Bence durum ortada asker basbayağı birileri hakkında bilgi topluyor. Ortada suikast filan yok. Bu dinlemeler yasal mıdır? Değildir. Fakat kendi devletin, hükümetin önüne geleni dinlerken asker neden geri kalsın? Varsın onlar da dinlesinler. Yeni moda bu zaten. Herkes karnından konuştuğu, eski şeriatçılar demokrat, eski teroristler barış temsilcisi, eski faşistler rejim koruyucusu olduğu için tüm kurumlar gerçeği anlamak için mecburen dinleme yapıyorlar.
Alıntı:
sizin içinizdeki faşizan duyguları kanıtlaması açısından
Faşizan: Empati yoksunu, şiddet düşkünü, homofobik, kendisine benzemeyen herkesten nefret eden, kültürlerarası diyalogu reddeden, basmakalıp sığ bir düşünce yapısına sahip, ataerkil, sanatla ilgilenmeyen insan modeli.
Böyle bir hisse nereden kapıldınız? Ben kesmedim ya Teğmen Kubilay'ın kafasını, kesenler daha çok uyuyor bu tanıma onlara söyleyin.
Arınç a suikast yapacağı söylenen subayların üzerinden çıkan kağıtlarda hiç bir suç unsuru olmadığı anlaşıldı
Ortalığı velveleye vermenin anlamı var mıydı ?
Hayır yoktu
Ama birileri gene gazı iyi verip Toplumun gözünde TSK’ni karalama kampanyası yapmaya çalıştı ancak nafile
Aşağıda Hürriyet gazetesinden alınma bir haber var bu konu ile ilgili
24 Aralık 2009
Arınç'a suikast şüphesiyle gözaltına alınan biri albay diğeri binbaşı iki subayla birlikte ele geçirilen iki kağıtta ilginç bilgiler bulundu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın evinin sokağında yakalanan iki subayla birlikte ele geçirilen iki kağıtla ilgili sır perdesi aralanıyor.
Geçen haftadan beri tartışma konusu olan kağıtların bir değil iki olduğu soruşturma dosyasına yansıdı. Arınç'ın evinin krokisinin olduğu öne sürülen kağıtta kroki değil, apartmanın isminin olduğu öğrenildi. Arınç da sabah yaptığı açıklamada kendisine gelen bilgilerden yola çıkarak kağıdın varlığını doğrulamıştı. Ancak içindekilerle ilgili ayrıntı vermemişti. Soruşturma dosyasına giren kağıtlardan diğerinde ise Cevizlidere Caddesi'ne nasıl çıkılacağını anlatan bir metin bulunuyor.
Cevizlidere Caddesi, üç bakanın konutlarının bulanması açısından önem taşıyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve Bayındırlık Bakanı Mustafa Demir bu caddede oturuyor. Cadde üzerinde tüm dinlemelerin yapıldığı Türkiye İletişim Başkanlığı da bulunuyor.
Geçen haftadan beri tartışma konusu olan kağıtların bir değil iki olduğu soruşturma dosyasına yansıdı. Arınç'ın evinin krokisinin olduğu öne sürülen kağıtta kroki değil, apartmanın isminin olduğu öğrenildi.
ARINÇ'IN apartmanının ismi yazıyor deniliyor. Ancak o apartmanda hçbir asker oturmuyor. Bu 2 rütbeli hangi askeri takip ediyorlarmış???
Alıntı:
Bülent arınç açıklama yaptı kağıt var. dün ise savcılık kagıt olsa tutuklama olur diyor
Neden tutuklama olmadığına gelince; sıkı durun: olayı soruştuan savcı, soruşturmayı adliyede değil genelkurmay karargahında yaptı. Adam karargahta yapıyor soruşturmayı nasıl tutuklasın? Belli ki gereken asimetrik baskı yapılmış kendisine.
Ortada suikast silahı olmadan nasıl suikast yapacaklardı acaba? Silahsız suikast yöntemleri hakkında bilgisi olan varsa bana anlatsın lütfen. Hem Bülent Arınç konuya çok da yabancı değildir. Ne de olsa büyük dedesi zamanında Teğmen Kubilay'ın kafasını kesmişti. Belki de askerde bunun öcünü almak için böyle bir olaya girişmiştir. Silahsız yakalanmalarının nedeni de bu olsa gerek.
Olası bir suikastin ön analiz çalışmaları olabilir mi? Çünkü dinleme yapacak cihazda yok. Bu cihazın olmaması dinleme yapılmadığı farklı şeyler yapıldığını göstermez mi?
Hem Kubilay'a atıfta bulunarak aslında bir gerçeği ifşaa ediyorsun farkına olmadan. TSK Arınç'ın dedesinin Kubilayın katillerinden biri olduğuna inanıyor. Daha doğrusu sadece TSK değilde tüm kemalist kesim öyle inanıyor. Hal böyleyken suikast iddiası cuk oturuyor.
Suikast iddialarını hafife almak! Komplocu tezler beni pek çekmez! Siyaseti bulanık ve pis bir tezgâh olarak görenlere hiç yakınlık duymadım!
Ama bilirim ki,...
Komploları ısrarla yok saymaya çalışmak da bazen "gerçeklere karşı bir komplo"ya dönüşür.
İki gündür televizyondaki güncel tartışma programlarını izliyorum. Ne zaman "suikast teşebbüsü" lafı geçse, bazı tartışmacıların yüzünde alaycı bir gülümseme oluşuyor.
Belli ki, gazetelere yansıyan, dava dosyalarına giren suikast iddialarını hafife alıyorlar.
Bir de gazeteci olacaklar!
Sanırsınız ki, bunca yıl İsviçre'de yaşamış, görev yapmışlar!..,
Sanırsınız ki, daha dün doğmuş, bugün gazeteciliğe başlamışlar da, siyasal tarihimizin aynı zamanda faili meçhul suikastlar zincirinden oluştuğunu bilmiyorlar!
Bıraktım, Cumhuriyet'in belki de en demokratik parlamentosunun; yani 1. Meclis'in feshiyle sonuçlanan kargaşa ortamını yaratan Ali Şükrü Bey suikastını...
Bıraktım, Atatürk'e karşı düzenlenen İzmir suikastı girşimini ve bununla ilgili açılan davaların tartışmalı kararlarını...
Bıraktım, 1948'de güzelim yazar ve şair Sabahattin Ali'nin öldürülmesini...
Meraklısı araştırıp öğrensin.
Ben kendi hayatıma baktığımda bile şunu görüyorum.
1960'ların ikinci yarısıydı.
Çocuktum. Suikastlara sadece bir gün hayret edip en fazla bir hafta üzülen ve sonra unutuveren bir Türkiye'ye akıl erdirmekte zorluk çekerdim.
Gençliğimde siyasi cinayetlerin arkadaşlarımı, hocalarımı, akranlarımı alıp götürdüğüne tanıklık ettim ve hiçbirinin hesabının doğru düzgün sorulmadığını gördüm.
Onlarca yıl geçti, değişen bir şey olmadı.
Faili meçhuller, suikastlar, siyasi cinayetler sürdü gitti.
Resmi rakamlara göre bine yakın, gayrı resmi rakamlara göre dört binden fazla siyasi nitelikte faili meçhul cinayet yaşanmış bu ülkede!
Şaka değil, yalan değil.
Tam galiba bir şeyler gerçekten değişti deyip ferahlamışken...
Çok karanlık bir tezgâhın parçası olarak Hrant'ı kaybettik! Şimdi söyleyin...
Suikast girişimi iddialarını nasıl hafife alabilirim ve bu iddialara burun kıvıranları nasıl hoş karşılayabilirim?
Çok merak ettim şimdi İran benzeri rejimi değiştirmek için bir ayaklanma planlanıyor da bizim mi haberimiz yok Besic milislerinin Türkiye versiyonu örgütlenme ve silahlanmasını bitirdi mi?TSK hakkında ipe sapa gelmez atıp tutmalar iftiralar ve hakaretler bu planın bir parçası mı?Bir de şu Kemalistler gibi (Ki bu ifadeyi en çok Karases'çiler kullanır lideri Metin Kaplan'dır.Bilmeyen olursa diye bir not) ağızıyla hitabı bırakalım lütfen.
Muhtarı bu akşam birileri ziyaret eder Mehmetçiğim.Kayıtlı olur yarına merak etme.Anladın.
FORUMDAŞLARIMIZDAN BİRİ MERAK ETME O AKŞAM MUHTARI GENELKURMAY ZİYARET EDER DEMİŞTİ. Muhtarı ziyaret etmemişlerde genelkurmaya çağırmışlar. Gerekli adres değişikliğini yaptırmak için sanırım.
Yeni Şafak'ın haberine göre, Çukurambar muhtarı Mehmet İhsan Günbudak, dün akşam saatlerinde telefonla Genelkurmay Başkanlığı'na çağrıldı.
Karargaha akşam saatlerinde apar topar telefonla çağrılan muhtar Mehmet İhsan Günbudak'ın, "suikast planı" ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında bilgisine başvurulduğu öğrenildi.
Ankara'da 18 Aralık Cumartesi günü Balgat Çukurambar semti, nefes kesen bir operasyona tanık olmuştu. Telefonla yapılan ihbar üzerine harekete geçen Emniyet TEM Şubesi ekipleri, Bülent Arınç'ın evinin bulunduğu Çukurambar 1224. Sokak Feza Apartmanı'nın yakınında bir yerde şüphe üzerine iki subayı yakalayarak gözaltına almıştı. Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan İstihkam Binbaşı İbrahim G. ile topçu Albay Erkan Y. B., daha sonra Garnizon Komutanlığı'na sevkedildi. Komutanlık aynı gün her iki subayı savcılığa sevketmeye gerek görmeden serbest bırakmıştı.
Ankara Terörle Mücadele Ekipleri tarafından otomobillerinde yakalanan biri Albay biri İstihkamcı binbaşı iki subay'ın üst aramalarını yaparken 'yutularak imha edilmeye çalışılan' notlar ele geçirilmişti.
Ele geçirilen notlarda Bülent Arınç'ın ve bazı bakanların evleri ve yol güzergahları olduğu tespit edilmişti.
En son Mehmet Kasım tarafından Cum 25 Arl 2009, 17:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi