk yüzeylerinin birbirleriyle kesişmeleri. En fazla kullanılan anlamıyla, kontur(eş yükseklik eğrisi) ve izotermlerin(eş sıcaklık eğrisi) birbirini kesmesi yani adveksiyonun var olduğu durumdur.

Basınç Altimetresi
Basınç birimi yerine feet olarak yükseklik göstermeye ayarlanmış aneroid barometredir. Doğru altimetre ayarları kullanıldığında standart atmosfer değerleri sağlıklı olarak elde edilir.

Basınç Eğimi
Basıncın zamana bağlı düşüşünün (yani basıncın değişim grafiğinin eğiminin) nicelik sınıflandırması aşağıda gösterilmektedir.
Büyük düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 8-10 milibar (mb) veya
daha fazla
Hızlı düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 6-8 milibar (mb)
Orta düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 3-6 milibar (mb) arasında
Yavaş düşüş
(veya yükseliş) 3 saatte 3 milibar (mb) daha az


Eğimin, sadece geçici küçük bir değişim olmayıp, gerçek bir değişim trendi olarak kendini göstermesine olanak sağlamak için üç saatlik bir zaman aralığı alınmıştır.

Belat
Arabistan'ın güney kıyılarında esen ve iç kesimlerdeki çöllerden kıyılara kum taşıyan kuvvetli kuzey ve kuzeybatılı rüzgarlardır.

Bellot Rüzgarları
Kanada Arktik bölgesinde esen rüzgar.

Bulut Örtüsü
Görüntü alanına giren gökyüzünün sekizde biri ölçek alınarak ölçümlendirilir. Bizim kullanımımızda bu terim, gözlemlerin yapıldığı bölgeyi etkilemesi olanaklı olan bulut örtüsü anlamına daha yakındır. Örneğin bir ilerleyen cepheden cirrus ve altostratuslarla dolu bir batı gökyüzü yarı, yani sekizde dört kadar kapalı bir gökyüzünü ifade eder, ama ufuktaki tanımlanamayan ve hızla yaklaşmayacağı apaçık olan bulutlar da olmasa tamamen açık, temiz olacak bir gökyüzünün herhangi bir oranda bulutla kapalı kabul edilmesi gereksizdir

Bora
Adriyatik Denizinin doğu kıyılarında dağlardan aşağı doğru esen, kuru, soğuk ve zaman zaman hasarlara neden olan kuzey doğulu rüzgar. Genellikle kış mevsiminde, Orta Avrupa ile Balkanlar üzerinde yüksek basınç, Akdeniz üzerinde ise alçak basınç merkezi olduğu sinoptik modellerde görülür.

Boran
Amerikan tipisine benzeyen, Sibirya ortalarında ve Güney Rusya'da yaşanan kuvvetli kuzeyli fırtınalar. Fırtınanın esas etkisi geniş düzlüklerde görülür. Yerde ince bir tabaka halinde bulunan karı yerden kaldıran fırtına görüşü sıfıra indirerek, görmeyi olanaksız kılar. Öldürücü bir soğuk fırtınaya eşlik eder ve ortamı yaşanmaz hale getirir.

Boyun
İki yüksek ve iki alçak arasında durgun basınç bölgesi.

Devam edecek...

Orçun Bostancı

Kaynak : Miktat Kadıoğlı
Tubitak-Bilim ve Teknik Dergisi


En son Orçun Bostancı tarafından Çrş 06 Oca 2010, 15:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Orçun Bostancı

4 yıl önce - Sal 05 Oca 2010, 21:47
Meteorolojik Terimler...


Castellanus
Normal olarak dış kısımlarında cumuluform bulut kulelerinin geliştiği altostratus bulutları dizileri. Birkaç saat içinde gökgürlemeli fırtınanın habercisidir.

Cirit Boşalım
Doğrudan ve sürekli olarak buluttan yere doğru boşalan, zayıf ve negatif yüklü enerji.

Curuf Buz
Hava sıcaklığı donma noktasına ulaşmadığı halde, aşırı soğumuş haldeki akan veya durgun su tabanlarında kar kütlesine benzeyen, ince uzun kristaller halinde veya küçük tabakalar halindeki buz. Bu tür buz oluşumları zaman zaman boruları tıkadığından barajlarda büyük hasarlara veya kanaletlerde su taşkınlarına neden olurlar.

Çan Eğrisi Hareket
Kasırganın kendi normal güzergahı olan batılı yönden ayrılarak önce kutuplara doğru yönelmesi sonra da doğuya hareketiyle ortaya çıkan çan eğrisi şeklindeki hareketi.

Çatal Şimşek
Şimşeğin ana kanalının yan taraflarından çıkan ışıklı çatalların oluşturduğu şimşek. Bu çatalların oluşmasındaki neden, ana kanalın etrafındaki (+) veya ( - ) yüklü elektrik iyonlarının birbirine karşı üstünlük taşımasıdır.

Çekirdek
Meteorolojide, atmosferik nemin üzerinde yoğunlaştığı herhangi bir yapıdaki parçacık. Bu parçacıkların bir kısmı sülfür oksit veya azot gibi higroskopik gazlar içerirken, bazıları da organik veya inorganik toz parçacıklarından oluşur. Çekirdekler, toz fırtınaları, volkanik püskürmeler, tuzlu deniz suyu serpintisi ve yanma gibi işlemler sonucunda atmosfere karışırlar.

Çekirdeklenme
Meteorolojide, su buharından sıvı suya veya sıvı sudan buza dönüşüm aşamasının başlaması durumu. Yoğunlaşmanın merkezlerinde, iyon ve diğer parçacıkların hareketi.

Çiğkuşağı
Güneş ışınlarının çiğ damlalarında kırılması ve yansıması sonucunda yerde oluşan hiperbol şekilli renkli kuşak.

Çökme
Genellikle antisiklonlarda görülen havanın aşağıya doğru olan hareketi. Çökme olayı, atmosferin aşağı tabakalarında yatay harekette diverjans görülen geniş bir sahada gözlenir. Basınç yükselişi görülen bölgelerde çökme olayı kaçınılmazdır. Havanın aşağıya doğru yavaş çöküşü sırasında sıkışan hava kuru adyabat oranında ısınır, termal yapısı değişir ve daha da kararlı bir yapıya bürünür. Geniş bir alanı kaplayan ve hareketi engellenmiş yüksek basınç alanlarında çökme olayı oldukça belirgindir. Çökmenin olduğu alanlarda yerde eğer sis ve kirlilik varsa bu olayların etkisi bir kat daha artar.

Çözülme
Yüksek atmosferde, ultraviyole radyasyonunun da etkisiyle, atmosferik moleküllerin atom bileşenlerine ayrışması. Bir molekülün çözülmesini sağlamak için gerekli olan en az enerji, o molekülün "ayrışma enerjisidir". Atmosferde ayrışma genellikle oksijen gazında ve 80 km'den daha yukarı seviyelerde gerçekleşir.

Dağ Rüzgar Sistemi
Dağlık alanlarda, dağ ve düzlük, dağ ve vadi, vadi boyunca, vadiye çapraz olarak veya eğim rüzgarları gibi günlük sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan rüzgarların genel oluşum sistemi için kullanılan terim.

Dağılma
Havada asılı halde duran küçük parçacıkların üzerine gelen radyasyonun tüm yönlere dağılması işlemi. Dağılma işlemi, atmosferin mavi rengi almasında, gökkuşağının oluşmasında veya günbatımında gökyüzünün portakal rengini almasındaki temel nedendir. Bu parçacıklar aynı zamanda radarla yapılan işlerde, radardan gönderilen veya geri dönen radyo dalgalarının az da olsa yönlerinin değişmesine neden olmaktadır. Dağılma işlemi, aynı zamanda gelen radyasyonun şiddetinin azalmasına da neden olmaktadır.

Dağınık Gökyüzü Radyasyonu
Doğrudan gelen güneş ışınlarının yer tarafından emilmesinden ayrı olarak, atmosfer tarafından yansıtılan güneş radyasyonun yer tarafından emilmesi. Yerküre, yıl boyunca emdiği toplam kalorinin 36 birimini doğrudan güneş radyan enerjisinden, 26 birimini ise atmosferden dağınık olarak yansıyan radyasyondan sağlar.

Dalga Siklon
Bir cephe sisteminin önünde oluşan ve cepheyle beraber cephenin önünde hareket eden siklona verilen isim. Siklonun merkezi civarındaki sirkülasyon, cephesel sistemin, cephesel dalganın deforme olmasına, bozulmasına neden olur. Göçmen siklon veya göçmen alçak olarak ta isimlendirilir.

Dalga Yansısı
Bir radar sinyalinin dalga geliş yönünün tam zıttı yani 180 ° olarak geri yansıtılması. Bu kavram aynı zamanda radyan enerjinin yeryüzüne ulaşmadan geriye yansıtılmasını açıklamak için de kullanılır.

Deniz Seviyesi
Meteorolojide sık kullanılan bu terimden aslında anlaşılması gereken şey ortalama deniz seviyesidir. Deniz seviyesi, uzun yıllar boyunca yapılan ölçümler sonucunda elde edilen aktüel deniz suyu yüzeyinin ortalama yüksekliğidir. Ortalama deniz seviyesi yüksekliği, bu seviyeden yukarıda veya aşağıda olan yerlerin bu seviyeye göre yükseltisini belirtmek için kullanılır. Gerçek deniz seviyesi, dalgalar, ölü dalgalar, gelgitler ve değişen statik atmosfer basıncı nedeniyle sürekli olarak değişmektedir. Bu nedenle ortalama deniz seviyesi yüksekliğinin elde edilebilmesi için uzun yıllar ölçümü gerekmektedir. Genellikle ortalama okyanus seviyesi, okyanus su sıcaklığının derinlemesine ısınması veya soğumasıyla yayılma veya daralma nedeniyle; veya buz adacıkları ile buzulların erimesiyle değişiklik göstermektedir. Lokal olarak ise su tabanında olabilecek bir çökme veya yükselme ile kıyıların kaybolması veya daha fazlasının ortaya çıkarak seviyeyi değiştirmesi mümkündür.

Deniz Şafağı
Deniz veya okyanuslarda dolaşan gemilerin parlak yıldızları yol belirlemede referans olarak kullanabildikleri ve ufuğun belirgin olduğu zaman. Deniz şafağı, güneş merkezinin ufuktan 12 derece daha aşağıda olduğu zaman son bulur. Bu durumda ufuğun gözle görülmesi ve yıldızların izlenmesi zorlaşır

Densus
Yüksekliği ve kalınlığından dolayı rasatçı tarafından tam olarak tanımlanamayan ve diğer tür orta ve alçak bulut türleriyle karıştırılan cirrus bulutu.

Dereko
Çok uzun yol kat edebilen, hızlı hareketli, yaygın ve yoğun oraj hattı. Yüzlerce mil boyunca esen doğrusal ve hasar yaratan rüzgarlarıyla tanımlanır. İspanyol kökenli bir kelimedir.

Doğru ve Ters Dönme
Rüzgâr yönünü saat yönünde değiştirdiğinde doğru dönme (kısaca "doğru") ve ters saat yönünde değiştirdiğinde ters dönme (kısaca "ters") adı verilir.

Don
Meydana gelmesi için soğuk hava ve açık gökyüzü gereklidir. İlk önce çukur ve rüzgârdan korunmuş, nispeten alçak bölgelerde oluşur. Evvela toprak sıcaklığı donma noktasının altına iner (toprak donu). Eğer soğuma devam ederse soğuk giderek zeminin üzerindeki hava tabakası içine yayılır (hava donması). Eğer bir don hafif bir rüzgârla birlikte olursa o zaman şiddetli don olması muhtemeldir.

Orçun Bostancı

Kaynak:
Miktat Kadıoğlu
Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi


Bülent BİRDEN

4 yıl önce - Sal 05 Oca 2010, 23:06
Terimler


Akın bey, Orçun kardeş bu temel terimler çok güzel. Aslında bir internet sitesinde wikipedia gibi bir oluşumla alfabetik sırayla bir sözlük oluşturabiliriz. Ne dersiniz? Bilgiler o kadar çok ki, bir soru durumunda bu sayfayı kaynak gösterip sorulara cevap bulabiliriz.

Akın Kurtoğlu

4 yıl önce - Çrş 06 Oca 2010, 01:19

Bülent üstad da çok haklı. Bilgiler burada biriksinler önce. Akabinde bunları kendi aralarında gruplandırarak alfabetik veya bigi türüne göre kataloglayarak çok şık bir görüntü içine alabiliriz. Hatta mümkünse fotoğraflarla destekleyebiliriz...

Akın KURTOĞLU


Orçun Bostancı

4 yıl önce - Çrş 06 Oca 2010, 15:49

Selamlar
Bülent bey ve Akın abi her ikinizin görüşlerine harfi harfine katılıyorum. Öncelikle Alfabetik sıraya göre terimleri dizeceğim daha sonra soru cevap şeklinde herkesin katkıları ile güzel bir paylaşım sayfası yapacağımıza inanıyorum

Saygılar hürmetler


Orçun Bostancı

4 yıl önce - Çrş 06 Oca 2010, 15:55

Eğik Rüyet
Ufka doğru eğimli görüş hattı boyunca, belli bir referans noktasının çıplak gözle görülebileceği ve tanımlanabileceği en uzak görüş uzaklığıdır.

Eğimli Çizgisel Yağış (Fallstreaks)
Yüksek bulutlardan -çoğunlukla cirrus'lerden- kaynaklanan üst atmosferde binlerce metre yükseklikten gömülen buz sağanakları (muhakkak yere kadar inmeyebilir). Kötü hava sistemlerinin önünde olduklarında alçalırlarken, aşağı seviyelerde normal olarak yukarıdakilerden daha kuvvetsiz olan rüzgârların içine düştüklerinde yollarından saptırılırlar. Bu şekilde, kaynaklandıkları ana bulutun baş tarafından geriye doğru sürükleniyormuş gibi görünürler. Hava kütlelerinin sıcaklıkları ile rüzgârlar arasındaki karşılıklı ilişkiler nedeniyle buz parçalarının kuyruk çizgileri sıcak hava kütlesinin bulunduğu bölgeyi işaret eder. Böylece sıcak cephenin ilerisindeki eğimli yağışlar çoğunlukla güney-batıya (SW) ve soğuk cephe arkasındakiler de güney-doğuya (SE) yönlenirler. (Güney yarıküresinde ise sırasıyla kuzey-batı [NW] ve kuzey-doğuya [NE] yönlenirler).

Eksozfer
Atmosferin gaz yoğunluğu düşük, bir molekülle diğerinin çarpışma mesafesi yüksek, moleküllerin atmosfer dışına kaçması mümkün olan en üst, en dış tabakası. Eksozferin alt tabanının yere olan uzaklığı yaklaşık 700 km.dir.

Ekzosfer



Ekvatoral Hava
Ekvator kuşağı üzerinde ve yakın enlemler üzerinde görülen alçak basınç karakterli, yer ve mevsimine göre değişmekle birlikte konvektif-kararsızlık faaliyetlerin fazla olduğu, yerde konverjans, yukarı seviyelerde diverjansın bulunduğu, sıcak ve nemli hava kütlesi. Bergeron'un hava kütleleri sınıflamasında 'E' ile sembolize edilir. Tropikal hava kütlelerinden değişmeyen temel özellikleri -nem ve sıcaklık gibi- nedeniyle ayrılır. Ekvator bölgesinden kuzey ve güney yönüne doğru hareketleri sırasında oluşturdukları batılı akımlar nedeniyle subtropikal antisiklonların oluşmasına neden olurlar.


Elefanta
Güneybatılı Musonların bitişinin habercisi olan, Eylül ve Ekim ayları boyunca Hindistan'ın Malabar kıyılarında güney ve güneydoğu yönlerden esen kuvvetli rüzgar.

Elektrojet
Aşağı iyonosferde, ekvator yakınlarındaki aşağı enlemlerde gerçekleşen ve yerde etkileri gözlenen dar bir şerit halindeki yoğun dinamik elektrik akımları.

Enerji Dengesi
Yeryüzü ile atmosferin belli seviyeleri arasında emilen ve yayılan radyasyon arasında sürekli bir fark vardır. Genel olarak denge, yer yüzünde gündüz boyunca pozitif, gece ise negatiftir. Gelen ve giden radyasyon akıları arasında tam bir eşitlik olduğunda radyasyonel denge sağlanmış olur. Radyasyon dengesi ile eş anlamlı olarak kullanılır.

Enkaz Bulutu
Yerde ve yere yakın yerlerde oluşan kendi etrafında dönen, yerde oldukça fazla hasara neden olan toz veya bulut tabakası. Enkaz bulutlarının görünmesi, o bölgede kuvvetli orajın veya fırtınanın yaşanacağının habercisidir.

Enverziyon
Atmosfer içerisinde yukarı seviyelere doğru çıkıldıkça hava sıcaklığının azalması yerine artmasıdır. Yer seviyesindeki enverziyonun temel nedeni, üst seviyeleri etkilemeyen alt seviyedeki radyasyonel soğumadır. Serbest atmosferde enverziyon, sıcak hava kütlesinin soğuk hava üzerine tırmanmasıyla gerçekleşir ve buna cephe enverziyonu denir. Yüksek basınç alanlarında görülen enverziyon ise çökme enverziyonudur. Enverziyonun olduğu koşullarda, enverziyon tabakası oldukça statik kararlıdır ve türbülans yoktur. Genellikle tabaka bulutların ve adveksiyon sislerinin tepelerinde görülür. Açık gecelerde radyasyon kaybı, devamlı çökme, tropopoz ve cephesel faaliyetlerle ilgili olarak enverziyon görülür.

Eşit Sapma
Normal değerlerden sapmadaki eşitlik. Eşit sapma eğri veya çizgilerine izometral adı verilir. Elde edilen sapma değerleri bir harita üzerine işlenip eş olan değerler birleştirilerek eş sapmanın hangi bölgelerde aynı olduğu saptanır.


Fathom
İngiliz ölçü birimi kullanan ülkelerde, okyanus derinlik ölçü birimi. 6 feet veya 1.83 metredir. 120 fathom, deniz milinin onda birine eşit olduğundan, yatay görüş uzaklığını ifade etmekte de kullanılır.

Feç
Aynı yönde ve sabit hızda esen rüzgarın su yüzeylerinde oluşturduğu dalga alanları. Bu terim aynı zamanda rüzgarın esiş yönü doğrultusunda oluşan dalga alanlarının boyutunun (uzunluk, genişlik gibi) belirtilmesi için de kullanılır.

Flokus
"Demet" anlamına gelen ve bulutları tanımlamada kullanılan Latince kelime. Cumulus tipi bulutlardaki demet şeklindeki görünüşleri vurgulamak için kullanılır

Fraktostratus
Stratus bulutunun parçalı tabakası. Bağımsız bir şekilde gelişen, altostratus veya nimbostratus bulut tabakalarının altında yer alan, ince, alçak seviyeli, saydam bulut tipi. Nimbostratustan ayırıcı özelliği renginin daha koyu ve parçalı olmasıdır. Eğer bu bulut tipi tabaka şeklinde değil de, parçalı ve dikey gelişme gösteren tipteyse o zaman fractocumulus denir.

Stratus




Fractus
(Parçalı Bulutlar) Bir stratus formudur ve alçak bulutlar oluşurken veya dağılırken görülen intizamsız, dağınık küçük parçalar halindedirler.

Fractus



Orçun Bostancı

Kaynak:
Miktat Kadıoğlu
Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi


Orçun Bostancı

4 yıl önce - Çrş 06 Oca 2010, 16:16

Gecikme
Ölçüm aletinin, ölçülmek istenen değişkene hemen tepki verememesi nedeniyle, aletin ölçtüğü değer ile ölçülmek istenen değişkenin gerçekte taşıdığı değer arasındaki fark/aletin ölçmekte geç kalmasından kaynaklanan fark. Örneğin sürekli artış gösteren bir hava sıcaklığını ölçmekte olan bir termometrenin gösterdiği değer, gerçeğinden daha düşüktür. Düşmekte olan bir sıcaklıkta ise termometre değeri gerçeğinden daha yüksek değer gösterir. Ölçüm değeri ile gerçeği arasındaki farkın büyüklüğü ölçüm aletinin yapımında kullanılan malzemenin kalitesine ve aletin ölçmek istenilen değişkene olan mesafesine bağlıdır. Özellikle termometreler için sıcaklık artışında gerçekleşen fark, düşüş sırasındakinden daha fazladır.

Gel-Git
Okyanusların ve atmosferin periyodik yükselmesi ve inmesi olayı. Gel-git olayının nedeni kendi ekseni etrafında dönen yerküre üzerinde ay ve güneşin gel-git yaratan gücüdür. Bu güç gerek atmosferde gerekse okyanuslarda dalga yaratır.


Geri Boşalım Yıldırımın oluşması sırasında yerden buluta doğru yıldırım hattı boyunca olan elektrik boşalımı. Buluttan yere doğru olan yıldırımın elektrik boşalımı yanında yerden buluta doğru olan elektrik boşalımının değeri çok küçük kalır fakat belli bir patlamaya ve ateşe neden olduğu için can kaybına yol açan yangınlara neden olabilir.




Girdap
Kararlı bir hava kütlesi ile karşı karşıya olan sıra dağların veya sıradağ halindeki tepelerin rüzgar tutmayan kuytu taraflarında oluşan, geniş ve yatay eksenli etkili dönüşlere verilen isim. Bu çeşit kapalı girdaplarda, dalga tepesi altındaki yer rüzgarı tersine döndüğünden bazen rüzgar altı dalgalarının altında da gerçekleşebilirler. Yatay ekseni 3 ile 10, dikey ekseni ise 1 ile 3 kilometredir. Hava yeteri kadar nemli olduğu zaman, kapalı girdabın üst kısmında çok türbülanslı olan rotor bulutları görülür. Rotor bulutun merkezi etrafında çok belirgin bir hareket vardır. Böyle bir bulutta girdabın ekseni bulut tabanından daha aşağıdadır.

Gökgürültülü Fırtına
Tek (hava-kütlesi gökgürültülü fırtınası), ardarda gelen (cephesel gökgürültülü fırtınalar) veya sıklıkla durgun hava basıncıyla (boyun) ilişkili bölgelerde olabilir. Tek fırtınalar 20 dakika ile yarım saat arasında hayat süresi olan bir yükselen veya inen hava akımı hücresidir. Bir cephenin yükselmesiyle (özellikle soğuk cepheler) desteklendiklerinde yağmur ve dolu nedenli düşey hava akımları hücrenin çevresinde balina sırtı benzeri soğuk hava kütlesi oluştururlar ve oradaki havayı yeni hücrelerin içine iterler. Bu yeni doğma hücreler sönmekte olan ana hücrelerin yerini alırlar.



(+)




Günlük Değişim
Yer yüzeyine havanın sıcaklığı gün ortasından (güneş zamanı) biraz sonra en yüksek değerde ve sabah tanından (şafaktan) hemen sonra en düşük değerde olur. En yüksekten en düşüğe ve tekrar en yükseğe değişime sıcaklığın günlük değişimi denir. Rüzgâr hızı ve cumulus bulut örtüsü de aynı günlük değişimi takip eder. öğleden sonranın ilk saatlerinde en fazla ve şafak civarında en az. Nemlilik bunun tam tersi, öğleden sonra en düşük, şafakta civarında en yüksek olur

Gradyan Rüzgarı
Değişmeyen basınç veya kontur alanı içinde, merkezkaç, Koriolis ve basınç gradyan kuvvetinin dengede olduğu durumda, izobarlara veya konturlara paralel olarak, doğrusal yönde gerçekleşen hava hareketi. Bu tür rüzgarda, sürtünmenin olmadığı, akışın eğimsiz ve doğrusal olduğu, konverjans ve diverjansın olmadığı varsayılır. Yerde sürtünme olduğundan bu tür rüzgarları yerden yaklaşık 500 m. yukarılarda görmek mümkündür.



Orçun Bostancı


Kaynaklar:
Miktat Kadıoğlu-Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi
Mehmet Yayvan - Meteoroloji Bölge Müdürü


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET